navigasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
navigasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Aralık 2013 Perşembe

Mercedes arabalarını Pebble akıllı saatlerle entegre edecek

Otomobil üreticileri akıllı cihazları otomobillerine entegre etmekte biraz geciktiler. Şimdi de bu gecikmeyi telafi etmek için bu konuya yoğunlaşıyorlar. Çoğu üretici "bağlantılı" arabaları için akıllı telefon uygulamaları hazırladı zaten. Bazı üreticiler ise yazılımla yetinmiyor, arabalarına özgü akıllı donanımlar da satmak istiyor. Mercedes de akıllı saat üreticisi Pebble ile birlikte geliştirdikleri saati duyurarak akıllı cihaz entegrasyonu konusunda önemli bir adım attı.

Pebble benim en beğendiğim akıllı saatlerdendir. Sade ve kullanışlı tasarımı, elektronik kağıt teknolojisi sayesinde çok az güç tüketen ekranı ve bir Kickstarter projesi olarak başlamış olması Pebble'ı beğenme sebeplerinden sadece birkaçı. Görünüşe göre beğenen sadece ben değilmişim, çünkü "zor beğenen" firmalardan Mercedes de Pebble'ı seçmiş. Mercedes ile Pebble'ın ortak geliştirdiği Digital DriveStyle uygulaması araba ile saat arasında bağlantı kuruyor. Saatin ekranı araba kadranında gördüğümüz önemli bilgileri gösterebiliyor, ayrıca gerektiğinde bazı fonksiyonları uzaktan yönetmeye izin veriyor. Navigasyon sistemi saat üzerinden yönetilebiliyor, veya arabanın nereye bırakıldığı unutulursa navigasyon sistemi üzerinden koordinatlar alınarak arabanın haritadaki yeri saat ekranında gösterilebiliyor. Mercedes ve Pebble önümüzdeki günlerde kapılarını açacak olan CES fuarında bu teknolojiyi tanıtacaklarını söylüyorlar. Pebble akıllı saatin Mercedes'e özel yeni bir versiyonu mu gelecek, yoksa sadece mevcut Pebble saatlere yüklenebilen bir uygulama mı tanıtılacak, henüz belli değil. Ancak ne olursa olsun, Pebble Mercedes'in lüks butiklerinde (bizde yok, ama çoğu önemli şehirde var) satılacak, bu da daha geçen sene bir projeden ibaret olan firmanın prestijini katlayacak.


27 Mayıs 2013 Pazartesi

En "akıllı" bisiklet gidonu: Helios

Başlığa bakıp "Akıllı gidon mu olur?" demeyin. Artık herşey akıllanıyor, bisiklet gidonları neden akıllanmasın? Kenny Gibbs'in geliştirdiği Helios da bu akıllanmış gidonların ilk örneklerinden. Tüm bisikletlere uygun olan bu gidon takıldığı bisiklete ilginç fonksiyonlar kazandırıyor. Helios'un içinde kendi şarj edilebilir pili var. Bu pil sadece ışıkların yanması için kullanılmıyor tabi, daha faydalı işlere de yarıyor. Üzerinde gömülü GPS alıcısıyla gelen Helios Bluetooth üzerinden iPhone'lara bağlanabiliyor. iPhone'a yüklenecek olan özel uygulama Helios'un GPS modülüyle iletişime geçip o an bulunulan yeri haritada işaretleyebiliyor. Böylece gidilen rota, mesafe ve hız gibi bilgiler telefondan görülebiliyor, hatta ilerisi için arşivlenebiliyor. Evet, iPhone'un kendi GPS modülüyle de bu yapılabilirdi, ama bisiklet meraklıları uzun gezileri severler. iPhone'un pili GPS açıkken çok kısa süre dayanabiliyor, bisiklet meraklılarının uzun gezintilerine yetmeyeceği kesin. Bu yüzden Helios'un kendi GPS modülü bu iş için çok daha uygun.

