Alman otomobil üreticisi Opel'in son numarası hem güzel, hem de hafiften hınzır bir deneme olmuş. Geçtiğimiz günlerde Avusturya'nın Worthersee kentinde düzenlenen Volkswagen etkinliğinde Avrupa'nın farklı ülkelerinden gelen Volkswagen, Audi, Skoda ve Seat hayranlarına küçük bir şaka yapan Opel tüm gökyüzünü Opel logolarıyla donatmış. Dahası, bu logolar çıplak gözle bakıldığında sıradan bir havai fişek gösterisi gibi görünüyor, ama üç boyutlu gözlükle bakıldığında o parlayanların Opel logoları olduğu anlaşılıyor. Gösteri öncesinde Opel'in pazarlama ekibi etkinlik alanında üç boyutlu gözlük dağıtmış, tabi gözlükleri alanlar bunun Volkswagen'le alakalı olduğunu zannetmişler. Sonuçta güzel bir gösteri olmuş, özellikle üç boyutlu gözlükle görülebilmesi çok ince düşünülmüş. Tabi etkinliğe katılan bazı Volkswagen hayranları biraz kızmışlar, ama bu gösterinin güzel olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Opel'in Volkswagen etkinliğini 'trollediği' üç boyutlu havai fişek gösterisini aşağıdaki videoda izleyebilirsiniz.
opel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
opel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26 Mayıs 2013 Pazar
Opel'in üç boyutlu havai fişek gösterisi
Etiketler:
3d,
audi,
avusturya,
eğlenceli,
gösteri,
gözlük,
havai fişek,
ilginç,
logo,
opel,
seat,
skoda,
troll,
volkswagen,
worthersee
25 Ocak 2013 Cuma
General Motors Opel'i öldürdü - Küçük ve kompakt Opel'ler PSA platformu kullanacak
Aslında bu yazının başlığı daha farklı olacaktı, General Motors'un başına "Gerizekalı" sıfatını eklemiştim. Sonradan bu kadar sert bir başlığın iyi olmayacağını düşündüm ve vazgeçtim. Yanlış anlaşılma olmasın, fikrimden vazgeçmiş değilim, hala General Motors yöneticilerinin gerizekalı olduklarını düşünüyorum. Nasıl bu o mevkiye geldiklerini de fena halde merak ediyorum. Neyse, ben önce haberi vereyim, sonra GM yöneticilerine saydırmaya devam ederim. Haber şöyle: General Motors ile PSA grubu arasında yapılan ortak parça ve teknoloji kullanımı anlaşmasının ardından gelen ilk somut açıklamaya göre Opel'in küçük ve kompakt sınıf (B ve C sınıfları) araçlarında PSA grubunun platformları kullanılacak. Aslında kulağa çok masum geliyor değil mi? Ortak platform kullanılacak, böylece maliyetler düşecek, daha kaliteli arabaları daha ucuza alacağız... Öyle değil işte, çünkü bu karar Opel'i öldüren karar.
Opel şu anda General Motors'un en fazla zarar eden markası. Mali tablolarda böyle görünüyor yani. General Motors'un gerizekalı yöneticileri de Opel'i tasarrufa yönlendirip bu zararı azaltmanın yollarını arıyorlar. İşte yukarıda bahsettiğim karar da bu tasarruf kararlarından biri. İşin aslı öyle değil ama, çünkü mali tablolar her zaman gerçeği göstermez. Opel General Motors'un malı olduğu için Opel'in geliştirdiği tüm teknolojiler de General Motors'un oluyor. Masrafı Opel yapıyor, teknolojiyi geliştiriyor, arabaları tasarlıyor, General Motors da bu arabaları farklı markalarla farklı pazarlarda satıp para kazanıyor, sonra da Avrupa dışına çıkmasına izin vermediği Opel'i zarar etmekle suçluyor. General Motors araba yapamıyor. Tek becerebildikleri büyük kamyonetler ve bir de Corvette. Onlar da aşırı verimsiz motorları yüzünden yakıtın ucuz olduğu ülkeler haricinde kullanılamıyorlar. Son birkaç yıldır General Motors'un en fazla satan modelleri olan Chevrolet Cruze, Chevrolet Sonic (yani bizim Aveo), Buick Regal, Buick Verano ve Chevrolet Volt hep Opel tarafından geliştirilen platform ve teknolojiler kullanılarak üretiliyorlar. Örnekler daha fazla aslında, ama hepsini yazarsam sıkıcı olur. Opel tarafından Almanya'da geliştirilen Epsilon II ve Delta II platformlarını incelemenizi öneririm, ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.
