Hani yeni bir araba aldığımızda konsoldaki bazı tuşların tam olarak neye yaradığını çözemeyiz, kullanım kılavuzunu karıştırmaya da üşeniriz ya, işte Audi bu küçük probleme çok güzel bir çözüm getirdi. eKurzinfo isimli (Almanca böyle şeylere pek yakışmıyor maalesef) akıllı telefon uygulaması "şu ne işe yarıyordu ya?" sorusunu hızlı bir şekilde cevaplıyor. Yapılması gereken tek şey uygulamanın yüklü olduğu telefon veya tabletin kamerasıyla ne işe yaradığı merak edilen şeyi çekmek. Uygulama görüntüyü analiz edip size merak ettiğiniz şeyin neye yaradığını söylüyor. Bu sadece tuşları tanımlamakta kullanılmıyor tabi, başka becerileri de var. Gösterge panelinde ne olduğunu bilmediğiniz bir uyarı ışığı yandığında bunu eKurzinfo'ya göstererek niçin yandığını öğrenebiliyorsunuz. Hatta, eğer acil bir durum varsa, mesela motorun soğutma suyu azaldıysa (örnek Audi'nin) kaputu açıp telefonun kamerasıyla çektiğinizde size suyu nereye doldurmanız gerektiğini işaretlerle gösteriyor.
Bunları Audi'nin deri kılıf içindeki kalın ve detaylı kullanım kılavuzundan da öğrenebilirsiniz, ama büyük ihtimalle siz gerekli bölümü bulana kadar eKurzinfo çoktan gerekli bilgiyi vermiş olur. Arabanın içindeki 300 parçayı tanıyabilen uygulama kullanım kılavuzu kadar detaylı olmasa da daha pratik olduğu kesin. Benim çok hoşuma giden bu uygulama an itibariyle iOS'un uygulama mağazası AppStore'da kullanıma sunulmuş durumda. Şimdilik sadece İngilizce, Almanca ve Japonca dillerini destekleyen eKurzinfo uygulaması sadece A3 ve S3'te kullanılabiliyor. A1 için de daha ilkel bir versiyonu mevcut, ama anladığım kadarıyla o sadece Almanca destekli. İleride farklı diller ve diğer Audi modelleri de eklenebilir. Android ve diğer platformlarla ilgili herhangi bir bilgi yok, ama bunu sadece iOS'la sınırlı tutmazlar herhalde. Bence gayet güzel olmuş, keşke her üretici böyle şeyler yapsa. Audi'nin eKurzinfo uygulamasının nasıl çalıştığını görmek için aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz.
audi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
audi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Ağustos 2013 Perşembe
Audi kullanım kılavuzuna yeni (ve mobil) bir boyut getiriyor: eKurzinfo
31 Temmuz 2013 Çarşamba
Akademisyenler lüks arabaların kablosuz kilit kodunu kırdı, Volkswagen dava açtı (ve davayı kazandı)
Benim yazmaya vakit bulamadığım geçtiğimiz haftalarda çok şey oldu, ama maalesef onlara hemen geri dönemeyeceğim. Şimdi anlatacağım şey hem otomotiv, hem de teknoloji dünyasını ilgilendiriyor. İngiltere'nin Birmingham üniversitesinden Flavio Garcia ve Hollanda'nın Radboud üniversitesinden Roel Verdult ve Barış Ege (hemşerimiz olur) isimli bilim insanları Volkswagen grubunun lüks arabalarında kullanılan kilit sistemini, daha doğrusu arabanın kapı kilitlerinin uzaktan açılmasını sağlayan şifreli kablosuz sistemi devre dışı bırakmayı başardı. Bu yöntemle Audi, Porsche, Lamborghini ve Bentley markalı arabaların kapıları kolayca açılıyor. Hatta, bu arabaların çoğu anahtarsız çalıştırma özelliğine sahip olduğu için kapıları açan kod arabayı da çalıştırıyor. Bu yöntemi bilen birisi istediği Bentley veya Lamborghini'yi sanki sahibiymiş, anahtarı cebindeymiş gibi alıp götürebilir, alarm filan işe yaramaz.
Aslında kırılan sistem sadece VW grubu arabalarında kullanılmıyor. Megamos Crypto isimli sistemi tercih eden diğer markalar da var, ama en yaygın kullanan (ve birazdan anlatacağım üzere meseleyi sahiplenen) firma Volkswagen olduğu için sadece VW grubu markalarından bahsedilmiş. Neyse, bu bilimadamları önümüzdeki günlerde Washington'da düzenlenecek olan Usenix güvenlik sempozyumuna katılıp sistemi nasıl kırdıklarını anlatacaklardı. Tabi bu bilgilere erişebilen herhangi bir otomobil hırsızı hiç uğraşmadan Megamos sistemini kullanan arabaları çalabilir, bu da hem mevcut Audi, Porsche, Lamborghini ve Bentley kullanıcıları için sıkıntı verici olur, hem de ileride bu arabaları almak isteyenleri tedirgin eder. Volkswagen duruma hemen müdahale edip Hollanda'da Barış Ege ve Roel Veldurt'un sempozyuma katılmaması için dava açmış. Davayı kazanan Volkswagen üniversiteden ve bilimadamlarından bu bilgilerin dışarıya sızmayacağı konusunda güvence almış. İngiltere'deki bilimadamı da durumun ciddiyetini görüp sempozyuma gitmekten vazgeçmiş (veya birileri tarafından vazgeçirilmiş).
Herneyse, neticede kriz şimdilik çözülmüş durumda, lüks araba sahiplerinin endişelenmesine gerek yok. Yine de böyle birşeyin kolayca yapılabileceğini bilmek insanı daha dikkatli olmaya itiyor. Sonuçta cebimizde taşıdığımız araba anahtarları aslında kablosuz birer verici. Fabrika tarafından ayarlanmış şifreli bir sinyali arabaya gönderiyorlar, araba da kapılarını açıyor. Bu şifreyi çözebilen birisi arabaya kendi arabasıymış gibi kolayca girebilir. Dikkatli olmakta yarar var, gelecekte araba hırsızlığı camı kırarak veya kapıyı kanırtarak yapılmayacak.
