ipad etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ipad etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Haziran 2013 Pazartesi

Apple iOS 7 duyuruldu


 Apple bugün düzenlenen WWDC konferansında birçok yeni ürünle birlikte iOS 7'yi de duyurdu. O birçok yeni ürünün hepsinden bahsetmeye kalkarsam yazmakla bitmez, o yüzden fazla üzerine gitmiyorum. Yeni MacBook'lar ve yeni OS X işletim sistemi (Mavericks) duyuruldu mesela. Neyse, biz iOS'a dönelim.


iOS 7'de eskisine göre ilk göze çarpan fark arayüzde. Popüler mobil işletim sisteminin arayüz tasarımında radikal bir değişikliğe gidilmiş. İkonlar elden geçirilmiş, arayüz sadeleştirilmiş, neredeyse tüm ekranlar baştan tasarlanmış. Daha aydınlık ve renkli bir arayüz yaratılmış, güzel olmuş. Tim Cook'a göre iOS 7 mevcut versiyona göre daha az pil tüketiyor ve daha hızlı çalışıyor. Arayüz basitleştiği için performansın artacağı iddiasına katılıyorum, ama yine de bizzat denemeden birşey dememek lazım. Çok fazla detay var, bunların hepsi de öyle çok önemli şeyler değil, ama görünüşe göre iOS 7 gerçekten güzel bir işletim sistemi olmuş. Tarihi kesinleşmese de sonbaharda kullanıma sunulacağı söyleniyor. Büyük ihtimalle yeni iPhone modelinin çıkması beklenecek. O zamana kadar biz de fotoğraflarına bakabileceğiz sadece.


6 Şubat 2013 Çarşamba

iOS 6.1'in içinden çıkan gizli ikonlar - Apple'a internet radyosu mu geliyor?

Normalde Apple'ın mobil işletim sistemi iOS'un dosya yapısını görmek imkansızdır, ama jailbreak sayesinde Apple'ın izin vermediği şeyler de yapılabiliyor. Geçtiğimiz günlerde kullanıcılara sunulan iOS 6.1 de birkaç gün içinde jailbreak ile tanıştı. Bu zaten alışıldık birşey, ama jailbreak işlemi sırasında iPad'in müzik uygulamasının dosyaları arasında henüz bizim cihazlarımızda gözükmeyen iki ikon farkedilmiş. 9to5mac sitesinin haberine göre radyo vericisi şeklindeki bu ikonların dosya isimlerinin içerisinde satın alma anlamına gelen "buy" kelimesi de var. Geçen sene bazı kaynaklar Apple'ın kendi internet radyo servisini (Pandora veya Spotify gibi) kuracağını yazmışlardı, tarih olarak da 2013'ü işaret etmişlerdi. İkonlar iOS 6.1'e eklendiyse yakında aktif hale gelme ihtimalleri çok yüksek, belki 6.1.1 versiyonunda internet radyosu hizmeti iOS kullanan cihazlarda kullanılmaya başlanabilir. Dosya isimlerindeki "buy" kelimesi radyo istasyonlarının (en azından bazılarının) ücretli olabileceğini veya çalan şarkıyı satın alma seçeneğinin de sunulacağını gösteriyor, ama tabi bu da henüz belli değil. Apple geliştirdiği bazı özellikleri iOS işletim sistemine entegre ediyor, ama tam düzgün çalışır hale getirmeden aktifleştirmiyor. Geçtiğimiz yıl da benzer şekilde iOS 5'in içindeki gizli panorama özelliği keşfedilmişti, ama bu özellik iOS 6'da aktif hale gelmişti.

1 Şubat 2013 Cuma

Ucuz iPhone söylentileri hortladı - iPod Touch benzeri ucuz iPhone gelebilir

Senelerdir dönen bir dedikodudur bu, ara sıra Apple'ın daha ucuz bir iPhone modeli hazırladığına dair söylentiler çıkar. Sonra böyle bir cihaz tanıtılmaz tabi, ama herkes yeni iPhone modeline odaklandığı için söylentiler unutulur. Özellikle iPhone almak isteyip de alamayanlar çok umutlanır bu dedikodularla. Neyse, bu sefer "ucuz iPhone" söylentilerinin kaynağı daha önce Apple'la ilgili pekçok yeni ürünü doğru tahmin etmiş olan, firma içinde sağlam kaynakları bulunan Jeremy Horowitz. Üstelik, bu sefer söylentiler biraz daha mantıklı.