Kısacası, General Motors bir yandan Opel'i sömürüyor, diğer yandan Opel'in teknoloji yatırımlarını müsriflik olarak değerlendirip maliyetleri düşürmeye çalışıyor. Bu durum zaten başlı başına General Motors'un yöneticilerinin gerizekalılığı olarak değerlendirilebilir, ama son karar kendilerinin akıl yoksunluğu konusunda rakip tanımadıklarını herkese ispatladı. Fransız PSA grubu (yani Peugeot ve Citroen) platform konusunda pek üretken değil. Geliştirdikleri platformlar kötü değil, ama aynı platformu üç nesil boyunca kullanan başka marka yok. (Pardon, bir de Dacia var!) Peugeot 307'nin platformu bir sonraki nesil kompakt Peugeot modellerinde (ve tabi onlara muadil Citroen modellerinde) kullanılacak mesela. Hani o 2001 yılında tanıtılan 307'nin platformu, 12 yaşında olan yani... 2001'den bu yana otomotiv teknolojisi komple değişti, ama PSA grubu bunu pek umursamıyor. Üstelik, geliştirdikleri platformlar öyle başarı timsali de değil. Sınıf ortalamasını ancak yakalayabilen vasat platformlar bunlar. Hani Ford Focus platformu gibi sınıf standartlarını belirleyen cinsten olsa neyse, ama değil. Tabi bu kendilerini ilgilendirir, ama görünüşe göre artık Opel'i de ilgilendirecek.
Yapılan son açıklamaya göre Opel'in bir sonraki nesil B ve C sınıfı araçları (bunlara standart modeller Corsa ve Astra'nın yanında Meriva ve Zafira gibi MPV türü modeller de dahil) PSA grubunun platformlarını kullanacak. Bu da yeni Corsa'nın aslında Opel logolu bir Peugeot 208 (o da eski 207 platformunu kullanıyor) olması, yeni Astra'nın da Citroen C4'ün Opel logolusu olarak satılması anlamına geliyor. Daha da kötüsü, ileride bu durum tüm ürün gamına yayılacak ve diğer Opel modelleri de PSA platformlarıyla üretilecek. Anlayacağınız, artık Opel sadece kasa ve iç mekan tasarımı yapacak. Tüm altyapı PSA grubundan alınacak. Bu da Opel'i Opel yapan şeylerin gitmesi, Opel'in tüm rekabet gücünü yitirmesi anlamına geliyor.
GM - PSA ortaklığı ilk başta çok mantıklı görünüyordu. Şöyle ki, PSA Amerika'ya araç satmıyor. Böylece General Motors'un Amerika'daki sadık müşterileri gurur duydukları "milli" firmanın (General Motors'un bir kısmı ABD devletine ait) aslında dalga geçtikleri Fransız arabalarıyla ortak parçalar kullandığını farketmeyecek. General Motors bu ortaklığı Avrupa'daki diğer firmalarla yapsa mutlaka kendi pazarında karşı karşıya gelecek, çünkü hemen hepsi Amerika'ya araba satıyor. Bir Renault, bir de PSA grubu kaldı. Renault da Mercedes'le ortaklığa girdiği için tercih edilmedi sanırım, bu yüzden doğrudan zaten maddi zorluklar çeken PSA grubu tercih edildi. Bir de tabi iki firmanın birbirini tamamlaması durumu var. Mesela Opel'de güzel dizel motor yoktu (artık var), ama PSA grubunda vardı. Bu şekilde eksikler tamamlanarak daha iyi araçlar yapılabilirdi. Kısacası, ilk bakışta gayet mantıklı görünen bir plandı bu. Tabi General Motors'un gerizekalı yöneticileri bu güzel planı da çökertti.