Gidondaki GPS modülünün tek avantajı telefonun pilini harcamaması değil. Helios'un üzerinde bir de SIM kart yuvası mevcut. Buraya hattı açık bir kart takıldığında Helios sahibiyle uzaktan iletişime geçebiliyor. Örneğin; olur da bisiklet çalınırsa sahibi Helios'a bir mesaj gönderiyor, Helios da bulunduğu yerin koordinatlarıyla mesaja cevap veriyor. Bu da güzel birşey, hırsızlığa karşı gayet etkili bir yöntem. Helios'un üzerinde gidilen yönü aydınlatması için kendi LED farı var. Bu far istendiğinde manuel olarak kontrol ediliyor, istendiğinde de otomatik moda alınıyor, böylece sahibi bisikletin yakınındaysa far kendiliğinden yanıyor. Gidonun arka kısmında arkaya bakan LED ışıklar mevcut. Renkleri değişebilen bu ışıklar farklı amaçlar için kullanılabiliyor. Gidilen hıza göre renk değiştirmeleri sağlanarak basit bir hız göstergesi olarak kullanılabiliyorlar mesela. Ayrıca, klasik sinyal lambası gibi de işlev görebiliyorlar. Eğer istenirse GPS alıcısı ve iPhone'daki uygulamaya entegre edilebiliyorlar, böylece iPhone'da hazırlanan rotada eğer bir tarafa dönmek gerekiyorsa o tarafa doğru otomatik olarak sinyal verebiliyorlar.

Genel olarak pedal çevirmek haricinde bir bisiklette yapılması gereken herşeyi yapan Helios şimdilik sadece bir Kickstarter projesi. Gerçi üretime geçmesi için hedeflenen rakam tutturulmuş, ama yine de yurtdışında popüler olup buralara gelmesi biraz uzun sürebilir. Şu anda Kickstarter'dan almak için 200$ yatırmak gerekiyor. Biraz pahalı gibi görünse de bisiklet meraklıları böyle bir gidon için bu rakamı mantıklı bulabilirler. Sonuçta uzun süre kullanılabilecek, farklı bir bisiklete geçildiğinde sökülüp ona takılabilecek bir ürün bu. Akıllı gidon Helios'un tanıtım videosunu aşağıda izleyebilirsiniz. Proje hakkında daha detaylı bilgi almak veya Helios siparişi vermek için de proje sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

22 Mart 2012 Perşembe

Standarttan fazlasını isteyenlere: Renault Fluence Bold

Renault'nun Türkiye'de ürettiği kompakt sedan modeli Fluence yeni bir aksesuar paketine kavuşuyor. "Bold" olarak bilinen bu aksesuar paketinin içeriği tamamen kozmetik, pakette arabanın performansını etkileyebilecek herhangi birşey yok. Bu da demek oluyor ki; Fluence'in gidişi yine aynı gidiş, sadece görünüşü değişiyor. Arabanın ön kısmında tampona eklenen spoiler dikkat çekiyor. Gerçek bir spoiler gibi yol tutuşa etkisi olmasa da son günlerin modası olan "öne doğru çıkıntılı tampon altı" tarzına uygun olmuş. Arabanın yan kısımlarında ise kapı altı çıtaları tampon ekinin kıvrımlarına uygun şekilde yenilenmiş. Standart modelde daha düz çıtalar kullanılıyor. Fluence Bold'un arka kısmında ise daha sportif bir tampon kullanılmış. Difüzöre benzeyen bir alt kısmı bulunan bu tampon arabaya arkadan bakıldığında bir coupe görünümü veriyor.

