Aslında bu yazının başlığı daha farklı olacaktı, General Motors'un başına "Gerizekalı" sıfatını eklemiştim. Sonradan bu kadar sert bir başlığın iyi olmayacağını düşündüm ve vazgeçtim. Yanlış anlaşılma olmasın, fikrimden vazgeçmiş değilim, hala General Motors yöneticilerinin gerizekalı olduklarını düşünüyorum. Nasıl bu o mevkiye geldiklerini de fena halde merak ediyorum. Neyse, ben önce haberi vereyim, sonra GM yöneticilerine saydırmaya devam ederim. Haber şöyle: General Motors ile PSA grubu arasında yapılan ortak parça ve teknoloji kullanımı anlaşmasının ardından gelen ilk somut açıklamaya göre Opel'in küçük ve kompakt sınıf (B ve C sınıfları) araçlarında PSA grubunun platformları kullanılacak. Aslında kulağa çok masum geliyor değil mi? Ortak platform kullanılacak, böylece maliyetler düşecek, daha kaliteli arabaları daha ucuza alacağız... Öyle değil işte, çünkü bu karar Opel'i öldüren karar.
Opel şu anda General Motors'un en fazla zarar eden markası. Mali tablolarda böyle görünüyor yani. General Motors'un gerizekalı yöneticileri de Opel'i tasarrufa yönlendirip bu zararı azaltmanın yollarını arıyorlar. İşte yukarıda bahsettiğim karar da bu tasarruf kararlarından biri. İşin aslı öyle değil ama, çünkü mali tablolar her zaman gerçeği göstermez. Opel General Motors'un malı olduğu için Opel'in geliştirdiği tüm teknolojiler de General Motors'un oluyor. Masrafı Opel yapıyor, teknolojiyi geliştiriyor, arabaları tasarlıyor, General Motors da bu arabaları farklı markalarla farklı pazarlarda satıp para kazanıyor, sonra da Avrupa dışına çıkmasına izin vermediği Opel'i zarar etmekle suçluyor. General Motors araba yapamıyor. Tek becerebildikleri büyük kamyonetler ve bir de Corvette. Onlar da aşırı verimsiz motorları yüzünden yakıtın ucuz olduğu ülkeler haricinde kullanılamıyorlar. Son birkaç yıldır General Motors'un en fazla satan modelleri olan Chevrolet Cruze, Chevrolet Sonic (yani bizim Aveo), Buick Regal, Buick Verano ve Chevrolet Volt hep Opel tarafından geliştirilen platform ve teknolojiler kullanılarak üretiliyorlar. Örnekler daha fazla aslında, ama hepsini yazarsam sıkıcı olur. Opel tarafından Almanya'da geliştirilen Epsilon II ve Delta II platformlarını incelemenizi öneririm, ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.
Kısacası, General Motors bir yandan Opel'i sömürüyor, diğer yandan Opel'in teknoloji yatırımlarını müsriflik olarak değerlendirip maliyetleri düşürmeye çalışıyor. Bu durum zaten başlı başına General Motors'un yöneticilerinin gerizekalılığı olarak değerlendirilebilir, ama son karar kendilerinin akıl yoksunluğu konusunda rakip tanımadıklarını herkese ispatladı. Fransız PSA grubu (yani Peugeot ve Citroen) platform konusunda pek üretken değil. Geliştirdikleri platformlar kötü değil, ama aynı platformu üç nesil boyunca kullanan başka marka yok. (Pardon, bir de Dacia var!) Peugeot 307'nin platformu bir sonraki nesil kompakt Peugeot modellerinde (ve tabi onlara muadil Citroen modellerinde) kullanılacak mesela. Hani o 2001 yılında tanıtılan 307'nin platformu, 12 yaşında olan yani... 2001'den bu yana otomotiv teknolojisi komple değişti, ama PSA grubu bunu pek umursamıyor. Üstelik, geliştirdikleri platformlar öyle başarı timsali de değil. Sınıf ortalamasını ancak yakalayabilen vasat platformlar bunlar. Hani Ford Focus platformu gibi sınıf standartlarını belirleyen cinsten olsa neyse, ama değil. Tabi bu kendilerini ilgilendirir, ama görünüşe göre artık Opel'i de ilgilendirecek.