Hani PSA grubu böyle harika platformlar yapan, araçları yol tutuş ve dayanıklılık konusunda örnek gösterilen bir firma olsa bu kararı anlarım. Örneğin Volkswagen'le, Ford'la filan anlaşsalar bunu mantıklı bulurum. (Gerçi o zaman da ABD piyasasında birbirleriyle çarpışırlar, ama şimdilik o ihtimali gözardı ediyoruz.) Durum öyle de değil, PSA grubu gayet vasat platformlar geliştiriyor. Hatta bu platformları modifiye etmeyi bile beceremiyor PSA grubu, Citroen DS4'ün spor versiyonlarında bile hala burulma çubuklu arka süspansiyon kullanılıyor. Yapamıyorlar yani, becerileri bu kadar. Tutup da Opel'in platformlarını PSA grubundan almak arabanın iç mekan tasarımını Dacia'ya yaptırmak gibi birşey. Akla, mantığa sığmayan bir karar bu.
Tabi General Motors yöneticilerinin gerizekalılığının sonuçları bu kadarla da kalmıyor, kalmayacak. Opel'i öldürüp hiçbirşey olmamış gibi hayatına devam edemeyecek GM, bunun sonuçarına katlanacak. Şöyle ki; yukarıda da bahsettiğim gibi General Motors'un dünyanın en hareketli iki otomobil piyasası olan ABD ve Çin'de en fazla satan modelleri aslında Opel tarafından geliştiriliyor. Bundan sonra Opel tarafından geliştirilmeyecek, çünkü Opel birşey geliştirmeyecek. Opel PSA grubundan aldığı platformları giydirip kendi modeli gibi satacak, General Motors da Opel'in giydirilmiş Peugeot'larına Buick ve Chevrolet logoları basıp Amerika ve Çin'de satacak. Tabi o arabalar mevcut modeller kadar başarılı olamayacak. Eğer PSA grubunun platformları Amerika'da satılacak gibi olsaydı Peugeot zaten Amerika'da araba satıyor olurdu. Kısacası, GM kendi kendini yaraladı, belki de kendi sonunu hazırlamaya başladı. Kriz döneminde General Motors'u Opel modelleri kurtarmıştı. Eğer bir kriz daha olursa General Motors'u kurtaracak bir Opel olmayacak. O köşeli kamyonetleriyle ayakta kalmaya çalışır artık GM... Biz de oturup buradan dünya devi bir şirketin gerizekalı yöneticileri tarafından yavaş yavaş yerle bir edilmesini izleriz. Hatta izlerken cips bile yeriz, kahve de içeriz. Yazı biraz uzun oldu, ama içimden gelenleri tüm çıplaklığıyla yazmak istedim. Okuduğunuz için teşekkürler.
Opel şu anda General Motors'un en fazla zarar eden markası. Mali tablolarda böyle görünüyor yani. General Motors'un gerizekalı yöneticileri de Opel'i tasarrufa yönlendirip bu zararı azaltmanın yollarını arıyorlar. İşte yukarıda bahsettiğim karar da bu tasarruf kararlarından biri. İşin aslı öyle değil ama, çünkü mali tablolar her zaman gerçeği göstermez. Opel General Motors'un malı olduğu için Opel'in geliştirdiği tüm teknolojiler de General Motors'un oluyor. Masrafı Opel yapıyor, teknolojiyi geliştiriyor, arabaları tasarlıyor, General Motors da bu arabaları farklı markalarla farklı pazarlarda satıp para kazanıyor, sonra da Avrupa dışına çıkmasına izin vermediği Opel'i zarar etmekle suçluyor. General Motors araba yapamıyor. Tek becerebildikleri büyük kamyonetler ve bir de Corvette. Onlar da aşırı verimsiz motorları yüzünden yakıtın ucuz olduğu ülkeler haricinde kullanılamıyorlar. Son birkaç yıldır General Motors'un en fazla satan modelleri olan Chevrolet Cruze, Chevrolet Sonic (yani bizim Aveo), Buick Regal, Buick Verano ve Chevrolet Volt hep Opel tarafından geliştirilen platform ve teknolojiler kullanılarak üretiliyorlar. Örnekler daha fazla aslında, ama hepsini yazarsam sıkıcı olur. Opel tarafından Almanya'da geliştirilen Epsilon II ve Delta II platformlarını incelemenizi öneririm, ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.