Aslında kırılan sistem sadece VW grubu arabalarında kullanılmıyor. Megamos Crypto isimli sistemi tercih eden diğer markalar da var, ama en yaygın kullanan (ve birazdan anlatacağım üzere meseleyi sahiplenen) firma Volkswagen olduğu için sadece VW grubu markalarından bahsedilmiş. Neyse, bu bilimadamları önümüzdeki günlerde Washington'da düzenlenecek olan Usenix güvenlik sempozyumuna katılıp sistemi nasıl kırdıklarını anlatacaklardı. Tabi bu bilgilere erişebilen herhangi bir otomobil hırsızı hiç uğraşmadan Megamos sistemini kullanan arabaları çalabilir, bu da hem mevcut Audi, Porsche, Lamborghini ve Bentley kullanıcıları için sıkıntı verici olur, hem de ileride bu arabaları almak isteyenleri tedirgin eder. Volkswagen duruma hemen müdahale edip Hollanda'da Barış Ege ve Roel Veldurt'un sempozyuma katılmaması için dava açmış. Davayı kazanan Volkswagen üniversiteden ve bilimadamlarından bu bilgilerin dışarıya sızmayacağı konusunda güvence almış. İngiltere'deki bilimadamı da durumun ciddiyetini görüp sempozyuma gitmekten vazgeçmiş (veya birileri tarafından vazgeçirilmiş).
Herneyse, neticede kriz şimdilik çözülmüş durumda, lüks araba sahiplerinin endişelenmesine gerek yok. Yine de böyle birşeyin kolayca yapılabileceğini bilmek insanı daha dikkatli olmaya itiyor. Sonuçta cebimizde taşıdığımız araba anahtarları aslında kablosuz birer verici. Fabrika tarafından ayarlanmış şifreli bir sinyali arabaya gönderiyorlar, araba da kapılarını açıyor. Bu şifreyi çözebilen birisi arabaya kendi arabasıymış gibi kolayca girebilir. Dikkatli olmakta yarar var, gelecekte araba hırsızlığı camı kırarak veya kapıyı kanırtarak yapılmayacak.
26 Mayıs 2013 Pazar
Opel'in üç boyutlu havai fişek gösterisi
Alman otomobil üreticisi Opel'in son numarası hem güzel, hem de hafiften hınzır bir deneme olmuş. Geçtiğimiz günlerde Avusturya'nın Worthersee kentinde düzenlenen Volkswagen etkinliğinde Avrupa'nın farklı ülkelerinden gelen Volkswagen, Audi, Skoda ve Seat hayranlarına küçük bir şaka yapan Opel tüm gökyüzünü Opel logolarıyla donatmış. Dahası, bu logolar çıplak gözle bakıldığında sıradan bir havai fişek gösterisi gibi görünüyor, ama üç boyutlu gözlükle bakıldığında o parlayanların Opel logoları olduğu anlaşılıyor. Gösteri öncesinde Opel'in pazarlama ekibi etkinlik alanında üç boyutlu gözlük dağıtmış, tabi gözlükleri alanlar bunun Volkswagen'le alakalı olduğunu zannetmişler. Sonuçta güzel bir gösteri olmuş, özellikle üç boyutlu gözlükle görülebilmesi çok ince düşünülmüş. Tabi etkinliğe katılan bazı Volkswagen hayranları biraz kızmışlar, ama bu gösterinin güzel olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Opel'in Volkswagen etkinliğini 'trollediği' üç boyutlu havai fişek gösterisini aşağıdaki videoda izleyebilirsiniz.
Etiketler:
3d,
audi,
avusturya,
eğlenceli,
gösteri,
gözlük,
havai fişek,
ilginç,
logo,
opel,
seat,
skoda,
troll,
volkswagen,
worthersee
8 Mayıs 2013 Çarşamba
İki neslin Mr. Spock'ı Audi reklamında kapışıyor
Hayır, Audi bloga sponsor olmadı. Olsaydı güzel olurdu, ama olmadı. Evet, bunun bugün Audi'yle ilgili yazdığım ikinci haber olduğunun farkındayım. Hayır, bunun Audi'yi sevmemle bir alakası yok. Evet, Audi'yi severim, ama gerçekten alakası yok. Bunun daha çok benim ilginç ve eğlenceli reklamları sevmemle alakası var. Audi yeni reklamında iki neslin Uzay Yolu filmlerinde Mr. Spock'ı canlandıran aktörleri buluşturmuş. Hatta buluşturmakla da kalmamış, kapıştırmış. Bir yanda sağdaki resimde de gördüğünüz eski Mr. Spock Leonard Nimoy var. Biraz yaşlanmış tabi, halbuki Vulcan gezegeninden gelenlerin fazla yaşlanmaması gerekiyordu. Neyse, diğer tarafta da yakında sinemalara gelecek olan yeni Uzay Yolu filmi Star Trek - Into Darkness'ta Spock karakterini canlandıran Zachary Quinto var. Bu iki Mr. Spock sakin bir günün sabahında birlikte golf oynamaya karar veriyorlar ve golf sahasına kimin daha önce varacağı konusunda da iddiaya giriyorlar. Audi'nin çoğu reklamında kullandığı "eski nesil Mercedes'i seçerdi, yeni nesil ise Audi'yi tercih ediyor" teması bu reklamda da var. Beklenildiği üzere Leonard Nimoy bir Mercedes CLS 550 kullanıyor. Genç Zachary Quinto ise (yeni nesil olduğu için olsa gerek) bir Audi S7 tercih etmiş. Gerisini anlatmayayım, sürpriz kaçmasın (hoş, anlatmasam ne olacak, Audi reklamında tabii ki Audi galip gelecek). İki Spock'ın yarışının sonunda ise hoş bir sürpriz var. Görünüşe göre eski Spock biraz buruşmuş da olsa özel güçlerini yitirmemiş. Bu son zamanlarda izlediğim en güzel reklam, özellikle bu yılın "meşhur" Super Bowl reklamlarının hepsinden daha eğlenceli. Audi'nin Spock Challenge reklamını aşağıda veya şurada izleyebilirsiniz.