Yapılan son açıklamaya göre Opel'in bir sonraki nesil B ve C sınıfı araçları (bunlara standart modeller Corsa ve Astra'nın yanında Meriva ve Zafira gibi MPV türü modeller de dahil) PSA grubunun platformlarını kullanacak. Bu da yeni Corsa'nın aslında Opel logolu bir Peugeot 208 (o da eski 207 platformunu kullanıyor) olması, yeni Astra'nın da Citroen C4'ün Opel logolusu olarak satılması anlamına geliyor. Daha da kötüsü, ileride bu durum tüm ürün gamına yayılacak ve diğer Opel modelleri de PSA platformlarıyla üretilecek. Anlayacağınız, artık Opel sadece kasa ve iç mekan tasarımı yapacak. Tüm altyapı PSA grubundan alınacak. Bu da Opel'i Opel yapan şeylerin gitmesi, Opel'in tüm rekabet gücünü yitirmesi anlamına geliyor.
GM - PSA ortaklığı ilk başta çok mantıklı görünüyordu. Şöyle ki, PSA Amerika'ya araç satmıyor. Böylece General Motors'un Amerika'daki sadık müşterileri gurur duydukları "milli" firmanın (General Motors'un bir kısmı ABD devletine ait) aslında dalga geçtikleri Fransız arabalarıyla ortak parçalar kullandığını farketmeyecek. General Motors bu ortaklığı Avrupa'daki diğer firmalarla yapsa mutlaka kendi pazarında karşı karşıya gelecek, çünkü hemen hepsi Amerika'ya araba satıyor. Bir Renault, bir de PSA grubu kaldı. Renault da Mercedes'le ortaklığa girdiği için tercih edilmedi sanırım, bu yüzden doğrudan zaten maddi zorluklar çeken PSA grubu tercih edildi. Bir de tabi iki firmanın birbirini tamamlaması durumu var. Mesela Opel'de güzel dizel motor yoktu (artık var), ama PSA grubunda vardı. Bu şekilde eksikler tamamlanarak daha iyi araçlar yapılabilirdi. Kısacası, ilk bakışta gayet mantıklı görünen bir plandı bu. Tabi General Motors'un gerizekalı yöneticileri bu güzel planı da çökertti.
Hani PSA grubu böyle harika platformlar yapan, araçları yol tutuş ve dayanıklılık konusunda örnek gösterilen bir firma olsa bu kararı anlarım. Örneğin Volkswagen'le, Ford'la filan anlaşsalar bunu mantıklı bulurum. (Gerçi o zaman da ABD piyasasında birbirleriyle çarpışırlar, ama şimdilik o ihtimali gözardı ediyoruz.) Durum öyle de değil, PSA grubu gayet vasat platformlar geliştiriyor. Hatta bu platformları modifiye etmeyi bile beceremiyor PSA grubu, Citroen DS4'ün spor versiyonlarında bile hala burulma çubuklu arka süspansiyon kullanılıyor. Yapamıyorlar yani, becerileri bu kadar. Tutup da Opel'in platformlarını PSA grubundan almak arabanın iç mekan tasarımını Dacia'ya yaptırmak gibi birşey. Akla, mantığa sığmayan bir karar bu.