Kısacası, General Motors bir yandan Opel'i sömürüyor, diğer yandan Opel'in teknoloji yatırımlarını müsriflik olarak değerlendirip maliyetleri düşürmeye çalışıyor. Bu durum zaten başlı başına General Motors'un yöneticilerinin gerizekalılığı olarak değerlendirilebilir, ama son karar kendilerinin akıl yoksunluğu konusunda rakip tanımadıklarını herkese ispatladı. Fransız PSA grubu (yani Peugeot ve Citroen) platform konusunda pek üretken değil. Geliştirdikleri platformlar kötü değil, ama aynı platformu üç nesil boyunca kullanan başka marka yok. (Pardon, bir de Dacia var!) Peugeot 307'nin platformu bir sonraki nesil kompakt Peugeot modellerinde (ve tabi onlara muadil Citroen modellerinde) kullanılacak mesela. Hani o 2001 yılında tanıtılan 307'nin platformu, 12 yaşında olan yani... 2001'den bu yana otomotiv teknolojisi komple değişti, ama PSA grubu bunu pek umursamıyor. Üstelik, geliştirdikleri platformlar öyle başarı timsali de değil. Sınıf ortalamasını ancak yakalayabilen vasat platformlar bunlar. Hani Ford Focus platformu gibi sınıf standartlarını belirleyen cinsten olsa neyse, ama değil. Tabi bu kendilerini ilgilendirir, ama görünüşe göre artık Opel'i de ilgilendirecek.
Yapılan son açıklamaya göre Opel'in bir sonraki nesil B ve C sınıfı araçları (bunlara standart modeller Corsa ve Astra'nın yanında Meriva ve Zafira gibi MPV türü modeller de dahil) PSA grubunun platformlarını kullanacak. Bu da yeni Corsa'nın aslında Opel logolu bir Peugeot 208 (o da eski 207 platformunu kullanıyor) olması, yeni Astra'nın da Citroen C4'ün Opel logolusu olarak satılması anlamına geliyor. Daha da kötüsü, ileride bu durum tüm ürün gamına yayılacak ve diğer Opel modelleri de PSA platformlarıyla üretilecek. Anlayacağınız, artık Opel sadece kasa ve iç mekan tasarımı yapacak. Tüm altyapı PSA grubundan alınacak. Bu da Opel'i Opel yapan şeylerin gitmesi, Opel'in tüm rekabet gücünü yitirmesi anlamına geliyor.
GM - PSA ortaklığı ilk başta çok mantıklı görünüyordu. Şöyle ki, PSA Amerika'ya araç satmıyor. Böylece General Motors'un Amerika'daki sadık müşterileri gurur duydukları "milli" firmanın (General Motors'un bir kısmı ABD devletine ait) aslında dalga geçtikleri Fransız arabalarıyla ortak parçalar kullandığını farketmeyecek. General Motors bu ortaklığı Avrupa'daki diğer firmalarla yapsa mutlaka kendi pazarında karşı karşıya gelecek, çünkü hemen hepsi Amerika'ya araba satıyor. Bir Renault, bir de PSA grubu kaldı. Renault da Mercedes'le ortaklığa girdiği için tercih edilmedi sanırım, bu yüzden doğrudan zaten maddi zorluklar çeken PSA grubu tercih edildi. Bir de tabi iki firmanın birbirini tamamlaması durumu var. Mesela Opel'de güzel dizel motor yoktu (artık var), ama PSA grubunda vardı. Bu şekilde eksikler tamamlanarak daha iyi araçlar yapılabilirdi. Kısacası, ilk bakışta gayet mantıklı görünen bir plandı bu. Tabi General Motors'un gerizekalı yöneticileri bu güzel planı da çökertti.
Hani PSA grubu böyle harika platformlar yapan, araçları yol tutuş ve dayanıklılık konusunda örnek gösterilen bir firma olsa bu kararı anlarım. Örneğin Volkswagen'le, Ford'la filan anlaşsalar bunu mantıklı bulurum. (Gerçi o zaman da ABD piyasasında birbirleriyle çarpışırlar, ama şimdilik o ihtimali gözardı ediyoruz.) Durum öyle de değil, PSA grubu gayet vasat platformlar geliştiriyor. Hatta bu platformları modifiye etmeyi bile beceremiyor PSA grubu, Citroen DS4'ün spor versiyonlarında bile hala burulma çubuklu arka süspansiyon kullanılıyor. Yapamıyorlar yani, becerileri bu kadar. Tutup da Opel'in platformlarını PSA grubundan almak arabanın iç mekan tasarımını Dacia'ya yaptırmak gibi birşey. Akla, mantığa sığmayan bir karar bu.
