aluminyum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aluminyum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ocak 2013 Pazartesi

2014 model Chevrolet Corvette Stingray duyuruldu

Amerikan otomotiv endüstrisinin en sportif arabalarından biri olan Chevrolet Corvette (diğerleri de Dodge Viper ve Ford GT) bu yıl yenilenecek. Yeni Corvette'in nasıl birşey olacağı uzun süredir merak ediliyordu ve amatör tasarımcılar Chevrolet'nin basına verdiği "teaser" fotoğraflara bakarak 2014 Corvette'i çizmeye çalışıyorlardı. Artık böyle birşey yapmalarına gerek yok, çünkü Chevrolet yeni spor otomobilini tanıttı.

2014 Corvette Stingray alıştığımız profilini korumuş, yani yine uzun bir burnu ve GT tarzı arka kısmı var. Alışılmadık kısmı ise ön tasarımdaki Ferrari görünümü. Bunun bir Corvette olduğunu bilmeyen çoğu kişi bu arabayı önden gördüğünde bir Ferrari zannedebilir. Arka kısımda ise daha "Chevtolet'msi" bir görünüm var. Özellikle Camaro'da da gördüğümüz çift dörtgen biçimli arka farlar bu aracı diğer markaların spor otomobillerinden ayırıyor. Ortada toplanmış dört tane egzost çıkışı ise harika görünüyor.

Önceki Corvette modellerinin dış tasarımı beğenilse de iç mekan tasarımları pek hoşa gitmiyordu. GM tasarımcıları bu sefer iç mekanla da biraz uğraşmışlar. Tam anlamıyla "şık" diyemeyiz belki, ama sürücünün kendisini bir yarış arabasının kokpitinde zannetmesini sağlayacak kadar sportif bir kabin tasarlamışlar. "Sürücü odaklı" konsol tasarımı yeni birşey değil, ama burada gördüğümüz gibi konsolun iki ayrı parça olarak tasarlanması ve tüm kontrollerin sürücüye dönük olması (yolcuyu sanki ana kabine bağlı ayrı bir kabinde seyahat ediyormuş gibi gösteriyor) aslında eski bir GM şirketi olan Saab'ın buluşu. Saab satıldı, ama patentlerinin çoğu GM'de kaldı. Çoğu üretici simetrik konsollar tasarlarken Saab böyle yamuk, ama daha işlevsel konsollara sahip arabalar yapıyordu. GM'in aklı sonunda başına gelmiş, ellerindeki fikirleri daha iyi kullanmaya başlamışlar. Ben kabini beğendim. Bir Porsche veya Lamborghini kokpiti kadar heyecan verici olmasa da gayet iyi olmuş.

Çocukluğumdan beri severim Corvette'i, bu yeni versiyonunu da çok beğendim. Bu öyle hayranlıktan dolayı oluşan bir beğeni değil, Chevrolet gerçekten özenerek tasarlamış bu arabayı. Hafif olsun diye aluminyum platform kullanılmış, ağırlık dağılımı ideal (50/50) hale getirilmiş. 6.2 litrelik V8 motorun (450HP güç üretiyor) aşırı yakıt tüketmesini engellemek için silindir deaktivasyonu gibi sistemler de araca eklenmiş. Tabi gerçek performansı testlerde göreceğiz, ama GM bu sefer Avrupalı rakiplerinin karşısında fazla ezilmeyecek gibi görünüyor. Bugün itibariyle Detroit'te başlamış olan otomobil fuarında tanıtılan 2014 Chevrolet Corvette Stingray'i bu yılın sonlarına doğru yollarda (tabi bizim yollarımızda değil, Amerikan yollarında) görebileceğiz.


1 Kasım 2012 Perşembe

Steve Jobs'ın tasarladığı lüks yat Venüs suya indirildi

Aslında bu pek taze bir haber değil, ama yine de yazmak istedim. Teknoloji devi Apple'ın geçen yıl vefat eden kurucusu Steve Jobs'ın üzerinde çalıştığı son projelerden biri olan Venüs isimli yat geçtiğimiz günlerde Hollanda'da bir tersanede tamamlandı ve suya indirildi. Üstteki fotoğrafta da görüldüğü üzere oldukça garip şekilli olan Venüs tam 70 metre boyunda bir "süper-yat". Neredeyse şehir hatları vapuru büyüklüğünde birşey yani.