Jeremy Horowitz'e göre Apple gelişmekte olan pazarlar için (Türkiye de gelişmekte olan bir ülke, bu yüzden biz de o gruba giriyoruz) daha uygun fiyatlı bir iPhone hazırlıyor. Apple uygun fiyatlı ürünler yapmayı pek sevmez, maliyeti düşürmek için ürünlerinin becerilerinden kısmak Apple'a göre değildir. Bahsi geçen "ucuz iPhone" ise öyle fazla kırpılmış bir cihaz olmayacak. Jeremy Horowitz'in kaynaklarına göre bu cihaz iPhone 5'te de kullanılan 1136x640 piksel çözünürlüklü "uzun" ekrana sahip olacak. Normal iPhone'un kasası aluminyum ve camdan oluşuyor, ucuz iPhone ise plastik kasayla gelecek. Tasarımı da daha sade olacak, 5. nesil iPod Touch'ın tasarımına benzeyecek. Bunlar çok önemli detaylar değil aslında, çünkü etrafımdaki iPhone kullanıcılarının neredeyse hepsi telefonlarını koruyucu kapakla kullanıyorlar. Kapak takıldıktan sonra kasanın camdan veya plastikten üretilmesi pek fark yaratmaz. Ucuz iPhone piyasaya sürüldüğü zaman güncel olan iPhone modeline göre (iPhone 5S veya iPhone 6, artık ismi ne olursa) biraz daha yavaş bir işlemciye sahip olacak, ama öyle çok da zayıf olmayacak. LTE gibi çoğu ülkede kullanılmayan iletişim standartları da desteklenmeyecek. En önemli detay ise ürünün satılacağı piyasalarla ilgili: ucuz iPhone Kuzey Amerika ve Batı Avrupa gibi gelişmiş ülkelerden oluşan pazarlarda satılmayacak. Önceki iPhone modelleri bu pazarlarda zaten çok uygun fiyatla satılıyor, hatta iPhone 4 şu anda kontratla ücretsiz veriliyor. Gelişmekte olan ülkelerde ise kontrat sistemi batı ülkelerindeki kadar yaygın değil, bu yüzden 2 sene önceki iPhone bile pahalıya geliyor. Apple'ın ucuz iPhone'u (tabi eğer gerçekse) işte bu ülkelerde satılacak, böylece iPhone (ve iOS ekosistemi) daha da yaygınlaşacak.

Eğer Steve Jobs hayatta olsaydı ben buna asla inanmazdım, ama Tim Cook tabuları yıkıyor. iPad Mini de geçen sene "kesinlikle olmaz, Steve Jobs küçük tabletlere karşı olduğunu söyledi" gibi ifadelerle anılan bir cihazdı, şimdi raflarda görüyoruz hergün. Bu yüzden iPhone'un ucuz versiyonu da gerçek olabilir, en azından Apple büyük pazarlardaki prestijini düşürmeden gelişmekte olan ülkelerdeki yaygınlığını arttırmak için böyle bir yöntem seçebilir.

Dünyanın en pahalı minibüsü - 292,000$'lık Mercedes Sprinter

Ticari araçların içlerinin yeniden dekore edilerek "VİP aracı" haline getirilmeleri ülkemizde çok popüler, hatta bu konuda çok ilerlemiş, başarılı firmalarımız var. Yine de bizdeki firmaların da bir sınırı var, bu yazıda bahsedeceğim araç "sınırlara pek takılmadan" hazırlanmış.

Bu fotoğraflar bir Mercedes Sprinter minibüsün içine ait. Normalde jantları haricinde normal bir Sprinter'dan farkı olmayan aracın iç kısmı ancak ultra lüks araçlarda görebileceğimiz malzemelerle döşenmiş. Buradaki "ultra lüks" kavramına dikkat, Mercedes, BMW, Audi gibi premium araçlardan bahsetmiyorum. Bu Sprinter'ın içinde kullanılan malzemeler Bentley veya Rolls Royce gibi araçlarda kullanılan cinsten.

Lexani Motorcars isimli firma Sprinter'ın uzun kasasından faydalanarak iç mekanı iki ana bölmeye ayırmış. Öndeki bölme (ilk iki fotoğrafta görüldüğü gibi) dört kişilik bir oturma odası formunda. Koltuklar uçakların business class bölümünde kullanılanlarla aynı. Etrafta durvarlara gömülmüş iPad'ler ve minibar hemen dikkat çekiyor, ama asıl farklılık kullanılan malzemelerde. Aracın iç mekanının tamamı ahşap ve deriyle kaplı. Deri de, ahşap da özel olarak seçilmiş, öyle alelade malzemeler kullanılmamış. Dolap kapakları gibi metal parçaların tamamı 24 ayar altınla kaplanmış. Arka kısımda ise küçük bir yatak odası mevcut. Buraya da iki kişilik bir yatak ve karşısına 46" büyüklüğünde bir televizyon yerleştirilmiş. Araçtaki ses sistemi 1,000 watt gücünde ve Alpine tarafından üretilmiş. Lexani Motorcars bu aracı 292,000$'a satıyor. Ben genelde ticari araçların içine televizyon filan takılıp lüks araba niyetine kullanılmaları fikrine soğuk bakarım (hatta gıcık olurum), ama Lexani'nin Sprinter'ı gerçekten güzel olmuş.


15 Ocak 2013 Salı

Yaptığınız robotu telefonunuzla yönetin - Lego Mindstorms EV3

Hepimizin en sevdiği oyuncak olan Lego geçtiğimiz günlerde düzenlenen CES fuarında bu yıl piyasaya süreceği yeni Mindstorms robotik setlerini tanıttı. Mindstorms EV isimli seride 17 farklı set var, ama hepsinin ortak özelliği diğer elektronik cihazlarla iletişime geçebilmeleri. Şöyle ki; Mindstorms EV3 setleriyla yapılan robotlardaki elektronik kontrol birimi (Lego buna "akıllı tuğla" diyor) Bluetooth ve WiFi üzerinden akıllı telefonlar veya tabletlerle iletişim kurabiliyor. Böylece telefona veya tablete kurulan bir yazılımla robot uzaktan yönetilebiliyor, hatta robot evdeki kablosuz router ile eşleştirildiğinde evin dışındayken bile robota komut göndermek mümkün oluyor. Lego Mindstorms EV3'ün kontrol birimi şimdilik sadece iOS ve Android ile uyumlu, ama ileride diğer platformlara uyumlu yazılımlar da geliştirilebilir. Yeni setler 2013'ün ikinci yarısında çıkacak, ama ülkemize ne zaman geleceği henüz belli değil. Mindstorms EV3'ün bağlantı yeteneklerini göstermese de diğer yeteneklerini aşağıdaki videoda izleyebilirsiniz.

