Geçtiğimiz günlerde sizlere Toyota'nın "süper sedan" modeli TMG Sports 650'den bahsetmiştim. Başta BMW M5 olmak üzere Alman premium markalarının fabrikada modifiye edilmiş ekstra güçlü sedan modellerine rakip olan TMG Sports 650'ye bu mücadelede Jaguar XFR-S de eşlik edecek. Jaguar'ın E sınıfı sedan modeli XF'in güçlendirilmiş ve sportifleştirilmiş bir versiyonu olan XFR-S'in kaputunun altında 5.0 litrelik bir V8 motor var. Kompresörle beslenen bu motor tam 550HP güç ve 680Nm tork üretiyor. Bu sayede bu iri Jaguar 100KM/S hıza sadece 4.4 saniyede çıkabiliyor.
Tabi bir arabayı "süper sedan" yapmak için güçlü bir motor yetmiyor. Jaguar tasarımcıları XF'in zaten sportif görünen tamponlarının yerine daha çok coupe modellerinde gördüğümüz tarzda tamponlar tasarlamışlar. Ön tamponda büyük hava girişleri var, arkada da güçlü bir difüzör tamponun altında yerini almış. Dört çıkışlı egzost sistemi de arabanın güçlü motoruna vurgu yapıyor. Süspansiyonu %30 oranında sertleştirilen XFR-S konfor odaklı bir aile arabası olmaktan çıkmış, pistte kullanılabilecek bir performans makinesine dönüşmüş. Önümüzdeki yıl piyasaya çıkması beklenen Jaguar XFR-S'in fiyatı henüz açıklanmadı. Hoş, açıklansa ne olur, zaten Türkiye'ye hiç gelmeyecek. Yine de Jaguar'ın kendini toparlaması ve rekabeti kızıştırması sevindirici bir durum. BMW M5 ve Audi S6 gibi ekstra güçlü sedanlar artık eskisi kadar rahat değiller, Jaguar da tıpkı Toyota gibi bu segmente gözünü dikti. Hele yeni M5'in hoparlörden motor sesi verme rezilliğinden sonra daha çok kullanıcı Jaguar ve TMG'yi tercih ederse şaşmamak lazım.
jaguar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
jaguar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
29 Kasım 2012 Perşembe
BMW M5'e bir rakip de İngiltere'den: 2014 Jaguar XFR-S
20 Haziran 2012 Çarşamba
Renault yeni markalarıyla lüks ve spor otomobil pazarlarına girecek
Fransız otomobil üreticisi Renault bugüne kadar hep orta ve alt sınıf arabalar üretmişti. Arada birkaç lüks otomobil denemesi olsa da pek başarılı olamamıştı. Görünüşe göre Renault bu sefer öyle tek modellik denemelerle yetinmeyecek, pahalı arabaları sevenler için yeni markalar (ve o markalarla satılacak birsürü yeni araba) yaratacak. Bloomberg sitesinin haberine göre bu markalardan ilki Alpine olacak. Alpine sadece spor arabalar üretecek, egzotik araba pazarında Porsche, Ferrari, Lamborghini gibi markalarla rekabet etmeye çalışacak. Ne kadar başarılı olabilir bilemeyiz, ama iyi tasarımlar yaparlarsa ve bu tasarımları güçlü motorlarla desteklerlerse başarılı olmamaları için sebep yok. Renault'nun diğer üst sınıf markası ise Initiale Paris olacak. Bu ilginç isimli marka da premium segmentte lüks otomobiller üretecek. Haliyle Mercedes, Audi, BMW ve Jaguar gibi markalara kafa tutacak. Renault'nun ortağı olan Nissan'ın Infiniti sayesinde bu segmentte bolca tecrübesi var. Bu tecrübe sayesinde belki iyi bir başlangıç yapabilirler. Tabi bunlar şimdilik sadece söylenti, Renault yetkilileri tarafından yapılmış resmi bir açıklama yok ortada. Yine de Renault'nun üst sınıfa hitap eden alt markalarla büyümesi oldukça mantıklı görünüyor. Sonuçta bu akımı Volkswagen başlatmıştı (Audi ile), daha sonra da Japon ve Amerikalı üreticiler aynı taktiği başarıyla uygulamıştı. Renault biraz geç kalmış olabilir, ama hiç yapmamalarından iyidir.
