Piyasada "ucuz tablet" veya "Çin tableti" diye satılan uygun fiyatlı, düşük kaliteli tablet bilgisayarlar çocuklara çizgifilm izletmek için uygun olsa da gerçek kullanıcıları memnun edemiyorlar. Arada iyi modeller de çıkıyor tabi, her ucuz tablet kötü olmak zorunda değil. İşte bu iyi modellerden ikisi de Çinli elektronik devi Hisense'in Sero 7 serisi tabletleri. İsimlerinden de anlaşılacağı üzere 7" büyüklüğünde ekranla gelen tabletlerin benzerlikleri ekran büyüklüğü ve dış görünüşten ibaret. İç yapıları oldukça farklı. Sero 7 LT 1024x600 piksel çözünürlüğünde bir ekrana, 1.6GHz hızında çift çekirdekli bir işlemciye, 1GB sistem belleğine ve 4GB depolama alanına sahip. Depolama alanı istenirse MicroSD yuvası sayesinde genişletilebiliyor. İnternete WiFi üzerinden bağlanabilen Sero 7 LT istendiğinde Mini HDMI yuvası üzerinden televizyona veya monitöre de bağlanabiliyor. Görüntülü görüşmeler için ön tarafa 0.3 megapiksel çözünürlükte bir kamera eklenmiş, ama arkada kamera yok. Pil kapasitesi 3,400mAh seviyesinde. İşletim sistemi olarak Android 4.1 tercih edilmiş, güncelleme durumu bilinmiyor. Özellikleri öyle pek cazip görünmese de 99$'lık fiyat etiketi bu tableti "ucuz olsun, ama iş de görsün" diyenlerin ilgi alanına sokuyor.
Benim ilgimi daha fazla çeken model ise Sero 7 Pro. Bu tabletin ekranı da 7" büyüklüğünde, ama çözünürlüğü 1280x800 piksel. İşlemci olarak dört çekirdekli ve 1.3GHz hızında çalışan Nvidia Tegra 3 tercih edilmiş. Performans sıkıntısı yaşanmayacaktır. Sistem belleği yine 1GB, ama depolama alanı 8GB olmuş. Öndeki kameranın çözünürlüğü 2.0 megapiksele çıkartılmış, arkaya da 5.0 megapiksel çözünürlüklü bir kamera (otomatik odaklamalı ve flaşlı) eklenmiş. MicroSD hafıza kartı yuvası ve Mini HDMI bağlantısı bu modelde de var. Artık her üründe gördüğümüz WiFi bağlantısı bu tablette de mevcut, ama onun yanına bir de Bluetooth ve NFC desteği eklenmiş. Pro modelinde pil kapasitesi de arttırılmış, 4,000mAh olmuş. İşletim sistemi olarak da daha uygun fiyatlı kardeşinden ayrılan Sero 7 Pro Android 4.2 ile geliyor. Hisense'in Android güncellemeleri konusunda ne kadar hassas olduğu ise belirsiz, ama en kötü ihtimalle dışarıda geliştirilmiş bir ROM ile çözülür bu sorun. Bu model aslında Google'ın başarılı tableti Nexus 7'ye çok benziyor, hatta bazı konularda (arkada kamera, MicroSD yuvası gibi) kullanıcısına daha fazla seçenek sunuyor. Üstelik, Sero 7 Pro'nun fiyatı da benzer kapasitedeki Nexus 7'ye göre daha uygun. ABD'de 149$'a satılacak olan Sero 7 Pro gerçek bir fiyat / performans tableti olmuş. Nexus 7'nin de kendine göre bazı avantajları var tabi, ama Sero 7 Pro bu tip ürünlere çok fazla para vermek istemeyen kişileri cezbedebilir. Hisense marka bir televizyon kullanan ve çok memnun olan biri olarak bu tabletlerin ülkemizde de satılmasını isterdim. Üç sene önceden kalma teknolojiye sahip tabletlere 200-300TL verilen bir ülkedeyiz, Sero 7 Pro 350 liraya satılsa o ucuz tabletlere çok sıkı bir rakip olur bence.