22 Kasım 2012 Perşembe

Yaratıcılıkta sınır tanımayanlara evde robot yapma kiti: ATOMS Express

Lego'dan hareketli şeyler yapmayı veya robotları seviyorsanız bu anlatacağım şeyi çok seveceksiniz. Bir Kickstarter projesi olan ATOMS Express aslında bir oyuncak. Tabi her oyuncakla çocuklar oynayacak diye bir kural yok, bu herkese hitap eden bir oyuncak. ATOMS Express normalde "durağan" olan tasarımlara hareket ve etkileşim yetenekleri kazandırıyor. Şöyle ki, birbirine kolayca bağlanan modülleri sayesinde (yandaki resimde görülen küçük kutular) Lego'dan veya başka malzemelerden yapılan robotlara dışarıdan yönetilebilen motorlar eklenebiliyor, veya sensörler bağlanarak ortam şartlarına göre davranması sağlanabiliyor. ATOMS Express'i tasarlayan kişi aynı zamanda ilk iPod Touch'ın da tasarımcısı olan Michael Rosenblatt. Haliyle bu proje de iOS ile gayet uyumlu. Örneğin, ATOMS Express ile iOS kontrol modülü sayesinde iPhone, iPad veya iPod Touch ile yönetilebilen uzaktan kumandalı robotlar yapılabiliyor. Dahası, ışık sensörleri gibi eklentilerle sadece karanlıkta hareket eden veya ışığa tepki veren mekanizmalar tasarlanabiliyor. Olanaklar sınırsız yani, bundan sonrası kişinin yaratıcılığına kalmış. Lego ile tamamen uyumlu olan ATOMS Express farklı setler halinde satılacak. Şu anda ürünün Kickstarter sayfasında en küçük set 50$ fiyatla satılıyor. Setler büyüdükçe fiyat artıyor. Sayfada bu en küçük setin seri üretime geçildiğinde mağazalarda 70$'a satılacağı söyleniyor. Bu harika setle ilgili daha fazla şey öğrenmek istiyorsanız aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

20 Kasım 2012 Salı

iPad'in sesinden memnun olmayanlara özel kılıf: ORA

Son birkaç yılın en popüler teknolojik cihazlarından olan iPad'i çoğu kişi kusursuz buluyor, ama piyasanın en popüler tabletinin önemli bir kusuru var. iPad'in hoparlörleri çok zayıf ve stereo ses veremiyorlar. Cihazın arkasındaki hoparlörler aslında sesi iPad'i kullanan kişiye doğru vermek yerine arkaya doğru veriyorlar. Hoparlörlerin gücü de pek yüksek değil, bu yüzden bazen cihazdan gelen sesleri duymak zor olabiliyor. Bir grup amatör tasarımcı bu sorunu halledebilecek özel bir kılıf geliştirmiş. ORA isimli bu kılıf aslında bir çerçeveye benziyor. Kolayca açılan vidalarla ön kapağı sökülüyor ve iPad çerçevenin içine yerleştiriliyor. Çerçevenin içerisine öne bakan sekiz tane hoparlör, bunları besleyecek bir amfi ve gücü sağlayacak bir batarya yerleştirilmiş. Evet, ORA iPad'i biraz daha geniş ve kalın hale getiriyor, ama aynı zamanda iPad'in çok daha kaliteli ses vermesini sağlıyor ve pil ömrünü arttırıyor. 30 pinli klasik USB bağlantısı üzerinden çalıştığı için sadece iPad 2 ve yeni iPad (en yeni olan değil ama, en yeniden bir önceki yeni) ile kullanılabilen ORA farklı renklerde (siyah ve beyaz) alınabiliyor. Cihazın üzerinde bir de Apple'ın Smart Cover kapaklarına benzeyen kapak var. Bu kapak istendiğinde üstteki fotoğraftaki gibi katlanarak masa desteğine dönüşebiliyor. Özellikle iPad'inde film izlemeyi sevenlerin hoşuna gidecek olan ORA şimdilik sadece bir Kickstarter projesi. Projeye 99$ veya daha fazla yatıranlara bir adet yollanacak. Tabi bu "ön ödemeli" indirimli fiyat, ORA piyasaya çıktığında biraz daha pahalı olacak. Açıkçası bir kılıf için bu fiyat biraz yüksek, ama ORA diğer kılıflara göre çok daha fonksiyonel. Pil ömrünü arttıran diğer kılıfların da zaten ucuz olmadıklarını ve cihazı kalınlaştırdıklarını düşünürsek, ORA çok da mantıksız görünmüyor. Projenin Kickstarter'daki sayfasını ziyaret etmek isterseniz şuraya tıklayabilirsiniz. ORA'yı daha detaylı görmek isteyenler de aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