6 Mart 2011 Pazar
Jaguar E-Type geri dönüyor (ama sınırlı sayıda)
İsveçli tasarım firması Visualtech üstteki resimde gördüğünüz arabayı tasarlayıp otomotiv meraklılarına sunmuştu. Bu tasarımın özelliği 50 sene önce piyasaya çıkan efsanevi spor otomobil Jaguar E-Type'ın yeniden doğmuş hali olması. Jaguar bu modeli yeniden üretmiyor, ama Visualtech meraklılar için yeni bir E-Type tasarlamış. Meraklıları üzen tek şey ise bu arabanın üretilmeyecek olmasıydı. Sonuçta Jaguar kendi spor otomobillerini üretmekle meşgul, efsaneyi canlandırmakla da ilgilenmiyor. Yüksek talep Visualtech'i cesaretlendirmiş olacak ki, tasarımcılığı aşıp üreticiliğe soyunmuşlar ve Growler E ismini verdikleri üstteki arabayı üretmeye karar vermişler. Tabi bu üretim sipariş üzerine ve sınırlı sayıda olacak. Üretim konusunda Visualtech'e Steyr ve Valmet firmaları destek verecek. Arabanın motoru Jaguar'dan gelecek, 5.0 litre hacminde ve 600hp gücünde olacak. Gövdesi kompozit malzemeden üretilecek, bu malzeme karbon fiber bir iskelete bağlanacak. Kısacası, yeni E-Type herşeyiyle atasının şanına yakışır bir araba olacak. Bu herşeyin içine fiyat ta dahil tabi. Üretim miktarına göre değişecek olan fiyatın otomobil başına 700,000$'dan başlayacağı düşünülüyor. Tabi bu fiyat üretim miktarının yüksek olması durumunda geçerli, arabadan sadece birkaç tane üretilirse fiyat bunun iki katına çıkacak. Umarım Jaguar'ın aklı başına gelir de böyle güzel bir tasarımı havada bırakmaz. E-Type'ı caddelerde görmek (ama şimdilik sadece görmek) güzel olurdu.
3 Mart 2011 Perşembe
Jaguar orta sınıfa Bertone desteğiyle dönüyor: B99 Bertone Concept
Hintli (alışması zor, ama elden birşey gelmez) lüks otomobil üreticisi Jaguar'ın X-Type ile orta sınıftaki pazara tutunma girişimi başarısız olunca o yıllarda hala İngiliz olan firma bu sınıfı birkaç seneliğine boş bırakma kararı almıştı. X-Type uzaktan güzel görünüyordu, ama kullanışsız kabini, eski teknolojisi ve küçük bagajıyla rakiplerinin (Audi A4, BMW 3 serisi, Mercedes C serisi) oldukça gerisinde kalmıştı. Genelde çalışkan bir ulus olan Hintli'ler Jaguar'ı satın aldıktan sonra firmayı İngiliz durağanlığından çıkarıp her sınıfta rekabet edebilecek güçlü bir lüks markası haline getirmeye karar verdiler. Önce Jaguar markalı arazi aracıyla ilgili dedikodular geldi. Daha sonra Jaguar'ın Mercedes CL'ye rakip bir büyük coupe üreteceği söylendi. Bunlar sadece ağızdan ağıza gezen söylentilerdi, ortada bir tasarım veya yazılı bildiri yoktu. Bu sefer ise durum biraz farklı.
Cenevre otomobil fuarında sergilenen Jaguar B99 efsanevi markanın orta lüks sınıfına dönüşünü sağlayacak olan model. Üstte ve altta resimlerini gördüğünüz bu keskin bakışlı araba ünlü otomobil tasarımcısı Bertone'nin stüdyosundan çıkmış. Jaguar'ın sportif çizgilerine sadık kalan B99 tek kapılı gibi görünen bir dört kapılı sedan. Arka kapılar geriye doğru açılıyor, kapı kolları da ön kapı kollarının devamı gibi gözüküyor. Bu konseptin isminin de tasarımcı firma için özel bir anlamı var. 2011 yılı Bertone'nin 99. yılı, B99 ismi de Bertone'nin 99. yılını temsil etmek için seçilmiş bir isim. Jaguar B99'un fuarda sergilenen modeli hibrit teknolojisine sahip. İki adet elektrik motoru ve küçük bir benzinli motor sayesinde fazla yakıt tüketmeden yüksek performans elde ediliyor. B99 şimdilik sadece bir konsept, piyasaya çıkmadan önce mutlaka bazı tasarım değişikliklerine maruz kalacaktır. Yine de eğer sportif hatlar ve keskin bakışlı farlar korunursa B99 X-Type'ın uğradığı hezimetten kurtulabilir.