Arabanın iç kısmında ise deri direksiyon simidi, aluminyum pedallar, çift malzemeli (deri-kumaş) koltuklar gibi eklentiler var. Ayrıca arka park sensörleri ve TomTom navigasyon sistemi de Bold paketiyle standart olarak sunuluyor. Kaputun altında ise daha önce de belirttiğim gibi hiç değişiklik yok. 1.5 litrelik dCi dizel motor aynen korunmuş. Az yakan ve hacmine göre oldukça verimli çalışan bu motor az yakmak isteyenleri mutlu edebilir, ama arabanın sportif görünümüne biraz ters düşmüş. Avrupa'da "Black Edition" ismiyle satılan Fluence Bold ülkemizde de an itibariyle satılmakta.


24 Ocak 2012 Salı

Sony Ericsson telefonlara alternatif navigasyon desteği geldi

Eğer yeni aldığınız Sony Ericsson marka telefonunuzun navigasyon konusunda biraz yavaş kaldığını düşünüyorsanız bu haber sizi zevindirecek. Sony Ericsson'un son bir yıl içerisinde piyasaya sürdüğü telefonlara (Xperia Arc, Xperia Arc S, Xperia Ray, Xperia Neo, Xperia Neo V, Xperia Play, Xperia Active ve Live with Walkman) yakında yazılım güncellemesi yoluyla GLONASS kullanma özelliği eklenecek. GLONASS Rusya'nın uydu destekli konumlandırma sistemi, yani GPS'in Rus malı olanı. Uzun adı da "Globalnaya Navigatsionnaya Sputnikovaya Sistema" şeklinde, ama kendi sağlığım için bunu bir daha yazmak istemiyorum. Qualcomm'un Snapdragon S2 ve S3 tipi işlemcileri GLONASS ile de uyumluymuş, Sony Ericsson da yeni yazılımıyla bu özellikten faydalanmak istemiş. Peki neye yarayacak bu GLONASS? Mevcut GPS sisteminde dünyanın çevresinde dönen 31 uydudan faydalanabiliyoruz. GLONASS da işin içine girdiğinde bu sayı 55'e çıkıyor. Böylece hem navigasyon sisteminin mevcut konumu bulma süresi kısalıyor, hem de sistemin hassasiyeti %50'ye varan oranda artıyor.

Tabi bu ekstra hassasiyetin bir de bedeli var, GLONASS kullanıldığı zaman pil tüketimi de yükseliyor. Bu yüzden Sony Ericsson'un yazılımında GLONASS destekleyici sistem olarak kullanılacak, sadece GPS uydularının yetersiz kaldığı durumlarda devreye girecek. Sony Ericsson'un önümüzdeki günlerde piyasaya çıkacak olan Android kullanan modelleri için yazılım güncellemesi gerekmeyece, onlar bu özelliğe sahip olarak satılacaklar. Ayrıca, Samsung Galaxy Note ve iPhone 4S gibi bazı yeni ve üst seviye telefonlarda da GLONASS desteği mevcut.

18 Temmuz 2011 Pazartesi

Harman arabalara Android'i getiriyor

Hayır, Yeni Harman esprisi yapmayacağım. Bu konuda kararlıyım. Burada bahsedilen Harman amfilerini çok sevdiğimiz, vitrinlerde hayran hayran baktığımız Harman/Kardon'un ana firması olan Harman. Otomobiller için eğlence ve bilgilendirme sistemleri (Infotainment diyorlar buna, ama buna uygun bir Türkçe kelime bulamadım) geliştiren Harman firması Android işletim sistemi kullanan mobil cihazları otomobile entegre edebilen bir teknoloji geliştirdi. Bu teknoloji sayesinde kullanıcılar Android'li telefonlarını veya tabletlerini otomobilin infotainment sistemine bağlayarak mobil cihazlarındaki müzikleri dinleyebilecekler, haritada işaretlenmiş noktaları arabanın navigasyon sistemine aktarabilecekler veya gelen mesajları sesli olarak dinleyebilecekler. Ayrıca, bu sistem sayesinde Android tabanlı mobil cihazlar otomobilin direksiyonu üzerinde veya konsolda yeralan düğmelerle kontrol edilebilecek. Uygun donanım mevcutsa sesle kontrol gibi bir imkan da mevcut, ama bunun ilk başta İngilizce harici dilleri destekleyeceğini sanmıyorum. Harman bu sistemi geliştirmiş, ama henüz buna talip olan bir otomobil firması yok. Otomobillere Android'i entegre eden bu sisteme ilk olarak hangi üreticinin talip olacağı belli değil, herkesin de kendi tahmini var. Benim tahminim Audi'nin bu teknolojiyi kaçırmayacağı yönünde, çünkü kendi sınıfının en teknolojik markası olmak için elinden geleni yapıyor. Sektörün önde gelen yazarları bu teknolojinin hızla yayılacağını söylüyor, çünkü piyasadaki Android'li mobil cihaz sayısı her geçen gün artıyor.

