bentley etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bentley etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Temmuz 2013 Çarşamba

Akademisyenler lüks arabaların kablosuz kilit kodunu kırdı, Volkswagen dava açtı (ve davayı kazandı)

Benim yazmaya vakit bulamadığım geçtiğimiz haftalarda çok şey oldu, ama maalesef onlara hemen geri dönemeyeceğim. Şimdi anlatacağım şey hem otomotiv, hem de teknoloji dünyasını ilgilendiriyor. İngiltere'nin Birmingham üniversitesinden Flavio Garcia ve Hollanda'nın Radboud üniversitesinden Roel Verdult ve Barış Ege (hemşerimiz olur) isimli bilim insanları Volkswagen grubunun lüks arabalarında kullanılan kilit sistemini, daha doğrusu arabanın kapı kilitlerinin uzaktan açılmasını sağlayan şifreli kablosuz sistemi devre dışı bırakmayı başardı. Bu yöntemle Audi, Porsche, Lamborghini ve Bentley markalı arabaların kapıları kolayca açılıyor. Hatta, bu arabaların çoğu anahtarsız çalıştırma özelliğine sahip olduğu için kapıları açan kod arabayı da çalıştırıyor. Bu yöntemi bilen birisi istediği Bentley veya Lamborghini'yi sanki sahibiymiş, anahtarı cebindeymiş gibi alıp götürebilir, alarm filan işe yaramaz.

Aslında kırılan sistem sadece VW grubu arabalarında kullanılmıyor. Megamos Crypto isimli sistemi tercih eden diğer markalar da var, ama en yaygın kullanan (ve birazdan anlatacağım üzere meseleyi sahiplenen) firma Volkswagen olduğu için sadece VW grubu markalarından bahsedilmiş. Neyse, bu bilimadamları önümüzdeki günlerde Washington'da düzenlenecek olan Usenix güvenlik sempozyumuna katılıp sistemi nasıl kırdıklarını anlatacaklardı. Tabi bu bilgilere erişebilen herhangi bir otomobil hırsızı hiç uğraşmadan Megamos sistemini kullanan arabaları çalabilir, bu da hem mevcut Audi, Porsche, Lamborghini ve Bentley kullanıcıları için sıkıntı verici olur, hem de ileride bu arabaları almak isteyenleri tedirgin eder. Volkswagen duruma hemen müdahale edip Hollanda'da Barış Ege ve Roel Veldurt'un sempozyuma katılmaması için dava açmış. Davayı kazanan Volkswagen üniversiteden ve bilimadamlarından bu bilgilerin dışarıya sızmayacağı konusunda güvence almış. İngiltere'deki bilimadamı da durumun ciddiyetini görüp sempozyuma gitmekten vazgeçmiş (veya birileri tarafından vazgeçirilmiş).

Herneyse, neticede kriz şimdilik çözülmüş durumda, lüks araba sahiplerinin endişelenmesine gerek yok. Yine de böyle birşeyin kolayca yapılabileceğini bilmek insanı daha dikkatli olmaya itiyor. Sonuçta cebimizde taşıdığımız araba anahtarları aslında kablosuz birer verici. Fabrika tarafından ayarlanmış şifreli bir sinyali arabaya gönderiyorlar, araba da kapılarını açıyor. Bu şifreyi çözebilen birisi arabaya kendi arabasıymış gibi kolayca girebilir. Dikkatli olmakta yarar var, gelecekte araba hırsızlığı camı kırarak veya kapıyı kanırtarak yapılmayacak.

14 Ağustos 2012 Salı

Bir efsanenin sonu: Maybach otomobillerinin satışı durduruldu

Mercedes-Benz ultra lüks markası Maybach'ın satışını dün itibariyle durdurdu. Maybach'ın satışlarının beklenen seviyede olmadığı ve üretiminin sonlandırılacağı zaten söyleniyordu, hatta bunun geçen yıl olacağı açıklanmıştı. Ancak Aston Martin ile işbirliği yapılması ihtimali yüzünden Maybach'ın "öldürülmesi" bir süreliğine ertelenmişti. İşbirliği planı da yatınca Mercedes fazla beklemedi ve Maybach üretimini bitirdi ve satışları durdurdu.

