sinyal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sinyal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Mayıs 2013 Pazartesi

En "akıllı" bisiklet gidonu: Helios

Başlığa bakıp "Akıllı gidon mu olur?" demeyin. Artık herşey akıllanıyor, bisiklet gidonları neden akıllanmasın? Kenny Gibbs'in geliştirdiği Helios da bu akıllanmış gidonların ilk örneklerinden. Tüm bisikletlere uygun olan bu gidon takıldığı bisiklete ilginç fonksiyonlar kazandırıyor. Helios'un içinde kendi şarj edilebilir pili var. Bu pil sadece ışıkların yanması için kullanılmıyor tabi, daha faydalı işlere de yarıyor. Üzerinde gömülü GPS alıcısıyla gelen Helios Bluetooth üzerinden iPhone'lara bağlanabiliyor. iPhone'a yüklenecek olan özel uygulama Helios'un GPS modülüyle iletişime geçip o an bulunulan yeri haritada işaretleyebiliyor. Böylece gidilen rota, mesafe ve hız gibi bilgiler telefondan görülebiliyor, hatta ilerisi için arşivlenebiliyor. Evet, iPhone'un kendi GPS modülüyle de bu yapılabilirdi, ama bisiklet meraklıları uzun gezileri severler. iPhone'un pili GPS açıkken çok kısa süre dayanabiliyor, bisiklet meraklılarının uzun gezintilerine yetmeyeceği kesin. Bu yüzden Helios'un kendi GPS modülü bu iş için çok daha uygun.

Gidondaki GPS modülünün tek avantajı telefonun pilini harcamaması değil. Helios'un üzerinde bir de SIM kart yuvası mevcut. Buraya hattı açık bir kart takıldığında Helios sahibiyle uzaktan iletişime geçebiliyor. Örneğin; olur da bisiklet çalınırsa sahibi Helios'a bir mesaj gönderiyor, Helios da bulunduğu yerin koordinatlarıyla mesaja cevap veriyor. Bu da güzel birşey, hırsızlığa karşı gayet etkili bir yöntem. Helios'un üzerinde gidilen yönü aydınlatması için kendi LED farı var. Bu far istendiğinde manuel olarak kontrol ediliyor, istendiğinde de otomatik moda alınıyor, böylece sahibi bisikletin yakınındaysa far kendiliğinden yanıyor. Gidonun arka kısmında arkaya bakan LED ışıklar mevcut. Renkleri değişebilen bu ışıklar farklı amaçlar için kullanılabiliyor. Gidilen hıza göre renk değiştirmeleri sağlanarak basit bir hız göstergesi olarak kullanılabiliyorlar mesela. Ayrıca, klasik sinyal lambası gibi de işlev görebiliyorlar. Eğer istenirse GPS alıcısı ve iPhone'daki uygulamaya entegre edilebiliyorlar, böylece iPhone'da hazırlanan rotada eğer bir tarafa dönmek gerekiyorsa o tarafa doğru otomatik olarak sinyal verebiliyorlar.

Genel olarak pedal çevirmek haricinde bir bisiklette yapılması gereken herşeyi yapan Helios şimdilik sadece bir Kickstarter projesi. Gerçi üretime geçmesi için hedeflenen rakam tutturulmuş, ama yine de yurtdışında popüler olup buralara gelmesi biraz uzun sürebilir. Şu anda Kickstarter'dan almak için 200$ yatırmak gerekiyor. Biraz pahalı gibi görünse de bisiklet meraklıları böyle bir gidon için bu rakamı mantıklı bulabilirler. Sonuçta uzun süre kullanılabilecek, farklı bir bisiklete geçildiğinde sökülüp ona takılabilecek bir ürün bu. Akıllı gidon Helios'un tanıtım videosunu aşağıda izleyebilirsiniz. Proje hakkında daha detaylı bilgi almak veya Helios siparişi vermek için de proje sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