Tabi General Motors yöneticilerinin gerizekalılığının sonuçları bu kadarla da kalmıyor, kalmayacak. Opel'i öldürüp hiçbirşey olmamış gibi hayatına devam edemeyecek GM, bunun sonuçarına katlanacak. Şöyle ki; yukarıda da bahsettiğim gibi General Motors'un dünyanın en hareketli iki otomobil piyasası olan ABD ve Çin'de en fazla satan modelleri aslında Opel tarafından geliştiriliyor. Bundan sonra Opel tarafından geliştirilmeyecek, çünkü Opel birşey geliştirmeyecek. Opel PSA grubundan aldığı platformları giydirip kendi modeli gibi satacak, General Motors da Opel'in giydirilmiş Peugeot'larına Buick ve Chevrolet logoları basıp Amerika ve Çin'de satacak. Tabi o arabalar mevcut modeller kadar başarılı olamayacak. Eğer PSA grubunun platformları Amerika'da satılacak gibi olsaydı Peugeot zaten Amerika'da araba satıyor olurdu. Kısacası, GM kendi kendini yaraladı, belki de kendi sonunu hazırlamaya başladı. Kriz döneminde General Motors'u Opel modelleri kurtarmıştı. Eğer bir kriz daha olursa General Motors'u kurtaracak bir Opel olmayacak. O köşeli kamyonetleriyle ayakta kalmaya çalışır artık GM... Biz de oturup buradan dünya devi bir şirketin gerizekalı yöneticileri tarafından yavaş yavaş yerle bir edilmesini izleriz. Hatta izlerken cips bile yeriz, kahve de içeriz. Yazı biraz uzun oldu, ama içimden gelenleri tüm çıplaklığıyla yazmak istedim. Okuduğunuz için teşekkürler.
gm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25 Ocak 2013 Cuma
14 Ocak 2013 Pazartesi
2014 model Chevrolet Corvette Stingray duyuruldu
Amerikan otomotiv endüstrisinin en sportif arabalarından biri olan Chevrolet Corvette (diğerleri de Dodge Viper ve Ford GT) bu yıl yenilenecek. Yeni Corvette'in nasıl birşey olacağı uzun süredir merak ediliyordu ve amatör tasarımcılar Chevrolet'nin basına verdiği "teaser" fotoğraflara bakarak 2014 Corvette'i çizmeye çalışıyorlardı. Artık böyle birşey yapmalarına gerek yok, çünkü Chevrolet yeni spor otomobilini tanıttı.
2014 Corvette Stingray alıştığımız profilini korumuş, yani yine uzun bir burnu ve GT tarzı arka kısmı var. Alışılmadık kısmı ise ön tasarımdaki Ferrari görünümü. Bunun bir Corvette olduğunu bilmeyen çoğu kişi bu arabayı önden gördüğünde bir Ferrari zannedebilir. Arka kısımda ise daha "Chevtolet'msi" bir görünüm var. Özellikle Camaro'da da gördüğümüz çift dörtgen biçimli arka farlar bu aracı diğer markaların spor otomobillerinden ayırıyor. Ortada toplanmış dört tane egzost çıkışı ise harika görünüyor.
Önceki Corvette modellerinin dış tasarımı beğenilse de iç mekan tasarımları pek hoşa gitmiyordu. GM tasarımcıları bu sefer iç mekanla da biraz uğraşmışlar. Tam anlamıyla "şık" diyemeyiz belki, ama sürücünün kendisini bir yarış arabasının kokpitinde zannetmesini sağlayacak kadar sportif bir kabin tasarlamışlar. "Sürücü odaklı" konsol tasarımı yeni birşey değil, ama burada gördüğümüz gibi konsolun iki ayrı parça olarak tasarlanması ve tüm kontrollerin sürücüye dönük olması (yolcuyu sanki ana kabine bağlı ayrı bir kabinde seyahat ediyormuş gibi gösteriyor) aslında eski bir GM şirketi olan Saab'ın buluşu. Saab satıldı, ama patentlerinin çoğu GM'de kaldı. Çoğu üretici simetrik konsollar tasarlarken Saab böyle yamuk, ama daha işlevsel konsollara sahip arabalar yapıyordu. GM'in aklı sonunda başına gelmiş, ellerindeki fikirleri daha iyi kullanmaya başlamışlar. Ben kabini beğendim. Bir Porsche veya Lamborghini kokpiti kadar heyecan verici olmasa da gayet iyi olmuş.
Çocukluğumdan beri severim Corvette'i, bu yeni versiyonunu da çok beğendim. Bu öyle hayranlıktan dolayı oluşan bir beğeni değil, Chevrolet gerçekten özenerek tasarlamış bu arabayı. Hafif olsun diye aluminyum platform kullanılmış, ağırlık dağılımı ideal (50/50) hale getirilmiş. 6.2 litrelik V8 motorun (450HP güç üretiyor) aşırı yakıt tüketmesini engellemek için silindir deaktivasyonu gibi sistemler de araca eklenmiş. Tabi gerçek performansı testlerde göreceğiz, ama GM bu sefer Avrupalı rakiplerinin karşısında fazla ezilmeyecek gibi görünüyor. Bugün itibariyle Detroit'te başlamış olan otomobil fuarında tanıtılan 2014 Chevrolet Corvette Stingray'i bu yılın sonlarına doğru yollarda (tabi bizim yollarımızda değil, Amerikan yollarında) görebileceğiz.