tegra etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tegra etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26 Mayıs 2013 Pazar
Ucuz tabletler de güzel olabilir - Hisense Sero 7 LT ve Sero 7 Pro
25 Şubat 2013 Pazartesi
Nvidia Tegra 4 ve kardeşi Tegra 4i
Ekran kartlarıyla tanıtığımız ve sevdiğimiz, son yıllarda geliştirdiği mobil işlemcilerini de beğendiğimiz Nvidia an itibariyle gerçekleşmekte olan Mobile World Congress etkinliğinde yeni nesil Tegra 4 yongalarını tanıttı. Tegra 4 zaten daha önce duyurulmuştu, yani nasıl birşey olacağı biliniyordu. Nvidia bu sefer Tegra 4'ü küçük kardeşi Tegra 4i'yle birlikte sergiledi. Tegra 4'e göre biraz daha yavaş olan Tegra 4i güç tasarrufu odaklı bir yonga. Nvidia modemi yonganın içine entegre ederek hem güç tasarrufu sağlamış, hem de yonganın kullanacağı kartın boyutunu ufaltmış. Üreticiler istedikleri gibi cihaz tasarlamakta özgürler, ama benim anladığım kadarıyla Nvidia Tegra 4'ü tabletler ve üst seviye, büyük ekranlı telefonlar için tasarlamış. Tegra 4i ise biraz daha maliyet odaklı, ekranı 4" veya daha küçük olan akıllı telefonları hedefliyor. Tegra 4 ARM 15 işlemci mimarisini kullanıyor ve 72 adet grafik çekirdeği barındırıyor. Bu da özellikle son zamanlarda yaygınlaşmakta olan HD ekranlı telefon ve tabletlerin ihtiyacı olan performansı verebileceği anlamına geliyor. Tegra 4i ise biraz daha eski olan ARM9-r4 mimarisini kullanıyor ve 60 adet grafik çekirdeğine sahip. Tabi bu Tegra 4i'nin beceriksiz bir yonga olduğu anlamına gelmemeli. Tegra 4 kadar olmasa da Tegra 4i de piyasadaki tüm uygulamalara yetecek performansa sahip olacaktır. Nvidia Tegra 4 ailesinin üretimine yaz aylarında başlayacak. Bu yongaları kullanan cihazları raflarda görmemiz için yaz sonunu beklememiz gerekecek büyük ihtimalle. Eğer bu yakınlarda güçlü bir tablet almaya niyetliyseniz Tegra 4'ü beklemenizi tavsiye ederim, çünkü bu yongalar hem Tegra 3'e, hem de Snapdragon S4'e göre çok daha hızlı ve tasarruflu olacak.
30 Ağustos 2012 Perşembe
ARM tabanlı sunucuların bugünü ve yarını
Teknik konularda tartışmayı severim. Bir diğer sevdiğim şey ise teknik konuları basitleştirip anlatmak. Yeni bir şeyler öğrenip ufku açılan insanların gözündeki parıltıyı görmek çok keyifli. Ancak daha fazla kişiye ulaşmak ve Türkçe kaynak yaratmak için yazmak şart. Taşınma işlerinden vakit bulduğumda yazdığım bu yazıda umarım parçaları iyi birleştirmişimdir ki dağınıklık hissetmezsiniz.
Yıllardır akıllı telefonlar kullanıyoruz. Ancak ilk iPhone ile birlikte rakipler, Apple'ın yıllardır ustalıkla yaptığı kullanıcı deneyimini sağlayamadıkları için işi donanım yarışına çektiler. Bu yüzden ARM adı sıkça telaffuz edilir oldu.
ARM adının çok duyulmasının bir sebebi de nVidia oldu. Tegra isimli SoC (entegrede sistem) ile tablet ve telefonlara girdiler. nVidia her zaman büyük hayalleri olan bir firma oldu ve bu hayaller içerisinde Tegra ve dolayısıyla ARM tabanlı SoC'ler ile sunucu (daha ziyade HPC yani High Performance Computing ve SuperComputing alanı ama kafalar karışmasın) pazarına girmek de var. Peki halihazırda hiç ARM tabanlı sunucu var mı?
Calxeda, nispeten genç bir firma. 2008 yılında kuruluyorlar ve 2010 yılında aldıkları $48M yatırımla tabiri caizse alıp başlarını gidiyorlar. Bizim için önemli olan, giderken ellerinde ne olduğu;
Yukarıdaki resimde bir EnergyCard görüyoruz. Bir yukarıda gördüğünüz EnergyCore, birer RAM slotu ve beş adede kadar SATA2 mevcut. Birde -bu yazının esas nedeni- sekiz adet fabric swich var -ki birazdan değineceğim.
Bazen büyük resme bakmak için resmi büyültmek gerekebiliyor. EnergyCard'ları birleştirip sunucu yaptık. Peki bu sunucu ne kadar kuvvetli?