8 Kasım 2012 Perşembe

iPad Mini ile araba konsolunda tablet entegrasyonu

Biz burada yazmadık ama siz elbet duymuşdunuzdur, Apple sonunda ısrarlara dayanamayıp 7.9" ekran büyüklüğüne sahip iPad Mini'yi piyasaya sürdü. Bu yavru iPad makul büyüklüğü sayesinde büyük modellerin giremediği yerlere de girebiliyorlar. Soundwaves of Tampa isimli firma iPad Mini'yi bir Toyota Corolla'nın ön konsoluna eklemiş. Arabanın radyo kısmı tamamen sökülmüş, onun yerini iPad Mini almış. Neredeyse tüm işlemler iPad'in dokunmatik ekranı üzerinden yapılıyor. Hem normal radyolar, hem de internet üzerinden yayın yapan radyo kanalları dinlenebiliyor. Film izlemek veya iPad'in içine yüklenen şarkıları dinlemek de mümkün tabi. Anlayacağınız, bir iPad Mini ile ne yapılıyorsa (Angry Birds oynamak da dahil) bununla da aynıları yapılıyor. Soundwaves of Tampa çalışanları iPad'ini arabada bırakmak istemeyenler için de güzel bir sistem hazırlamışlar. iPad Mini arabanın üzerinde sabit kalmıyor, istendiğinde yan taraftan çıkartılabiliyor. Bence çok hoş olmuş, ama ses kontrolünün ayrı bir üniteyle yapılması biraz garip kaçmış. En azından daha küçük bir ünite daha iyi biryere koyulabilirdi. Yine de fena değil tabi. Soundwaves of Tampa bu sistemi 800$ karşılığında kuruyor, tabi bu fiyat arabaya göre değişebiliyor. Fiyata iPad Mini dahil değil. Bu tip şeylere özenen bir millet olduğumuz için benzer uygulamaları yakında memleketimizde de görebiliriz. iPad Mini'nin Toyota Corolla'nın konsoluna nasıl entegre edildiğini aşağıdaki videoda izleyebilirsiniz.

8 Ekim 2012 Pazartesi

Apple kendini bozuyor gibi - iPad ailesi kalabalıklaşıyor

Apple mobil cihazlar konusunda katı bir politikaya sahiptir: Her segmentte sadece tek bir ürünü bulunur. Küçüğü, büyüğü, hızlısı, yavaşı filan olmaz. Kapasiteleri ve bağlantı seçenekleri farklı olan birkaç seçenek bulunsa da bunlar aslında aynı aletin versiyonlarıdır. iPhone bu yüzden senelerce Apple'ın tek telefonu oldu. Herkes iPad'in biraz daha küçük versiyonu çıkacağını düşünürken Steve Jobs bunun saçma bir fikir olacağını söyleyerek dedikoduları susturdu. Tabi bunlar hep Steve Jobs'ın şirketin başında olduğu dönemde kaldı. Artık Apple'ı Tim Cook yönetiyor ve onun Steve Jobs gibi katı kuralları yok.

Yukarıda fotoğrafını gördüğünüz şey, daha doğrusu "fotoğrafı olduğunuz sandığımız" şey bir iPad Mini. Steve Jobs'ın tamamen saçma bulduğu cihaz yani. 7.9" büyüklüğünde bir ekrana ve iPad 2 ile aşağı yukarı aynı özelliklere sahip olacağı söyleniyor. Bazı Çinli üreticiler Apple'ın kendilerinden iPad Mini için ekran ve kasa siparişi verdiğini söylüyorlar. Dedikoduların kaynağı da bu zaten. Birkaç yıl önce olsa bunlara inanmazdık, ama Tim Cook'un Apple'ı yeni ürünleri gizlemekte pek başarılı değil. Bu yüzden iPad Mini gerçekten gelebilir, hatta aynen bu çizimdeki gibi birşey de olabilir. Açık mavi rengi sevmediyseniz üzülmeyin, iPad Mini'nin farklı renk seçenekleri de olacak. Ne zaman piyasaya çıkacağı kesin değil, hatta piyasaya çıkıp çıkmayacağı bile tam olarak bilinmiyor, ama Apple küçük tablet piyasasını Google, Samsung ve Amazon'un ellerine bırakmak istemeyecektir. Bu yüzden bu cihaz çok yakında piyasaya çıkabilir.

Bir diğer henüz piyasaya çıkmamış iPad çeşidi ise "yenilenmiş Yeni iPad". Şöyle ki, Yeni iPad zaten bir süredir piyasada. Satışları da fena gitmiyor, ama Apple'ın tamamen yenilenmiş modeli beklemeden Yeni iPad'e biraz makyaj yapacağı söyleniyor. Bu dedikoduların kaynağı bir uygulama geliştiricisi. Bu geliştirici uygulamasının istatistiklerine bakarken bugüne kadar görülmemiş tipte bir iPad'in koduyla karşılaşmış. Şu anda 3.1, 3.2 ve 3.3 kodlu iPad'ler mevcut. Bu yeni cihazın kod numarası ise 3.6, yani öncekilerden tamamen farklı bir model. Uygulama istatistiklerinde bu cihazın iPhone 5'te de kullanılan A6 işlemcisini kullandığı göze çarpıyormuş. Bazı teknoloji yazarları Apple'ın daha güçlü A6 işlemcisine ve iPhone 5'le tanıtılan yeni şarj bağlantısına sahip bir "Yeni iPad" geliştiriyor olabileceğini söylüyorlar. Normalde Apple iPad'i senede bir yeniler, ama bu hafif güncellenmiş model için fazla bekleyeceğini sanmıyorum. Eğer söylentiler gerçekse Apple bu yeni iPad'i (bazı kaynaklarda ismi iPad 3S olarak geçiyor) fazla gecikmeden piyasaya sürecektir. İki cihaz için de kesin piyasaya çıkış tarihleri belli olmasa da birkaç ay içerisinde tanıtılmaları mümkün.

