hoparlör etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hoparlör etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Eylül 2015 Pazar

Bluedio BS-2 İncelemesi

Küçük bluetooth hoparlörlerden pek hoşlanmazdım aslında ben. Lakin daha önceki Nokia MD-11 incelememde de söylediğim gibi müzik setim bozuldu. Evet, çok tembelim, hala servise götürmedim. Neyse, müzik seti bozulunca böyle ufak hoparlörlerle idare etmeye başladım. Aslında Nokia MD-11'lerden memnundum, ama çok makul fiyata BS-2'yi görünce bir denemek istedim. Deneyimlerimi burada elimden geldiğince anlatacağım.

Bluedio firması isminden de anlaşılacağı üzere Bluetooth destekli ses ürünleri üreten Çinli bir firma. Ürünlerinin tamamı (en azından benim gördüklerim) Bluetooth ile çalışıyor. Farklı tipte kulaklıklar ve hoparlörler mevcut. Bu incelemeye konuk olan BS-2 aslında aylar önce dikkatimi çekmişti. Aliexpress'te Bluetooth 4.1 destekleyen hoparlörlere bakarken görüp beğenmiştim. Daha sonra ürün indirime girdi, ben de bir tane aldım. Yukarıda da belirttiğim gibi, BS-2'nin standart Bluetooth hoparlörlerden en büyük farkı güncel telefonlarda gördüğümüz Bluetooth 4.1 standardını desteklemesi. Bluetooth 4.1 düşük güç tüketimiyle öne çıkan bir standart, bu yüzden eğer bağlanan cihaz da bunu destekliyorsa hem BS-2, hem de bağlanan cihaz çalışma esnasında daha az pil tüketiyor. Bu standardın ses kalitesine herhangi bir etkisi yok.


Daha önce Teknoseyir'de bir arkadaş Bluedio'nun spor kulaklığını incelemişti ve ürünün ambalajsız geldiğini yazmıştı. Ben de BS-2'nin ambalajsız veya olabildiğince basat bir ambalajla geleceğini düşünmüştüm. Ürün elime şaşırdım, çünkü üst seviye ürünlerde bile nadir görülen kalitede bir kutunun içinde gelmişti. Ürünün kutusu mıknatısla tutturulmuş, çok güzel hazırlanmış. Kutunun içinde hoparlör ve aksesuar kutucuğu düzgün şekilde yerleştirilmiş. Bu küçük aksesuar kutucuğunun içinde 3.5mm ses ara kablosu, MicroUSB şarj kablosu ve ilaç prospektüsü tadında bir kullanım kılavuzu var. Bende ikisinden de zaten vardı, o yüzden kabloları hiç kurcalamadım. Kutucuğun hoparlörle aynı renk olması tesadüf mü, yoksa bilerek düşünülmüş güzel bir detay mı bilmiyorum. Eğer bilerek yapmışlarsa tebrik etmek lazım adamları.

Bluetooth hoparlörler genelde masanın üzerinde, "göz önünde" durdukları için görünümleri önemli. BS-2'yi bu konuda oldukça başarılı buldum. Tasarımı bana pahalı markaların iPhone için ürettikleri masaüstü hoparlörleri anımsattı. Malzeme kalitesi fiyatına göre gayet başarılı. Dışı mat ama pürüzsüz plastikten üretilmiş. Ön ve arkasında gri ızgaralar var. Tuşlar lastik kaplı. Ürünün altına kalın bir lastik ped yerleştirilmiş, böylece masa üzerinde kaymıyor. Ayrıca bu lastik kısım hoparlörün masayı titretmesini de engelliyor. İşçilik ise biraz sıkıntılı. Daha doğrusu bir noktada göze çok batan bir hata var. Ön ve arkadaki gri ızgaraların gövdeye birleştiği noktalardaki gri renkli contalar çok özensiz yapıştırılmış. Hem contanın kendisi kalitesiz, hem de sanki birisi öylesine yapıştırıcıyla oraya tutturmuş gibi duruyor. Yanlış anlaşılmasın, kolay kolay çıkmaz yerinden, ama ürünün genelinin sunduğu kalite hissini vermiyor bu contamsı şey. Onun haricinde sıkıntı yok, BS-2 gayet "birinci sınıf" duruyor.