Ortalıkta dolaşan söylentiler (hayır, söylentilerin kaynağının nVidia olduğunu söylemem) güncel ARM mimarisinin aynı saat hızında Core2'yi yakaladığı. Ancak acı gerçek gelecek yıl çıkacak ARM15 mimarisinden izler taşıyan Krait mimarisini bile aynı saat hızında Core2'den (ikinci nesil Core değil, 2006'daki Core2) %50 daha düşük performans gösterdiği. Güç tüketiminde cimrileşmesi için kırpılmış X86 olan Meldfield bile güncel ARM SoC'lerden daha iyi performans gösteriyor. Intel Meldfield ile Android platformunda başarılı olamayacak, nedenini başka bir yazıda yazacağım.
ARM işlemcili cihazlarımızla pek çok iş yapıyoruz. 1080P video oynatmak gibi kas gücü gerektiren işler dahil. Ancak bu kas gücü gerektiren işler için ARM SoC'ler özelleştirilmiş devreler içeriyor. PCLabs'daki Tegra 2'yi anlattığım yazımda Boxee Box isimli medya oynatıcı için Tegra 2'nin 1080p H264 kodlanmış videolarda yaşattığı hayal kırıklığı yüzünden projeden atıldığını anlatmıştım.
Peki ARM tabanlı SoC'lerin salt işlem gücü bu kadar kötüyken sunucularda ne işi var? Gücü düşük diyorum ama düşük güç yeten birçok sunucu var. Buralarda düşük güç tüketiminin avantajını yakalıyor. Calxeda özelinde SoC'lerin arasında fiziksel bağlantı olmadığı için iş yükleri iyice bölümlenmiş olmalı. Çünkü her bir EnergyCore, tek başına kendi belleğiyle çalışıyor, güç paylaşımı ya da haberleşme yok.
Calxeda'nın en büyük özelliği fabric switch. AMD ya da Intel sunucu kurarken sadece ağ için ödeyeceğiniz ücretten (en ucuz 2 port 10GBit ağ kartını Intel $400'dan satıyor, $750 üstü modeller de var) çok daha azına Calxeda hem kolay kurulabilir bir ağ ile düşük güçte ve dağıtık da olsa bir sunucu vaat ediyor. Düşük güç tüketimi, düşük maliyet, düşük soğutma maliyeti ve entegre ağ kartları ile Calxeda, ilginç bir işe imza attı.
Pek yarın ne olacak? ARM, A15 ile aynı saat hızında %50'ye varan performans vaat ediyor. Ayrıca LPAE (Large Physical Address Extensions) ile 40 bit yani 1TB'a kadar bellek adresleme gelecek. ARM 4GB duvarını kaldırdığına göre bu yeni SoC'e güveniyor demektir çünkü şu ankilere 1GB RAM bile yetmekte. Note2 gibi birkaç 2GB bellekli istisnaya aldanmayın.
A15'in bir adım ötesinde ise 64 bit Aarch64 ile ARMv8 görünüyor. Bellek tarafında LPAE'ye uyumluluk ve genel olarak ARMv7'ye uyumluluk vaat ediliyor. Ancak ARMv7'deki bazı verimsiz komutların çıkartılması gibi ince ayarlar sonrası eski uygulamalar bir miktar performans düşüşü gösterebilir. Ancak ARMv8'deki 32 ve 64 bit modlarındaki uyumla birlikte, yeni 32 bit uygulamaların 64 bir sistemde 32 bit sisteme nazaran daha hızlı çalışması bekleniyor.
Uzun lafın kısası şu anda ARM sunucular performansları için tercih edilmiyorlar ama yarın bu tablo değişecek gibi görünüyor. Maliyet hesabı yaparken tüm platformu hesapladığınızda, Intel sistemler rakiplerine oranla -tıpkı masaüstünde olduğu gibi- çok daha pahalıya geliyor.
Yazıyı mümkün olduğunca sadeleştirmeye çalıştım fakat bazı noktalar mecburen karışık kaldı. Kusura bakmayın, afiyet olsun (:
Yıllardır akıllı telefonlar kullanıyoruz. Ancak ilk iPhone ile birlikte rakipler, Apple'ın yıllardır ustalıkla yaptığı kullanıcı deneyimini sağlayamadıkları için işi donanım yarışına çektiler. Bu yüzden ARM adı sıkça telaffuz edilir oldu.
ARM adının çok duyulmasının bir sebebi de nVidia oldu. Tegra isimli SoC (entegrede sistem) ile tablet ve telefonlara girdiler. nVidia her zaman büyük hayalleri olan bir firma oldu ve bu hayaller içerisinde Tegra ve dolayısıyla ARM tabanlı SoC'ler ile sunucu (daha ziyade HPC yani High Performance Computing ve SuperComputing alanı ama kafalar karışmasın) pazarına girmek de var. Peki halihazırda hiç ARM tabanlı sunucu var mı?