22 Eylül 2012 Cumartesi

Apple'ın saati aslında kimin saati?

Üstteki fotoğrafa dikkatle bakın. İki tane birbirine çok benzeyen, hatta tıpa tıp aynı olan saat görüyorsunuz, değil mi? Eğer iPad kullanıcısıysanız soldaki saati hemen tanımışsınızdır, çünkü bu iPad'in saat uygulamasında görülen standart saat. Onun hemen yanında duran saat ise İsviçre Devlet Demiryolları'nın patentli ve ikonik saati. Bildiğiniz demiryolları saatinin orjinali yani. Bu saati ünlü saat tasarımcısı Hans Hilfiker 1944 yılında tasarlamış. İsviçre Devlet Demiryolları da (SBB şeklinde kısaltılıyormuş oralarda) bu tasarımı patentlemiş ve hala kullanıyormuş. Aslında "saat" dendiğinde insanın aklına gelebilecek en basit tasarım bu, ama sonuçta patenti SBB'nin elindeymiş. SBB şimdi Apple'a dava açmaya hazırlanıyor, amaçları da kullanım hakkı sadece kendilerinde olan tasarımın izinsiz kullanımı sebebiyle tazminat almak. Apple eğer zamanında bir kamu kurumu olan SBB'ye gidip saat tasarımının kullanım hakkını makul bir ücret karşılığında alsaydı bunlar hiç yaşanmayacaktı.

Aslına bakarsanız telefonlarda ve diğer teknolojik cihazlarda kullanılan saat tasarımları benim de hoşuma gitmiyor. Ne bileyim, İsviçreli bilim adamları saat tasarımcıları harika şeyler yapıyorlar, onlardan biraz esinlenilerek daha iyi görünen cihaz saatleri yapılabilir. Apple aslında iPod Nano'da bunu yapmış, ana ekranda duracak olan saat için farklı tasarımlar arasından seçim yapılabiliyor. Aralarında çok hoşuma gidenler de var. Tabi iPod Nano telefon değil, o yüzden tartışmanın dışında kalıyor. Yine de birileri Rolex'le anlaşıp telefonun ana ekranına Daytona görünümlü bir saat koysa benim çok hoşuma giderdi mesela. Tabi bunu patentleri ihlal etmeden, mahkemelik olmadan yaparlarsa daha da güzel olur.

3 Ağustos 2012 Cuma

Apple'ın baş işlemci tasarımcısı AMD'ye geri döndü

Apple'ın işlemci tasarım bölümü başkanı Jim Keller istifa ederek işlemci üreticisi AMD'ye geri döndü. Geri döndü diyorum, çünkü Jim Keller daha önce zaten AMD'de çalışıyordu. AMD'nin rakibi Intel'e karşı üstünlük kurduğu son işlemci nesli olan Athlon 64 ve Opteron 64 işlemci ailelerini, X64 mimarisini ve HyperTransport veriyolunu geliştiren Jim Keller 1999 yılında ayrılıp Sibyte firmasına geçmişti. Sibyte firması Broadcom tarafından satın alındıktan sonra oradan da ayrılan işlemci gurusu P.A. Semiconductor firmasında başkan yardımcılığı yapmıştı. Düşük güç tüketimli işlemciler ve devre elemanları konusunda çalışmalar yapan bu firma 2008 yılında Apple tarafından satın alınmıştı ve Jim Keller artık resmen Apple çalışanı olmuştu. Apple'da çalıştığı dönemde düşük tüketimli ve verimli işlemciler konusundaki uzmanlığı sayesinde A4 (iPhone 4), A5 (iPhone 4S ve iPad2) ve A5X (yeni iPad) işlemcilerini tasarlayan Jim Keller yazının başında da söylediğim gibi Apple'dan ayrıldı ve yeniden AMD'ye katıldı.

Bu haber iki taraf için farklı anlamlara geliyor tabi. Apple çok önemli bir geliştiricisini kaybetti. Kariyerine bakıldığında Jim Keller'ın yeri kolayca doldurulacak cinsten bir adam olmadığı anlaşılıyor. Apple bundan sonra Jim Keller öncesinde olduğu gibi başka firmalardan işlemci alma sistemine dönebilir. Bu da iOS kullanan cihazların verimliliğiin düşürür, çünkü A4, A5 ve A5X işlemcileri iOS için özel geliştirilmişlerdi. Neyse, bir yolunu bulurlar. Belki de Jim Keller sonrasında AMD'nin yaptığı gibi saat hızını, çekirdek sayısını ve önbelleği arttırarak gittiği yere kadar zorlarlar. Diğer yandan, AMD çok yetenekli bir mühendisi geri kazanmış oldu. Fanatikler belki inanmayacak ama hem Intel'i, hem de AMD'yi uzun süre kullanan ve işlemci teknolojilerini yakından takip eden bir kişi olarak AMD'nin hala Jim Keller'ın tasarladığı çekirdek mimarisini ve teknolojileri sömürdüğünü düşünüyorum. Birkaç cümle önce yazdığım gibi AMD hala o Athlon 64'lerin teknolojisini kullanıyor. Üretim tekniğini geliştirdiler, çekirdek sayısını arttırdılar, saat hızını yükselttiler, önbellek eklediler, yeni işlemci diye sattılar. Eğer Jim Keller AMD için yeni birşeyler tasarlamayı başarırsa Intel'in bariz üstünlüğü bir anda yıkılabilir. Ne olacağını şimdiden kestirmek güç, ama AMD'yi daha güzel günlerin, Apple'ı da sıkıntıların beklediğini söyleyebiliriz.