Audi'den Android'li cihazlar için pil tasarrufu yazılımı: Audi Start-Stop
Otomobil üreticileri uzun süredir bir pazarlama kanalı olarak mobil uygulamaları kullanıyorlar. Ancak, bunlar çoğu zaman o üreticinin arabalarını tanıtan basit uygulamalar veya sadece o üreticinin birkaç modelinin kullanılabildiği sade yarış oyunları şeklinde oluyordu. Bu sefer durum farklı, Audi gerçekten işe yarayan birşey yaparak bizi şaşırttı. Audi'nin Android işletim sistemini kullanan cihazlar için geliştirdiği yeni uygulaması pil tüketimini azaltmayı amaçlıyor. Aslında bu öyle mucizevi birşey değil, çoğu Android kullanıcısının zaten aşina olduğu "Task killer" tipinde bir yazılım bu. "Start-Stop" isimli yazılım arka planda çalışan uygulamaları kullanıcıya gösteriyor, kullanıcı da eğer isterse tek tuşa dokunarak bu uygulamalardan işine yaramayanları kapatabiliyor. Ekrandaki uygulama kapatma tuşunu Audi'nin anahtarsız çalıştırma özelliğine sahip modellerindeki motor çalıştırma / durdurma tuşuna benzetmişler. Uygulamanın bir de otomatik modu var. Bu modda uygulama eğer istenirse arka planda sürekli çalışarak kullanılmadığı halde açık kalan uygulamaları tespit ederek kullanıcıya haber verebiliyor. Kullanıcı da eğer isterse yine tek tuşa dokunarak bu uygulamaları kapatabiliyor. Uygulama bir yandan da arka plandaki uygulamaları kapatınca tahmini olarka ne kadar pil tasarrufu sağladığını gösteriyor. Tahminleri pek tutmuyor tabi, o ayrı. Yukarıda da bahsettiğim gibi, bu öyle pek mucizevi birşey değil, bu işi yapan birsürü yazılım var zaten. Yine de Audi'nin kendi ismiyle böyle bir yazılımı kullanıma sunması hoş olmuş. Audi'nin bu uygulamayı geliştirmekteki (veya geliştirenlerden satın almasındaki) amacı araçlarındaki Start-Stop teknolojisini tanıtmak. Hoş, bu teknolojinin artık pek tanıtılacak tarafı kalmadı, kullanmayan üretici yok. Neyse, yine de güzel olmuş, ben beğendim. Audi'nin Start-Stop uygulamasının tanıtım videosunu aşağıda izleyebilirsiniz, indirmek istiyorsanız da şuraya tıklayarak uygulamanın Google Play sayfasına gidebilirsiniz. Maalesef bu uygulamanın iOS destekli bir sürümü yok, ama zaten iOS kullanıcılarının da böyle bir uygulamaya pek ihtiyacı yok.
6 Şubat 2013 Çarşamba
Citroen DSX - Fransa'nın ilk "premium" arazi aracı
Fransız otomobil üreticisi Citroen geçtiğimiz yıllarda DS serisiyle premium segmente hafiften girmeye başlamıştı. DS modellerinin sayısı arttı, kullanıcılar da bu arabaları çok sevdi. Bunun üzerine Citroen DS grubundaki model sayısını arttırma kararı aldı. Citroen yetkililerine göre Fransız üretici DS serisine 2014 yılına kadar üç yeni model ekleyecek. Bu modellerden ilki de orta sınıf arazi aracı DSX olacak. Crossover veya SUV olarak da nitelendirebileceğimiz DSX şu anda satılmakta olan C4 Aircross'un biraz daha kaslı, kaliteli ve konforlu versiyonu olacak. Üstteki resim sadece temsili bir "rendering", aracın kendisi bu resimdeki gibi gözükmeyebilir. Bu yüzden resme bakıp heyecanlanmayın derim.
Çin'de üretileceği belirtilen DSX tıpkı Peugeot 4008 ve Citroen C4 Aircross gibi Mitsubishi'nin ASX platformunu kullanacak. PSA grubu bu araçla BMW X3 ve Audi Q5 gibi rakiplere meydan okumaya hazırlanıyor. Gerçi ASX platformunun büyüklüğünü hesaba katarsak BMW X1 ve Audi Q3 ile rekabet etmesi daha mantıklı olabilir. Citroen DSX'te PSA grubunun yeni geliştirdiği modüler EMP2 platformunun kullanılmayacak olması ise biraz düşündürücü. Modüler olduğu için SUV platformu olarak da kullanılabilen EMP2 aslında bu araç için biçilmiş kaftan gibiydi. PSA grubunun eski teknolojiye olan bu merakının sebebini anlamak gerçekten güç. Tıpkı diğer DS grubu araçları gibi DSX de Citroen'in standart modellerine göre daha konforlu olacak, daha kaliteli malzemelerle üretilecek. Motor ve şanzıman seçeneklerinden bahsedilmemiş, ama C4 Aircross'tan pek de farklı olmayacaktır. Citroen DSX'in 2013 sonunda veya 2014 başında bayilerde yerini alması bekleniyor.
Çin'de üretileceği belirtilen DSX tıpkı Peugeot 4008 ve Citroen C4 Aircross gibi Mitsubishi'nin ASX platformunu kullanacak. PSA grubu bu araçla BMW X3 ve Audi Q5 gibi rakiplere meydan okumaya hazırlanıyor. Gerçi ASX platformunun büyüklüğünü hesaba katarsak BMW X1 ve Audi Q3 ile rekabet etmesi daha mantıklı olabilir. Citroen DSX'te PSA grubunun yeni geliştirdiği modüler EMP2 platformunun kullanılmayacak olması ise biraz düşündürücü. Modüler olduğu için SUV platformu olarak da kullanılabilen EMP2 aslında bu araç için biçilmiş kaftan gibiydi. PSA grubunun eski teknolojiye olan bu merakının sebebini anlamak gerçekten güç. Tıpkı diğer DS grubu araçları gibi DSX de Citroen'in standart modellerine göre daha konforlu olacak, daha kaliteli malzemelerle üretilecek. Motor ve şanzıman seçeneklerinden bahsedilmemiş, ama C4 Aircross'tan pek de farklı olmayacaktır. Citroen DSX'in 2013 sonunda veya 2014 başında bayilerde yerini alması bekleniyor.
4 Aralık 2012 Salı
Mercedes CLA pistte - İlk test videosu yayınlandı
Mercedes'in "yavru CLS" olarak da bilinen kompakt sedan modeli CLA kamuflaja bürünmüş haliyle piste çıktı. Önceleri isminin CLC olacağı söylenen modelin ismi daha sonra CLA olarak açıklanmıştı. Bu yıl piyasaya çıkması beklenen CLA aslında A serisinin sedan versiyonu, ama klasik kompakt sedanların aksine gençleri hedefleyen sportif bir araç olarak tasarlanmış. A serisi platformu kullanıldığı için CLA'nın normal versiyonları önden çekişli olacak, ama test videosunda görülen araç Mercedes'in 4Matic isimli dört tekerlekten çekiş sistemine sahip. Bu sayede pistin ıslak bölümlerinde bile çekişten düşmüyor, virajlarda hafifçe kaysa bile kendini toparlıyor. 4Matic sisteminin hangi motorlarla sunulacağı henüz belli değil, ama 2 litrenin altında hacme sahip küçüm motorlu versiyonlar sadece önden çekişli olacaktır. CLA her ne kadar kamuflajla gizlense de arabanın hatları belli oluyor. Eğer göremediğimiz kısımları çok kötü değilse CLA gerçekten güzel bir araba olacak. CLA'nın en yakın rakibi yakında piyasaya çıkacak olan Audi A3 sedan olacak, BMW'nin ise bu sınıfta aracı henüz yok. Dört tekerlekten çekişli CLA'nın test videosunu aşağıda veya şurada izleyebilirsiniz.