Calxeda, nispeten genç bir firma. 2008 yılında kuruluyorlar ve 2010 yılında aldıkları $48M yatırımla tabiri caizse alıp başlarını gidiyorlar. Bizim için önemli olan, giderken ellerinde ne olduğu;
Yukarıdaki resimde bir EnergyCard görüyoruz. Bir yukarıda gördüğünüz EnergyCore, birer RAM slotu ve beş adede kadar SATA2 mevcut. Birde -bu yazının esas nedeni- sekiz adet fabric swich var -ki birazdan değineceğim.
Bazen büyük resme bakmak için resmi büyültmek gerekebiliyor. EnergyCard'ları birleştirip sunucu yaptık. Peki bu sunucu ne kadar kuvvetli?
Ortalıkta dolaşan söylentiler (hayır, söylentilerin kaynağının nVidia olduğunu söylemem) güncel ARM mimarisinin aynı saat hızında Core2'yi yakaladığı. Ancak acı gerçek gelecek yıl çıkacak ARM15 mimarisinden izler taşıyan Krait mimarisini bile aynı saat hızında Core2'den (ikinci nesil Core değil, 2006'daki Core2) %50 daha düşük performans gösterdiği. Güç tüketiminde cimrileşmesi için kırpılmış X86 olan Meldfield bile güncel ARM SoC'lerden daha iyi performans gösteriyor. Intel Meldfield ile Android platformunda başarılı olamayacak, nedenini başka bir yazıda yazacağım.
ARM işlemcili cihazlarımızla pek çok iş yapıyoruz. 1080P video oynatmak gibi kas gücü gerektiren işler dahil. Ancak bu kas gücü gerektiren işler için ARM SoC'ler özelleştirilmiş devreler içeriyor. PCLabs'daki Tegra 2'yi anlattığım yazımda Boxee Box isimli medya oynatıcı için Tegra 2'nin 1080p H264 kodlanmış videolarda yaşattığı hayal kırıklığı yüzünden projeden atıldığını anlatmıştım.
Peki ARM tabanlı SoC'lerin salt işlem gücü bu kadar kötüyken sunucularda ne işi var? Gücü düşük diyorum ama düşük güç yeten birçok sunucu var. Buralarda düşük güç tüketiminin avantajını yakalıyor. Calxeda özelinde SoC'lerin arasında fiziksel bağlantı olmadığı için iş yükleri iyice bölümlenmiş olmalı. Çünkü her bir EnergyCore, tek başına kendi belleğiyle çalışıyor, güç paylaşımı ya da haberleşme yok.
Calxeda'nın en büyük özelliği fabric switch. AMD ya da Intel sunucu kurarken sadece ağ için ödeyeceğiniz ücretten (en ucuz 2 port 10GBit ağ kartını Intel $400'dan satıyor, $750 üstü modeller de var) çok daha azına Calxeda hem kolay kurulabilir bir ağ ile düşük güçte ve dağıtık da olsa bir sunucu vaat ediyor. Düşük güç tüketimi, düşük maliyet, düşük soğutma maliyeti ve entegre ağ kartları ile Calxeda, ilginç bir işe imza attı.
Pek yarın ne olacak? ARM, A15 ile aynı saat hızında %50'ye varan performans vaat ediyor. Ayrıca LPAE (Large Physical Address Extensions) ile 40 bit yani 1TB'a kadar bellek adresleme gelecek. ARM 4GB duvarını kaldırdığına göre bu yeni SoC'e güveniyor demektir çünkü şu ankilere 1GB RAM bile yetmekte. Note2 gibi birkaç 2GB bellekli istisnaya aldanmayın.
A15'in bir adım ötesinde ise 64 bit Aarch64 ile ARMv8 görünüyor. Bellek tarafında LPAE'ye uyumluluk ve genel olarak ARMv7'ye uyumluluk vaat ediliyor. Ancak ARMv7'deki bazı verimsiz komutların çıkartılması gibi ince ayarlar sonrası eski uygulamalar bir miktar performans düşüşü gösterebilir. Ancak ARMv8'deki 32 ve 64 bit modlarındaki uyumla birlikte, yeni 32 bit uygulamaların 64 bir sistemde 32 bit sisteme nazaran daha hızlı çalışması bekleniyor.
Uzun lafın kısası şu anda ARM sunucular performansları için tercih edilmiyorlar ama yarın bu tablo değişecek gibi görünüyor. Maliyet hesabı yaparken tüm platformu hesapladığınızda, Intel sistemler rakiplerine oranla -tıpkı masaüstünde olduğu gibi- çok daha pahalıya geliyor.