2014 Corvette Stingray alıştığımız profilini korumuş, yani yine uzun bir burnu ve GT tarzı arka kısmı var. Alışılmadık kısmı ise ön tasarımdaki Ferrari görünümü. Bunun bir Corvette olduğunu bilmeyen çoğu kişi bu arabayı önden gördüğünde bir Ferrari zannedebilir. Arka kısımda ise daha "Chevtolet'msi" bir görünüm var. Özellikle Camaro'da da gördüğümüz çift dörtgen biçimli arka farlar bu aracı diğer markaların spor otomobillerinden ayırıyor. Ortada toplanmış dört tane egzost çıkışı ise harika görünüyor.
Önceki Corvette modellerinin dış tasarımı beğenilse de iç mekan tasarımları pek hoşa gitmiyordu. GM tasarımcıları bu sefer iç mekanla da biraz uğraşmışlar. Tam anlamıyla "şık" diyemeyiz belki, ama sürücünün kendisini bir yarış arabasının kokpitinde zannetmesini sağlayacak kadar sportif bir kabin tasarlamışlar. "Sürücü odaklı" konsol tasarımı yeni birşey değil, ama burada gördüğümüz gibi konsolun iki ayrı parça olarak tasarlanması ve tüm kontrollerin sürücüye dönük olması (yolcuyu sanki ana kabine bağlı ayrı bir kabinde seyahat ediyormuş gibi gösteriyor) aslında eski bir GM şirketi olan Saab'ın buluşu. Saab satıldı, ama patentlerinin çoğu GM'de kaldı. Çoğu üretici simetrik konsollar tasarlarken Saab böyle yamuk, ama daha işlevsel konsollara sahip arabalar yapıyordu. GM'in aklı sonunda başına gelmiş, ellerindeki fikirleri daha iyi kullanmaya başlamışlar. Ben kabini beğendim. Bir Porsche veya Lamborghini kokpiti kadar heyecan verici olmasa da gayet iyi olmuş.
Çocukluğumdan beri severim Corvette'i, bu yeni versiyonunu da çok beğendim. Bu öyle hayranlıktan dolayı oluşan bir beğeni değil, Chevrolet gerçekten özenerek tasarlamış bu arabayı. Hafif olsun diye aluminyum platform kullanılmış, ağırlık dağılımı ideal (50/50) hale getirilmiş. 6.2 litrelik V8 motorun (450HP güç üretiyor) aşırı yakıt tüketmesini engellemek için silindir deaktivasyonu gibi sistemler de araca eklenmiş. Tabi gerçek performansı testlerde göreceğiz, ama GM bu sefer Avrupalı rakiplerinin karşısında fazla ezilmeyecek gibi görünüyor. Bugün itibariyle Detroit'te başlamış olan otomobil fuarında tanıtılan 2014 Chevrolet Corvette Stingray'i bu yılın sonlarına doğru yollarda (tabi bizim yollarımızda değil, Amerikan yollarında) görebileceğiz.
27 Nisan 2012 Cuma
Zombilerin en fazla nefret ettiği araba: Chevrolet Cruze
Eğer bir gün zombi istilasıyla karşılaşırsak bu beyin yiyen rahmetlilere neyle karşı koyacağımızı artık biliyoruz. Chevrolet'nin aksesuar/fiyat dengesiyle ülkemizde de beğeni kazanan kompakt modeli Cruze'un son reklamı zombilerin Cruze hakkındaki hissiyatını aktarıyor. Görünüşe göre yürüyen ölüler Chevrolet Cruze'u pek sevmiyorlarmış. Cansız mankenlere ve diş ipine de kıl oluyorlarmış, ama Cruze'a daha büyük bir nefret duyuyorlarmış. Bunun sebebini de arabanın yol tutuşu, sağlamlığı ve yakıt ekonomisi olarak açıklıyorlar. Reklam esprili ve güzel olmuş, çocuklar için çok uygun olmasa da (malum, korkabilirler) ben çok beğendim. Keşke tüm reklamlar bu kadar eğlenceli olsa... Chevrolet'nin zombili Cruze reklamını aşağıda veya şurada izleyebilirsiniz.