Tabi konu hoparlör olunca ses kalitesi yukarıda bahsettiğim şeylerin hepsinin önüne geçiyor. Bluedio BS-2'nin üzerinde iki tane 40mm çaplı sürücü var. Her sürücü 3 watt gücünde, yani toplam güç 6 watt. Fotoğraflarda da görüldüğü üzere hoparlörün arka tarafı da açık. Üreticiye göre bu sayede bass kalitesi artıyormuş. Sürücüler küçük olunca beklentileri de ona göre ayarlamak gerekiyor. Ben BS-2'nin ses kalitesini beğendim. Tabii ki öyle çok yüksek ses veremiyor, kapasitesi belli. Büyük hoparlörlerdeki bass derinliğini de yakalamak mümkün değil. Ancak hem müzik dinlerken, hem de podcast'lerde bu boydaki bir hoparlör için gayet başarılı olduğunu düşünüyorum. Ürünü bir haftadır kullanıyorum, hiç "ya ufak hoparlör de çekilmiyor, ne bu böyle plastik gibi ses" filan dedirtmedi bana. Daha iyi ses veren Bluetooth hoparlörler bulunur elbette, ama ödenecek fiyat BS-2'ye göre çok daha yüksek olacaktır. Ürünün üzerinde "3D" tuşu var, ancak sadece Bluetooth ile bağlandığında bu 3D modu devreye girebiliyor. Açıkçası pek fark göremedim, belki bazı müzik tiplerinde aradaki fark daha fazla hissedilir. Ses konusunda beğendiğim bir diğer şey de sağ ve sol kanalların güzel ayrışması oldu. Ürünü tam karşıma koyup dinlediğimde sanki hoparlörler odanın iki ayrı köşesindeymiş gibi ayrıştırılmış bir ses duydum. Radyo dinlerlen filan pek önemli değil, ama film ve oyunlarda faydalı olabilecek birşey bu. Yoklukta bilgisayar hoparlörü olarak da kullanılabilir yani.

BS-2'nin Bluetooth eşleşmesi oldukça hızlı ve pratik. Güç tuşuna basılı tutunca eşleşme moduna giriyor, telefonun Bluetooth özelliğini açınca da hemen bağlanıyor. Menzili detaylı olarak ölçmedim ama yan odadan çekti. Üreticiye göre 10 metre menzili varmış. Pil ömrü bana yeterli geldi. Benim kullanımımda 15-16 saat tek şarjla çalıştı. Bunun 5-6 saatlik kısmında kablolu kullandım (malum, telefonun radyosunun çalışması için kablolu bağlantı gerekiyor), geri kalanında ise Lumia 520 ile kablosuz kullandım. Pil ömründe sıkıntı yok, ama ürünü tasarlayanlar pil durumunu gösteren birşeyler koymamışlar BS-2'ye. Yani bir LED ile en azından kabaca pilin bitmeye yaklaştığını filan gösterse güzel olacakmış. Ben kullanmadım, ama ürünün üzerinde telefon görüşmesi yapabilmek için bir de mikrofon var. Bluetooth ile telefon bağlandığında gelen çağrılar doğrudan BS-2 üzerinden cevaplanabiliyor.

Son kısımda hepsini özetleyeyim, bitireyim. Ben Bluedio BS-2'den memnun kaldım. Tek canımı sıkan şey ızgaraların etrafındaki lastik contamsı şey oldu, bir de pil durumu göstergesinin olmaması pek mantıklı gelmedi. Bunun haricinde herşeyiyle başarılı bir ürün. Fiyatının uygun olması da önemli bir etken tabi. Şu anda BS-2 30$ civarına satılıyor. Ben kampanyadan 19$'a aldım. Araştırılırsa hala uygun fiyata bulunabilir belki. Bendeki krem rengine çalan beyazı beğenmeyenler için metalik gri, siyah ve altın sarısı renkleri de mevcut. Ayrıca, daha güçlü ve kaliteli ses isteyenler de aynı firmanın BS-3 modeline bakabilirler. Temelde birbirine çok benziyor bu iki ürün, ama BS-3 daha güçlü ve daha büyük sürücülere sahip. Tabi onu denemediğim için aradaki kalite farkı verilen ekstra ücrete (onun fiyatı 50$, baya fark var yani) değer mi bilemiyorum. BS-2'yi makul fiyata düzgün ses verecek Bluetooth hoparlör arayanlara tavsiye ederim. Hele fiyatı tekrardan 19$'a düşerse ben bir tane daha alırım, çünkü fiyatını hakediyor.

