çirkin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çirkin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Nisan 2012 Salı

Audi'nin çirkin ördek yavrusu reklamı

İnanması güç gelebilir, ama yanda gördüğünüz "biçimsiz" araba bir Audi. Aslında onu biçimsiz yapan şey biçimli olması. Karışık, değil mi? Paul Jaray isimli tasarımcının eseri olan bu otomobil 1920'lerde hazırlanmış olan bir konsept model. Çılgın tasarımcı Paul Jaray o yıllarda pekçok firma için bu tarz "streamlined" (akıcı çizgili tasarıma sahip) arabalar çizmiş. Tabi tasarımları o yıllarda biraz garip geliyormuş insanlara. Öyle ya, 1920'lerde insanlar açık çamurluklu, aerodinamik biliminden nasibini almamış arabalara biniyorlardı. Paul Jaray'in tasarımları da öyle çok göze hoş gelen tarzda değil belki, ama akıcı çizgileri olduğu kesin. İşte o "streamlined" tasarım anlayışı şimdi bindiğimiz modern arabalarda da kullanılıyor. Audi bu düşünceden yola çıkarak ilginç bir reklam hazırlamış. Reklamda önce 1920'lerden kalma bu konsepti görüyoruz ve ne kadar çirkin olduğu tekrardan aklımıza geliyor. Arka planda "Çirkin ördek yavrusu" hikayesiyle ilgili bir çocuk şarkısı çalıyor. Şarkıda yavru ördeğin çok çirkin olduğu, ama daha sonra bir kuğuya dönüştüğü anlatılıyor. İşte aynı dönüşümü Audi'nin akıcı tasarımlı arabası da yaşıyor. O tipsiz araba 90 yıl içerisinde benzer akıcı çizgilere sahip, ama göze çok daha güzel gelen Audi A5'e dönüşüyor. Audi reklamlarını hep beğenmişimdir, bu reklam da istisna oluşturmuyor. Herzamanki gibi yaratıcı ve akıl dolu bir reklam hazırlamış Audi'nin ajansı. Mümkünse bir dakikanızı ayırıp izleyin, pişman olmazsınız. Audi'nin çirkin ördek yavrusu temalı A5 reklamını aşağıda veya şurada izleyebilirsiniz.

11 Ekim 2011 Salı

Olmaz demeyin, bu da oldu: 4 kapılı Ferrari

Aslında başlığı birazcık değiştirmem gerekiyordu, "bu da oldu" yerine "bu da olmuş" yazmalıydım. Şöyle ki, olan zaten çok önce, 1980 yılında olmuş. Performansa herşeyden fazla önem vermesiyle tanıdığımız spor araba üreticisi Ferrari 1980 yılında "Pinin" isimli bir konsept tasarlıyor. Pinin konseptinin diğer Ferrari tasarımlarından farkı 4 kapılı olması. Üstelik bu araba şimdi moda olan 4 kapılı spor araba tarzını da yansıtmıyor. Bildiğiniz, görmeye alıştığınız türde bir sedan yani. Hani ne olduğunu bilmesem "biçimsiz bir Amerikan arabasının üzerine Ferrari logosu yapıştırmışlar" derdim. Tasarımcılar Pinin'in gövdesini ve iç kabinini tasarlamışlar, ama arabanın üretiminden vazgeçilince kaputun altına bir motor koymadan öylece bırakmışlar. Daha sonra ne olduysa motorla denemeye karar vermişler ve o dönemki Ferrari'lerde kullanılan 5 litrelik bir V12 motoru arabanın kaputunun altına yerleştirmişler. 1980 yılına göre bile çok çirkin olan bu modelin garip olmasının sebebi sadece çirkinliği değil. Ferrari bazı çok katı kurallara sahiptir, bunlardan kolay kolay vazgeçmez. Herhangi bir araba meraklısına Ferrari'nin 4 kapılı bir araba yaptığını söylerseniz önce inanmaz, sonra da hayal kırıklığına uğrar. Bir diğer gariplik de arabanın içindeki konfora yönelik donanım. Ferrari performansa herşeyden fazla önem verdiği için genelde konforu pek takmaz, arabayı olabildiğince hafif yapmaya çalışır. Bizzat görmedim, ama ağırlık yapmasın diye cam açma mekanizması olmayan, bu yüzden pencereleri açılmayan Ferrari'ler varmış. Neyse ki Pinin üretilmemiş, yoksa Ferrari'nin tarihindeki en çirkin araba ünvanını hiçbir modele kaptırmazdı. Prototip olarak üretilmiş bu ilginç konsept önümüzdeki günlerde bir müzayedede satışa çıkarılacak. Fiyatın ne kadar yükseleceği tam olarak kestirilemese de 750,000$ civarına satılacağı tahmin ediliyor. Bence bu parayı Ferrari Pinin'e ancak garajında bir sürü Ferrari'si olan birisi kontrast oluşturup diğerlerinin güzelliğini vurgulasın diye verir. Bu haberi bana yollayan Serkan Levent'e teşekkür ederim.