Tabi General Motors yöneticilerinin gerizekalılığının sonuçları bu kadarla da kalmıyor, kalmayacak. Opel'i öldürüp hiçbirşey olmamış gibi hayatına devam edemeyecek GM, bunun sonuçarına katlanacak. Şöyle ki; yukarıda da bahsettiğim gibi General Motors'un dünyanın en hareketli iki otomobil piyasası olan ABD ve Çin'de en fazla satan modelleri aslında Opel tarafından geliştiriliyor. Bundan sonra Opel tarafından geliştirilmeyecek, çünkü Opel birşey geliştirmeyecek. Opel PSA grubundan aldığı platformları giydirip kendi modeli gibi satacak, General Motors da Opel'in giydirilmiş Peugeot'larına Buick ve Chevrolet logoları basıp Amerika ve Çin'de satacak. Tabi o arabalar mevcut modeller kadar başarılı olamayacak. Eğer PSA grubunun platformları Amerika'da satılacak gibi olsaydı Peugeot zaten Amerika'da araba satıyor olurdu. Kısacası, GM kendi kendini yaraladı, belki de kendi sonunu hazırlamaya başladı. Kriz döneminde General Motors'u Opel modelleri kurtarmıştı. Eğer bir kriz daha olursa General Motors'u kurtaracak bir Opel olmayacak. O köşeli kamyonetleriyle ayakta kalmaya çalışır artık GM... Biz de oturup buradan dünya devi bir şirketin gerizekalı yöneticileri tarafından yavaş yavaş yerle bir edilmesini izleriz. Hatta izlerken cips bile yeriz, kahve de içeriz. Yazı biraz uzun oldu, ama içimden gelenleri tüm çıplaklığıyla yazmak istedim. Okuduğunuz için teşekkürler.
9 Şubat 2012 Perşembe
Yeni Opel Astra Sedan test sırasında görüntülendi
Kompakt sınıfın popüler modellerinden Opel Astra'nın sedan versiyonu yol testleri yapılırken görüntülendi. Üstteki fotoğrafta da görüldüğü üzere, arabanın ön tarafı hatchback versiyonuyla aynı olduğu için öne kamuflaj uygulanmamış. Arkadaki kamuflaj da detayları pek gizleyemiyor, zaten gizlenecek fazla detay yok. Astra'nın sedan versiyonunun beş kapılı kardeşinden tek farkı arkasındaki çıkıntı. Onun haricinde platform, motorlar, şanzımanlar aynı. Arkası uzatılmış Astra daha hımbıl gözüküyor. Nedense Opel bu hataya hep düşüyor, Astra'yı sadece hatchback olarak satılacakmış gibi tasarlıyor. Daha sonra da gelen talepler üzerine (Güney ve Doğu Avrupa'da sedan karoser çok popüler) bir de sedan versiyon hazırlıyor. Tabi o sedan versiyon sonradan geldiği için hatchback kadar şık durmuyor. Belki de Volkswagen gibi sedan ve hatchback versiyonlar için farklı tasarımın kullanmak daha iyidir, ama Opel (maliyetleri ve satış adetlerini düşünerek) bunu da yapmıyor. Neyse, Astra'nın sedan versiyonu bu yıl içerisinde piyasaya çıkacak. Sedan seven bir ülke olduğumuz için Türkiye'ye de gelecek. Fiyatı büyük ihtimalle hatchback versiyona göre birazcık daha uygun olur, ama kendi sınıfının en ucuz arabası olmayacağı kesin.
22 Kasım 2011 Salı
ABD Fiat Doblo'yu sevdi, pencerelisini de istedi
Bursa'daki Tofaş fabrikasında üretilmekte olan Fiat Doblo ülkemizde zaten çok seviliyor, bunu biliyoruz. Yakıt tüketimi düşük, ama iç hacmi geniş olan bu tip arabalar ticari araçla binek otomobilin melezi sayılıyorlar. Gerektiğinde normal bir binek otomobil gibi kullanılabiliyorlar, gerektiğinde de arkasına birşeyler yüklenip ticari amaçlara hizmet edebiliyorlar. Çok pratik yani. Bu pratiklik yakın zamana kadar sadece Avrupa'ya özgüydü, ama artık Kuzey Amerika'da da combi denilen bu tip araçlar satılıyor. Bunu ilk olarak Ford başlattı, Transit Connect modelini (o da Türkiye'de üretiliyor) ABD'de satışa çıkardı. Ardından Fiat sıkıntıda olan Chrysler'ın hisselerinin çoğunu aldı ve yönetimini ele geçirdi. Tabi Ford'a rakip olacaklar ya, Fiat Doblo'yu da ABD'de satmaya başladılar. Fiat Doblo zaten yeni kıtaya gitmişti yani, ama sadece ticari van tipi penceresiz modeli satılıyordu. Chrysler'ın ticari araçlardan sorumlu markası Ram'in yönetim kurulu başkanı Fred Diaz son yaptığı basın duyurusunda Fiat Doblo'nun pencereli yolcu versiyonunun da ABD'ye getirileceğini belirtti. Tabi Doblo'nun ABD standartlarına uyum sağlaması o kadar kolay değil, bu sorunu halletmek için Türkiye'deki üretim tesisine 160,000,000$ yatırım yapılacakmış. Bizim için çok sevindirici bir haber, çünkü böyle büyük bir yatırım daha fazla istihdam demek. Ayrıca, yatırım yapılıyorsa kolay kolay Doblo modelini başka fabrikaya kaydırmazlar, uzun süre biz üretiriz.