20 Haziran 2012 Çarşamba

Gece parlayıp dönüşlerde sinyal veren bisiklet kaskı: LumaHelm

Üstte gördüğünüz garip görünüşlü bisiklet kaskının ismi LumeHelm. Bu kaskın özelliği üzerinin LED şeritleriyle kaplanmış olması. Tabi bu onu yeterince ilginç yapmıyor, bu yüzden onu tasarlayan Exertion Game Labs isimli firma LumaHelm'in içine hareket sensörleri eklemiş. Böylece frene basıldığında sensörler bunu algılıyor ve arkadakiler için kırmızı dur işareti veriyor. Ayrıca kafanın sağa ve sola hareketlerini de tespit ederek dönüşlerde arabalardaki sinyale benzer şekilde sağa veya sola doğru yanıyor, böylece çevredekiler bisikletlinin ne tarafa döneceğini anlıyorlar. LumaHelm şimdilik sadece amatör bir proje, ama eğer bir üretici bulunursa gerçek bir ürüne dönüşebilir. LumaHelm'i ve marifetlerini aşağıdaki videoda daha detaylı görebilirsiniz.

1 Temmuz 2011 Cuma

Zihin gücüyle vites değiştiren bisiklet

Deeplocal isimli firma ilginç bir bisiklet konsepti hazırlamış. Toyota Prius projesi dahilinde geliştirilen bu bisiklet (bisikletin Toyota Prius'la alakasını çözemedim, çözebilen varsa bana da haber versin) viteslerin "el değmeden" değişmesini sağlıyor. Şöyle ki; geliştiriciler önce bir adet Parlee PXP yol bisikletine vitesleri elektronik sinyallerle değiştirebilen bir sistem eklemişler. Daha sonra da bu sinyalleri dokunmarik bir akıllı telefonla vermeyi denemişler. Bunu da başardıktan sonra hiç dokunmadan da vites değiştirmek istemişler ve beyin sinyallerini okuyan algılayıcıları taşıyan bir kask geliştirip kaskın kontrolcüsünü bisikletin vites sistemine bağlamışlar. Böylece sadece düşünerek bisikletin vitesleri yönetilebiliyormuş. Dikkat ettiyseniz "-muş" takısını kullandım, çünkü henüz başarıyla denenememiş bu bisiklet. Beyin sinyalleri yeterince güçlü birini bulamamışlar herhalde. Olsun, yine de güzel bir fikir. Belki bir gün otomobilleri de sadece beyin sinyalleriyle yönetebiliriz.

16 Mart 2011 Çarşamba

Çekmeyen cep telefonlarına pratik çözüm

Belki hatırlarsınız, bir zamanlar cep telefonları çekmezdi. Baz istasyonları yeterince yaygınlaşmamıştı, cep telefonlarının antenleri de zayıftı. Haliyle bazı yerlerde telefonlarımızı kullanamıyorduk. Bugünlerde böyle sorunlarla pek karşılaşmıyoruz, operatörler sağolsunlar her köşe başına birer baz istasyonu koydular. Şehir dışında bile telefon gayet güzel çekiyor. Tabi istisnalar var. Mesela bodrum katları hala GSM sinyallerinin seyrek uğradığı yerler. İşte bu yazıda bahsedeceğim olay da böyle bir bodrum katında keşfedilmiş. Bir binanın bodrum katında çalışan bir restoranın garsonları cep telefonlarının bardağın içine koyulduklarında daha iyi çektiklerini gözlemlemişler. Çoğu zaman hiç sinyal alamayıp ulaşılamaz hale gelen cep telefonları kuru bir cam bardağın içine yerleştirildiklerinde az da olsa sinyal alabiliyorlarmış. Tabi bu zayıf sinyalle görüşme yapmak pek mümkün değil. Zaten bardağın içindeki telefonla konuşmak zor bir iş. Yine de gelen mesajları veya aramaları görmek bazı durumlarda işe yarayabilir. Şu an bulunduğum yerde telefon zaten güzel çektiği için bu bardak yöntemini deneyemiyorum, ama imkanı olanlar deneyip sonuçlarını yorum olarak yazabilirler. Bir de, fizik ve radyo dalgaları konusunda bilgili olanlar bizleri bu hadisenin nasıl gerçekleştiği konusunda aydınlatırsa çok iyi olur. Sirke ile düşünüp duruyoruz bu konuyu, bir türlü çözemedik.