Tasarımın büyük bölümünü Steve Jobs yaptığı için çoğu Apple ürününde olduğu gibi bu yatta da düz yüzeyler ve sadelik hakim. Yatın tüm fonksiyonlarının kaptan köşkündeki yedi adet iMac ile yönetilmesi de Apple'ın tek merkezden kolay kullanım felsefesine oldukça uygun. Yatın iç kısımdaki ahşap kaplamalar ve pencerelerindeki cam haricinde kalan kısmı tamamen aluminyumdan oluşuyor. Aslında bir tasarımcı olmayan Steve Jobs'a bu projede ünlü Fransız tasarımcı Philippe Starck yardım etmiş. Bu da yatın garip görünümünü açıklıyor sanırım, tüm Starck tasarımları zaten biraz garip görünür. Walter Isaacson'un yazdığı Steve Jobs biyografisine göre Apple'ın patronu altı yıl boyunca bu proje üzerinde çalışmış. Projenin bu kadar uzun sürmesinin sebebi de Steve Jobs'ın mükemmellik arayışıymış, çünkü yatın yapımı başladıktan sonra bile Steve Jobs tasarımda bazı değişiklikler yapmak istemiş. Mesela, yattın büyük pencerelerinde kullanılan cam bu yat için özel olarak geliştirilmiş. Anlatılanlara göre Steve Jobs bu yatı emekliliği esnasında kullanmak istiyormuş, ama ömrü vefa etmemiş. Yatı teslim alan Laurene Jobs'ın bu devasa yatı kullanıp kullanmayacağı ise henüz belli değil, ama yatı yapan şirketin tüm çalışanlarına arka yüzünde Venüs yatının resmi kazınmış olan özel iPod Shuffle'lar hediye edilmiş. Güzel düşünce, ama Steve Jobs da görebilseydi daha güzel olurdu herhalde. Venüs'ü daha detaylı görmek istiyorsanız aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

17 Mayıs 2012 Perşembe

Analog tadında dijital fotoğrafçılık: Timeless Capture Camera

Brian Matanda isimli tasarımcı bir zamanların filmlerle uğraşan fotoğrafçılarının neler çektiğini anlamamız için ilginç bir cihaz tasarlamış. Yandaki fotoğrafta da görülen Timeless Capture Camera isimli fotoğraf makinesi film kullanmıyor, yani dijital. Buna rağmen bir ekranı yok. Bu da demek oluyor ki, sadece optik bakaç kullanılarak fotoğraf çekiliyor. Dahası, çektiğiniz anda fotoğrafı görme imkanınız da yok. Ancak fotoğrafları bilgisayara veya yandaki resimde görülen kablosuz bağlantılı özel aksesuara aktarınca nasıl çıktıkları görülüyor. Tıpkı filmde olduğu gibi... Film döneminin bir diğer sıkıntısı olan sık sık film değiştirme gereksinimi de bu makineye yansımış. Timeless Capture Camera'nın hafızası çok küçük. Bu yüzden sık sık doluyor ve boşaltmak gerekiyor. Öyle birkaç gigabyte büyüklüğündeki kartlarla binlerce fotoğraf çekmenin rahatlığı yok yani.Sadece aluminyum ve tahtadan yapılmış olan Timeless Capture şimdilik sadece bir prototip, yani satılmıyor. Bu yüzden fiyatı da yok. "İnsan neden böyle kendisine sıkıntı verecek bir cihaza para versin ki?" diyebilirsiniz, haklısınız da, ama bazen işin tüm zevki o zorluklardadır. Timeless Capture Camera'nın tanıtım videosunu aşağıda izleyebilirsiniz.

22 Kasım 2011 Salı

Volkswagen'de performansın geleceği dizelde

Otomotiv dünyasının en büyüklerinden olan (ve her geçen gün büyümeye devam eden) Volkswagen'in performans bölümünden ilginç açıklamalar geldi. Volkswagen modellerinin "R" takısıyla biten yüksek performanslı versiyonlarını (Golf R gibi) geliştiren R bölümünün yöneticileri Ulrich Riestenpatt ve Dr. Hendrik Muth'a göre Volkswagen'in R modelleri gelecekte dizel motorları kullanacak ve dört tekerlekten çekiş sistemine sahip olacak. Bu sayede yüksek performans ve iyi yol tutuş için çok fazla yakıt tüketmek gerekmeyecek. Hibrid teknolojisini de küçümsemediklerini söyleyen R bölümü yöneticileri arabanın 100KG hafifletilmesinin mevcut Hibrid teknolojisiyle aynı sonucu verdiğini söylüyor. Bu yüzden bolca aluminyum, dört tekerlekten çekiş sistemi ve yüksek verimlilikli dizel motorlar gelecekteki hızlı Volkswagen'lerin ortak özelliği olacak. Açıkçası, bu kombinasyon benim de hayallerimi süslüyordu. Bir an önce başlasalar da biz de az yakan yüksek performanslı arabaları uygun fiyata alabilsek.