20 Kasım 2012 Salı

iPad'in sesinden memnun olmayanlara özel kılıf: ORA

Son birkaç yılın en popüler teknolojik cihazlarından olan iPad'i çoğu kişi kusursuz buluyor, ama piyasanın en popüler tabletinin önemli bir kusuru var. iPad'in hoparlörleri çok zayıf ve stereo ses veremiyorlar. Cihazın arkasındaki hoparlörler aslında sesi iPad'i kullanan kişiye doğru vermek yerine arkaya doğru veriyorlar. Hoparlörlerin gücü de pek yüksek değil, bu yüzden bazen cihazdan gelen sesleri duymak zor olabiliyor. Bir grup amatör tasarımcı bu sorunu halledebilecek özel bir kılıf geliştirmiş. ORA isimli bu kılıf aslında bir çerçeveye benziyor. Kolayca açılan vidalarla ön kapağı sökülüyor ve iPad çerçevenin içine yerleştiriliyor. Çerçevenin içerisine öne bakan sekiz tane hoparlör, bunları besleyecek bir amfi ve gücü sağlayacak bir batarya yerleştirilmiş. Evet, ORA iPad'i biraz daha geniş ve kalın hale getiriyor, ama aynı zamanda iPad'in çok daha kaliteli ses vermesini sağlıyor ve pil ömrünü arttırıyor. 30 pinli klasik USB bağlantısı üzerinden çalıştığı için sadece iPad 2 ve yeni iPad (en yeni olan değil ama, en yeniden bir önceki yeni) ile kullanılabilen ORA farklı renklerde (siyah ve beyaz) alınabiliyor. Cihazın üzerinde bir de Apple'ın Smart Cover kapaklarına benzeyen kapak var. Bu kapak istendiğinde üstteki fotoğraftaki gibi katlanarak masa desteğine dönüşebiliyor. Özellikle iPad'inde film izlemeyi sevenlerin hoşuna gidecek olan ORA şimdilik sadece bir Kickstarter projesi. Projeye 99$ veya daha fazla yatıranlara bir adet yollanacak. Tabi bu "ön ödemeli" indirimli fiyat, ORA piyasaya çıktığında biraz daha pahalı olacak. Açıkçası bir kılıf için bu fiyat biraz yüksek, ama ORA diğer kılıflara göre çok daha fonksiyonel. Pil ömrünü arttıran diğer kılıfların da zaten ucuz olmadıklarını ve cihazı kalınlaştırdıklarını düşünürsek, ORA çok da mantıksız görünmüyor. Projenin Kickstarter'daki sayfasını ziyaret etmek isterseniz şuraya tıklayabilirsiniz. ORA'yı daha detaylı görmek isteyenler de aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

28 Haziran 2012 Perşembe

Teknolojinin önünü tıkayan teknoloji

Geçen gün aklıma garip birşey geldi. Teknoloji teknolojinin önünü tıkıyor. Bazı teknolojiler diğerlerinin gelişmesini engelliyor. Şimdi "e tabi yeni teknolojiler eskilerinin yerini alacak" diyebilirsiniz, ama durum öyle değil. O eski teknoloji de varlığını sürdürüyor, ama gelişemiyor. Bu Vestel'in kuvvetli ses verdiğini iddia ettiği televizyonunun reklamını izlerken aklıma geldi. Örneklere de oradan gireyim, siz de ne demek istediğimi anlayın.