Maybach aslında neredeyse otomobilin tarihi kadar eski bir marka. Daimler firmasında mühendis olarak çalışan Wilhelm Maybach'ın 1907 yılında istifa ettikten sonra 1909 yılında kurduğu Maybach sadece otomobil değil, uçak motoru da üreten bir firmaydı. 1. Dünya Savaşı sırasında Alman ordusunun kullandığı zeplinler ve uçaklar için motor üreten Maybach 2. Dünya Savaşı döneminde de Alman tanklarının motorlarını geliştirip üretti. Savaşta yenilen Almanya'nın kötü durumdaki ekonomisi Maybach'ı da vurdu ve tarihi firma bir daha otomobil üretemedi. 1960 yılında Mercedes-Benz o yıllarda bir tabeladan ibaret kalmış olan Maybach'ı satın alıp bünyesine kattı. 1997 yılında Mercedes zaten lüks olan arabalarından daha da lüks ve özel bir konsept tanıttı. Bu konsept Tokyo'daki otomobil fuarında çok beğenilince Mercedes bu modeli Maybach ismiyle satmaya karar verdi ve tarihi Maybach markası diriltilmiş oldu.

Mercedes'in Maybach'ı diriltmesi aslında stratejik bir hamleydi. "Ultra lüks" segmentte Rolls Royce ve Bentley ile rekabet etmek istiyordu, ama bunu öyle "hepsine meydan okuyayım, herkesi geçeyim" hevesiyle istemiyordu. Rolls Royce'u BMW, Bentley'i de Volkswagen grubu almıştı. Rakipleri bu segmentte yarışırken Mercedes'in uzaktan bakması imkansızdı, o da yarışa girmeliydi. İşte Maybach böyle bir rekabet hissiyle diriltilmişti. Tabi herşey bu kadar basit değildi, arkasında lüks ve prestijin sembolü haline gelmiş Mercedes'in olması Maybach'ı bir anda popüler hale getirmeye yetmiyordu.

Ultra lüks otomobil (limuzin de diyebiliriz aslında) segmenti aşırı yüksek fiyatlar yüzünden çok az sayıda kişiye hitap ediyor. Pazar küçük ve üç firmaya birden yetmesi çok zor. Bir de Maybach'ın Mercedes'e aşırı benzeme sorunu vardı tabi. Rolls Royce'un sahibi BMW, ama hiçbir parçası aynı değil. Benzer şekilde Bentley de Volkswagen grubundaki hiçbir arabaya benzemiyor. Maybach modelleri ise fena halde Mercedes modellerini andırıyor. Hani logosu gözükmese Mercedes'in henüz tanıtmadığı yeni modeli zannedilmeleri kuvvetle muhtemel. Bu durum bizim gibi sıradan faniler için çok önemli olmasa da arabaya bir servet ödeyen kişileri rahatsız ediyor. Ultra lüks otomobil alanlar aldıkları arabanın tamamen kendine has olmasını istiyorlar. Bu yüzden Maybach - Mercedes benzerliği bir avantaj değil dezavantaj oldu ve firmanın sonunu getirdi. Üstteki fotoğrafta görülen hoş görünümlü Exelero konsepti de asla üretilemeden rafa kaldırıldı.

Neyse, neticede Maybach'ın şatafatlı ömrü kısa sürdü ve 1997'de diriltilen efsanevi markanın üretimine 2012'de son verildi. Dün itibariyle Maybach'ın kendi sitesinde tüm modellerin altında satışın durduğu yazıyordu. Ultra lüks otomobil piyasası tekrardan Rolls Royce ve Bentley'e kaldı, zaten Maybach asla büyük bir oyuncu olamamıştı. Mercedes bitirdiği Maybach'tan doğan açığı ekstra uzun şaseli S serisiyle (limuzin tarzı, çok uzun) dolduracak. Tabi yukarıda yazdığım sebeplerden dolayı o segmentin müşterileri Mercedes'i yine almayacaklar. Adam Mercedes değil farklı birşey almak istiyor, arabası farklı görünsün istiyor. O uzun S serisi de satmayacak, satılsa bile fiyatları indirmeleri gerekecek. Neyse, beni bağlamaz, Mercedes düşünsün.

13 Aralık 2010 Pazartesi

Klasik otomobilleri sevenler için özel mataralar

Üstte gördükleriniz klasik arabaların yedek parçaları değil. Gerçi kabul etmek lazım, çok benziyorlar. Nicholas Brawer isimli bir metal ustası klasik araba meraklıları için bu mataraları tasarlamış. Tabii ki araba kullanırken alkol almamak lazım, ama arabanın dışında böyle bir matarayla boğaz kuruluğunu gidermek çok havalı olacaktır. Sırasıyla Rolls Royce, Bugatti, Mercedes-Benz, Jaguar ve Bentley markalı arabaların klasik ön ızgaraları şeklindeki bu mataralar krom ve camdan yapılmış. Tek tek satılmıyorlar, bu beş matarayı birden satınalmak gerekiyor. Fiyatı belli değil, ama ucuz olmadıkları kesin. Yine de havalı, hem de çok havalı...