29 Kasım 2012 Perşembe
BMW M5'e bir rakip de İngiltere'den: 2014 Jaguar XFR-S
Geçtiğimiz günlerde sizlere Toyota'nın "süper sedan" modeli TMG Sports 650'den bahsetmiştim. Başta BMW M5 olmak üzere Alman premium markalarının fabrikada modifiye edilmiş ekstra güçlü sedan modellerine rakip olan TMG Sports 650'ye bu mücadelede Jaguar XFR-S de eşlik edecek. Jaguar'ın E sınıfı sedan modeli XF'in güçlendirilmiş ve sportifleştirilmiş bir versiyonu olan XFR-S'in kaputunun altında 5.0 litrelik bir V8 motor var. Kompresörle beslenen bu motor tam 550HP güç ve 680Nm tork üretiyor. Bu sayede bu iri Jaguar 100KM/S hıza sadece 4.4 saniyede çıkabiliyor.
Tabi bir arabayı "süper sedan" yapmak için güçlü bir motor yetmiyor. Jaguar tasarımcıları XF'in zaten sportif görünen tamponlarının yerine daha çok coupe modellerinde gördüğümüz tarzda tamponlar tasarlamışlar. Ön tamponda büyük hava girişleri var, arkada da güçlü bir difüzör tamponun altında yerini almış. Dört çıkışlı egzost sistemi de arabanın güçlü motoruna vurgu yapıyor. Süspansiyonu %30 oranında sertleştirilen XFR-S konfor odaklı bir aile arabası olmaktan çıkmış, pistte kullanılabilecek bir performans makinesine dönüşmüş. Önümüzdeki yıl piyasaya çıkması beklenen Jaguar XFR-S'in fiyatı henüz açıklanmadı. Hoş, açıklansa ne olur, zaten Türkiye'ye hiç gelmeyecek. Yine de Jaguar'ın kendini toparlaması ve rekabeti kızıştırması sevindirici bir durum. BMW M5 ve Audi S6 gibi ekstra güçlü sedanlar artık eskisi kadar rahat değiller, Jaguar da tıpkı Toyota gibi bu segmente gözünü dikti. Hele yeni M5'in hoparlörden motor sesi verme rezilliğinden sonra daha çok kullanıcı Jaguar ve TMG'yi tercih ederse şaşmamak lazım.
Tabi bir arabayı "süper sedan" yapmak için güçlü bir motor yetmiyor. Jaguar tasarımcıları XF'in zaten sportif görünen tamponlarının yerine daha çok coupe modellerinde gördüğümüz tarzda tamponlar tasarlamışlar. Ön tamponda büyük hava girişleri var, arkada da güçlü bir difüzör tamponun altında yerini almış. Dört çıkışlı egzost sistemi de arabanın güçlü motoruna vurgu yapıyor. Süspansiyonu %30 oranında sertleştirilen XFR-S konfor odaklı bir aile arabası olmaktan çıkmış, pistte kullanılabilecek bir performans makinesine dönüşmüş. Önümüzdeki yıl piyasaya çıkması beklenen Jaguar XFR-S'in fiyatı henüz açıklanmadı. Hoş, açıklansa ne olur, zaten Türkiye'ye hiç gelmeyecek. Yine de Jaguar'ın kendini toparlaması ve rekabeti kızıştırması sevindirici bir durum. BMW M5 ve Audi S6 gibi ekstra güçlü sedanlar artık eskisi kadar rahat değiller, Jaguar da tıpkı Toyota gibi bu segmente gözünü dikti. Hele yeni M5'in hoparlörden motor sesi verme rezilliğinden sonra daha çok kullanıcı Jaguar ve TMG'yi tercih ederse şaşmamak lazım.
20 Kasım 2012 Salı
Audi Q8 projesi onaylandı - BMW X6'ya rakip geliyor
Tüm modern arazi araçları arasında herhalde en garip şekilli olan BMW X6'dır. Yüksekliği arttırılmış bir fastback gibi görünen X6 kimileri tarafından çok sevilir, kimileri de bu tasarımdan nefret eder. Otomotiv sektöründe girilmedik segment bırakmama gayretiyle çalışan Volkswagen grubu garip şekilli X6'ya rakip olacak bir araç üretmek için düğmeye bastı. İsminin Audi Q8 olacağı tahmin edilen bu arazi aracı gelecek nesil Q7 ile aynı platformu kullanacak. Tasarım olarak A7'nin yükseltilmiş ve biraz daha genişletilmiş bir versiyonu olacağını tahmin ediyorum, ama Audi tamamen farklı birşey yaparak herkesi şaşırtabilir. Yine de yeni Q7 ve Q8'in iç mekanlarının A6 ve A7'ye benzer olacağını rahatlıkla söyleyebiliriz, mevcut Q7 de bir önceki nesil A6 ile aşağı yukarı aynı ön konsolu paylaşıyordu. Q7'ye göre daha sportif görünümlü (tavanı arkaya doğru alçalacak büyük ihtimalle) olacağı belirtilen Q8'in piyasaya çıkmasına biraz daha zaman var. Tam tarih verilmemiş, ama Q8'in 2017'den önce gelmeyeceği söyleniyor. O zamana kadar X6 da yenilenir zaten, hatta Mercedes bile bu segmente giriş yapabilir. Şimdiden yorum yapmak pek mantıklı değil, ama büyük arabaların sevildiği Çin ve Rusya piyasaları önem kazandıkça etrafta daha fazla "mantıksızca iri" model göreceğiz sanırım.