21 Ekim 2011 Cuma

Fotoğraf makinesinin geleceği: Lytro Light Field Camera

Üstte gördüğünüz projektöre benzeyen kutular aslında birer fotoğraf makinesi. Alıştığımız fotoğraf makinelerine göre çok farklı bir tasarıma sahipler. Onları klasik dijital fotoğraf makinelerinden ayıran şey sadece tasarımları değil tabi. Lytro tarafından geliştirilen bu makineler "Light Field Camera" diye anılıyor, yani sadece tek yönde hareket eden ışığı değil, bir ortamda her yöne giden ışık hüzmelerini yakalıyorlar. Bunun bize getirisi ise çekim sonrası odaklama yapabilme kabiliyeti. Klasik fotoğraf makineleri (dijital veya filmli farketmez) bir noktaya odaklanırlar, o noktayla aynı mesafede olan objeler netleşir, o noktadan daha uzak veya daha yakın olan nesneler de bulanıklaşır. Bu yüzden odağın dışında kalan şeyler fotoğrafta net gözükmez, detay kaybı yaşanır. Lytro ise tamamen farklı bir sistem kullanıyor.

28 Eylül 2011 Çarşamba

Eskimiş tahtadan yapılma gerçek "steampunk" su tüfeği

Etsy isimli ilan sitesinin Faustus70 isimli kullanıcısı (adamın ismini bilemiyoruz) 75 yıllık bir sandalyeye sahipmiş. Artık o sandalyeye oturmaktan sıkılmış olacak ki, sandalyeyi parçalayıp elde ettiği eskimiş tahtaları daha faydalı bir işte kullanmaya karar vermiş. Oyuncakçılarda satılan Nerf isimli su tüfeklerinden (yumuşak plastik tüpler de fırlatabiliyor) birine sahip olan Faustus70 sandalyeden elde ettiği parçalarla Nerf N-Strike Barricade su silahını kaplamış. Kenarlarını da aluminyum parçalarıyla kapatıp üstüne elle perçin atmış. Böylece ortaya üstteki resimde gördüğünüz steampunk tarzı antika görünümlü su tüfeği çıkmış. İşin güzel tarafı, su tüfeğinin tüm fonksiyonları (üzerindeki dürbünü dahil) çalışıyor. Bence çok şık olmuş. Faustus70 bu tasarımını Etsy'de 300$ karşılığında satıyor. Sadece bir tane olduğu için fiyatı biraz yüksek tabi, ama steampunk meraklıları arasında bu parayı ödemeye hazır olanlar mutlaka vardır.

1 Ağustos 2011 Pazartesi

Çok parası olup arada yönünü kaybedenlere: Porsche Design P'6520 Compass

Porsche'nin spor otomobilleri arkadan motorludur, bu yüzden virajlarda arka taraflarını dışarı doğru hafiften kaydırırlar. Bu aslında bir yol tutuş kusuru olsa da spor otomobil meraklılarının sevdiği bir durumdur. Porsche Design firması işte bu şekilde arabanın arkasını sağa sola kaydırırken istikametini kaybedenlere yardımcı olacak bir saat tasarlamış. P'6520 Compass isimli bu saatin kadranı yukarı kaldırıldığında altından bir pusula çıkıyor. Aslında bu tasarım tamamen özgün değil, 1978 yılında Ferdinand Alexander Porsche'nin tasarladığı saatin güncel teknolojiyle yeniden yapılmış hali. Önceki modelin gövdesi aluminyumdan üretilmiş, bu saatin kasa malzemesi ise titanyum. Üstte kalan saat kısmının mekanizması otomatik. Bu ilginç saatten sadece 911 adet üretilmiş, bu yüzden fiyatı (henüz belirlenmemiş olsa da) biraz yüksek olacak. Güzel, şekil olarak bana hitap etmese de hoş bir tasarım olmuş. Keşke fiyatı da belli olsaydı, o zaman alamayacağıma %100 emin olurdum. (şimdilik sadece %99.99 eminim)

