Doğa İçin Çal projesinin dördüncü şarkısı çıkmış, benim yeni haberim oldu. İşte, hep otomotiv ve teknoloji sitelerinde gezince böyle oluyor, insan başka güzel şeyleri kaçırabiliyor. Neyse, duyduğum gibi girdim ve dinledim. Sonra tekrar dinledim. Üçüncü kez de dinleyecektim, ama işim vardı, bu yüzden daha sonraya bıraktım. Tıpkı öncekiler gibi bu video da çok güzel olmuş. İlk üç videoda klasik türküler çalınıyordu, bu sefer daha farklı birşey denenmiş. Türkü olmasa da kült haline gelmiş filmler sayesinde türküler kadar zihnimize kazınmış olan Cahit Berkay besteleri çalınmış. Selvi Boylum Al Yazmalım, Çiçek Abbas ve Devlerin Aşkı'nı ard arda çalmışlar, hem de pek güzel çalmışlar. Önceki projelere katılan bazı ünlü isimler (Murat Evgin, Serkan Çağrı gibi) bu projede yok. Bu sefer de elinde bass gitarıyla Levent Yüksel var mesela. Bir de şapkası yüzünden yüzünü tam göremediğimiz çizer Bülent Üstün var. Tabi ünlü olmayan diğer katılımcıları da hor görmemek lazım. Dünyanın dört bir yanında yaşayan bir sürü müzisyen her tür enstrumanla (iPad üzerinde klavye çalan bile var) destek vermiş bu projeye. Çok beğendim, 5. video için şimdiden sabırsızlanıyorum. Emeği geçen herkese teşekkürler... Doğa İçin Çal'ın dördüncü videosunu aşağıda veya şurada izleyebilirsiniz.
gitar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gitar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
4 Nisan 2012 Çarşamba
Doğa için dördüncü kez çalmışlar, ama bu sefer sadece çalmışlar
Etiketler:
bülent üstün,
cahit berkay,
doğa,
doğa için çal,
enstruman,
film,
gitar,
ipad,
klavye,
levent yüksel,
müzik,
proje,
yeşilçam
4 Aralık 2011 Pazar
Elektronik müzik öyle olmaz, böyle olur! - Elektronik cihazlarla çalınan House of the Rising Sun
Elektronik müziği çok seven bir insan değilim. Ben seslerin enstrumanlardan çıkması gerektiğine inanıyorum. Bu yüzden bilgisayarların yaptığı müziği fazla sentetik buluyorum. Zevk meselesi tabi, kişiye göre değişir. Bugün denk geldiğim bir videoda dinlediğim şarkı elektronik müzik klasmanına girdiği halde çok ilgimi çekti. Tabi burada durum biraz farklı, bu sefer müziği gerçekten elektronik aletler yapıyor. Şöyle ki; iki antika osiloskop, eski bir tarayıcı ve bozuk bir sabit disk grup kurmuş, House of the Rising Sun'ı çalıyor! Osiloskoplar gitar ve klavyeden sorumlu. Davulları sabit disk çalıyor. HP Scanjet 3P tarayıcı da vokali yapıyor. Garip geldi değil mi? Bence gayet hoş olmuş. Özellikle enstrumanlar çok başarılı. Tarayıcı vokalde biraz detone oluyor sanki, ama o kadar da olur. Sahne heyecanı diyelim. Neyse ki şarkının Animals versiyonunu çalıp söylemişler. Eric Burdon'ın sesi ve vokali çok inişli çıkışlı değil. Bir de aynı şarkının Bob Dylan versiyonunu çalıp söylemeyi deneselermiş tarayıcı şarkının ortasında ruhunu teslim edermiş. Bu arada, her cihazın sesinin ayrı ayrı kaydedilip sonradan birleştirildiğini de ekleyeyim. Elektronik aletlerle çalınan House of the Rising Sun videosunu aşağıda veya şurada izleyebilirsiniz. Şarkının orjinalini merak ediyorsanız da şuraya tıklayabilirsiniz.