11 Kasım 2010 Perşembe

Alman mühendisliği buzlanmaya karşı - Volkswagen Low-E

Herkesin sevdiği firma Volkswagen sihirli bir kimyasal sayesinde arabaların camlarındaki buzlanma ve buğulanmayı durduracağını iddia ediyor. Otomotiv devinin mühendisleri Fraunhofer enstitüsünün (MP3 dönüştürmeyle uğraşanlara tanıdık gelmiştir bu isim) araştırmacılarıyla birlikte çalışarak otomobil camlarında buzlanmayı önleyecek (önleyemese de geciktirecek) bir kimyasal geliştirmiş. Bu kimyasal -17 dereceye kadar dayanabiliyormuş. Low-E isimli bu kimyasalın çalışma prensibi ise camı izole ederek arabanın içerisindeki ısının dışarı kaçmasını önlemek ve bu sayede camın sıcaklığının dış ortama göre daha yüksek olmasını sağlamak. Laboratuarda yapılan deneylerde başarılı sonuçlar veren Low-E'nin çözülmesi gereken bir sıkıntısı var maalesef. Bu kimyasalla (indium kalay oksit) kapnanan cam radyo sinyallerini geçirmiyor. Bu da arabanın içerisinde cep telefonları ve diğer kablosuz cihazlar dışarıyla bağlantı kuramayacak demek. Eğer bu sıkıntı da aşılırsa gelecekteki Volkswagen'ler (ve Volkswagen grubundaki diğer arabalar) buzlanmaya karşı daha dirençli olacak. Ülkemizin iklimi nispeten ılıman olduğundan dolayı bizim için buzlanma büyük bir sorun olmayabilir, ama kuzey ülkelerinin soğuk iklimlerinde camların buzlanması sürücüler için sıkıntı yaratabiliyor.

Volkswagen grubundan bahsetmişken kısa bir haberi de vereyim, içim rahatlasın. Chrysler'ın çoğunluk hissesini satın aldıktan sonra nakit sıkıntısına düşen Fiat grubu sahibi olduğu markalardan birini satmayı düşünüyormuş. Volkswagen ise marka satın alarak büyüme stratejisini devam ettirmek peşindeymiş, üstelik yeterli finansal kaynakları da mevcutmuş. Haber henüz dedikodu kıvamında olduğu için rakamlar ve markalar belli değil, ama Ferrari veya Alfa Romeo yakında Volkswagen grubuna katılabilir. Bu markalar fiat grubunun en az kazanç sağlayan markaları olduğu için satış listesinde ilk sıraları alacaklardır. Alfa Romeo için birşey diyemem, ama şemsiyesi altında Lamborghini, Bugatti, Porsche, Bentley ve Audi gibi spor - lüks araba markalarını bulunduran Volkswagen'in Ferrari'yi de alarak lüks segmentin tartışmasız lideri olması mümkün. Henüz resmi açıklama yok, o yüzden bunlar sadece dedikodudan ibaret olabilir. Bekleyip göreceğiz.

1 Kasım 2010 Pazartesi

Bentley müşterilerini giydiriyor

İngiltere kökenli lüks (hatta aşırı lüks) otomobil üreticisi Bentley'in ABD ve Kanada'da dağıtımını yapan firma yeni bir promosyon kampanyasına başlamış. Bundan böyle Kuzey Amerika'da bir Bentley satın alan herkese ünlü giyim firması Astor & Black tarafından özel bir takım elbise dikilecekmiş. Sizin gibi ben de merak edip araştırdım, Astor & Black bizim terzilik olarak bildiğimiz mesleği kurumsallaştıran ve ünlülerin sıklıkla tercih ettiği bir giyim markasıymış. Biz henüz hazır tekstili aşamadığımız için böyle şeyleri bilemiyoruz tabi... Takım elbisenin yanında el yapımı bir kravat ve kişiye özel dikilmiş bir gömlek te müşteriye hediye edilecekmiş. Bentley müşterilerinin arabanın yanında gelecek hediyelerle pek ilgileneceğini sanmıyorum, ama yine de ince düşünülmüş ve güzel bir detay olmuş.