Benim yazmaya vakit bulamadığım geçtiğimiz haftalarda çok şey oldu, ama maalesef onlara hemen geri dönemeyeceğim. Şimdi anlatacağım şey hem otomotiv, hem de teknoloji dünyasını ilgilendiriyor. İngiltere'nin Birmingham üniversitesinden Flavio Garcia ve Hollanda'nın Radboud üniversitesinden Roel Verdult ve Barış Ege (hemşerimiz olur) isimli bilim insanları Volkswagen grubunun lüks arabalarında kullanılan kilit sistemini, daha doğrusu arabanın kapı kilitlerinin uzaktan açılmasını sağlayan şifreli kablosuz sistemi devre dışı bırakmayı başardı. Bu yöntemle Audi, Porsche, Lamborghini ve Bentley markalı arabaların kapıları kolayca açılıyor. Hatta, bu arabaların çoğu anahtarsız çalıştırma özelliğine sahip olduğu için kapıları açan kod arabayı da çalıştırıyor. Bu yöntemi bilen birisi istediği Bentley veya Lamborghini'yi sanki sahibiymiş, anahtarı cebindeymiş gibi alıp götürebilir, alarm filan işe yaramaz.
Aslında kırılan sistem sadece VW grubu arabalarında kullanılmıyor. Megamos Crypto isimli sistemi tercih eden diğer markalar da var, ama en yaygın kullanan (ve birazdan anlatacağım üzere meseleyi sahiplenen) firma Volkswagen olduğu için sadece VW grubu markalarından bahsedilmiş. Neyse, bu bilimadamları önümüzdeki günlerde Washington'da düzenlenecek olan Usenix güvenlik sempozyumuna katılıp sistemi nasıl kırdıklarını anlatacaklardı. Tabi bu bilgilere erişebilen herhangi bir otomobil hırsızı hiç uğraşmadan Megamos sistemini kullanan arabaları çalabilir, bu da hem mevcut Audi, Porsche, Lamborghini ve Bentley kullanıcıları için sıkıntı verici olur, hem de ileride bu arabaları almak isteyenleri tedirgin eder. Volkswagen duruma hemen müdahale edip Hollanda'da Barış Ege ve Roel Veldurt'un sempozyuma katılmaması için dava açmış. Davayı kazanan Volkswagen üniversiteden ve bilimadamlarından bu bilgilerin dışarıya sızmayacağı konusunda güvence almış. İngiltere'deki bilimadamı da durumun ciddiyetini görüp sempozyuma gitmekten vazgeçmiş (veya birileri tarafından vazgeçirilmiş).
Herneyse, neticede kriz şimdilik çözülmüş durumda, lüks araba sahiplerinin endişelenmesine gerek yok. Yine de böyle birşeyin kolayca yapılabileceğini bilmek insanı daha dikkatli olmaya itiyor. Sonuçta cebimizde taşıdığımız araba anahtarları aslında kablosuz birer verici. Fabrika tarafından ayarlanmış şifreli bir sinyali arabaya gönderiyorlar, araba da kapılarını açıyor. Bu şifreyi çözebilen birisi arabaya kendi arabasıymış gibi kolayca girebilir. Dikkatli olmakta yarar var, gelecekte araba hırsızlığı camı kırarak veya kapıyı kanırtarak yapılmayacak.
hack etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hack etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
31 Temmuz 2013 Çarşamba
14 Haziran 2012 Perşembe
BlackBerry PlayBook ve Windows üzerinde iOS uygulamaları çalır mı? Çalışır!