Etiketler:
bilgisayar,
davul,
elektronik,
gitar,
grup,
HP,
ilginç,
klavye,
müzik,
osiloskop,
sabit disk,
şarkı,
tarayıcı,
video,
vokal
13 Temmuz 2011 Çarşamba
DiaForce ile gitar manyetikleri tarihe karışabilir
Fraunhofer Enstitüsü tarafından geliştirilen DiaForce isimli proje elektro gitarların çalışma prensiplerini değiştirebilir. Gitarın kafa bölgesine (yani en tepesine) yerleştirilen DiaForce telin üzerindeki gerilmeleri ve titreşimleri yüksek hassasiyetle algılayabiliyor. Sadece 10 mikron kalınlığında piezorezistif bir filmden oluşan DiaForce'un seri üretime geçmesi için biraz daha olgunlaşması gerekiyor. Üretim maliyetleri düşüp seri üretime geçildiğinde yeni gitar modellerinde DiaForce'u görebileceğiz.
8 Temmuz 2011 Cuma
Müziğe theremin çalarak eşlik eden robot
İlk başta ben de aynı soruyu sormuştum. Thereminin ne olduğunu merak ettiğinize eminim. Theremin görebileceğiniz en acaip müzik enstrumanlarından biri. Dokunmadan çalınabilen bu enstruman antenleri sayesinde çalan kişinin elinin yerini saptıyor ve ona göre ses çıkartıyor. Daha fazla bilgi edinmek isteyenler şuraya tıklayabilirler. Neyse, biz konumuza dönelim. Kawada Industries tarafından üretilen HRP-2 isimli bu robot iki amatörün geliştirdiği özel bir yazılım sayesinde çalan müziğe Theremin ile eşlik edebiliyor. Karşısında enstruman çalan kişinin çaldığı notalara göre enstrumanından ses çıkartıyor ve müzikteki ritme uyum sağlıyor. Basit gibi görülebilir, ama pek basit değil. Gereksiz gibi de görünebilir, ama aslında hiç gereksiz değil. Notaları takip etme özelliği yeterince geliştirilirse enstruman çalan kişilere eşlik eden stüdyo robotları yapılabilir. Tabi thereminle eşlik ederlerse pek işe yaramaz, ama bakarsınız zamanla farklı enstrumanları da öğrenirler. Mesela, evinde gitar çalan birisine bir robot bass gitar ve bateriyle eşlik etse fena mı olur? Bence harika olur. Müziğe eşlik eden HRP-2'nin videosunu aşağıda veya şurada izleyebilirsiniz.
9 Haziran 2011 Perşembe
Google'dan elektro gitarın babası Les Paul'e özel Doodle
Popüler arama motoru Google özel günlerde, birilerinin ölüm veya doğum yıldönümlerinde filan özel logolar tasarlıyor. Bu logolara da Doodle deniyor. Mesela, 29 Ekim'de ay-yıldız ve Atatürk görüntülerinden oluşan bir Doodle hazırlamışlardı. Bu sabah Chrome'u başlattığımda otomatik olarak Google ana sayfası açıldı ve karşıma yukarıda resmini gördüğünüz ilginç Doodle çıktı. Ne olduğunu anlamak için üzerine tıklamaya kalktığımda ise bilgisayardan ses geldiğini farkettim. Meğersem 96 yıl önce bugün elektro gitarın babası sayılabilecek olan Lester William Polsfuss (kısa adıyla Les Paul) doğmuş. Aslında bir müzisyen olan Les Paul çoğu kişi tarafından kendi ismini taşıyan Gibson Les Paul gitarlarıyla bilinir. İyi ki doğmuş, iyi ki o harika gitarları tasarlamış. Bilmeyenler için aktarayım: Gibson Les Paul çift humbucker manyetik düzeneğine ve "semi-hollow" denilen, gövdesi ne tamamen boş, ne de tamamen dolu olan gitarlardır. Amatör ve profesyonel pek çok müzisyen tarafından kullanılırlar. Benim de favorimdir, tonu harikadır. Neyse, Google'ı bu Doodle için tebrik etmek lazım, çünkü gerçekten hoş bir detay olmuş. Les Paul'ü hatırlatması bir yana, interaktif ve sesli olması güzel olmuş.
9 Mayıs 2011 Pazartesi
Çift gitarla, ama tek gitaristle Super Mario müziği
Aslında söyleyecek fazla birşey yok, video gayet açık ve net. Koreli gitarist Zack Kim kendi geliştirdiği yöntemle iki gitarı aynı anda çalıyor. Üstelik, çaldığı parça da oyun meraklılarının yakından tanıdığı Super Mario müziği. Ibanez elektro gitarla daha sert şeylerin çalınmasına alışık olduğumdan Zack Kim'in tarzı bana biraz yumuşak geldi, ama tek başına iki gitarı yönetmesi gerçekten ilginç. Zack Kim'in çift gitarla çaldığı Super Mario Bros. melodisinin videosu aşağıda. Videoyu göremeyenler şuraya tıklayabilirler.