17 Haziran 2011 Cuma

Haksızlığın daniskası: Avrupalı'lar bizi hala Avrupalı olarak görmüyor.

Ekonomimiz, eğitim sistemimiz, sanayimiz veya insan haklarına verdiğimiz önem bazı Avrupa ülkelerinin gerisinde olabilir. Bunları kabul edebilirim, ama trafik konusunda memleketime söz söyletmem. Hele İstanbul ile kimse yarışamaz bu konuda. İstanbul'un trafik sıkışıklığı Avrupa'nın hiçbir şehrinde yoktur. Tabi bu gerçeği herkes bilmiyor, bilenler de görmezden geliyor. Motorsikletlerle ilgili bir site olan Motorbiker.org navigasyon cihazları üreten TomTom firmasından edindiği bir listeyi yayınlamış. Bu liste Avrupa'nın en sıkışık trafikli şehirlerini gösteriyor. Tahmin ettiğiniz üzere, listede İstanbul veya başka bir şehrimiz yok. Listeyi yapanlar hareketli saatlerde bir yakadan diğerine geçmeyi bir denesinler, ondan sonra listelerini bir daha gözden geçirsinler. İstanbul'suz sıkışık trafik listesi mi olur? Kesinlikle olmaz, olamaz. Avrupa Türkiye'yi de Avrupalı olarak görmeye başlamalı. Böyle dış kapının mandalı gibi takılmak hiç güzel değil. Avrupa'nın en yoğun trafikli şehirleri listesini şurada görebilirsiniz.

27 Nisan 2011 Çarşamba

TomTom kullanıcılardan topladığı verileri polise satıyor

Navigasyon cihazları üreticisi TomTom'un yeni nesil internet bağlantılı navigasyon cihazları üzerinden topladığı verileri Hollanda'da polise sattığı ortaya çıktı. TomTom'un yeni nesil cihazları kullanıcıların hangi yolda ne kadar hızlı gittiklerini internet bağlantısı üzerinden merkezdeki sunucu bilgisayara aktarıyor. Böylece yollardaki trafik durumu aynı yolu kullanacak diğer kullanıcılara aktarılıyor, rota seçilirken trafiği yoğun olmayan tercih ediliyor. Buraya kadar herşey güzel, ama TomTom'un bu verileri Hollanda polisine sattığı ortaya çıktı. Polis ekipleri bu verileri inceleyerek insanların daha çok hangi yollarda hız limitlerini aştıklarını tespit ederek radarlı hız tuzağı kuracakları yerleri belirliyorlarmış. Akıllıca, hatta sinsice bir plan... TomTom bu olayın açığa çıkması üzerine verilerin anonim olarak toplandığını, kimin ne kadar hızlı gittiğinin polislere söylenmediğini belirtmiş. İstediği kadar belirtsin, artık navigasyon cihazlarına da güven olmayacak demek ki. En güzeli internet bağlantısı olmayan eski tip bir navigasyon cihazı kullanmak. Sonuçta radardan kaçarken bir de navigasyon cihazının ispiyonculuğuyla uğraşmak hiç hoş olmaz.