BlackBerry ile ilgili haberler yazan en aktif bloglardan olan CrackBerry'nin Businesscat2000 isimli forum kullanıcısı harika bir iş başarmış. Apple'ın mobil cihazlarında bulunan iOS işletim sisteminin geniş uygulama desteğini diğer platformlara da taşımak isteyen Businesscat2000 iOS uygulamalarını BlackBerry'nin tableti PlayBook'ta ve Windows ortamında çalıştırmayı başarmış. Nasıl yapmış tam olarak bilmiyorum, aslında kimse işin tam detaylarını bilmiyor, ama videolarda iOS uygulamalarının hem PlayBook, hem de Windows altında gayet sorunsuzca çalışıyor. Üstelik PlayBook üzerinde yapılan denemelerde cihazın hareket sensörleri de olması gerektiği gibi çalışıyor. Böylece oyunlarda PlayBook'u eğip bükerek tıpkı iPad üzerinde olduğu gibi oyun oynamak mümkün. PlayBook'un GPS alıcısı da iOS'un harita uygulamasıyla uyumlu şekilde çalışıyor. Businesscat2000 (keşke adını bilseydik, böyle yazınca garip oluyor) hazırladığı emülasyon sisteminin henüz tam olarak olgunlaşmadığını, çözmesi gereken bir sürü sorun olduğunu söylemiş. Ayrıca, emülatörleri (PlayBook için ayrı, Windows için ayrı sistemler kullanılıyor, çünkü cihazların işlemci mimarileri farklı) bitirse bile Apple'ın ve uygulama geliştiricilerin buna izin vermeyeceğini belirtmiş. Emülatörler herhangi bir koruma (Apple hesabına bağlılık gibi) içermediğinden ücretli uygulamalar bir şekilde indirilip yüklendiğinde ücretsiz olarak kullanılabiliyor. Bu jailbreak ile de mümkün tabi, ama yine de uygulama geliştiriciler (ve Apple) bunu istemiyor. Henüz bu firmaların hiçbirinden konuyla ilgili açıklama gelmedi, ama Businesscat2000 işi ilerletirse mutlaka birileri müdahale etmek isteyecektir. PlayBook ve Windows altında iOS uygulamalarının nasıl çalıştığını aşağıdaki videolarda izleyebilirsiniz.
8 Ocak 2012 Pazar
Facebook 2012 hacker turnuvası
Facebook ismi yanlış anlaşılabilecek ilginç bir turnuva düzenliyor. Şöyle ki; turnuvanın ismi "Facebook hacker cup". Öyle bir isim koymuşlar ki, sanki hacker (Türkçe'ye "bilgisayar korsanı" olarak çevrilse de ben bu terimi kullanmak istemedim şimdi) arkadaşlar Facebook'un açıklarını bulup çökertmeye çalışacaklarmış, bu konuda yarışacaklarmış gibi bir izlenim oluşuyor insanda. İşin aslı öyle değil tabi, yarışmaya katılanlar Facebook'u bozmaya çalışmıyorlar. Bu bir programcılık yarışması. Katılımcılar kendilerine verilen problemleri en kısa sürede kodlama becerilerini kullanarak çözmeye çalışıyorlar. Ücretli derleyicilerin kullanılması yasak, herkesin ulaşabileceği ücretsiz derleyicilerin kullanılması gerekiyor. Dört seviyeden oluşan yarışmada ilk seviyeden itibaren başarılı olanlara tişört gibi sembolik hediyeler veriliyor. Son seviyede ise para ödülü varmış, ama ne kadar verildiğini bilemiyorum. Yarışmayı takip etmek isteyenler şuraya tıklayarak etkinliğin Facebook sayfasını ziyaret edebilirler. Bu haberi bana gönderen Beyazkartal'a teşekkür ederim.