8 Temmuz 2011 Cuma

İpad'i MacBook Air'e dönüştüren klavye-kapak

Eğer iPad 2'nin en büyük eksiğinin (bir sürü eksiği olduğunu baştan kabul ediyoruz yani) bir fiziksel klavye olduğunu düşünüyorsanız bu alet tam size göre. Aluminyumdan üretilmiş olan bu klavye modülü iPad 2'ye bağlandığında tıpkı bir MacBook Air gibi görünüyor ve kullanılıyor. Tabi MacOS işletim sistemi yerine iOS ile idare etmek gerekiyor, ama olsun. Biz ona da razıyız. Aluminum Keyboard Buddy Case isimli klavye USB üzerinden doldurulabilen kendi piline sahip. Üzerindeki mıknatıslar sayesinde standart bir iPad 2 kapağı gibi çalışabiliyor, yani tablet klavyenin üzerine yüzüstü yerleştirildiğinde ekranı kapanıyor ve uyku moduna geçiyor. Güzel düşünülmüş, iyi tasarlanmış. Beni gördüğüm tek kusuru klavyenin iPad'i tuttuğu açının değişmiyor olması. Ekranı hafif yatırmak veya kaldırmak imkansız, ama bu kadar kusur her cihazda olur. Bu klavye yurtdışında 50$'a satılıyor. Almak isteyenler şuraya tıklayabilirler.

11 Mayıs 2011 Çarşamba

Mustang ruhunu motorsuz yaşamak isteyenlere: Shelby Cruiser

Shelby ismi Amerikan arabalarının arasında bir efsanedir. Emekli yarış pilotu Carroll Shelby tarafından tasarlanan Shelby Cobra (şimdilerde Caterham Super 7 olarak benzerleri üretiliyor) ve özel yapım Ford Mustang'ler otomobil meraklılarının yakındna tanıdığı ve hayran olduğu efsanevi araçlardır. Tabi Shelby markası sadece motorlu araçlarda kullanılmıyor. Ünlü modifiye firmasıyla ortak geliştirilen pek çok farklı ürün var. Bunlardan biri de bisiklet üreticisi Felt tarafından geliştirilen Shelby Cruiser. Alıştığımızdan biraz daha farklı formda, bizim "chopper" dediğimiz motorsikletleri andıran bir gövdeye sahip olan Shelby Cruiser üç vitesli Shimano marka aktarıma sahip. Renk olarak da Shelby'nin klasiği olan beyaz üzerine mavi seçilmiş. Bisikletin gövdesi özel bir teknikle aluminyumdan yapılmış. Böylece fazladan ağırlık yapmıyor, binicisini yormuyor.Felt tarafından üretilen Shelby Cruiser bu ayın sonunda 999$ (dikkatinizi çekerim, 1000$ değil) fiyatla satışa sunulacak. Binecek yer olsa bunlardan bir tane almak isterdim. Çok fonksiyonel olmasa da havalı göründüğü kesin.

18 Nisan 2011 Pazartesi

Kola kutusuyla çalışan uzaktan kumandalı araba: dAlH2Orean

Geleceğe Dönüş serisindeki zaman makinesi DeLorean'ı hatırlarsınız. O zaman makinesinin en önemli parçalarından biri de arabanın arka tarafındaki Mr. Fusion isimli küçük nükleer reaktördü. Kahve makinesi ile çöp kovasının melezi gibi duran bu küçük reaktör içine atılan çöpleri tepkimeye sokarak zaman yolculuğu için gereken enerjiyi sağlıyordu. Aleix Llovet ve Xavier Saluena isimli teknoloji meraklısı arkadaşlar da buna benzer birşey geliştirmişler. Şimdilik zamanda seyahat edemiyor belki, ama çöpe giden aluminyum içecek kutularını enerjiye dönüştürebiliyor. Ufak bir uzaktan kumandalı arabanın üzerine yerleştirilen sistem birkaç tane içecek kutusu kapak halkası ile arabayı 40 dakika boyunca saatte 30km hızla hareket ettirebilecek gücü sağlayabiliyor. Tabi sadece aluminyum yeterli değil. Aluminyumdan hidrojen elde etmek için sodyum hidroksit kullanılıyor. Yine de güzel bir sistem. Üstelik tepkime sonrasında elde edilen atık maddeler endüstriyel konularda kullanılabiliyorlar. Şimdilik gerçek arabalarda görmemiz pek mümkün değil, ama ileride daha gelişmiş geri dönüşüm projeleri için öncü olacağı kesin. Bu arada, arabanın ismi filmdeki zaman makinesine gönderme yapılarak "dAlH2Orean" koyulmuş. Okuması zor olmuş, ama hoşgörmek lazım. Aluminyum ile çalışan uzaktan kumandalı arabanın videosu aşağıda. Videoyu göremiyorsanız şuraya tıklayabilirsiniz.