Vestel bir televizyon yapmış (veya birilerine fason yaptırmış), Maxisound ismiyle satıyor. İsmi duyan da televizyonun acaip sesler çıkardığını sanır, ama sadece alt kısmında birkaç tane küçük hoparlör var. Eskiden televizyonlarda bass sesler için subwoofer olurdu, sökülebilir stereo hoparlörler olurdu, televizyonlar müzik seti kalitesinde ses verirdi. Şimdi bilgisayar hoparlörü kıvamında birkaç minik hoparlörle idare ediyoruz, onlar da genelde (televizyonun görünümü bozulmasın, kenarları ince olsun diye) arka tarafta oluyor. Vestel sadece televizyona bunlardan birkaç tane daha eklemiş, bir de hoparlörleri ön tarafa koymuş, alet bir anda ses canavarı olmuş. Yerseniz tabi... Neyse, televizyonların görüntü özelliği bu kadar hızlı gelişirken ses özelliklerinin hiç gelişmemesinin, hatta geriye gitmesinin bir sebebi var: Ev sineması sistemleri. Üreticiler artık "televizyonundan iyi ses almak isteyen zaten paraya kıyıp bir 5.1 ev sineması sistemi alır, televizyonu öylesine izleyecek olan da bu kulaklık irisi hoparlörcüklerle idare eder" diyor. Görüntü kısmına yükleniyorlar, her gün yeni bir teknoloji duyuruyorlar, ama ses kısmını ev sineması sistemlerine havale ettikleri için umursamıyorlar. Haliyle gelişme duruyor. Buraya kadar herşey normal, sonuçta 5.1 ev sineması sistemleri çok daha yeni teknoloji kullanıyor, yeni teknolojinin eskisinin yerini alması doğal birşey, ama eskisi hala kullanılıyor, ona hala ihtiyaç duyuluyor. Ev sineması sistemleri pahalı, karmaşık ve çok yer kaplıyor. Üstelik bazı insanlar 5.1 sesi umursamıyor, ama stereo sesi daha kaliteli duymak istiyor. Bu insanları önemsemeyip onları görmezden gelmek, sadece 5.1 sistem alanlara odaklanmak niye?

Bu tek örnek değil tabi. Bilgisayarların sabit diskleri aynı dertten muzdarip. SSD diskler çıktıktan sonra sabit disklerde doğru düzgün bir gelişme olmadı. Kapasiteleri arttı, ama performans aşağı yukarı aynı kaldı. SSD çok daha hızlı tabi, karşılaştırılamayacak kadar daha iyi, ama aynı zamanda bir o kadar da pahalı. Üstelik SSD diskler hala çoğu kişi için yeterli kapasiteye sahip değil. Hal böyle olunca bir kısım insan parayı bastırıp düşük kapasiteyi umursamadan SSD kullanarak hızın tadını çıkarıyor, diğerleri de 5 senedir hiç gelişemeyen mekanik sabit disklerin yavaşlığına katlanıyor.

Bilgisayarlarda kullanılan soğutma sistemleri de bu duruma güzel bir örnek olabilir. Eskiden standart soğutucular vardı, sonra fanları büyüdü, bakır taban geldi, sonra onlara ısı boruları eklendi, daha sonra ısı boruları sayesinde kule tipi soğutucular tasarlandı, sonra bazı üreticiler işlemciye doğrudan temas eden ısı borusu (Heatpipe Direct Touch) teknolojisine geçti, sonra... Sonrası yok. Orada tıkandı kaldı. Hızla gelişti, gelişti, sonra birden durdu. Durmasının sebebi tıpkı yukarıdaki örneklerde olduğu gibi aynı işi gören daha pahalı ve komplike bir teknoloji: sıvı soğutma sistemleri. Üreticiler yeni teknoloji geliştirmek için para harcamak istemiyorlar, daha iyisini isteyene "sıvı soğutma sistemine geç" diyorlar. İyi de, sıvı soğutma sistemleri pahalı, zahmetli ve kurulumu çok dikkat gerektiriyor. Montajda bir hata yapılsa, ufak bir kaçak bile olsa bilgisayar yanabiliyor. Çoğu kişi için havayla soğutma sistemleri en mantıklı çözüm, ama maalesef onun da önü tıkanmış durumda.

Neyse, bu yazının sonu biryere varmayacak. Örnekler çoğaltılabilir, belki her gün de yenileri eklenir, ama durum düzelmeyecek. Teknolojinin ilerlemesi güzel birşey, ama bazı teknolojilerin diğerlerinin önünü kesmesi, bunu yaparken tam olarak yerini alamaması kötü. Ev sineması sistemlerinin fiyatı düşse, yer sorununa bir çözüm bulunsa, SSD'ler ucuzlasa ve kapasiteleri artsa, sıvı soğutma sistemleri pratikleşse ve herkesin alabileceği fiyatla satılsa ben bunları yazmayacaktım. Keşke öyle olsaydı, ama olmuyor. Üreticilerin sadece en son teknolojiyi kullanan tepe seviye kullanıcılara odaklanıp diğerlerini unutmak yerine daha homojen bir müşteri kitlesine hitap etmesi gerekiyor. Otomobillerde bunu görüyoruz, tepe seviyeye hitap eden üreticilerin hiçbiri kendi başına ayakta duramıyor. Halk tipi araba yapanlar para kazanıyor, sonra o havalı tepe seviye markaları satın alıyor. Yeterince yazdım bugün, daha sonra devam ederiz. Sonuna kadar sabredip okuduğunuz için teşekkürler.