7 Kasım 2012 Çarşamba
Maserati Quattroporte yenileniyor, Maserati için yeni bir devri başlatıyor
Maserati'nin sportif sedan modeli Quattroporte 2013 yılında yenilenecek. Mevcut modele göre daha sert bir görünüme bürünen yeni Quattroporte Fiat'ın Chrysler'ın büyük ortağı olması sonrasında geliştirilen ilk Maserati olma özelliğini de taşıyor. 4.7 litrelik, 530HP güç veren bir V8 motora (Granturismo modelindeki motorun aynısı) sahip olan yeni Quattroporte iç mekanda Chrysler modellerinde görülen bazı parçalardan da yararlanılarak tasarlanmış.
Yeni Quattroporte'nin belki de en önemli özelliği Fiat grubu ve Maserati markası için yeni bir dönemin habercisi olması. Şöyle ki, Fiat yakında Lancia markasını bitirecek veya üretimini ABD'ye kaydıracak. Üretimin ABD'ye kayması bildiğimiz Chrysler modellerinin Lancia markasıyla satılması anlamına geliyor. Lancia bundan böyle Fiat'a (ve kendine) özgü olmayacak yani, Chrysler'ın Avrupa şubesi gibi çalışacak. Bu durumda Fiat grubunda bir premium marka boşluğu doğacak. İşte bu boşluğu da Maserati dolduracak.
Tabi Maserati bu haliyle diğer premium üreticilerle rekabete giremez. Yeni modeller tanıtılması ve mevcut modellere yeni motor seçenekleri eklenmesi gerekiyor. Bu akımı da işte bu fotoğraflardaki Quattroporte başlatıyor. 2013 model Quattroporte ilk başta büyük bir motorla sunulacak, ama ileride 6 silindirli, turbolu bir motor da seçenekler arasına eklenecek. Henüz kesinleşmemiş olsa da birkaç yıl içinde dizel motorların da Quattroporte'nin kaputunun altında görülmesinin mümkün olduğu söyleniyor. Ayrıca, yeni Quattroporte'ye dört tekerlekten çekiş sistemi de eklenecek, ama opsiyonel olacak.
Fiat grubu yetkilileri Maserati Quattroporte'nin şu anda 6,500 adet civarında olan yıllık satış miktarını üç yıl içinde 50,000 adede çıkartmayı hedeflediklerini söylüyorlar. Motor seçeneklerinin artması satışları da arttıracaktır, ama yeni modellerle Maserati markasının desteklenmesi de gerekiyor. Malum, premium segmentte Mercedes, BMW, Audi ve Lexus gibi çok güçlü firmalar var. Bu firmaların hemen her büyüklükte arabaları, bu arabaların kaputlarının altında da herkesin zevkine uygun motorları var. Quattroporte'den daha küçük bir sedan modelin yolda olduğu söyleniyor, ama henüz kendisini göremedik. Eğer Maserati başarılı olmak istiyorsa en azından dört temel sınıfta (C, D, E ve F sınıfları) araba satmalı. Bunların yanına birkaç spor model (zaten mevcut) ve en az bir tane de arazi aracı eklenmeli. Eğer bu sağlanırsa Maserati premium segmente yeni bir soluk getirebilir. İyi de olur aslında, rekabet her zaman biz tüketicilerin işine yarar.
Yeni Quattroporte'nin belki de en önemli özelliği Fiat grubu ve Maserati markası için yeni bir dönemin habercisi olması. Şöyle ki, Fiat yakında Lancia markasını bitirecek veya üretimini ABD'ye kaydıracak. Üretimin ABD'ye kayması bildiğimiz Chrysler modellerinin Lancia markasıyla satılması anlamına geliyor. Lancia bundan böyle Fiat'a (ve kendine) özgü olmayacak yani, Chrysler'ın Avrupa şubesi gibi çalışacak. Bu durumda Fiat grubunda bir premium marka boşluğu doğacak. İşte bu boşluğu da Maserati dolduracak.
Tabi Maserati bu haliyle diğer premium üreticilerle rekabete giremez. Yeni modeller tanıtılması ve mevcut modellere yeni motor seçenekleri eklenmesi gerekiyor. Bu akımı da işte bu fotoğraflardaki Quattroporte başlatıyor. 2013 model Quattroporte ilk başta büyük bir motorla sunulacak, ama ileride 6 silindirli, turbolu bir motor da seçenekler arasına eklenecek. Henüz kesinleşmemiş olsa da birkaç yıl içinde dizel motorların da Quattroporte'nin kaputunun altında görülmesinin mümkün olduğu söyleniyor. Ayrıca, yeni Quattroporte'ye dört tekerlekten çekiş sistemi de eklenecek, ama opsiyonel olacak.
Fiat grubu yetkilileri Maserati Quattroporte'nin şu anda 6,500 adet civarında olan yıllık satış miktarını üç yıl içinde 50,000 adede çıkartmayı hedeflediklerini söylüyorlar. Motor seçeneklerinin artması satışları da arttıracaktır, ama yeni modellerle Maserati markasının desteklenmesi de gerekiyor. Malum, premium segmentte Mercedes, BMW, Audi ve Lexus gibi çok güçlü firmalar var. Bu firmaların hemen her büyüklükte arabaları, bu arabaların kaputlarının altında da herkesin zevkine uygun motorları var. Quattroporte'den daha küçük bir sedan modelin yolda olduğu söyleniyor, ama henüz kendisini göremedik. Eğer Maserati başarılı olmak istiyorsa en azından dört temel sınıfta (C, D, E ve F sınıfları) araba satmalı. Bunların yanına birkaç spor model (zaten mevcut) ve en az bir tane de arazi aracı eklenmeli. Eğer bu sağlanırsa Maserati premium segmente yeni bir soluk getirebilir. İyi de olur aslında, rekabet her zaman biz tüketicilerin işine yarar.
4 Ekim 2012 Perşembe
Audi'nin A4'e has slot car pisti
Rayların üzerine takılan arabaların yarıştırıldığı "slot car" yarışları bir süre sonra ilginçliğini kaybediyor olsa da farklı pistlerde yarışmak keyifli olabiliyor. Audi'nin Kanada bölümü pazarlama amacıyla Audi'ye, daha doğrusu Audi A4'e has bir slot car pisti hazırlamış. Üzerinde yarışacak arabaları hazırlamayı da ihmal etmemiş tabi. Tamamı el işçiliğiyle yapılan pist Avrupa'nın virajlı kır yollarına benzetilmiş. Arabalara da çok önem verilmiş. Audi A4'ün üç boyutlu çizimleri ve bir üç boyutlu yazıcı kullanılarak küçük ve hafif A4 gövdeleri elde edilmiş. Bu gövdeler daha sonra dört tekerlekten çekişli (malum, Quattro) slot car arabası platformlarına monte edilmiş. Yol tutuşu arttırmak için de mıknatıslar kullanılmış. Bu sayede slot car pistindeki A4'ler yola gerçekten "yapışıyor". Arabalara birer tane de kamera monte edilmiş, böylece sanki arabanın içindeymişçesine pisti ve yarışı izleyebiliyoruz. Audi'nin slot car pistinin tepeden görünüm ve araba içi kamerasıyla çekilmiş videolarını aşağıda, burada ve şurada izleyebilirsiniz.