Yazıyı mümkün olduğunca sadeleştirmeye çalıştım fakat bazı noktalar mecburen karışık kaldı. Kusura bakmayın, afiyet olsun (:
15 Kasım 2011 Salı
Dünyanın en büyük Android tableti bir Türk firmasından geldi
Bizler tablet bilgisayarlarda hangi ekran boyutunun daha kullanışlı olduğunu tartışırken Ardıç Teknoloji isimli bir Türk firması dünyanın en büyük ekranlı Android tabletini geliştirdi. Tam 65" (165cm) boyutunda bir ekranla gelen bu tablet okullarda kullanılan akıllı tahtalara alternatif olarak tasarlanmış. Aslında cihazın kendi içerisinde bir tablet altyapısı yok. Dokunmatik bir ekran ve uyumlu bir Android cihazının bağlanabileceği bir dock ünitesinden oluşuyor. 10" ekrana sahip, Nvidia Tegra 2 işlemcili bir tablet bilgisayar bu üniteye bağlandığında hem ekran görüntüsü büyük ekrana aktarılıyor, hem de büyük ekrana dokunarak kontrol ediliyor.
Büyük ekranın yüksek çözünürlüğünden tam anlamıyla faydalanabilmek için kullanılan Android tabletin yazılımı üzerinde bazı oynamalar yapılmış ve cihaza 1080p HD görüntü çıkışı özelliği kazandırılmış. Televizyon ile olan görüntü bağlantısı HDMI üzerinden gerçekleşiyor. Ekrandaki dokunmaya duyarlı algılayıcılar şimdilik iki tane, bu yüzden çoklu dokunma desteği henüz yok. Ayrıca, dokunmatik fonksiyonunun çalışması için kablolu USB bağlantısı gerekiyor. Firma yetkililerinin yaptığı açıklamalara göre ürün tamamlandığında dokonmatik algılayıcılarının sayısı dörde çıkacak ve bağlantı kablosuz olacak. Bu sayede çoklu dokunmatik ekranla gelen nimetlerden de faydalanılabilecek.
Ardıç Teknoloji'nin bu projesi henüz prototip halinde, ama eğitim kurumlarından ve bazı ticari firmalardan taleplerin geldiği belirtilmiş. İleriki dönemlerde ürünün maliyetinin düşürülmesi ve akıllı telefonlara da bağlanabilecek hale gelmesi hedefleniyor. Ekran boyutunun da ihtiyaca göre değiştirilebilir hale gelmesi amaçlanıyor, zaten diğer hedeflerin yanında bu en kolay olanı. Dünyanın en büyük ekranlı Android tabletinin tanıtımını aşağıdaki videoda izleyebilirsiniz.
Büyük ekranın yüksek çözünürlüğünden tam anlamıyla faydalanabilmek için kullanılan Android tabletin yazılımı üzerinde bazı oynamalar yapılmış ve cihaza 1080p HD görüntü çıkışı özelliği kazandırılmış. Televizyon ile olan görüntü bağlantısı HDMI üzerinden gerçekleşiyor. Ekrandaki dokunmaya duyarlı algılayıcılar şimdilik iki tane, bu yüzden çoklu dokunma desteği henüz yok. Ayrıca, dokunmatik fonksiyonunun çalışması için kablolu USB bağlantısı gerekiyor. Firma yetkililerinin yaptığı açıklamalara göre ürün tamamlandığında dokonmatik algılayıcılarının sayısı dörde çıkacak ve bağlantı kablosuz olacak. Bu sayede çoklu dokunmatik ekranla gelen nimetlerden de faydalanılabilecek.
Ardıç Teknoloji'nin bu projesi henüz prototip halinde, ama eğitim kurumlarından ve bazı ticari firmalardan taleplerin geldiği belirtilmiş. İleriki dönemlerde ürünün maliyetinin düşürülmesi ve akıllı telefonlara da bağlanabilecek hale gelmesi hedefleniyor. Ekran boyutunun da ihtiyaca göre değiştirilebilir hale gelmesi amaçlanıyor, zaten diğer hedeflerin yanında bu en kolay olanı. Dünyanın en büyük ekranlı Android tabletinin tanıtımını aşağıdaki videoda izleyebilirsiniz.