2 Mart 2011 Çarşamba
Geleceğin arayüzü kendi vücudunuz olacak
Kinect’in “vücudunu kontrolör olarak kullan” teknolojisi, hiç şüphesiz son yılların en büyük teknolojilerinden bir tanesi.
Mp3 çalarlarımızı, telefon araması yapabilen ve hatta börek pişirebilen mikrodalga özelliği olan cihaza dönüştürmek gibi “uçuk” hayalleri olan “aklıselim” araştırmacıların projelerinden bir tanesi olan Skinput, kolunuzdaki belirli noktalara vurarak, bağlı olduğu cihazı kontrol etmenizi sağlayan bir sistem.Skinput projesinin arkasındaki fikir; vuruşlar sırasında oluşan mekanik titreşimlerin, vücudun farklı noktalarından farklı sürede ulaşmasının algılanmasına dayanıyor. Aşağıdaki videoda anlatıldığı üzere; kemik yoğunluğundaki, boyutundaki ve kitlesindeki farklılıklar, yumuşak doku ve eklemlerin filtreleme etkileri, farklı noktalarda, farklı akustik titreşimlere neden oluyor. Skinput yazılımı, işte bu titreşimleri dinleyerek (örneğin; kolunuzdaki algılayıcı bant ile) bağlı olduğu cihaza istediğiniz komutları gönderiyor.
Diğer projede ise; 2 kola birden bağlanan, birbirine bağlı elektrik algılayıcılar ile, kolların farklı hareketlerinin ürettiği farklı elektrik sinyallerini, bağlı bulunduğu cihazın kontrol mekanizması olarak kullanıyor (Joystick gibi).Aşağıdaki videoda, hayali bir gitarı sadece kasları ile çalarak, nasıl Guitar Hero oynandığını görebilirsiniz.
Yukarıdaki her iki projenin de şu an araştırma aşamasında olduğunu belirtelim, piyasa için uygun ve makul bir fiyatla satışa sunulmasının 5 yılı bulacağı söyleniyor, aslında piyasaya çıkacaklarının da garantisi olmadığı ekleniyor. Bakalım daha neler göreceğiz . :)
"Microsoft, tüm vücudunuzu kontrolör olarak kullanmanızı istiyor" demeden de edemeyeceğim.
Mp3 çalarlarımızı, telefon araması yapabilen ve hatta börek pişirebilen mikrodalga özelliği olan cihaza dönüştürmek gibi “uçuk” hayalleri olan “aklıselim” araştırmacıların projelerinden bir tanesi olan Skinput, kolunuzdaki belirli noktalara vurarak, bağlı olduğu cihazı kontrol etmenizi sağlayan bir sistem.Skinput projesinin arkasındaki fikir; vuruşlar sırasında oluşan mekanik titreşimlerin, vücudun farklı noktalarından farklı sürede ulaşmasının algılanmasına dayanıyor. Aşağıdaki videoda anlatıldığı üzere; kemik yoğunluğundaki, boyutundaki ve kitlesindeki farklılıklar, yumuşak doku ve eklemlerin filtreleme etkileri, farklı noktalarda, farklı akustik titreşimlere neden oluyor. Skinput yazılımı, işte bu titreşimleri dinleyerek (örneğin; kolunuzdaki algılayıcı bant ile) bağlı olduğu cihaza istediğiniz komutları gönderiyor.
Diğer projede ise; 2 kola birden bağlanan, birbirine bağlı elektrik algılayıcılar ile, kolların farklı hareketlerinin ürettiği farklı elektrik sinyallerini, bağlı bulunduğu cihazın kontrol mekanizması olarak kullanıyor (Joystick gibi).Aşağıdaki videoda, hayali bir gitarı sadece kasları ile çalarak, nasıl Guitar Hero oynandığını görebilirsiniz.
Yukarıdaki her iki projenin de şu an araştırma aşamasında olduğunu belirtelim, piyasa için uygun ve makul bir fiyatla satışa sunulmasının 5 yılı bulacağı söyleniyor, aslında piyasaya çıkacaklarının da garantisi olmadığı ekleniyor. Bakalım daha neler göreceğiz . :)
"Microsoft, tüm vücudunuzu kontrolör olarak kullanmanızı istiyor" demeden de edemeyeceğim.