8 Nisan 2011 Cuma

4G şebekesi navigasyon sistemlerini tehdit ediyor

Başlık kafanızı karıştırmasın, 4G sistemi GPS'e rakip olmuyor. Tam tersine, bu iki kablosuz sistem birbirine yakınlaşıyor. Hatta öyle yakınlaşıyor ki, birbirlerinin çalışmasını engelleyebiliyorlar. ABD'nin Virginia eyaletinin Reston şehrinde kurulan ve tüm ülkede hizmet verecek olan bir 4G şebeke operatörünün frekansı navigasyon sistemlerinin kullandığı GPS sisteminin frekansına çok yakınmış. Öyle yakınmış ki, ABD ordusu için navigasyon sistemi üreten firmalar LightSquared isimli 4G operatörünün şebekesinin hizmete girmesine itiraz etmişler. Tabi etkilenecek sinyaller sadece orduya ait GPS cihazlarını etkilemiyor. Aynı uyduların sinyalleri kullanıldığı için sivil hayatta kullanılan navigasyon ve yer belirleme sistemleri de adı geçen 4G şebekesinin sinyallerinden etkileniyor. Uzmanlara göre 4G sinyalleri güç bakımından GPS sinyallerine baskın gelebilir. Bu durumda navigasyon cihazları yanlış sinyalleri alarak (veya hiç sinyal alamayarak) sorun yaşayabilir. Biz ülkemizde 3G teknolojisini yeni yeni benimsemişken 4G ile ilgili bu sorun bize çok uzak görünüyor, ama gün gelecek biz de 4G'ye geçeceğiz. Umarım o zaman biz de böyle sorunlar yaşamayız.

2 Mart 2011 Çarşamba

Ford Sync Avrupa'ya geliyor, Türkçe'yi de destekleyecek

Ford sesle kumanda edilen eğlence ve bilgilendirme (Infotainment) sistemi Sync'i 2012 Focus'la birlikte Avrupa pazarına sunmaya hazırlanıyor. Konunun yabancısı olanlar için kısaca özetleyeyim: Sync otomobil üreticisi Ford ve yazılım devi Microsoft'un ortak geliştirdiği bir sistem. Ses tanıma teknolojisi de Nuance Communications (pek çok cep telefonunun ses tanıma sistemini hazırlayan firma) tarafından geliştirilmiş. Ford Sync ile bir sürücü ellerini kullanmadan, sadece ses komutlarıyla cep telefonuna gelen çağrıları cevaplayabiliyor, çalan şarkıyı veya radyo kanalını değiştirebiliyor, veya navigasyon sistemine gitmek istediği yeri söyleyebiliyor. Mesele ses ve konuşmanın tanımlanması olunca bu komplike sistemin diğer ülkelerde uygulanması da zorlaşıyordu. Biraz yatırım yaparak bu sorunu çözen Ford Türkçe dahil 19 dili daha Sync'e entegre ederek Avrupa'daki otomobillerini de bu sistemle donatmaya hazırlanıyor. Sync kendi sınıfının en başarılı sistemlerinden biri. Hem ses tanımadaki becerisi, hem de yabancı ülkede araba kullanırken navigasyon komutlarını sürücünün diliyle, yer isimlerini ise yerel dille okuyarak yanlış telafuzları engellemesi açısından rakiplerinin önüne geçiyor. Tabi Türkçe desteğinin gelmesi Sync'in Türkiye'ye geleceği anlamına gelmez. Yurt dışında yaşayan hemşerilerimiz için de gelmiş olabilir bu destek. Maalesef otomobil ithalatçıları ülkemize en donanımlı modelleri getirmiyorlar. Sync'in biraz pahalı olduğunu düşünürsek Focus gibi (nispeten) uygun fiyatlı bir modelle ülkemize gelmesi zor görünüyor. Belki ileride, daha üst modellerde (Mondeo gibi) Sync'i görme ihtimalimiz daha yüksek.