Şimdi bir de işin ilginç ve biraz garip olan tarafından bahsedeyim. ABD'de üç büyük otomotiv grubu var. Bunlardan ikisi şu anda combi tipi araçlar satıyor. Ford grubu Transit Connect'le, Chrysler grubu da Ram markalı Fiat Doblo'yla piyasanın kaymağını yiyor. General Motors ise ABD'de bu tipte bir araç satmıyor. Peki satmak isterse ne olacak? Haliyle rakipleri gibi o da Avrupa'daki şirketine, yani Opel'e dönüp bir combo araç isteyecek. Opel de emir büyük yerden geldiği için itiraz edemeyecek ve Fiat'a yaptırdığı Opel Combo'yu ABD'ye gönderecek. Linkte de görebileceğiniz üzere Opel Combo zaten üzerine Opel logosu basılmış bir Fiat Doblo, yani aynı araba hem General Motors hem de Chrysler markaları altında satılmış olacak. Üstelik, bu arabalar Türkiye'de üretiliyor olacak. Onların en büyük rakibi olan Ford Transit Connect de zaten Türkiye'de üretiliyor, yani kazanan hangisi olursa olsun bu bizim çıkarımıza olacak. Ne güzel, değil mi?
Şimdi bir de işin ilginç ve biraz garip olan tarafından bahsedeyim. ABD'de üç büyük otomotiv grubu var. Bunlardan ikisi şu anda combi tipi araçlar satıyor. Ford grubu Transit Connect'le, Chrysler grubu da Ram markalı Fiat Doblo'yla piyasanın kaymağını yiyor. General Motors ise ABD'de bu tipte bir araç satmıyor. Peki satmak isterse ne olacak? Haliyle rakipleri gibi o da Avrupa'daki şirketine, yani Opel'e dönüp bir combo araç isteyecek. Opel de emir büyük yerden geldiği için itiraz edemeyecek ve Fiat'a yaptırdığı Opel Combo'yu ABD'ye gönderecek. Linkte de görebileceğiniz üzere Opel Combo zaten üzerine Opel logosu basılmış bir Fiat Doblo, yani aynı araba hem General Motors hem de Chrysler markaları altında satılmış olacak. Üstelik, bu arabalar Türkiye'de üretiliyor olacak. Onların en büyük rakibi olan Ford Transit Connect de zaten Türkiye'de üretiliyor, yani kazanan hangisi olursa olsun bu bizim çıkarımıza olacak. Ne güzel, değil mi?
12 Ağustos 2011 Cuma
Chevrolet Avrupa'ya geliyor, Opel lüks marka oluyor
General Motors'un Avrupa pazarında büyümek için hazırladığı plan şirket CEO'su Dan Akerson tarafından açıklandı. Bu plana göre Chevrolet Opel'in alt markası olarak Avrupa pazarına girecek. Aslında durum şu an böyle zaten, ama şu anda Avrupa'da satılan Chevrolet modelleri Kore'de veya ABD'de üretiliyor. General Motors orta sınıf markası Chevrolet'yi Avrupa'da Opel tesislerinde üretip lojistik maliyetlerini düşürmeyi ve stok problemlerini aşmayı hedefliyor. Chevrolet'ye piyasada yer açmak için Opel markasının prestiji arttırılacak, Opel "orta-üst" sınıf bir markaya dönüştürülecek ve Volkswagen, Alfa Romeo gibi markalarla mücadele edecek. Chevrolet de onun hemen altında, "orta-alt" sınıfta Skoda, Seat, Hyundai ve Kia gibi markalarla yarışacak. Büyük ihtimalle kullanılan platformlar aynı olacak, ama Opel aksesuar çeşitliliği ve malzeme kalitesiyle Chevrolet'den daha üstün olacak. Belki bu vesileyle Camaro'yu da daha "kullanılabilir" motor seçenekleriyle Avrupa'da satışa sunarlar. Ford'un Avrupa için dizel motorlu Mustang üretme planları vardı, belki ona rakip olarak bir dizel Camaro gelebilir.