24 Mayıs 2012 Perşembe

Creative yeni Sound Blaster ses kartı ailesini yakında duyuracak (gibi görünüyor)

Sound Blaster ses kartlarıyla ünlenen, hoparlör ve diğer multimedya ürünleriyle de sevilen Creative firması Sound Blaster familyasının yeni bir üyesini tanıtmaya hazırlanıyor. Bu yeni ürünün (veya ürünlerin) tam olarak ne olduğu belli değil, ama "Sound Blaster" etiketi altında satılacağına göre bir tür ses kartı olması kuvvetle muhtemel. Tabi bunun altından herşey çıkabilir, şimdilik tam olarak ne olduğunu kestirmek oldukça güç. Creative internette dolaşan bu "teaser" ilanında ürünle ilgili hiçbir detayı açık etmemiş, hatta ürünün ismi bile belli değil. "AXX" ile başlayacağı veya biteceği kesin gibi, ama tam olarak ne olduğunu kimse bilmiyor. Zaten Creative bunun için bir yarışma başlatmış, şuradan ulaşabileceğiniz siteye girip bu yeni ürünün ne olacağıyla ilgili tahmininizi yazarak çekilişe katılabiliyorsunuz. X-Fi serisi uzun süredir piyasada, artık teknolojik açıdan pek "yeni" sayılmaz, tamamen yeni bir ses kartı serisiyle Creative bu pazarı canlandırmak isteyebilir. Diğer yandan, çoğu kişi için anakartların üzerinde gelen dahili ses kartları fazlasıyla yeterli geliyor, insanlar ses kartına para harcamak istemiyorlar artık. Eğer Creative ses kartı piyasasını canlandırmak istiyorsa dişe dokunur birşey üretmesi lazım, sadece daha fazla efekti daha hızlı yapabilen bir ses kartıyla bu iş olmaz.

13 Ocak 2012 Cuma

Kaliteli sesin portatif hali: Bang & Olufsen BeoLit 12

Üstte gördüğünüz piknik sepeti - çanta radyo melezi cihaz Bang & Olufsen'in yeni ürünü BeoLit 12. Heryere götürülebilen, AirPlay desteği sayesinde iPhone, iPod Touch ve iPad ile kablosuz iletişim kurabilen BeoLit 12 kendi aküsüne de sahip. Bu sayede tek şarjla 8 saat boyunca kesintisiz müzik çalabiliyor. Eğer kablosuz bağlantı kullanılırsa bu süre yarı yarıya düşüyor. BeoLit 12'nin içinde 120 watt gücünde bir amfi, 4" çapında bir subwoofer ve 2" çapında iki adet tweeter bulunuyor. Öyle Karamürsel sepeti gibi durduğuna bakmayın, gayet güzel ses çıkarıyor yani. Tüm diğer Bang & Olufsen ürünleri gibi BeoLit 12 de biraz pahalı. Bu portatif hoparlöre sahip olmak isteyenler 800$'ı gözden çıkarmak zorunda. BeoLit 12 2012'nin 2. çeyreğinde raflarda yerini alacak. Tanıtım videosunu aşağıda veya şurada izleyebilirsiniz.