6 Ocak 2011 Perşembe

Navigasyon için iPhone kullananlar için ideal çözüm: Pioneer SmartCradle

Pioneer'ı Türk halkı iyi tanır, bizim için en iyi otomobil müzik sistemleri Pioneer markalı olanlardır. İşte o Pioneer bu sefer de arabamızda yön bulmamıza yardımcı olacak bir sistemle karşımıza çıkıyor. Pioneer SmartCradle aslında bir iPhone tutucu. SmartCradle'ı arabanın ön konsoluna monte ettikten sonra üzerine bir iPhone takılıyor. Standart iPhone tutuculardan farklı olarak, SmartCradle kendi GPS alıcısına, hoparlörüne ve mikrofonuna sahip. Böylece GPS sinyallerini iPhone'un dahili alıcısından daha iyi alıyor. Ayrıca, dahili hoparlörü ve mikrofonu sayesinde telefon tutucudayken konuşmak mümkün oluyor. Pioneer SmartCradle'ın fiyatı ve piyasaya çıkış tarihi henüz belli değil. Piyasaya çıktığında Türkiye'ye gelip gelmeyeceği de belli değil. Kısacası, ismi ve özellikleri haricinde hiçbirşeyi belli değil. Yine de güzel bir ürün olmuş. Umarım diğer telefonları da düşünüp farklı cihazlara uyumlu versiyonlarını üretirler.

4 Ocak 2011 Salı

Nvidia bilgisayarlarla yetinmiyor, otomotiv endüstrisine de giriyor

Farkına varmışsınızdır belki, "araba teybi" denen kavram artık pek kullanılmıyor. Arabalarda kasetçalar kalmadı zaten, ama normal müzik sistemleri de yavaş yavaş ortadan kalkıyor. Bunların yerine renkli (ve tercihen dokunmatik) ekranlı, çok fonksiyonlu araç içi eğlence ve bilgi (infotainment) sistemleri geliyor. Bu sistemler de ilk başlarda ilkel ve yeteneksizdi, ama gün geçtikçe akıllanıp daha yararlı olmaya başladılar. Akıllanma söz konusu olunca ufaktan bir bilgisayarlaşma da başlıyor. Tabi her bilgisayar bir işlemciye ihtiyaç duyar. Piyasadaki bu ihtiyacı gören Nvidia popüler Tegra işlemcilerini araç içi sistemlere entegre olacak hale getirmiş ve biri büyük, diğeri de biraz küçük olan iki üreticiyle anlaşmış.

İlk olarak, Tesla'nın Model S isimli yeni elektrikli aracının biri 17", diğeri 12.3" büyüklüğündeki ekranlarını Nvidia Tegra yönetecek. Ortadaki 17" büyüklüğündeki dev (arabalara göre dev tabi) ekran arabanın navigasyon, klima kontrolü ve medya oynatımı gibi fonksiyonlarının yönetildiği orta konsolun yerini alacak. 12.3" büyüklüğündeki ekran ise direksiyonun arkasında bulunacak ve önceden hız ve devir göstergelerinin yaptığı işi yapacak. Güzel fikir, tabi bir de çalışırken görmek lazım. Nvidia'nın anlaştığı büyük marka ise BMW. Bundan böyle BMW grubunun tüm otomobillerinde (Mini Cooper'dan BMW 7 serisine kadar) Nvidia Tegra işlemcili araç içi bilgisayarlar kullanılacak. Tegra'nın sağladığı güç sayesinde BMW'nin otomobillerinde 1280x600 çözünürlüklü ekranlar üzerinde modern kullanıcı arayüzüne sahip araç işletim sistemleri (büyük ihtimalle Android tabanlı) çalışacak. Hem Tesla'nın, hem de BMW'nin Nvidia'lı araç bilgisayarı çözümleri yakında görücüye çıkacak. Tesla bizim memlekette pek tutmaz, ama BMW'nin bu atılımı hoşuma gitti. Umarım diğer markalar da ellerini çabuk tutup akıllı araç içi bilgilendirme sistemlerini kullanmaya başlarlar.