Etiketler:
akıllı tahta,
akıllı telefon,
dokunmatik,
ekran,
hd video,
hdmi,
kablosuz,
nvidia,
prototip,
tablet,
tegra,
teknoloji,
televizyon,
türkiye,
usb,
yerli
4 Nisan 2011 Pazartesi
Acer Aspire ICONIA TAB A100, 7"'lik Android Tablet önsiparişte
Acer Iconia Tab A100, an itibariyle amazon üzerinden ön sipariş almaya başladı. Satışa sunulma tarihi 20 Nisan olan cihazın fiyatı ise 299.99£, bu da yaklaşık olarak 485$ ediyor, Türkiye'ye gelirse fiyatı ne olur bilemiyorum.
1024 x 600 piksel çözünürlüğünde 7 inch'lik kapasitif dokunmatik ekrana sahip ve Android 3 (Honeycomb) yüklü olarak gelecek olan cihaz, gücünü çift çekirdekli NVIDIA Tegra 2 (Tegra Dual cortex A9) işlemcisinden alıyor. 512KB Ram ve 8GB Harddisk ile gelen Acer Iconia Tab A100'ün en çok göze batan özelliği ise 3B grafik işleyebilmesi ve 1080p çözünürlüğe sahip yüksek tanımlı videoları gösterebiliyor olması, clear.fi özelliği ile enfes bas verebildiğini iddia eden dolby mobile sound sistemine sahip. Arkasında 5MP'lik, ön tarafında ise video chat için önde 2MP'lik kameraları, Bluetooth 2.1 ve Wi-Fi ile elbetteki 3G desteği bulunuyor. HDMI bağlantısına da sahip Acer Iconia Tab A-100'ün boyutları ise 195 x 117 x 13.1 mm. Pil ömrüne gelirsek; 720p videoları 5 saat oynatabiliyor. Kullanımına örnek isterseniz eğer aşağıdaki videoya bakabilirsiniz, yalnız uyarayım, videodaki Acer Iconia Tab A100 Android 2.2 ile çalıştırılmış.
4 Ocak 2011 Salı
Nvidia bilgisayarlarla yetinmiyor, otomotiv endüstrisine de giriyor
Farkına varmışsınızdır belki, "araba teybi" denen kavram artık pek kullanılmıyor. Arabalarda kasetçalar kalmadı zaten, ama normal müzik sistemleri de yavaş yavaş ortadan kalkıyor. Bunların yerine renkli (ve tercihen dokunmatik) ekranlı, çok fonksiyonlu araç içi eğlence ve bilgi (infotainment) sistemleri geliyor. Bu sistemler de ilk başlarda ilkel ve yeteneksizdi, ama gün geçtikçe akıllanıp daha yararlı olmaya başladılar. Akıllanma söz konusu olunca ufaktan bir bilgisayarlaşma da başlıyor. Tabi her bilgisayar bir işlemciye ihtiyaç duyar. Piyasadaki bu ihtiyacı gören Nvidia popüler Tegra işlemcilerini araç içi sistemlere entegre olacak hale getirmiş ve biri büyük, diğeri de biraz küçük olan iki üreticiyle anlaşmış.
İlk olarak, Tesla'nın Model S isimli yeni elektrikli aracının biri 17", diğeri 12.3" büyüklüğündeki ekranlarını Nvidia Tegra yönetecek. Ortadaki 17" büyüklüğündeki dev (arabalara göre dev tabi) ekran arabanın navigasyon, klima kontrolü ve medya oynatımı gibi fonksiyonlarının yönetildiği orta konsolun yerini alacak. 12.3" büyüklüğündeki ekran ise direksiyonun arkasında bulunacak ve önceden hız ve devir göstergelerinin yaptığı işi yapacak. Güzel fikir, tabi bir de çalışırken görmek lazım. Nvidia'nın anlaştığı büyük marka ise BMW. Bundan böyle BMW grubunun tüm otomobillerinde (Mini Cooper'dan BMW 7 serisine kadar) Nvidia Tegra işlemcili araç içi bilgisayarlar kullanılacak. Tegra'nın sağladığı güç sayesinde BMW'nin otomobillerinde 1280x600 çözünürlüklü ekranlar üzerinde modern kullanıcı arayüzüne sahip araç işletim sistemleri (büyük ihtimalle Android tabanlı) çalışacak. Hem Tesla'nın, hem de BMW'nin Nvidia'lı araç bilgisayarı çözümleri yakında görücüye çıkacak. Tesla bizim memlekette pek tutmaz, ama BMW'nin bu atılımı hoşuma gitti. Umarım diğer markalar da ellerini çabuk tutup akıllı araç içi bilgilendirme sistemlerini kullanmaya başlarlar.