14 Haziran 2012 Perşembe
Audi'den elektrikli bisiklet - Wörthersee
Birbirinden güzel arabalarıyla tanıdığımız ve sevdiğimiz (A1 hariç, ona ısınamadım bir türlü, ama yine de fena değil) Audi daha önce tahta bisiklet ve tek tekerlekli bisiklet projeleri geliştirmişti. Şimdi de daha fonksiyonel ve mantıklı bir bisiklet üretmeye karar vermiş ve ortaya E-Bike olarak da bilinen Wörthersee çıkmış. Wörthersee tamamen karbon fiberden yapılmış bir gövdeye sahip. Üzerinde 2.3kW gücünde bir elektrik motoru ve bir lityum ion batarya var. Karbon fiberin hafifliği sayesinde batarya ve motora rağmen bisikletin ağırlığı 11KG gibi makul bir seviyede kalmış. Bu sayede sadece elektrik gücüyle hareket ederken (küçük motoruna rağmen) 50KM/S hıza çıkabiliyor. Eğer üzerindeki kişi zahmet edip pedallarla destek verirse daha da hızlanıp 82KM/S gibi bir bisiklet için yüksek sayılabilecek bir sürate ulaşabiliyor. Şu an sadece bir prototip olan Wörthersee bisikletinin üzerinde kablosuz ağ bağlantısı ve dengeyi sağlayan jiroskoplar mevcut. Kablosuz ağ bağlantısı sayesinde kullanıcılar bisikleti telefonlarıyla eşleştirip başkasının kullanmasına engel olabiliyorlar. Jiroskoplar da Wörthersee'yi her durumda dengede tutmaya yarıyor. Bisikletin üzerindeki işlemci jiroskoplardan gelen veriyi işleyerek arka tekerleğe bağlı motoru yönlendiriyor. Böylece Wörthersee tek tekerlek üzerinde bile rahatça dengede durabiliyor. Şimdilik sadece bir prototip olan bu harika bisikletin ne zaman üretileceği henüz belli değil, ama Audi bu sefer kararlı görünüyor. Bu haberi bana gönderen Tarık'a teşekkür ederim. Wörthersee'nin marifetlerini aşağıdaki videoda görebilirsiniz.
2 Mayıs 2012 Çarşamba
Kia'nın prestij modeli K9 Kore'de satışa sunuldu
Hayır, üstteki araba apaçi moduna geçmiş bir BMW 7 serisi değil. Bu Kia'nın ürün gamının en tepesindeki araba olan K9. Kore'de piyasaya sürülen K9 henüz diğer pazarlarda satılmıyor, ama yakında Amerika ve Avrupa ülkelerinde de piyasaya çıkacak. Hyundai Equus ve Genesis ile aynı platformu kullanan Kia K9 büyük - lüks sınıfta bir araba, yani Mercedes S serisi, BMW 7 serisi, Audi A8 ve Jaguar XJ ile rekabet edecek. Tabi marka imajı ve motor seçenekleri açısından bu rakipleriyle yarışması biraz zor, ama lüks araba isteyenler için kaliteli ve uygun fiyatlı bir alternatif olacağı kesin.
Motor seçenekleri dedim, ama aslında pek bir seçenek sunulmamış. Şu anda K9 (bu isim de Güney Kore'ye özelmiş, diğer pazarlarda kullanılmayacakmış) sadece 3.8 litrelik Lambda isimli V6 motorla satılıyor. Bu motorun da 286HP ve 329HP gücünde versiyonları mevcut. Motorun hacmine göre verdiği güç biraz düşük geldi bana. Son yıllarda çift turbo teknolojisi sayesinde 3 litrelik dizel motorlar bile bu gücü veriyor, üstelik torkları da (doğal olarak) çok daha yüksek. Tüketimin düşüklüğünden bahsetmiyorum bile. Kia bu arabayı bu motorla Avrupa'ya getirirse Kia bayileri ve Güney Kore konsolosları haricinde kimse almaz, kullanmaz. Araba güzel, ama daha iyi motorlar (özellikle de dizel seçeneği) şart.
Arabanın iç mekanı sade ama fonksiyonek olacak şekilde tasarlanmış. Tabi fotoğraflardaki renk ve malzeme böyle görünüyor, isteğe bağlı olarak Avrupa tarzı ahşap ve krom kaplamalar da gelebilir. Aşağıdaki fotoğrafa bakıp ön konsolun sadeliğine şaşırmayın, asıl olay arkada. Şoförlü kullanım için tasarlanan Kia K9'un arkası ön kısma göre daha konforlu. Yandaki resimde de bu görülüyor, arka yolcuların önündeki LCD ekranlardan orta kol dayamadaki kontrol paneline kadar hiçbirşey unutulmamış. Buradan gözükmüyor, ama oralarda biryerde bir buzdolabı (mini bar da deniyor bazen) bile olabilir. 2013 model yılında Avrupa'ya gelmesini beklediğim K9'un buralardaki fiyatının ne olacağı belirsiz, ama geldiğinde ilk rakibi artık yaşlanmış olan Volkswagen Phaeton olacak. Kia lüks sınıfta rekabete girmeden önce Phaeton'a karşı bir zafer kazanmalı, premium rakiplerle daha sonra kapışmalı.
Motor seçenekleri dedim, ama aslında pek bir seçenek sunulmamış. Şu anda K9 (bu isim de Güney Kore'ye özelmiş, diğer pazarlarda kullanılmayacakmış) sadece 3.8 litrelik Lambda isimli V6 motorla satılıyor. Bu motorun da 286HP ve 329HP gücünde versiyonları mevcut. Motorun hacmine göre verdiği güç biraz düşük geldi bana. Son yıllarda çift turbo teknolojisi sayesinde 3 litrelik dizel motorlar bile bu gücü veriyor, üstelik torkları da (doğal olarak) çok daha yüksek. Tüketimin düşüklüğünden bahsetmiyorum bile. Kia bu arabayı bu motorla Avrupa'ya getirirse Kia bayileri ve Güney Kore konsolosları haricinde kimse almaz, kullanmaz. Araba güzel, ama daha iyi motorlar (özellikle de dizel seçeneği) şart.