29 Kasım 2011 Salı
Kara Şimşek dizisini özleyenlere: Siz Siri'ye söyleyin, o arabanızı çalıştırsın
Çoğu kişinin çocukluğunun (veya gençliğinin) favori dizisiydi Kara Şimşek. O arabaya hepimiz hayrandık. Kitt isimli araba sürücüsü Michael Knight'la konuşurdu, onun dediklerini de anlardı. Michael Knight'ın bir sözüyle neler neler yapardı... Şimdi bu olay kısmen mümkün. iPhone için yazılım geliştiren Brandon Fiquett Apple'ın sesli asistanı Siri üzerinde birkaç oynama yapmış. Siri'yi arabayı yönetebilen Viper araba otomasyon sistemine bağlayan Brandon Fiquett bu sayede sadece "rica ederek" (emrederek demiyorum, çünkü Siri gibi bir bayana emir vermek centilmenliğe sığmaz) Acura marka arabasını çalıştırmış. Aynı şekilde motoru durdurmak da mümkün tabi. iPhone üzerinden bir uygulamayla arabayı çalıştıran sistemler zaten vardı, ama onlar bunu ses komutlarıyla yapamıyorlardı. Siri'nin ses tanıma sistemi sayesinde sadece söylemek yetiyor, başka birşeye dokunmak gerekmiyor. Tabi çok da gerekli birşey değil, olmasa da olur, ama olursa çok havalı olur. Sistemin çalışmasını anlatan videoyu aşağıda veya şurada izleyebilirsiniz. Eğer iPhone 4S sahibiyseniz ve telefonunuza bu yazılımı yükleyerek arabanızı uzaktan çalıştırmak isterseniz şuraya tıklayarak Brandon Fiquett'in kendi sitesinden kaynak kodlarını edinebilirsiniz.
28 Kasım 2011 Pazartesi
Siri0us ile tüm iOS 5 cihazları Siri'nin sesli dikte özelliğine kavuşuyor
Apple birkaç ay önce iPhone 4S'i duyurduğunda pekçok kişi dış tasarımın ve ekranın değişmemesi yüzünden hayal kırıklığına uğramıştı. Yeni iPhone'un işlemcisi daha güçlüydü, ama bunu kimse takmamıştı. Bir de Siri özelliği vardı tabi, ama o zaman Siri'nin ne olduğunu da kimse çözememişti. Şimdi durum farklı tabi, herkes bu harika sesli asistanı kullanmak istiyor. Maalesef Siri şimdilik iPhone 4S'e özel, eski cihazlarda çalışmıyor. Bazı yöntemlerle çalıştırılabiliyor, ama bu da henüz tam olarak açıklanmış değil. Yazılım geliştiricileri canı Siri kullanmak isteyip de daha eski bir cihaza sahip olanları kısmen tatmin edecek birşey geliştirmişler. Siri0us isimli bu uygulama Siri'nin de kullandığı, ama henüz lisanslanmamış olan Nuance ses tanıma teknolojisini kullanıyor. Bu yazılımı kullanmakla Siri kullanmak aynı şey değil, ama en azından telefona bir metni girmek gerektiğinde Siri0us sayesinde bunu konuşarak yapabilmek mümkün. Android'de böyle bir özellik zaten var (en azından 4.0 sürümünde), ama iPhone da daha önce böyle birşey yoktu. Tabi her metni konuşarak girmeye kalkarsanız telefonun pili hızla bitebilir, çünkü ses tanıma teknolojisi işlemciye fazlaca yükleniyor. Yine de böyle bir imkana sahip olabilmek güzel birşey. Siri0us'u kullanmak için jailbreak yapılmış bir iOS 5 cihazına sahip olmak yetiyor. Cydia üzerinde program depoları listenize http://apt.if0rce.com adresini ekleyerek Siri0us'u indirebilirsiniz. Nasıl çalıştığını gösteren videoyu aşağıda veya şurada izleyebilirsiniz.