İlk olarak, Tesla'nın Model S isimli yeni elektrikli aracının biri 17", diğeri 12.3" büyüklüğündeki ekranlarını Nvidia Tegra yönetecek. Ortadaki 17" büyüklüğündeki dev (arabalara göre dev tabi) ekran arabanın navigasyon, klima kontrolü ve medya oynatımı gibi fonksiyonlarının yönetildiği orta konsolun yerini alacak. 12.3" büyüklüğündeki ekran ise direksiyonun arkasında bulunacak ve önceden hız ve devir göstergelerinin yaptığı işi yapacak. Güzel fikir, tabi bir de çalışırken görmek lazım. Nvidia'nın anlaştığı büyük marka ise BMW. Bundan böyle BMW grubunun tüm otomobillerinde (Mini Cooper'dan BMW 7 serisine kadar) Nvidia Tegra işlemcili araç içi bilgisayarlar kullanılacak. Tegra'nın sağladığı güç sayesinde BMW'nin otomobillerinde 1280x600 çözünürlüklü ekranlar üzerinde modern kullanıcı arayüzüne sahip araç işletim sistemleri (büyük ihtimalle Android tabanlı) çalışacak. Hem Tesla'nın, hem de BMW'nin Nvidia'lı araç bilgisayarı çözümleri yakında görücüye çıkacak. Tesla bizim memlekette pek tutmaz, ama BMW'nin bu atılımı hoşuma gitti. Umarım diğer markalar da ellerini çabuk tutup akıllı araç içi bilgilendirme sistemlerini kullanmaya başlarlar.
5 Aralık 2010 Pazar
Nvidia çoklu çekirdek mimarisini kullanan mobil işlemcileri öne çıkarıyor
Grafik işlemcilerinden tanıdığımız Nvidia geçtiğimiz günlerde yayınladığı bir PDF belgesinde birden çok çekirdeğe sahip mobil işlemcilerin tek çekirdekli rakiplerine göre her alanda daha üstün olduğunu belirtmiş. Henüz Nvidia Tegra işlemcisi kullanan dişe dokunur bir cihaz göremedik, ama Nvidia Tegra işlemcilerini mobil cihazlarda kullandırtmakta ısrarcı. Teknoloji fuarlarında küçük firmalar Tegra kullanan telefon ve tabletlerini sergiliyorlar, ama henüz büyük firmalar bu işlemcilere sahip bir cihaz tanıtmadılar. Belki Nvidia'nın yeni işlemcisinin test sonuçları bu büyük üreticileri Tegra ile ilgilenme konusunda ikna edebilir.
Yapılan bazı testlerin sonuçlarına göre çift çekirdekli Nvidia Tegra 2 kullanan bir cihaz ARM tabanlı klasik işlemcileri kullanan rakip telefonlardan (Motorola DroidX, Samsung Galax S, Google Nexus One) 2.5 kat daha hızlı. Üstelik, aynı işlemcinin çekirdeklerinden biri kapatıldığında bile eski işlemcilerle arada %45 performans farkı oluşuyor. Bu da Nvidia Tegra 2 işlemcisinin yapısından kaynaklanan bir fark. Hatta, bazı testlerde Tegra 2 işlemcisi çift çekirdekle çalışırken tek çekirdekli halinden iki kattan fazka hızlı olduğu gözlenmiş. Tabi bu testler sentetik olduğu için gerçek yaşamdaki kullanım deneyiminde fark bu kadar bariz olmayacaktır. Yine de ikinci çekirdeğin gerçek kullanım deneyiminde %50 civarı bir getirisi olacaktır. Nvidia'ya göre bundan sonra performans değerlendirmeleri mobil oyunlar üzerinden yapılacak. Oyun motorlarının çoklu çekirdeğe destek vermesi sayesinde Tegra 2'nin işlem gücünden gerçek anlamda faydalanmak mümkün olacak.
İşlem gücünün böyle büyük oranlarda artması ve birden fazla çekirdek kullanılması çoğu kişinin aklına güç tüketimini getirir. Nvidia yeni işlemcilerinin enerji verimliliği konusunda da rakiplerinden üstün olduğunu söylüyor. Çift çekirdekli bir işlemci tek çekirdekli rakibine göre daha fazla transistör içerse de daha düşük voltajla daha yüksek performans verebiliyor. Üstelik, kullanılmayan çekirdeğin geçici olarak kapatılabilmesi sonucunda enerji verimliliği daha fazla artıyor. Nvidia'nın iddialarına göre belirli kullanım şartlarında çift çekirdekli mobil işlemciler tek çekirdeklilere göre %40 daha verimli. Pil ömrünün önemli bir kıstas sayıldığı mobil cihazlarda işlemcinin verimliliği performansın bile önüne geçebiliyor.