28 Eylül 2011 Çarşamba

En doğal sesi isteyenlere: iTree iPod / iPhone Dock

Üstte gördüğünüz odun parçası aslında teknolojik bir ürün. Odun deyip geçmeyin, öyle alelade bir odun değil kendisi. Avusturya'nın ormanlarından seçilen ağaçlardan yapılan iTree iCici dock üniteleri sipariş üzerine üretiliyor. Sipariş veren kişi isterse kendi ağacını kendisi seçebiliyor. Bunun haricinde hoparlörlerin tipi ve kullanılacak diğer teknolojiler de müşterinin seçimine bırakılmış. Hatta, isteyenler entegre pikapa sahip bir iTree sipariş edip amatör DJ'liği en "doğal" haliyle yapabilirler. Odunun Cihazın üzerinde iPod ve iPhone bağlamak için gerekli bağlantı noktası bulunuyor. Mesele sadece doğal görünmek değil tabi, hi-fi meraklılarının çok iyi bildiği üzere en güzel ses ahşap kabinli hoparlörlerden alınır. Hele o kabin böyle seçme ağaçlardan yapılmışsa ve elle oyulmuşsa ses daha da güzelleşir, fiyat daha da artar. En önemli konulardan biri fiyat tabi, iTree sabit bir fiyata sahip olmasa da (siparişe göre fiyat değişiyor) ortalama 15,000$ civarına satılıyormuş. Alan varsa bir ara yanına gidip dinlemek isterdim doğrusu.

17 Nisan 2011 Pazar

Video oynatabilen kol saati

Kol saatlerinin asıl amacı zamanı göstermektir, ama bazıları bundan çok daha fazlasını yapabiliyor. Hesap yapabilen, oyun oynatabilen, hatta radyo çalabilen saatleri zaten görmüştük. Thinkgeek tarafından satılan (kimin ürettiği belirtilmemiş) bu kol saati de video ve müzik dosyalarını oynatarak standart saat fonksiyonelliğini aşıyor. 1.8" büyüklüğündeki ekran saatin tüm ön yüzünü kaplıyor. Tabi kola takılan bir video oynatıcıdan çok fazla şey beklememek lazım. Bu saatin oynatabildiği video çözünürlüğü de oldukça düşük. Saatin ekranı sadece 160x128 piksel çözünürlüğünde videoları oynatabiliyor. Yanında gelen yazılım sayesinde farklı formatlardaki videolar saatin desteklediği MTV formatına (MKV değil, yanlış anlaşılma olmasın) dönüştürülebiliyor. Saatin depolama kapasitesi ise 8GB. Video haricinde müzik de çalabilen saat MP3, WMA ve WAV formatlarını destekliyor. Kendi üzerinde bir hoparlörü var, ama bu hoparlörün sesi ancak kendine yeter. Bu yüzden saate bir de kulaklık çıkışı eklenmiş. Saatin üzerindeki mikrofon sayesinde ses kaydı da yapılabiliyor. Düğme tipi sat piliyle video oynatımı pek mantıklı bir iş olmadığından bu saate bir de lityum ion pil eklemişler. Saati sık ısk şarj etmek lazım yani. Ufacık bir ekranda video izlemek ne kadar kullanışlı olur bilemem, ama bu saati satın almak istiyorsanız Thinkgeek'i ziyaret etmelisiniz. Video oynatan saatin fiyatı ise 80$ civarında. Bir saat için çok pahalı değil, hele o saat bu kadar yetenekliyse hiç pahalı değil. Ben yine de yelkovanlı akrepli (hatta otomatik mekanizmalı) saatleri tercih ederim, ama bu tamamen tercih meselesi.

    26 Ocak 2011 Çarşamba

    Razer'dan portatif oyun hoparlörü: Ferox

    Daha çok oyunculara özel klavye, fare ve kulaklıklarıyla tanıdığımız Razer firması bu sefer de taşınabilir oyun hoparlörleriyle çıktı karşımıza. 30mm çapında sürücüleri olan bu sistem 12 saatlik şarj ömrüne sahip. Ferox ismindeki bu hoparlörler tüm çevresine (360 derece) eşit seviyede ses verebiliyor. Kolay taşınması için özel bir taşıma çantası da hoparlörlerin yanında hediye ediliyor. Ferox "oyuncu hoparlörü" diye geçse de sadece oyuncular için tasarlanmamış. 3.5mm ses çıkışı (kulaklık çıkışı olarak ta bilinir) bulunan tüm cihazlara bağlanabildiği için portatif medya oynatıcılarla çok iyi bir takım oluşturacaktır. Hoparlörlerin teknik özellikleri açıklanmamış, ama eğer Ferox ta alıştığımız Razer kalitesine sahipse gayet güzel ses verecektir. Razer Ferox bu ayın sonunda ABD'de 60$ fiyatla satışa sunulacak. Ülkemize ne zaman geleceği ise belli değil.