6 Şubat 2012 Pazartesi
Tüm enstrumanların arabayla çalındığı klip: OK Go - Needing/Getting
İlginç klipler çekmeyi seven OK Go isimli müzik grubu yeni şarkısı Needing/Getting için Chevrolet sponsorluğunda bir video klip hazırlamış. Videoda grup üyeleri bir Chevrolet Sonic (yani bizim Chevrolet Aveo) ile özel hazırlanmış bir pistte gidiyorlar. Arabanın üzerindeki muhtelif çıkıntılar da pistteki müzik enstrumanlarına veya diğer ses çıkarabilecek şeylere çarpıyor, böylece şarkı arabayla çalınmış oluyor. Gerçekten çok yaratıcı olmuş. Bir de bizim şarkıcıların bir sürü para harcayarak çektiği kliplere bakıyorum da, bizimkiler OK Go'nun yanında akıl fakiri gibi kalıyor. Chevrolet Aveo'yla çalınan Needing/Getting klibini aşağıda veya şurada izleyebilirsiniz.
19 Aralık 2011 Pazartesi
Saab iflas etti
İsveçli otomobil üreticisi Saab uzun süren çabaların sonunda mali zorlukların üstesinden gelemedi ve iflas etti. Her ne kadar 1937 yılında kurulan, otomobil haricinde uçak ve silah da üretmiş olan Saab General Motors grubuna bağlıydı. ABD'deki mortgage krizi yüzünden finansal durumu bozulan GM bazı markalarıyla birlikte Saab'ı da kapatmak istemişti. İsveç devletinden destek alan Saab kapanmak yerine satılma yolunu tercih etmiş ve bir talip aramaya başlamıştı. Maalesef Saab'a sadece Çinli firmalar talip oldu, General Motors da teknolojisinin rakibi olan Çin firmalarına gitmesini istemediği için bu teklifleri reddetti. Saab direndi, yeni modeller geliştirmeye çalıştı, ama olmadı. Nisan ayında üretim durduruldu. Çalışanlara maaşlar ödenemedi. Sonunda olan oldu, Saab yöneticisi Victor Muller şirketin iflas ettiğini açıkladı. Saab'ın arabalarıyla çok fazla ilgilenmesem de böyle köklü ve iyi bir üreticinin iflası beni üzdü. Keşke General Motors aynı arabayı 5 farklı markayla çıkarmaktan başka işe yaramayan Kuzey Amerika markalarını bitirseydi de Saab'a dokunmasaydı. Yazık oldu Saab'a. Aşağıda Saab'ın son geliştirdiği konsept aracın resmi var. Güzelmiş, değil mi?
22 Kasım 2011 Salı
ABD Fiat Doblo'yu sevdi, pencerelisini de istedi
Bursa'daki Tofaş fabrikasında üretilmekte olan Fiat Doblo ülkemizde zaten çok seviliyor, bunu biliyoruz. Yakıt tüketimi düşük, ama iç hacmi geniş olan bu tip arabalar ticari araçla binek otomobilin melezi sayılıyorlar. Gerektiğinde normal bir binek otomobil gibi kullanılabiliyorlar, gerektiğinde de arkasına birşeyler yüklenip ticari amaçlara hizmet edebiliyorlar. Çok pratik yani. Bu pratiklik yakın zamana kadar sadece Avrupa'ya özgüydü, ama artık Kuzey Amerika'da da combi denilen bu tip araçlar satılıyor. Bunu ilk olarak Ford başlattı, Transit Connect modelini (o da Türkiye'de üretiliyor) ABD'de satışa çıkardı. Ardından Fiat sıkıntıda olan Chrysler'ın hisselerinin çoğunu aldı ve yönetimini ele geçirdi. Tabi Ford'a rakip olacaklar ya, Fiat Doblo'yu da ABD'de satmaya başladılar. Fiat Doblo zaten yeni kıtaya gitmişti yani, ama sadece ticari van tipi penceresiz modeli satılıyordu. Chrysler'ın ticari araçlardan sorumlu markası Ram'in yönetim kurulu başkanı Fred Diaz son yaptığı basın duyurusunda Fiat Doblo'nun pencereli yolcu versiyonunun da ABD'ye getirileceğini belirtti. Tabi Doblo'nun ABD standartlarına uyum sağlaması o kadar kolay değil, bu sorunu halletmek için Türkiye'deki üretim tesisine 160,000,000$ yatırım yapılacakmış. Bizim için çok sevindirici bir haber, çünkü böyle büyük bir yatırım daha fazla istihdam demek. Ayrıca, yatırım yapılıyorsa kolay kolay Doblo modelini başka fabrikaya kaydırmazlar, uzun süre biz üretiriz.