Görünüşe göre Nvidia üzerine düşeni yapmış, gayet güzel bir mobil işlemci geliştirmiş. ARM Cortex 9 tabanlı Nvidia Tegra 2 hem performans hem de enerji verimliliği açısında rakiplerinin bir (hatta birkaç) adım önüne geçmiş gibi görünüyor. Şimdi top cihaz üreticilerinde. Eğer Samsung, Nokia, HTC ve Apple gibi büyük telefon üreticileri Tegra 2'yi yeni cihazlarında kullanmaya karar verirlerse biz de bu yüksek performanstan faydalanabileceğiz. Durum Nvidia'nın umduğu gibi olmaz ve üreticiler Tegra 2'yi görmezden gelirse de çoğumuz böyle bir teknolojiyi sadece fuarlardaki demolarda izleyebileceğiz, çünkü kimse sırf Tegra kullanıyor diye bilinmedik bir markanın telefonunu satın almaz. Tegra 2'nin piyasadaki başarısına göre üç çekirdekli Tegra 3 te yakında duyurulabilir. Nvidia çoklu çekirdek mimarisinin gücüne böyle inanmışken 3 veya 4 çekirdekli mobil işlemcileri beklemek yanlış olmaz.
Yapılan bazı testlerin sonuçlarına göre çift çekirdekli Nvidia Tegra 2 kullanan bir cihaz ARM tabanlı klasik işlemcileri kullanan rakip telefonlardan (Motorola DroidX, Samsung Galax S, Google Nexus One) 2.5 kat daha hızlı. Üstelik, aynı işlemcinin çekirdeklerinden biri kapatıldığında bile eski işlemcilerle arada %45 performans farkı oluşuyor. Bu da Nvidia Tegra 2 işlemcisinin yapısından kaynaklanan bir fark. Hatta, bazı testlerde Tegra 2 işlemcisi çift çekirdekle çalışırken tek çekirdekli halinden iki kattan fazka hızlı olduğu gözlenmiş. Tabi bu testler sentetik olduğu için gerçek yaşamdaki kullanım deneyiminde fark bu kadar bariz olmayacaktır. Yine de ikinci çekirdeğin gerçek kullanım deneyiminde %50 civarı bir getirisi olacaktır. Nvidia'ya göre bundan sonra performans değerlendirmeleri mobil oyunlar üzerinden yapılacak. Oyun motorlarının çoklu çekirdeğe destek vermesi sayesinde Tegra 2'nin işlem gücünden gerçek anlamda faydalanmak mümkün olacak.
İşlem gücünün böyle büyük oranlarda artması ve birden fazla çekirdek kullanılması çoğu kişinin aklına güç tüketimini getirir. Nvidia yeni işlemcilerinin enerji verimliliği konusunda da rakiplerinden üstün olduğunu söylüyor. Çift çekirdekli bir işlemci tek çekirdekli rakibine göre daha fazla transistör içerse de daha düşük voltajla daha yüksek performans verebiliyor. Üstelik, kullanılmayan çekirdeğin geçici olarak kapatılabilmesi sonucunda enerji verimliliği daha fazla artıyor. Nvidia'nın iddialarına göre belirli kullanım şartlarında çift çekirdekli mobil işlemciler tek çekirdeklilere göre %40 daha verimli. Pil ömrünün önemli bir kıstas sayıldığı mobil cihazlarda işlemcinin verimliliği performansın bile önüne geçebiliyor.
Görünüşe göre Nvidia üzerine düşeni yapmış, gayet güzel bir mobil işlemci geliştirmiş. ARM Cortex 9 tabanlı Nvidia Tegra 2 hem performans hem de enerji verimliliği açısında rakiplerinin bir (hatta birkaç) adım önüne geçmiş gibi görünüyor. Şimdi top cihaz üreticilerinde. Eğer Samsung, Nokia, HTC ve Apple gibi büyük telefon üreticileri Tegra 2'yi yeni cihazlarında kullanmaya karar verirlerse biz de bu yüksek performanstan faydalanabileceğiz. Durum Nvidia'nın umduğu gibi olmaz ve üreticiler Tegra 2'yi görmezden gelirse de çoğumuz böyle bir teknolojiyi sadece fuarlardaki demolarda izleyebileceğiz, çünkü kimse sırf Tegra kullanıyor diye bilinmedik bir markanın telefonunu satın almaz. Tegra 2'nin piyasadaki başarısına göre üç çekirdekli Tegra 3 te yakında duyurulabilir. Nvidia çoklu çekirdek mimarisinin gücüne böyle inanmışken 3 veya 4 çekirdekli mobil işlemcileri beklemek yanlış olmaz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)