18 Ocak 2011 Salı
Gitaristlerin iPad'i sevmesi için bir sebep daha: Griffin StompBox
Apple'ın tablet bilgisayarı iPad üzerinde çalışan iShred Live isimli bir gitar efekt yazılımı "teknolojik" gitaristlerden olumlu tepkiler almıştı. Bu yazılım sayesinde iPad'e bağlanan bir elektro gitarın sesine istenilen efekt uygulanabiliyor. Yazılım tabanlı olduğu için kullanılabilecek efektlerin çeşidi oldukça fazla. Aksesuar üreticisi Griffin bu yazılımla birlikte kullanılması için StompBox isimli bir pedal kutusu geliştirmiş. Bu cihaz sayesinde iShred Live'ın efektleri StompBox'ın üzerindeki pedal şalterlerine atanarak çalma anında elleri gitardan ayırmadan ayarlama yapılabiliyor. Tıpkı gerçek bir pedal kutusu gibi, ama efekt çeşitliliği çok fazla ve çalışması için bir iPad'e ihtiyaç duyuyor. Önümüzdeki aylarda piyasaya çıkması beklenen Griffin StompBox'ın fiyatı 70£ olacak. Benim tanıdığım gitaristler Marshall amfilerinden ve klasik pedallarından vazgeçmezler, ama StompBox pratikliği sayesinde teknoloji seven gitaristlerin ilgisini çekecektir.
13 Ocak 2011 Perşembe
Fender gitar sektörüne sığmıyor, otomotive giriyor
Gitarla alakası olan herkes bilir, Fender ve Gibson elektro gitar sektörünün her zaman rekabet içinde olan iki devidir. Biri çiftli manyetikleri (humbucker) savunur, diğeri ise tekli manyetiklerle daha duru ses alınacağını söyler. Tonları da farklıdır, şekilleri de. Tercih meselesi olarak her gitaristin hayalinde bunlardan biri vardır. İşte o gitar ve amfi üreticisi Fender şimdi de otomotiv sektörüne giriyor. Tabi araba yapmaya niyetlenmemişler, Detroit üç firmayı bile ancak yetiyor, dördüncü bir firma fazla gelebilir. Bu yüzden Fender (şimdilik) arabalar için müzik sistemi yapacak. Tek başına olmaz tabi, bu konuda tecrübesi olan bir ortak lazım. Bu konuda Fender'in imdadına Panasonic yetişiyor. Japon elektronik devinin ses sistemlerinde herkese yetecek kadar deneyimi var. Fender - Panasonic ikilisinin geliştirdiği ses sistemleri Volkswagen'in otomobillerinde kullanılacak. İlk olarak yeni Jetta ve yeni New Beetle bu ses sistemiyle gelecek. Daha sonra ABD için özel üretilen Passat'ta da bu özel ses sistemlerini görebileceğiz. Gerçi biz göremeyebiliriz, bu sistemler ABD'ye özel olabilir. Ayrıca, Fender logolu ses sistemlerinin arabaların tümünde mi, yoksa sadece özel versiyonlarda mı kullanılacağı da belli değil. Yine de ilginç ve hoş bir detay. Bakalım Gibson buna sağlamından bir cevap verecek mi...
Etiketler:
araba,
fender,
gitar,
panasonic,
ses sistemi,
teknoloji,
volkswagen
2 Kasım 2010 Salı
Gibson Firebird X: herşeyi kendi yapan gitar
Her ne kadar ben Les Paul ve SG gibi daha klasik kasalı Gibson'ları sevsem de bu gitar teknolojisi sayesinde ilgimi çekti. Üstte gördüğünüz bebek bir Gibson Firebird, ama bazı yeni teknolojiler sayesinde muadillerinden ayrılıyor. Bu gitar kendi kendini akort ediyor. Gibson tarafından geliştirilen ve daha önce bazı modellerde kullanılan bu robotik akort sistemi gitarın kısa sürede çalmaya hazır hale gelmesini sağlıyor. Gibson Firebird X'in bir diğer avantajı da temel efektleri kendisi uygulayabilmesi. Böylece reverb, echo, distortion gibi bazı efektler için pedal bağlamaya gerek kalmayacak. Hepsi güzel de, Gibson her özel modelde olduğu gibi bu gitarda da fiyat işini biraz abartmış. Firebird X ABD'de 5500$ fiyatla satılacak. Türkiye ye zaten gelmez, gelse de küçük bir orkestraya bedel olur.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)