Arabanın iç mekanı sade ama fonksiyonek olacak şekilde tasarlanmış. Tabi fotoğraflardaki renk ve malzeme böyle görünüyor, isteğe bağlı olarak Avrupa tarzı ahşap ve krom kaplamalar da gelebilir. Aşağıdaki fotoğrafa bakıp ön konsolun sadeliğine şaşırmayın, asıl olay arkada. Şoförlü kullanım için tasarlanan Kia K9'un arkası ön kısma göre daha konforlu. Yandaki resimde de bu görülüyor, arka yolcuların önündeki LCD ekranlardan orta kol dayamadaki kontrol paneline kadar hiçbirşey unutulmamış. Buradan gözükmüyor, ama oralarda biryerde bir buzdolabı (mini bar da deniyor bazen) bile olabilir. 2013 model yılında Avrupa'ya gelmesini beklediğim K9'un buralardaki fiyatının ne olacağı belirsiz, ama geldiğinde ilk rakibi artık yaşlanmış olan Volkswagen Phaeton olacak. Kia lüks sınıfta rekabete girmeden önce Phaeton'a karşı bir zafer kazanmalı, premium rakiplerle daha sonra kapışmalı.
19 Nisan 2012 Perşembe
Ducati artık Audi'nin
İtalyan motorsiklet üreticisi Ducati dün itibariyle Audi tarafından satın alındı. Ducati'yi Investindustrial Group firmasından açıklanmayan (ama 1.1 milyar dolar olduğu tahmin edilen) bir bedel karşılığında Audi böylece BMW ile her alanda rekabet edebilecek. Yapılan açıklamaya göre Ducati eskisi gibi motorsiklet üretmeye devam edecek, firmanın çalışmasında bir değişiklik yapılmayacak. Sektörün uzmanları Ducati'nin hafif gövde tasarımı, motor bloğu işleme yöntemleri ve kontrol sistemleri konusundaki uzmanlığının gelecekte üretilecek Audi modellerinde de kullanılacağını söylüyorlar. Volkswagen'in uzun süredir bir motorsiklet firmasını (özellikle de Ducati gibi prestijli bir firmayı) almak istediği biliniyordu, sonunda bu da gerçekleşmiş oldu. Hayırlı uğurlu olsun.
Etiketler:
almanya,
araba,
audi,
bmw,
ducati,
italya,
motor,
motorsiklet,
teknoloji,
volkswagen
3 Nisan 2012 Salı
Audi'nin çirkin ördek yavrusu reklamı
İnanması güç gelebilir, ama yanda gördüğünüz "biçimsiz" araba bir Audi. Aslında onu biçimsiz yapan şey biçimli olması. Karışık, değil mi? Paul Jaray isimli tasarımcının eseri olan bu otomobil 1920'lerde hazırlanmış olan bir konsept model. Çılgın tasarımcı Paul Jaray o yıllarda pekçok firma için bu tarz "streamlined" (akıcı çizgili tasarıma sahip) arabalar çizmiş. Tabi tasarımları o yıllarda biraz garip geliyormuş insanlara. Öyle ya, 1920'lerde insanlar açık çamurluklu, aerodinamik biliminden nasibini almamış arabalara biniyorlardı. Paul Jaray'in tasarımları da öyle çok göze hoş gelen tarzda değil belki, ama akıcı çizgileri olduğu kesin. İşte o "streamlined" tasarım anlayışı şimdi bindiğimiz modern arabalarda da kullanılıyor. Audi bu düşünceden yola çıkarak ilginç bir reklam hazırlamış. Reklamda önce 1920'lerden kalma bu konsepti görüyoruz ve ne kadar çirkin olduğu tekrardan aklımıza geliyor. Arka planda "Çirkin ördek yavrusu" hikayesiyle ilgili bir çocuk şarkısı çalıyor. Şarkıda yavru ördeğin çok çirkin olduğu, ama daha sonra bir kuğuya dönüştüğü anlatılıyor. İşte aynı dönüşümü Audi'nin akıcı tasarımlı arabası da yaşıyor. O tipsiz araba 90 yıl içerisinde benzer akıcı çizgilere sahip, ama göze çok daha güzel gelen Audi A5'e dönüşüyor. Audi reklamlarını hep beğenmişimdir, bu reklam da istisna oluşturmuyor. Herzamanki gibi yaratıcı ve akıl dolu bir reklam hazırlamış Audi'nin ajansı. Mümkünse bir dakikanızı ayırıp izleyin, pişman olmazsınız. Audi'nin çirkin ördek yavrusu temalı A5 reklamını aşağıda veya şurada izleyebilirsiniz.
Yeni (2013) Mercedes GL duyuruldu
Mercedes besili arazi aracı GL'yi bu sene yeniliyor. 2013 model olarak piyasaya sürülecek olan yeni GL tıpkı eskisi gibi iri, heybetli ve konforlu görünüyor. Eski GL de gayet iyiydi, zaten yeni modelde eskisine göre çok radikal değişiklikler yok. Altyapı değişmiş olsa da aracın dış görünümündeki farklılıklar bunun yeni bir modelden çok makyajlı bir GL olduğu izlenimini veriyor. Tabi herşey görünüşten ibaret değil, çünkü bu tamamen farklı bir araba.
