macos etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
macos etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Şubat 2012 Perşembe

Olmaz demeyin, bu da oldu! - 1986 model iOS

Apple'ın mobil cihazlarında kullandığı mobil işletim sistemi iOS firmanın masaüstü ve dizüstü bilgisayarları için geliştirdiği MacOS işletim sistemiyle oldukça benzer bir arayüze sahip. Menü tasarımları birbirine oldukça benziyor, ayrıca çoğu simge iki işletim sisteminde de aynı. Peki Apple güncel MacOS X yerine eski, siyah-beyaz bilgisayarlar dönemindeki işletim sistemini iPhone'a entegre etseydi ne olurdu? Tasarımcı Anton Repponen bu soruyu cevaplamak için 25 yıl öncenin işletim sistemi tasarımını iOS'a entegre etmiş. Tabi bunlar çalışan bir işletim sisteminin görüntüleri değil, sadece bilgisayarda hazırlanmış bazı grafikler, ama yine de çok hoş olmuş. Belki Apple bir güzellik yapıp bu tarz bir retro temayı kullanıcılara sunabilir. Görüldüğü üzere Anton Repponen sadece işletim sistemini renklerden arındırmakla kalmamış, simgeleri de sadeleştirmiş. Güzel de olmuş, en azından cihaza farklı bir hava katıyor. Hem belki pil tüketimi konusunda da katkı sağlar, sonuçta bu arayüz cihazı daha az yoracaktır.


20 Aralık 2011 Salı

Mozilla Firefox 9 çıktı!

Mozilla'nın açık kaynaklı kullanıcı dostu tarayıcısı Firefox yeniden güncellendi. Firefox 9'da JavaScript motoru geliştirilmiş, Type Interface özelliği eklenen JavaScript motoru eski versiyona göre ortalama %30 daha hızlı çalışıyormuş. Tabi bunu Mozilla söylüyor, henüz bir test sonucu yok. Bazı kod tipleriyle uyumluluk arttırılmış ve HTML5 desteği geliştirilmiş. Bunlar haricinde MacOS X Lion için bazı özellikler eklenmiş, ama bunlar tarayıcı değiştirtecek kadar önemli şeyler değil. Burada benim dikkatimi çeken başka birşey var: aşırı bellek kullanımına karşı herhangi bir düzenleme yapılmamış. Mozilla son birkaç versiyondur hep Firefox'un aşırı bellek kullanımı sorununu çözmeye çalışıyordu, her çıkan sürümde bu sorunun çözüldüğü iddia ediliyordu. Görünüşe göre ya aşırı bellek kullanımı sorunu çözülmüş, ya da Mozilla vazgeçip uğraşmayı bırakmış. Neyse, deneyip göreceğiz. Eğer Windows kullanıyorsanız Firefox 9'u şuraya tıklayarak indirebilirsiniz. Apple kullanıcıları şuraya, Linux kullanıcıları da buraya tıklayarak yeni sürümü indirebilirler.

12 Aralık 2011 Pazartesi

Tek kodla her platformda çalışan oyunlar Google Native Client ile artık mümkün

Google'ın tarayıcısı Chrome'da bir süredir "ince ayarlar" bulunan, ancak sadece "ince ayarlar" menüsünden (about:flags) açılarak kullanılabilen Native Client sisteminin becerileri her geçen gün artıyor. Bu sistem sayesinde bir uygulama sadece bir kez kodlanarak tüm platformlarda (Windows, MacOS, Linux, Chrome OS ve gücü yeten mobil platformlar) çalışabiliyor. Senelerdir kullanılan Java programlama dili de bu özelliğe sahip aslında, ama Java sadece hafif uygulamalar için uygun bir çözüm. Sistem kaynaklarını daha etkin kullanan, sistemi "zorlayan" uygulamalar için Java yeterli gelmeyebiliyor. İşte Google Native Client bu sıkıntıyı aşabilen bir sistem, çünkü doğrudan kod çalıştırıyor. Bu sayede bir uygulama (mesela bir oyun) sadece bir kez yazılıyor ve tüm platformlarda çalışıyor. Geçtiğimiz aylarda severek oynadığım ve bitirdiğim Bastion bu şekilde Chrome tarayıcısı üzerinde her platformda çalışan oyunlardan biri. Denemek isterseniz Chrome üzerinden şuraya tıklayarak (tabi bir Google Chrome Store hesabınız varsa) Bastion'ı yükleyip deneyebilirsiniz. Eğer bu sistem yaygınlaşırsa ve oyun firmaları tarafından kullanılırsa şimdilik sadece Windows tabanlı bilgisayarlarda oynanabilen oyunların çoğu diğer platformlarda da oynanabilecek. Olay sadece oyunlardan ibaret değil tabi, ama benim en çok hoşuma giden kısım bu. Google Native Client pek çok eski programlama dilini de destekliyor, böylece mevcut yazılımlar da birkaç düzenlemeyle Native Client üzerinden tüm platformları destekler hale getirilebilir. Google Native Client'ı geliştiren ekipten Christian Stefansen'in sistemin yararlarını anlattığı (aslında benim yazdıklarımın aynılarını biraz daha fazla detayla söylediği) videoyu aşağıda veya şurada izleyebilirsiniz.