14 Haziran 2012 Perşembe

BlackBerry PlayBook ve Windows üzerinde iOS uygulamaları çalır mı? Çalışır!

BlackBerry ile ilgili haberler yazan en aktif bloglardan olan CrackBerry'nin Businesscat2000 isimli forum kullanıcısı harika bir iş başarmış. Apple'ın mobil cihazlarında bulunan iOS işletim sisteminin geniş uygulama desteğini diğer platformlara da taşımak isteyen Businesscat2000 iOS uygulamalarını BlackBerry'nin tableti PlayBook'ta ve Windows ortamında çalıştırmayı başarmış. Nasıl yapmış tam olarak bilmiyorum, aslında kimse işin tam detaylarını bilmiyor, ama videolarda iOS uygulamalarının hem PlayBook, hem de Windows altında gayet sorunsuzca çalışıyor. Üstelik PlayBook üzerinde yapılan denemelerde cihazın hareket sensörleri de olması gerektiği gibi çalışıyor. Böylece oyunlarda PlayBook'u eğip bükerek tıpkı iPad üzerinde olduğu gibi oyun oynamak mümkün. PlayBook'un GPS alıcısı da iOS'un harita uygulamasıyla uyumlu şekilde çalışıyor. Businesscat2000 (keşke adını bilseydik, böyle yazınca garip oluyor) hazırladığı emülasyon sisteminin henüz tam olarak olgunlaşmadığını, çözmesi gereken bir sürü sorun olduğunu söylemiş. Ayrıca, emülatörleri (PlayBook için ayrı, Windows için ayrı sistemler kullanılıyor, çünkü cihazların işlemci mimarileri farklı) bitirse bile Apple'ın ve uygulama geliştiricilerin buna izin vermeyeceğini belirtmiş. Emülatörler herhangi bir koruma (Apple hesabına bağlılık gibi) içermediğinden ücretli uygulamalar bir şekilde indirilip yüklendiğinde ücretsiz olarak kullanılabiliyor. Bu jailbreak ile de mümkün tabi, ama yine de uygulama geliştiriciler (ve Apple) bunu istemiyor. Henüz bu firmaların hiçbirinden konuyla ilgili açıklama gelmedi, ama Businesscat2000 işi ilerletirse mutlaka birileri müdahale etmek isteyecektir. PlayBook ve Windows altında iOS uygulamalarının nasıl çalıştığını aşağıdaki videolarda izleyebilirsiniz.



4 Nisan 2012 Çarşamba

Doğa için dördüncü kez çalmışlar, ama bu sefer sadece çalmışlar

Doğa İçin Çal projesinin dördüncü şarkısı çıkmış, benim yeni haberim oldu. İşte, hep otomotiv ve teknoloji sitelerinde gezince böyle oluyor, insan başka güzel şeyleri kaçırabiliyor. Neyse, duyduğum gibi girdim ve dinledim. Sonra tekrar dinledim. Üçüncü kez de dinleyecektim, ama işim vardı, bu yüzden daha sonraya bıraktım. Tıpkı öncekiler gibi bu video da çok güzel olmuş. İlk üç videoda klasik türküler çalınıyordu, bu sefer daha farklı birşey denenmiş. Türkü olmasa da kült haline gelmiş filmler sayesinde türküler kadar zihnimize kazınmış olan Cahit Berkay besteleri çalınmış. Selvi Boylum Al Yazmalım, Çiçek Abbas ve Devlerin Aşkı'nı ard arda çalmışlar, hem de pek güzel çalmışlar. Önceki projelere katılan bazı ünlü isimler (Murat Evgin, Serkan Çağrı gibi) bu projede yok. Bu sefer de elinde bass gitarıyla Levent Yüksel var mesela. Bir de şapkası yüzünden yüzünü tam göremediğimiz çizer Bülent Üstün var. Tabi ünlü olmayan diğer katılımcıları da hor görmemek lazım. Dünyanın dört bir yanında yaşayan bir sürü müzisyen her tür enstrumanla (iPad üzerinde klavye çalan bile var) destek vermiş bu projeye. Çok beğendim, 5. video için şimdiden sabırsızlanıyorum. Emeği geçen herkese teşekkürler... Doğa İçin Çal'ın dördüncü videosunu aşağıda veya şurada izleyebilirsiniz.