24 Aralık 2010 Cuma

Olmaz demeyin, bu da oldu: Karadenizli navigasyon cihazı

Yapan arkadaşların ismi veya cismi belli değil, ama kim yaptıysa onlara "elinize sağlık" diyorum. Gerçekten güzel bir fikir. Ecnebiler Yoda veya Darth Vader gibi konuşan navigasyon cihazları yapıyorlar, peki bizim neyimiz eksik? Bu güzel videoda Karadeniz şivesiyle konuşan bir navigasyon cihazı gösteriliyor. Bu video internette oldukça popüler, bu yüzden daha önce izlemiş olabilirsiniz. Eğer daha önce izlemediyseniz mutlaka izlemenizi öneririm. Aşağıda videoyu göremeyenler şuraya tıklayabilirler.

23 Aralık 2010 Perşembe

Popüler kültür kucaklaşması: iPhone için Mini Connected uygulaması

Popüler kültürün önemli simgelerinden Mini ile iPhone sonunda tam olarak birbirine bağlandı. Apple'ın iPhone uygulama mağazasına eklenen Mini Connected uygulaması hem iPhone'u hem de Mini'si olan şanslı kişilere telefonlarını arabalarıyla senkronize etme olanağı sunuyor. Bu uygulama sayesinde iPhone ile bulunan adresler Mini'nin navigasyon sistemine aktarılabiliyor. Ayrıca, telefona gelen mesaj, e-posta ve Twitter bildirimleri de arabanın geniş ekranında görüntülenebiliyor. Arabanın radyosunun çekmediği (veya çektiklerinin beğenilmediği) durumlarda da telefonun 3G bağlantısı üzerinden internet radyolarına bağlanılabiliyor. Minimalism Analyser isimli özellik ise telefonun internet bağlantısını kullanarak gidilecek noktaya en az yakıt harcayarak (ve çevreye en az zararı vererek) gidilmesini sağlayacak rotayı hesaplıyor. Ne iPhone'um, ne de Mini'm var, ama yine de hoşuma gitti. Keşke Nokia da böyle güzel uygulamalar hazırlasa...

13 Aralık 2010 Pazartesi

Nissan Quest'in navigasyon sistemi "gerçekten" çok kapsamlı

Tek hacimli (monospace) arabalar bizde pek tutulmasa da özellikle Kuzey Amerika'da aileler tarafından sıklıkla tercih ediliyorlar. Ülkemizde fazla satılmadığı için pek ithal edilmeyen bu arabalardan biri de Nissan Quest. Daha çok kalabalık aileler için tasarlanan Nissan Quest'in 2011 modelinin ailelere pek uygun olmayan hoş bir özelliği var. Arabanın dahili navigasyon sistemi "ilgi çekici nokta" listesinde yetişkinlere özel eğlence seçeneğine de sahip. Böylece çocuklarını gidecekleri yere bırakan aile babaları striptiz kulübüne gidip stres atabilirler. Bunu ben demiyorum, Nissan diyor. Yoksa neden böyle "ailevi" bir arabaya bu özelliği eklesin ki? Şaka bir yana, Nissan'ın yeni navigasyon sistemi sadece benzinci, restoran gibi klasik ilgi çekici noktaları değil, sadece bazı kişilerin ilgileneceği "niş" eğlence noktalarını da listeliyor. Bu sistem ilk olarak aile arabası Quest'te kullanılınca da haliyle göze batıyor. Bizim memleketimizde satılan navigasyon cihazlarında böyle bir özellik olsa çok tutulacağına eminim, özellikle iş için başka şehirlere giden iş adamlarının çoğu birer tane alırlardı.