16 Temmuz 2011 Cumartesi
İçine Opel ruhu kaçmış Fiat Doblo: Opel Combo
Küçük ticari araçlar gitgide popülerliğini artırıyor. Bu tip araçlar önceden de vardı, ama şimdiki kadar çok kullanılmıyorlardı. İşte o zamanlarda Opel'in Corsa platformu üzerinde geliştirdiği Combo isimli bir hafif ticari aracı vardı. Daha sonra rakipleri aldı yürüdü, Combo ise geride kaldı ve unutuldu. Şimdi yeni bir Combo geliyor. Üstteki resimden de görebileceğiniz üzere yeni Combo aslında Opel logosu taşıyan bir Fiat Doblo. Bursa'daki Tofaş tesislerinde üretilecek. Motor ve şanzıman gibi teknik donanımları bile Fiat Doblo'yla aynı olan (yine Bursa'da üretilen ve Fiorino'yla aynı olan Peugeot ve Citroen modelleri kendi motorlarını kullanıyorlar) bu otomobilin Türkiye'de satılıp satılmayacağı henüz belli değil. Eğer satılırsa fazla tutacağını düşünmüyorum, çünkü Fiat daha geniş bir servis ağına sahip ve kullanım maliyeti açısından Opel'e göre avantajlı. Neyse, görelim bakalım yeni Combo tutunabilecek mi...
6 Aralık 2010 Pazartesi
Opel Antara yenilendi
Ülkemizde de sevilen Alman otomobil üreticisi Opel'in kompakt arazi aracı Antara küçük bir makyaj operasyonu geçirdi. Gerçi görünümde çok büyük farklar yok, ama Antara'nın motoru ve yürüyen aksamı modern rakipleriyle başa çıkabilmesi için güncellenmiş. Opel Antara Güney Kore'de Chevrolet Captiva ile birlikte üretiliyor, dolayısıyla bu iki model kardeş sayılıyor. Makyajlanmış Chevrolet Captiva geçtiğimiz günlerde ülkemizde satışa sunulmuştu, bu yüzden Antara'nın da güncellenmesi bekleniyordu. Bu güncellemeyle birlikte Opel Antara'nın dizel motoru güçlenmiş. Araçta kullanılan 2.2 litre hacmindeki dizel motorun 163 ve 184 beygir gücünde iki farklı versiyonu var. Tahminimce motor blokları aynıdır, ama turbolar ve hava filtreleri büyütülerek arada güç farkı yaratılmıştır. Ülkemize hangi versiyonun geleceği henüz bilinmiyor. Bu motorlar 6 ileri otomatik ve manuel şanzımanlarla birlikte satılacak. Düz şanzımanlı versiyonun ülkemizde satılacağını sanmıyorum. Bu tip araçlar Türkiye'de otomatik şanzımanla satılıyor genelde. Opel Antara'nın bir de 2.4 litre hacminde benzinli motora sahip versiyonu var. Bu motor 163 HP ile Antara motor ailesinin en zayıfı. Benzinli versiyonun da Türkiye'de satılacağını sanmıyorum, fiyat listelerine girse bile stoklarda bulunmayacaktır. Dizelden nefret eden, özellikle benzinli motora sahip bir Antara isteyenler bu modeli özel siparişle getirtebilirler. Bahsettiğim tüm motorlar ve şanzımanlar dört tekerlekten çekiş sistemi ile sunulacak. Önden çekişli versiyonlar da mevcut, ama ülkemizde pek tutulmayacaktır. Fiyatlar konusunda herhangi bir bilgi yok. Bakalım Opel Antara çoğu Uzak Doğu'lu olan rakipleriyle gireceği zorlu rekabetten başarıyla çıkabilecek mi...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)