21 Kasım 2011 Pazartesi

Avuç içine sığan bilgisayar: XFI Cotton Candy

İsim biraz garip gelebilir, ama buna daha sonra değineceğim. Üstteki resimde iki bilgisayar var. Birisi zaten görmeye alıştığımız dizüstü bilgisayar, diğeri de XFI Cotton Candy. Evet, o iki parmağın arasında duran USB bellek benzeri şey aslında bir bilgisayar. Üstelik çift çekirdekli işlemciye sahip. Samsung'un 1.2 GHz hızında çalışan Exynos işlemcisini (Samsung Galaxy S2'de kullanılan işlemci) barındıran Cotton Candy üzerinde Android 2.3 işletim sistemiyle geliyor. USB üzerinden bilgisayara bağlanabiliyor, veya doğrudan bir televizyona veya monitöre bağlanarak kullanılabiliyor. Bilgisayara bağlı olarak kullanılırken Android işletim sistemi pencere içinde çalışıyor. Tıpkı Windows'un (veya MacOS'un) üzerine kurulmuş bir yazılım gibi Android kullanmak mümkün oluyor. Tabi Cotton Candy bir Android emülatörü olarak tasarlanmamış, onun asıl amacı tek başına çalışan bir bilgisayar olmak. Bu ufak şeyi herhangi bir USB çıkışına (mesela LCD televizyonlarda USB bellek bağlamak için kullanılan çıkışlara) bağlandığında gücünü USB üzerinden alarak çalışmaya başlıyor. Diğer ucundaki HDMI çıkışıyla televizyona veya monitöre bağlanarak görüntüyü aktarıyor. Üzerinde Bluetooth alıcısı var, bu sayede Bluetooth destekli klavye ve farelere doğrudan bağlanabiliyor. Bu minicik sisteme dahil edilmiş MicroSD kart girişi sistemin depolama ihtiyacını karşılıyor. İnternet bağlantısı da yine dahili olarak gelen 802.11N kablosuz bağlantı modülü üzerinden sağlanıyor. Kısacası, performans canavarı olmasa da cebe sığacak, hatta cepte kaybolacak bir bilgisayar bu. Uygun sürücüler ve gerekli modifikasyonlar yapıldığında Ubuntu gibi bir Linux dağıtımını da çalıştırabileceği söyleniyor, ama bu henüz denenmemiş. ARM destekli Wİndows 8 de çalışabilir tabi, ama biraz yavaş olur sanki. XFI firması bu küçük bilgisayarı "şimdilik" sadece yazılım geliştirici firmalara satarak lisanslardan para kazanmayı amaçlıyor, ama bir süre sonra Cotton Candy'yi piyasaya sürebilirlermiş. Fiyatı kesin olarak belli değil, tahminen 200$'ın altında olacağı söyleniyor. İsim konusunu merak edenler için kısaca açıklayayım: Cotton Candy pamuk helva demek, bu küçük bilgisayarın ağırlığı da bir porsiyon pamuk helvaya denk geliyormuş. Yoksa adamların şirinlik gibi bir derdi yok, gayet ciddi takılıyorlar. Piyasaya çıkarsa böyle birşey almak isterim, Cotton Candy tüm televizyonları ve monitörleri "akıllı" cihazlara dönüştürebilecek bir alet. XFI Cotton Candy'nin tanıtım videosunu aşağıda veya şurada izleyebilirsiniz.

21 Ekim 2011 Cuma

Fotoğraf makinesinin geleceği: Lytro Light Field Camera

Üstte gördüğünüz projektöre benzeyen kutular aslında birer fotoğraf makinesi. Alıştığımız fotoğraf makinelerine göre çok farklı bir tasarıma sahipler. Onları klasik dijital fotoğraf makinelerinden ayıran şey sadece tasarımları değil tabi. Lytro tarafından geliştirilen bu makineler "Light Field Camera" diye anılıyor, yani sadece tek yönde hareket eden ışığı değil, bir ortamda her yöne giden ışık hüzmelerini yakalıyorlar. Bunun bize getirisi ise çekim sonrası odaklama yapabilme kabiliyeti. Klasik fotoğraf makineleri (dijital veya filmli farketmez) bir noktaya odaklanırlar, o noktayla aynı mesafede olan objeler netleşir, o noktadan daha uzak veya daha yakın olan nesneler de bulanıklaşır. Bu yüzden odağın dışında kalan şeyler fotoğrafta net gözükmez, detay kaybı yaşanır. Lytro ise tamamen farklı bir sistem kullanıyor.

31 Mayıs 2011 Salı

Ev yapımı CNC tezgah: MTM Snap

Tıpkı mantı ve baklava gibi teknolojik ürünlerin de ev yapımı olanları daha bir kıymetli oluyor. Üstte gördüğünüz kola kasasına benzeyen şey bir CNC tezgah. Bilmeyenler için açıklayayım: CNC tezgahlar bilgisayar tarafından kontrol edilen, yönetilebilen üretim tezgahlarıdır. Üretmek istenilen parça bilgisayarda üç boyutlu olarak çiziliyor, daha sonra işlemler listesi hazırlanıyor. CNC tezgah da bu işlemleri sırasıyla yerine getiriyor. İşte üstteki pastel renkli cihaz da aynen bu işi yapıyor, tabi olabildiğince basit şekilde. MTM Snap ismindeki bu cihazın yazılımı Windows, MacOS ve Linux ile uyumlu. Böylece yeryüzündeki neredeyse tüm bilgisayarlarla kullanılabiliyor. MIT araştırmacısı Jonathan Ward tarafından geliştirilen MTM Snap maalesef mağazalarda satılmıyor. Ona sahip olmak istiyorsanız şuradaki tarife uyarak kendiniz yapmanız gerekiyor. Biraz uğraş ve 700$ civarında harcamadan sonra herkes kendi evinde kendi CNC tezgahına sahip olabiliyor. Güzel, ama benim gibi üşengeç kişiler için fazla uğraştırıcı. MTM Snap'in videosunu aşağıda veya şurada izleyebilirsiniz.