Cenevre otomobil fuarında sergilenen Jaguar B99 efsanevi markanın orta lüks sınıfına dönüşünü sağlayacak olan model. Üstte ve altta resimlerini gördüğünüz bu keskin bakışlı araba ünlü otomobil tasarımcısı Bertone'nin stüdyosundan çıkmış. Jaguar'ın sportif çizgilerine sadık kalan B99 tek kapılı gibi görünen bir dört kapılı sedan. Arka kapılar geriye doğru açılıyor, kapı kolları da ön kapı kollarının devamı gibi gözüküyor. Bu konseptin isminin de tasarımcı firma için özel bir anlamı var. 2011 yılı Bertone'nin 99. yılı, B99 ismi de Bertone'nin 99. yılını temsil etmek için seçilmiş bir isim. Jaguar B99'un fuarda sergilenen modeli hibrit teknolojisine sahip. İki adet elektrik motoru ve küçük bir benzinli motor sayesinde fazla yakıt tüketmeden yüksek performans elde ediliyor. B99 şimdilik sadece bir konsept, piyasaya çıkmadan önce mutlaka bazı tasarım değişikliklerine maruz kalacaktır. Yine de eğer sportif hatlar ve keskin bakışlı farlar korunursa B99 X-Type'ın uğradığı hezimetten kurtulabilir.
10 Ocak 2011 Pazartesi
John Lennon'ın ilk arabası Ferrari 330 GT satışa çıkarıldı
Müzikle biraz ilgilenmiş olup (gerçek müzikten bahsediyorum, sentetik olanından değil) Beatles grubunu duymayan yoktur sanırım. Beatles nesiller önce dağılıp gitti, ama şarkıları hala satış rekorları kırıyor. Bu yüzden de tüm müzik otoriteleri Beatles'ı "dünyanın gelmiş geçmiş en iyi müzik grubu" olarak tanımlıyor. İşte o Beatles grubunun üyelerinden olan meşhur şarkıcı ve besteci John Lennon (kendisi de ayrıca Beatles kadar meşhurdur) ehliyetini herkes gibi 18 yaşında değil, 25 yaşında almış. O ehliyetini aldığında (yani 1965 senesinde) Beatles dünyanın en popüler müzik grubuymuş, haliyle John Lennon da dünyanın en popüler müzisyenlerindenmiş. Kısacası, ehliyetini aldığında John Lennon'ın çok parası varmış. Haliyle bu ehliyet meselesini duyan araba satıcıları rock'n roll yıldızının kendilerine gelmesini beklememişler, en güzel arabalarını alıp John Lennon'ın Kenwood'daki evine gitmişler. Aston Martin, Maserati ve Jaguar gibi otomobillerin arasından John Lennon yukarıdaki resimde görülen mavi Ferrari 330 GT'yi seçmiş. 1965 model olan araba 2+2 oturma düzenine sahip, o zamanki fiyatı da 2000£ civarındaymış. Enflasyon hesabı yapmaya başlayabilirsiniz, çünkü 2000£ şu anda 5000TL civarına denk geliyor. 5000TL'ye bugün Ferrari'nin jantı bile alınmaz, ama o zamanlar komplesi alınıyormuş. Hayat gün geçtikçe pahalanıyor işte...