Şimdi bir de işin ilginç ve biraz garip olan tarafından bahsedeyim. ABD'de üç büyük otomotiv grubu var. Bunlardan ikisi şu anda combi tipi araçlar satıyor. Ford grubu Transit Connect'le, Chrysler grubu da Ram markalı Fiat Doblo'yla piyasanın kaymağını yiyor. General Motors ise ABD'de bu tipte bir araç satmıyor. Peki satmak isterse ne olacak? Haliyle rakipleri gibi o da Avrupa'daki şirketine, yani Opel'e dönüp bir combo araç isteyecek. Opel de emir büyük yerden geldiği için itiraz edemeyecek ve Fiat'a yaptırdığı Opel Combo'yu ABD'ye gönderecek. Linkte de görebileceğiniz üzere Opel Combo zaten üzerine Opel logosu basılmış bir Fiat Doblo, yani aynı araba hem General Motors hem de Chrysler markaları altında satılmış olacak. Üstelik, bu arabalar Türkiye'de üretiliyor olacak. Onların en büyük rakibi olan Ford Transit Connect de zaten Türkiye'de üretiliyor, yani kazanan hangisi olursa olsun bu bizim çıkarımıza olacak. Ne güzel, değil mi?
Şimdi bir de işin ilginç ve biraz garip olan tarafından bahsedeyim. ABD'de üç büyük otomotiv grubu var. Bunlardan ikisi şu anda combi tipi araçlar satıyor. Ford grubu Transit Connect'le, Chrysler grubu da Ram markalı Fiat Doblo'yla piyasanın kaymağını yiyor. General Motors ise ABD'de bu tipte bir araç satmıyor. Peki satmak isterse ne olacak? Haliyle rakipleri gibi o da Avrupa'daki şirketine, yani Opel'e dönüp bir combo araç isteyecek. Opel de emir büyük yerden geldiği için itiraz edemeyecek ve Fiat'a yaptırdığı Opel Combo'yu ABD'ye gönderecek. Linkte de görebileceğiniz üzere Opel Combo zaten üzerine Opel logosu basılmış bir Fiat Doblo, yani aynı araba hem General Motors hem de Chrysler markaları altında satılmış olacak. Üstelik, bu arabalar Türkiye'de üretiliyor olacak. Onların en büyük rakibi olan Ford Transit Connect de zaten Türkiye'de üretiliyor, yani kazanan hangisi olursa olsun bu bizim çıkarımıza olacak. Ne güzel, değil mi?