18 Mart 2012 Pazar

Çakma Steve Jobs'lı Honda scooter reklamı

Çinliler iPhone ve iPad'i sıklıkla kopyalıyorlar. Çakma Apple ürünlerine alıştık artık, pek yadırgamıyoruz. Bu sefer kopyaladıkları şey ise daha acaip olmuş. Çinliler bir reklamda "çakma Steve Jobs" kullanmış. Honda Motorcycles'ın Çin'deki distribütörlerinden biri Honda'nın SCR 110 model scooter'ının reklamında Steve Jobs'a benzeyen bir aktör oynatmış. Aslında adamı sokakta görsek Steve Jobs'a pek benzetmeyiz, ama giyimi (özellikle siyah kazağı) ve reklamdaki motorsikletin tasarımına onay verir gibi görüntüsü bize bu adamın bir Steve Jobs çakması olduğunu gösteriyor. Reklamı doğrudan Honda çekmemiş, onların böyle birşey yapmaları pek mümkün değil zaten. Çinli firmalar Apple'ın ürünlerinden sonra rahmetli sahibinin de çakmasını yaptılar ya, ben bundan sonra ne geleceğini çok merak ediyorum. Reklamı aşağıda veya şurada izleyebilirsiniz.

12 Mart 2012 Pazartesi

iOS'ta arka plandaki uygulamaları kapatmak ne kadar gerekli?

Eğer Apple'ın mobil cihazlarından birini kullanıyorsanız yüksek ihtimalle en sık bastığınız tuş cihazın alt kısmında bulunan tuştur. Zaten başka tuş da yok, mecbursunuz ona basmaya. Çevremde birkaç yıldır aynı iPhone'u kullandığını bildiğim kişilerin çoğu bu tuşun arızalanmasından şikayet ediyor. Tuşta sorun yok aslında, sorun kullanım şeklinde. iOS 4.0 çıkana kadar iOS cihazlarında çoklu uygulama desteği (multitasking) yoktu. Rakip mobil işletim sistemlerinde ise bu destek mevcut. Bu da iOS'un eksikliği olarak göze çarpıyordu. Apple bu işe ilginç ama karmaşık bir çözüm buldu, ama bu karmaşıklık kullanıcıların kafasını daha fazla karıştırdı.

Çoğu kişi iOS cihazının pil ömrünü uzatmak için arka planda çalışan programları kapatıyor. Aslında kapattığını sanıyor, çünkü o programların çoğu zaten kapanmış oluyor. Baştan başlayayım, karışıklık olmasın. Bilindiği üzere, akıllı telefon ve tabletlerin en büyük sıkıntısı pil ömrü. Bu cihazlar herşeyi gayet güzel yapıyorlar, ama pilleri hemen bitiyor. Başta Android olmak üzere, çoklu uygulama desteğine sahip mobil işletim sistemlerini kullananlar cihazların pil ömrünü birazcık daha uzatabilmek için sık sık arka plandaki uygulamaları kapatıyorlar. Zira uygulamalar kapanmış gözükse bile tam anlamıyla kapanmayabiliyor. Arka planda çalışıp bellekte yer işgal ediyorlar, işlemciye gereksiz yere yükleniyorlar. Aynı dertten muzdarip olan iOS kullanıcıları da benzer bir yöntemle arka plandaki uygulamaları kapatıyorlar. Böylece pil ömrünü arttıracaklarını ve cihazlarının daha performanslı çalışacağını düşünüyorlar. Tabi gerçeklerle düşünceler her zaman örtüşmüyor.

27 Şubat 2012 Pazartesi

Powerway USB adaptör seti incelemesi

Günümüzde mobil cihazların hepsi USB soketi üzerinden şarj oluyorlar. Üreticiler bizim bu cihazları bilgisayara bağlayıp şarj edeceğimizi düşünüyorlar, ama her zaman bilgisayara bağlamak mümkün olmuyor. İşte böyle durumlarda duvar prizine veya arabanın çakmak soketine takılan ve üzerinde USB soketi bulunan adaptörler önem kazanıyor. Bu incelemenin konusu olan Powerway USB adaptör seti de bu işlevi yerine getiren bir ürün.

22 Şubat 2012 Çarşamba

Apple'ın iCici'leri nasıl üretiliyor? - Foxconn fabrika turu

Çin'deki Foxconn fabrikası son zamanlarda başta teknoloji meraklıları olmak üzere pekçok kişinin dikkatini çekiyordu. Endüstri devi Foxconn'un fabrikalarında çocuk işçi çalıştırdığı, işçilerine çok az para verdiği, hatta bazı çalışanların bunalıma girip intihar ettiği söyleniyordu. Tabi Foxconn'un kimseyi (yani çalışanlar haricinde kimseyi) fabrikaya sokmuyor olması da bu söylentilere tuz biber katıyordu. ABD'li ABC News kanalının gazetecileri uzun süren uğraşlar sonunda Foxconn yöneticilerinden fabrikanın içini görüntülemek için izin almışlar. Fabrikayı gezmişler ve iPhone, iPad gibi ürünlerin nasıl üretildiğini görüntülemişler. Anlatım İngilizce, ama bazı şeyleri anlamak için anlatıma gerek yok. Çalışanların çoğu çocuk yaşta. Çalışma temposu çok yüksek, işçiler neredeyse nefes almadan çalışıyorlar. Maaşlar ise çok düşük, anlatılanlara göre çoğu kişi aldığı maaşla geçinemiyormuş. ABC News kanalının Foxconn fabrika turunu aşağıda veya şurada izleyebilirsiniz.