21 Mayıs 2010 Cuma

Audi'den gelecek vizyonu

Yanda gördüğünüz bebek yeni Audi A8. Şimdi onu anlatmaya kalksam yazının tamamını kaplar. Benim bahsedeceğim şey ise tamamen farklı birşey. Audi bu yeni modeliyle birlikte dokunmatik ekranlı "araç bilgisayarı" sistemine hafiften geçiş yapıyor. Firma yöneticilerine göre ileride arabalarımız için internet üzerinden uygulamalar indirebilecekmişiz. Çoğu kişi bunu ilk duyduğunda bahsedilen uygulamaların cep telefonlarında çalışanlara benzer oyunlar veya iletişim - navigasyon gibi işleri halledecek yazılımlar olduğunu düşünmüştü. Audi bu konuya açıklık getirdi, onların bahsettiği uygulamaların bizim düşündüklerimizle alakası yokmuş. Yenilikçi Alman firmasının gelecek için çok farklı planları var...

Audi'nin bahsettiği uygulamalar arabalarımızın aksesuar seçeneklerini belirleyecek. Üretim ve stok maliyetlerini düşürmek amacıyla araçlarda opsiyonel olarak sunulan bazı özellikler tüm arabalarda standart olacak, ama yazılım yoluyla kapatılacak. İster arabayı satın alırken bunları açtıracağız, istersek te daha sonra internet üzerinden gerekli ücreti ödeyerek bu özelliğe sahip olacağız. Mesela, tüm araçlarda standart olarak GPS donanımı bulunacak, ama bazılarında yazılımla engellenmiş olacak. Sadece GPS için ödeme yapan kişilerin araçlarında bu özellik çalışacak. Multimedya sisteminin yetenekleri, hatta bazı konfor aksesuarları bile (koltuk ısıtma gibi) bu uygulamaların sistemde olup olmamasına bağlı olarak çalışacak veya çalışmayacak. Böylece bazı konularda tek tip üretim yapılarak üretim ve geliştirme süreçleri sadeleştirilecek, ucuzlatılacak. Ayrıca hem fabrikada hem de bayilerde stok maliyetleri azalacak, çünkü sırf aksesuar farklarından dolayı aynı arabanın pek çok çeşidi elde bulundurulmak zorunda kalınmayacak. Bunun haricinde, müşteriler satın aldıkları arabalara aksesuar eklemek istediklerinde servise gitmek zorunda kalmayacaklar, sadece araçlarından Audi uygulama sitesine girecekler, istedikleri uygulamayı seçip yüklenmesini onaylayacaklar. Hem üretici, hem dağıtıcı, hem de tüketici açısından avantajlı bir durum yani. Bu güzel sistem 2020 yılına doğru Audi (ve tahminen tüm Volkswagen grubu) model bantının geneline yerleşecekmiş. Benim şimdilik gördüğüm tek kusur yazılımın kırılarak herşeyin ufak bir ücret karşılığında (veya tamamen ücretsiz) açılması ihtimali. Belki o zamana kadar bunu da aşıp sistemi daha güvenilir hale getirirler. Bence harika bir proje. Yenilik böyle olmalı, herkese fayda sağlamalı.

14 Mayıs 2010 Cuma

Darth Vader işsiz kalırsa ne olur?

Tüm parasını yatırdığı Ölüm Yıldızı isyancılar tarafından patlatıldıktan sonra işsiz güçsüz ve beş parasız kalan Darth Vader derinden gelen güçlü sesini kullanarak para kazanmak istemiş. Navigasyon sistemleri piyasasının büyüklerinden olan TomTom'da yeni projesi için karanlık tarafın karizmatik liderini işe almış. Yeni çıkacak TomTom navigasyon cihazlarında sesli yönlendirme komutlarını istediğimiz kişinin sesinden duyabilecekmişiz. Seçebileceğimiz kişiler arasında Star Wars karakterleri de olacakmış. İşin içine Star Wars karakterleri girince, haliyle en popüler karakter Darth Vader da reklam yıldızı oluyor. Aşağıdaki video sesli yönlendirme komutlarının stüdyoda nasıl kaydedildiğini gösteriyor. Herkese iyi eğlenceler...