Neyse, konuya dönelim. Ünlü kişilerin kullandıkları arabaları alıp satan Bonhams firması bu Ferrari'yi 5 Şubat'ta Paris'te bir müzayedede satışa çıkarıyor. Satış fiyatının 120,000€ ile 170,000€ arasında olması bekleniyor. Daha fazla bile edebilir, çünkü John Lennon'ın yüzdüğü havuzun suyunu şişelenmiş halde satın alan insanlar var. Şaka değil, gerçekten var. John Lennon bu arabadan sonra bir Rolls Royce ve bir Mini satın almış, ama ilk arabası olduğu için bu Ferrari'nin Lennon hayranlarının kalbinde ayrı bir yeri varmış. Buradan çıkarılacak anlam şudur sayın okurlar: Imagine gibi şarkılar yazarak kendini dünya barışına, kardeşliğe, çevreye adamış gibi görünen bir kişi bile parayı buldu mu lüks ve hızlı arabalara dayanamıyor. Çıkarılacak diğer sonuç ise şu: John Lennon hem arabadan anlıyormuş, hem de ağzının tadını biliyormuş.
Neyse, konuya dönelim. Ünlü kişilerin kullandıkları arabaları alıp satan Bonhams firması bu Ferrari'yi 5 Şubat'ta Paris'te bir müzayedede satışa çıkarıyor. Satış fiyatının 120,000€ ile 170,000€ arasında olması bekleniyor. Daha fazla bile edebilir, çünkü John Lennon'ın yüzdüğü havuzun suyunu şişelenmiş halde satın alan insanlar var. Şaka değil, gerçekten var. John Lennon bu arabadan sonra bir Rolls Royce ve bir Mini satın almış, ama ilk arabası olduğu için bu Ferrari'nin Lennon hayranlarının kalbinde ayrı bir yeri varmış. Buradan çıkarılacak anlam şudur sayın okurlar: Imagine gibi şarkılar yazarak kendini dünya barışına, kardeşliğe, çevreye adamış gibi görünen bir kişi bile parayı buldu mu lüks ve hızlı arabalara dayanamıyor. Çıkarılacak diğer sonuç ise şu: John Lennon hem arabadan anlıyormuş, hem de ağzının tadını biliyormuş.
Etiketler:
araba,
aston martin,
Beatles,
ferrari,
jaguar,
John Lennon,
maserati,
müzik
13 Aralık 2010 Pazartesi
Klasik otomobilleri sevenler için özel mataralar
Üstte gördükleriniz klasik arabaların yedek parçaları değil. Gerçi kabul etmek lazım, çok benziyorlar. Nicholas Brawer isimli bir metal ustası klasik araba meraklıları için bu mataraları tasarlamış. Tabii ki araba kullanırken alkol almamak lazım, ama arabanın dışında böyle bir matarayla boğaz kuruluğunu gidermek çok havalı olacaktır. Sırasıyla Rolls Royce, Bugatti, Mercedes-Benz, Jaguar ve Bentley markalı arabaların klasik ön ızgaraları şeklindeki bu mataralar krom ve camdan yapılmış. Tek tek satılmıyorlar, bu beş matarayı birden satınalmak gerekiyor. Fiyatı belli değil, ama ucuz olmadıkları kesin. Yine de havalı, hem de çok havalı...
19 Ağustos 2010 Perşembe
Zırjlı güzellik: Jaguar XJ Sentinel
Yukarıdaki resimde gördüğünüz araba bir Jaguar XJ. Yeni bir model değil, bir süredir satılıyor zaten. Şimdi ondan bahsetmemin sebebi, artık zırhlı bir modelinin olması. Korkunun ecele faydası yok, ama saldırılara hazırlıklı olmak lazım. XJ Sentinel'in zırhı B7 seviyesinde balistik korumaya sahip. Bu da her tür ateşli silah mermisini engellediği gibi makul büyüklükteki (nasıl oluyorsa?) patlamalardan da etkilenmediği anlamına geliyor. Tüm zırhlı araçlar gibi XJ Sentinel de biraz ağır. 3300 kilogramlık bu metal yığını 5 litrelik, 385 beygir gücünde bir motor sayesinde hareket ediyor. Çok hızlı gittiği söylenemez, 100 KM/s hıza çıkması 10 saniyeye yakın sürüyor. Aracın frenleri ve süspansiyon sistemi güçlendirilmiş, böylece çok ağır olmasına rağmen gerektiğinde rahatlıkla duruyor. Fiyatı henüz belli değil, satışlarına ise Moskova'daki otomobil fuarındaki tanıtımdan sonra başlanacak.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)