12 Mart 2012 Pazartesi
Audi Quattro teknolojisinin pistlere dönüşünü videoyla kutluyor
Artık her markanın kendine has bir dört tekerlekten çekiş sistemi var, daha doğrusu bu sisteme verdiği kendine has bir ismi var. Hepsi bir yana, bu sistemlerin arasında Audi'nin Quattro sisteminin yeri bir başka. Yarış pistlerine dört tekerlekten çekiş sistemini ilk kez Audi Quattro (sistem olan değil, model olan) getirmişti. Daha sonra da aynı sistemi kullanan arabalarda bu isim arabanın modelinin sonuna eklendi. Audi değişen Le Mans kurallarından istifade ederek dört tekerlekten çekişli bir yarış arabası geliştirdi. Üstte de gördüğünüz Audi R18 E-Tron Quattro dört tekerleğe de güç iletebilen hibrid bir pist arabası. Aslında Le Mans yarışlarında sürekli dört tekerlekten çekiş sistemlerine hala izin verilmiyor, ama belirli şartlarda elektrik motorlarının ön tekerlekleri çevirmesine izin veriliyor. Audi de bu "yasa boşluğundan" faydalanarak KERS (Kinetic Energy Retrieval System - kinetik enerji geri alma sistemi) teknolojisiyle depoladığı elektriği ön tekerleklerdeki motorlara iletiyor. Böylece geçici bir süre için de olsa Audi'nin yarış canavarı Quattro sistemine kavuşmuş oluyor. Audi dört tekerlekten çekiş sisteminin pistlerdeki başarısını hatırlatmak için kısa bir video hazırlamış. R18 neyse de, rallilerde yarışan ilk Audi Quattro çok ateşli görünüyor. Bence R18 ihtiyar kurtun yanında sönük kalmış. Videoyu aşağıda veya şurada izleyebilirsiniz.
13 Şubat 2012 Pazartesi
Yeni (2013) Audi A3 kamuflajsız görüntülendi
Audi'nin kompakt modeli A3 çok yakında yenilenecek. Yeni A3'ün neye benzeyeceğiyle ilgili bazı fikirler zaten vardı, hatta kamufjajlı hali de görüntülenmişti, ama 2013 model A3 daha önce bu kadar açık seçik görüntülenememişti. Bir otomobil sitesinde yayınlanan bu fotoğraf A3'ün kış testleri yapıldığı sırada çekilmiş. Arabanın üzerinde hiç kamuflaj yok, sadece farlarının etrafında siyah bantlar ve ön panjuru kapatan büyük sis farları var. A3'ün teknik özellikleri henüz kesinlik kazanmadı, ama Volkswagen grubunun yeni modüler platformu MBQ'yu kullanacağı biliniyor. Bu platform oldukça esnek ve Volkswagen grubunun Passat'tan Polo'ya tüm binek ve önden çekişli otomobillerinde kullanılacak. Volkswagen'in Golf'te sıklıkla kullandığı 1.4 litrelik turbo destekli 140HP gücündeki motorun A3'te de kullanıcılara sunulması bekleniyor. Ayrıca, bu motorda silindir deaktivasyonu teknolojisinin bulunması da olası. Bu teknoloji sayesinde fazla güç gerektirmeyen durumlarda silindirlerden ikisi iptal edilecek ve motor sadece iki silindirle çalışacak, böylece yakıt tüketimi düşürülecek. Mevcut model gibi A3'ün de ilk başta üç kapılı versiyonu piyasaya sürülecek, daha sonra onu 5 kapılı "Sportback" versiyonu takip edecek. Ayrıca, yeni A3'ün sedan versiyonu da bulunacak. Sedan A3 yüksek ihtimalle A4'ün daha kısa ve daha sert görünümlü hali olacak, umarım diğer hatchback bozması sedanlar gibi hımbıl olmaz.
Etiketler:
2013,
a3,
araba,
audi,
model,
motor,
passat,
platform,
volkswagen,
yeni model
2 Şubat 2012 Perşembe
Audi çift turbolu 3.0L V6 dizel motorunu tanıttı
Üstte gördüğünüz karmaşık şey Audi'nin A4 ve üstü modellerinde kullanılan 3 litre hacimli V6 dizel motor. Bu motor zaten senelerdir kullanılıyor. Ona haber niteliği kazandıran şey ise eklenen ikinci bir turboşarj ünitesi. Audi'nin BiTDI ismini verdiği bu motor çift turbo desteğiyle -sıkı durun- tam 313HP güç ve 650Nm tork üretiyor. BMW'nin buna rakip olan aynı hacimli ve çift turbolu motoru (hani bazı X5 ve X6'larda 4.0D yazar ya, o motor işte) 306HP güç ve 600Nm tork üretebiliyordu. BMW bu teknolojiye geçeli çok oldu, ama Audi inatla çift turbolu motorları standart arabalarda kullanmak istemiyordu. Herhalde bir noktadan sonra dayanamadılar ve piyasanın taleplerine cevap vermek zorunda kaldılar. An itibariyle bazı Avrupa ülkelerinde yeni A6'nın motor seçenekleri arasına giren bu motor koca A6'yı sadece 5.1 saniyede 100KM/S hıza çıkartabiliyor. Hiç fena değil, hatta muhteşem birşey. Egzotik arabalar haricinde çoğu spor otomobil bile bu performansın karşısında duramaz. İşin daha da güzel tarafı, çift turbolu A6 bu performansa ulaşırken 100KM'de ortalama 6.4 litre mazot yakıyor. Performans bu sefer bütçenin belini bükmüyor yani. Audi bu motoru A7, A8 ve Q7'de de en yakın zamanda kullanmaya başlar. Daha sonra da A4 ve A5'e gelir, ama ülkemizde onlar daha çok 2 litrelik dizel motorla satıldığı için biz pek göremeyiz. Umarım aynı teknolojiyi 2 litrelik dizel motorlara da uygularlar, 200HP ve üzeri güç verebilen (ama vergi yüküyle can yakmayan) bir A5 harika olurdu.
27 Ocak 2012 Cuma
Audi'nin Alacakaranlık serisine gönderme yapan Super Bowl reklamı
Audi'nin önceki yıllarda Super Bowl sırasında yayınladığı reklamlar çok eğlenceli oluyordu. Bu seneki reklam da gayet iyi, ama öncekiler daha güzeldi sanki... Neyse, Audi bu sene arabalarının güzelliğine, performansına veya düşük yakıt tüketimine odaklanmamış. Bu yılın Super Bowl reklamının odak noktası Audi'nin farları. Nedendir bilinmez, Audi bu sene reklamı Super Bowl'u beklemeden yayınlamış. Alacakaranlık (Twillight) filmlerine hafiften gönderme yapılan (ağaca tırmanma sahnesine dikkat) reklamda vampir gençler ormanda bir açıklıkta parti düzenlemişler, kafalarına göre eğleniyorlar. Normal partilerde birisi dışarı çıkıp içki stoklarını yeniler ya, bu partide de bir eleman Audi S7'siyle partiye "kan" getiriyor. Tabi unuttuğu birşey var: Vampirler gün ışığında yaşayamazlar, Audi'nin farları da... Neyse, söylemeyeyim, siz reklamı izleyin. Audi'nin "Vampire Party" reklamını aşağıda veya şurada izleyebilirsiniz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)