12 Ağustos 2011 Cuma
Chevrolet Avrupa'ya geliyor, Opel lüks marka oluyor
General Motors'un Avrupa pazarında büyümek için hazırladığı plan şirket CEO'su Dan Akerson tarafından açıklandı. Bu plana göre Chevrolet Opel'in alt markası olarak Avrupa pazarına girecek. Aslında durum şu an böyle zaten, ama şu anda Avrupa'da satılan Chevrolet modelleri Kore'de veya ABD'de üretiliyor. General Motors orta sınıf markası Chevrolet'yi Avrupa'da Opel tesislerinde üretip lojistik maliyetlerini düşürmeyi ve stok problemlerini aşmayı hedefliyor. Chevrolet'ye piyasada yer açmak için Opel markasının prestiji arttırılacak, Opel "orta-üst" sınıf bir markaya dönüştürülecek ve Volkswagen, Alfa Romeo gibi markalarla mücadele edecek. Chevrolet de onun hemen altında, "orta-alt" sınıfta Skoda, Seat, Hyundai ve Kia gibi markalarla yarışacak. Büyük ihtimalle kullanılan platformlar aynı olacak, ama Opel aksesuar çeşitliliği ve malzeme kalitesiyle Chevrolet'den daha üstün olacak. Belki bu vesileyle Camaro'yu da daha "kullanılabilir" motor seçenekleriyle Avrupa'da satışa sunarlar. Ford'un Avrupa için dizel motorlu Mustang üretme planları vardı, belki ona rakip olarak bir dizel Camaro gelebilir.
11 Ağustos 2011 Perşembe
Tasarım ve geliştirme artık böyle yapılıyor: GM Rapid Prototyping Facility
ABD'nin (ve tabi dünyanın) otomotiv devlerinden General Motors farklı markalar altında satılan pek çok otomobil geliştiriyor ve üretiyor. Tabi bu kadar otomobil için bir sürü de parça geliştirmek gerekiyor. Önceden kağıt üzerinde hazırlanan parçaların üretildikleri zaman nasıl görüneceği tam belli olmazdı. Ayrıca yerine takıldığında nasıl durduğunu da tahmin etmek zordu. General Motors'un Michigan fabrikasının içinde bulunan Rapid Prototyping Facility (hızlı prototip tesisi) sayesinde artık bilgisayarda çizilen parçalar çok hızlı şekilde üç boyutlu yazıcılarla gerçek cisimlere dönüştürülebiliyor. Böylece geliştirilen bir parça fazla beklemeye gerek kalmadan üretilip yerinde denenebiliyor. Aşağıda bir tanıtım videosu var. Bu videoda gösterilen herşey bu makinelerden çıkmış, yani çok detaylı parçalar bile üretilebiliyor. Üstelik, üretilecek cisim ne kadar detaylı olursa olsun tek parça olarak üretilebiliyor. Çok beğendim, hatta alıp evime bir tane koyasım geldi. Sonra yerimin olmadığını hatırladım ve vazgeçtim. Tanıtım videosu aşağıda, göremeyenler de şuraya tıklayıp izleyebilirler.
15 Eylül 2010 Çarşamba
Olmaz demeyin, bu da oldu: Arabada sesli Facebook
OnStar firması 15 senedir General Motors grubundaki araçların güvenlik sistemleri üretiyordu. Son yıllarda modaya uyarak araç içi eğlence sistemlerine de bulaşan OnStar yeni geliştirdiği teknolojilerle sosyal ağları araçların ön konsollarına taşıyacak gibi görünüyor. Firmanın yeni geliştirdiği araç içi bilgi - eğlence (ecnebiler buna "infotainment" diyor) sistemi hareket halindeyken Facebook'a girmeye olanak tanıyor. Bununla da kalmıyor, sürücünün Facebook sayfasındaki yenilikleri ve mesajları sesli olarak sürücüye okuyor. Üstelik, sürücü isterse sesli olarak Facebook üzerinden mesaj gönderebiliyor. Böylece trafikte araç kullanırken bile arabanın içindekiler Facebook bağımlılıklarını sürdürebiliyorlar. Metinleri okuyan bu teknolojiyi farklı konularda da kullanmak isteyen OnStar benzer bir sistemi kısa mesajlar (SMS) için de kullanacakmış. Bu sistemde de arabanın Bluetooth araç kitine bağlanan bir telefona gelen mesajlar sürücüye sesli olarak okunacakmış. Sürücü eğer isterse dikkatini dağıtmadan bu mesajlara önceden hazırlanmış cevaplardan birini gönderebilecekmiş. Güzel bir teknoloji, ama bana yetmez. Ben yolda giderken sadece sesimi kullanarak bloga yazı gönderebileceğim, forumlarda yazışabileceğim bir sistemi bekliyorum. Acaba çok şey mi istiyorum?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)