20 Şubat 2012 Pazartesi

iMac çakması iPAD Apple'ı sıkıntıya soktu

Üstte gördüğünüz 37 ekran televizyona benzeyen şey aslında bir iPAD. Tüplü bir iMac çakması gibi görünen bu şeyin ismi gerçekten iPAD, yani burada benzetme filan yapmıyorum. Proview firması tarafından 1998'den 2009'a kadar üretilen bu kompakt bilgisayarların ismi "Internet Personal Access Device - kişisel internet erişim cihazı" kelimelerinin kısaltılmasından geliyor. Bizim bildiğimiz, kurcalamayı sevdiğimiz iPad'le alakası yok tabi, ama maalesef isim benzerliği yüzünden Apple'ın başını fena halde ağrıtıyor. Şöyle ki, Apple "iPad" kelimesinin Çin'deki kullanım hakkını Proview firması yüzünden alamamış. Üstelik, Proview açtığı davayı kazanıp Apple iPad'in Çin'deki satışını durdurtmuş. Bu zaten yeterince sıkıntılı bir durum, ama bahsi geçen ülke dünyanın en büyük pazarlarından biri olunca sıkıntı daha da büyüyor. Proview firması Apple'dan büyük miktarda (tam miktarı öğrenemedim, ama 1,000,000,000$ gibi rakamlardan bahsediliyor) para talep ediyor. Aksi halde Apple en önemli ürünlerinden birini Çin'de satamayacak. Proview firması bu parayı Apple'dan alabilirse bir anda zengin olmayacak, çünkü buna yakın miktarda borçları olduğu biliniyor. Aslen bir Çin firması olan Proview iPAD'in geliştirilmesine 30,000,000$ harcadığını söylemiş, ama ben bu kadar basit bir cihazın neresine o kadar para harcandığını henüz keşfedemedim.

16 Şubat 2012 Perşembe

Olmaz demeyin, bu da oldu! - 1986 model iOS

Apple'ın mobil cihazlarında kullandığı mobil işletim sistemi iOS firmanın masaüstü ve dizüstü bilgisayarları için geliştirdiği MacOS işletim sistemiyle oldukça benzer bir arayüze sahip. Menü tasarımları birbirine oldukça benziyor, ayrıca çoğu simge iki işletim sisteminde de aynı. Peki Apple güncel MacOS X yerine eski, siyah-beyaz bilgisayarlar dönemindeki işletim sistemini iPhone'a entegre etseydi ne olurdu? Tasarımcı Anton Repponen bu soruyu cevaplamak için 25 yıl öncenin işletim sistemi tasarımını iOS'a entegre etmiş. Tabi bunlar çalışan bir işletim sisteminin görüntüleri değil, sadece bilgisayarda hazırlanmış bazı grafikler, ama yine de çok hoş olmuş. Belki Apple bir güzellik yapıp bu tarz bir retro temayı kullanıcılara sunabilir. Görüldüğü üzere Anton Repponen sadece işletim sistemini renklerden arındırmakla kalmamış, simgeleri de sadeleştirmiş. Güzel de olmuş, en azından cihaza farklı bir hava katıyor. Hem belki pil tüketimi konusunda da katkı sağlar, sonuçta bu arayüz cihazı daha az yoracaktır.


1 Şubat 2012 Çarşamba

Harika bir iOS oyunu, hem ücretsiz, hem de bizden - iSlash

Hani böyle çok popüler olan, çok beğenilen, herkesin telefonuna indirip oynadığı oyunlar vardır ya, işte öyle bir oyundan bahsedeceğim bugün. Oyunun ismi iSlash. Düello İletişim isimli bir Türk firması tarafından yapılmış, yani yerli bir oyun. iSlash aslında oldukça basit bir oyun. Eskiden bilgisayarda Volfied oynamış olanlara iSlash'in oynanış tarzı tanıdık gelecektir. Her bölümde farklı şekle sahip tahta bir nesne var. Bir grup ninja yıldızı bu tahtanın üzerinde geziniyor, dönerek sağa sola gidiyor, kenarlardan sekiyor. Hızları da farklı, bazıları çok hızlıyken bazıları da ağır hareket ediyor. Oyunun amacı yıldızlara çarpmadan tahtadan parçalar kesmek. Volfied'den farklı olarak iSlash'te yıldızları kesilen parçaya hapsedip yoketmek gibi bir lüksümüz yok. Bu yüzden oyun bölümün sonuna doğru zorlaşıyor, çünkü aynı sayıda yıldızla çok daha küçük bir alanda mücadele etmek gerekiyor. İleriki bölümlerde tahtanın bazı kenarları metal oluyor, o kenarları kesemiyoruz. Her bölüm diğerinden farklı, bu yüzden oyun kolay kolay sıkmıyor. Eğer iOS cihazında aynı oyuna sahip olan bir arkadaşınız varsa karşılıklı oynanan çoklu oyuncu modu da mevcut. Düello İletişim oyuna zaman içerisinde yeni bölümler ekleneceğini (ve bunların da oyunun kendisi gibi ücretsiz olacağını) söylüyor. iSlash'in oynanış videosunu aşağıda veya şurada izleyebilirsiniz. Oyunla ilgili daha detaylı bilgi edinmek isterseniz de Düello İletişim'in kendi sayfasına bakabilirsiniz. iSlash tüm iOS cihazlarıyla (iPhone, iPod Touch ve iPad) uyumlu. Tamamen ücretsiz olan iSlash'i denemek isterseniz App Store üzerinden aratarak (veya en popüler ücretsiz oyunlar listesine bakarak) indirip kurabilirsiniz. Can sıkıntısına çok iyi geliyor, tüm iOS kullanıcılarına öneririm.