31 Ekim 2011 Pazartesi
iPhone 4 ve 4. nesil iPod Touch üzerinde Siri çalıştırmak
Apple birkaç hafta önce iPhone 4S'i duyurduğunda pekçok kişi hayal kırıklığına uğramıştı. Çoğunluğun beklentilerinin aksine iPhone 4S görünüm olarak bir önceki versiyon olan iPhone 4'ten farksızdı. Asıl değişiklik ise cihazın içindeydi. iPhone 4S'in performansı çift çekirdekli işlemcisi sayesinde önceki modellere göre çok daha iyiydi. Bir de Siri vardı tabi... İlk başlarda kimse neye yaradığını anlayamadı, ama sonra herkes Siri'nin ne kadar da eğlenceli ve faydalı olduğunu farketti. Ne yazık ki Apple Siri'nin sadece iPhone 4S'te çalışabileceğini söylüyor ve eski cihazları bu özellikten yoksun bırakıyor. Apple bunun sebebinin işlemci gücü olduğunu, Siri'nin ancak çift çekirdekli A5 işlemcisinde çalışabileceğini iddia ediyor, ama uygulama geliştirici Steve Troughton-Smith bunun yanlış olduğunu ispatladı. Uzun bir soyadına sahip bu geliştirici geçen senenin modeli olan iPhone 4'e ve yine geçen seneden kalma bir 4. nesil iPod Touch'a Siri yüklemiş ve çalıştırmayı başarmış. Siri aslında Apple sunucularına bağlanarak çalışıyor, bu yüzden uygulama bir şekilde eski cihazlara yüklense de Apple sunucularına bağlanmadıktan sonra tam olarak çalışmış sayılmıyordu. Steve Troughton-Smith bu sorunu bir iPhone 4S'ten aldığı bazı dosyalarla çözmüş. Maalesef bu dosyaların dağıtımı yasal değil, bu yüzden Steve Troughton-Smith nasıl yaptığını kimseye anlatmıyor, sadece Siri'nin bu cihazlarda çalıştığını gösteren videolar yayınlıyor. Belki ileride kod üstadları buna da bir çare bulurlar, biz de eski cihazlarımızda Siri kullanmaya başlarız. Videoları aşağıda izleyebilirsiniz. Eğer izleyemiyorsanız buraya veya şuraya tıklayarak videoların kendi sayfalarına gidebilirsiniz.
21 Ağustos 2011 Pazar
Paranın suyunu çektiği an. :)
Beni tanıyanlar, etrafımdaki şeyleri kurcalamayı sevdiğimi bilir. Ayrıyetten, rahatsız insanların yaptığı tuhaf deneylere karşı da bir zaafım vardır. Özellikle de gürültülü patırtılı olanlara karşı. :)
Dün gece saat bir sularında zorunlu görev(!) dolayısıyla internette gezinirken, gözüme ilginç bir konu çarptı. Benden çatlak olmasın, bir kısım çatlak abilerimizin, para küçültme ve teneke kutu göçertme (evet göçertme) olarak adlandırabileceğimiz bir hobisi varmış. Şahsen, elimdeki parayı büyütmenin daha mantıklı olduğunu düşünsem de, elin oğlunda zibille para olduğundan, birkaç tanesinin küçülmesinden rahatsız olmuyor demek ki...
Para küçültme işlemi kabaca şöyle yapılıyor: Yaklaşık 12.000 volt ve 100.000 amperlik elektriksel yük, özel olarak üretilmiş kapasitöre yükleniyor ve elektromanyetik alan oluşturması için bir bobinin üzerine gönderiliyor. Bobinden geçen, küçük bir yıldırım gücündeki elektrik akımı, devasa bir manyetik alan yaratıyor ve içindeki parayı küçültüyor. Aşağıdaki videoda bunun nasıl yapıldığını hem çıplak gözle, hem de yüksek hızlı kamerayla aracılığıyla görebilirsiniz. Eğer videoyu aşağıda göremiyorsanız, buradan izleyebilirsiniz.
Sakın ola evde denemeyin ha! Çarpılırsınız sonra... :)
Dün gece saat bir sularında zorunlu görev(!) dolayısıyla internette gezinirken, gözüme ilginç bir konu çarptı. Benden çatlak olmasın, bir kısım çatlak abilerimizin, para küçültme ve teneke kutu göçertme (evet göçertme) olarak adlandırabileceğimiz bir hobisi varmış. Şahsen, elimdeki parayı büyütmenin daha mantıklı olduğunu düşünsem de, elin oğlunda zibille para olduğundan, birkaç tanesinin küçülmesinden rahatsız olmuyor demek ki...
Para küçültme işlemi kabaca şöyle yapılıyor: Yaklaşık 12.000 volt ve 100.000 amperlik elektriksel yük, özel olarak üretilmiş kapasitöre yükleniyor ve elektromanyetik alan oluşturması için bir bobinin üzerine gönderiliyor. Bobinden geçen, küçük bir yıldırım gücündeki elektrik akımı, devasa bir manyetik alan yaratıyor ve içindeki parayı küçültüyor. Aşağıdaki videoda bunun nasıl yapıldığını hem çıplak gözle, hem de yüksek hızlı kamerayla aracılığıyla görebilirsiniz. Eğer videoyu aşağıda göremiyorsanız, buradan izleyebilirsiniz.
Sakın ola evde denemeyin ha! Çarpılırsınız sonra... :)
18 Ağustos 2011 Perşembe
Termal kamerayla şifre hırsızlığı.
Teknoloji her zaman güvenliğimiz için kullanılır sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. Güvenlik amacıyla geliştirilen teknolojiler, çoğu zaman aksi yönde amaçlar için kullanılıyor.
San Diego California Üniversitesinden bir grup araştırmacı, USENIX Güvenlik Sempozyumunda sundukları çalışmalarıyla, termal kameraların şifre hırsızlığında nasıl kullanıldığını gösterdiler.
Araştırmacılar Keaton Mowery, Sarah Meiklejohn ve Stefan Savage; termal kameraların, video kameralardan farklı olarak, görsel engellemeleri aşarak şifreleri ele geçirmede ne kadar başarılı olduğunu, yaptıkları deneyin sonuçlarını paylaşarak gösterdiler.
21 gönüllünün katıldığı deneyde katılımcılar, fırçalanmış metal ve plastikten oluşan tuşlar üzerinde rastgele seçilmiş 27 şifreyi girdiler. Deney sonucu gösterdi ki, plastik tuşlar ısıyı metal tuşlardan, hangi sırayla girildiklerini gösterecek kadar daha uzun süre tutuyor. Metal tuşlar ise, ısıyı herhangi bir tespite yer bırakmayacak kadar kısa süre tutuyor. Araştırmacılar, tuşlara basan kişinin vücut sıcaklığı ve tuşlara ne kadar sert bastığının da, şifreyi bulmada etkili rol oynadığını belirttiler.
Deney sonuçları, plastik tuşlara basıldıktan sonra 10 saniye içerisindeki başarı oranının %80; 45 saniye içerisindeki başarı oranının ise %60 olduğunu gösteriyor.
San Diego California Üniversitesinden bir grup araştırmacı, USENIX Güvenlik Sempozyumunda sundukları çalışmalarıyla, termal kameraların şifre hırsızlığında nasıl kullanıldığını gösterdiler.
Araştırmacılar Keaton Mowery, Sarah Meiklejohn ve Stefan Savage; termal kameraların, video kameralardan farklı olarak, görsel engellemeleri aşarak şifreleri ele geçirmede ne kadar başarılı olduğunu, yaptıkları deneyin sonuçlarını paylaşarak gösterdiler.
21 gönüllünün katıldığı deneyde katılımcılar, fırçalanmış metal ve plastikten oluşan tuşlar üzerinde rastgele seçilmiş 27 şifreyi girdiler. Deney sonucu gösterdi ki, plastik tuşlar ısıyı metal tuşlardan, hangi sırayla girildiklerini gösterecek kadar daha uzun süre tutuyor. Metal tuşlar ise, ısıyı herhangi bir tespite yer bırakmayacak kadar kısa süre tutuyor. Araştırmacılar, tuşlara basan kişinin vücut sıcaklığı ve tuşlara ne kadar sert bastığının da, şifreyi bulmada etkili rol oynadığını belirttiler.
Deney sonuçları, plastik tuşlara basıldıktan sonra 10 saniye içerisindeki başarı oranının %80; 45 saniye içerisindeki başarı oranının ise %60 olduğunu gösteriyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)