pentax etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pentax etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Nisan 2012 Pazartesi

İki sınıfın tam ortası: Pentax K-01

Pentax'ın yeni makinesi K-01 için başlıktaki tanımlamayı uygun buldum, çünkü iki sınıfın iyi özelliklerini ilginç bir kombinasyonla birleştiren çok ilginç bir makine olmuş. Kutu gibi, fazla girintili çıkıntılı olmayan gövdesi ve renkli tasarımı yüzünden oyuncak gibi görünse de aslında K-01 gayet yetenekli bir fotoğraf makinesi. Aynasız tipte bir makine olan K-01'i diğer aynasız benzerlerinden ayıran şey algılayıcısı. Diğerleri gibi Micro Four-Thirds tipinde, yani klasik DSLR makinelerinkine göre küçük bir algılayıcı kullanmayan K-01 tam teşekküllü bir DSLR olan K-5'le aynı 16 megapiksel çözünürlüklü (APS-C boyutlarında) CMOS algılayıcıya sahip. K-01'in bu özelliği sadece daha iyi fotoğraf çekmesini sağlamıyor, aynı zamanda Pentax'ın standart lensleriyle de kullanılabilmesini sağlıyor. Böylece aynasız makineler için özel üretilen pahalı lenslere bağımlı kalınmıyor, istenilen lens kullanılabiliyor. 1080p kalitesinde HD video çekebilen makine aynı zamanda dahili titreşim önleme sistemine de sahip. Bunun haricinde, diğer aynasız makineler gibi optik vizör yok, fotoğraf çekerken ekrandan faydalanılıyor. Güzel bir tasarım olmuş bence, ama çektiği fotoğrafları görmeden kesin yorum yapmamak lazım. Bugünlerde fotoğrafçılık dünyasından bihaber olduğum için bu haberi kaçırmışım, K-01 çoktan yurtdışında piyasaya çıkmış. Beni haberdar eden Tarık'a teşekkür ederim.


1 Temmuz 2011 Cuma

Ricoh Pentax'ı satın alıyor

DSLR ve kompakt fotoğraf makinelerini sevdiğimiz firma Pentax bir kez daha el değiştiriyor. 2007 yılında filtre ve optik cam üreticisi Hoya tarafından satın alınan Pentax'ın yeni sahibi Ricoh olacak. Hoya zaten fotoğrafçılık sektöründe sağlam bir yere sahip, ama fotoğraf makinesi üretmek pek işlerine gelmiyormuş. Ricoh ise zaten güzel kompakt makineler üretiyor, ama onun da profesyonel kullanıcılara hitap eden DSLR tipi modelleri yok. Bu satış işleminden sonra Pentax'ın tıbbi cihazlar üreten kısmı yine Hoya'da kalacak, ama dijital fotoğraf makinesi üretim bölümü Ricoh'a geçecek. Aslında Ricoh ile Pentax'ın birleşmesi güzel olabilir, çünkü Pentax'ın ihtiyacı olan şey (üst seviye kompakt modeller) Ricoh'ta var. Ricoh'un ihtiyaç duyduğu şeyler (DSLR ve alt seviye kompakt modeller) de Pentax'da bolca mevcut. Yani bu ikisi birleşip Voltran'ı oluşturabilirler. Benim tek sıkıntım isim konusunda. Ben Pentax ismini seviyorum, umarım Ricoh bu markayı öldürüp tüm Pentax modellerini kendi markasıyla piyasaya sürmez. Daha fazla diyecek birşey yok. İki taraf için de hayırlı olsun.

26 Haziran 2011 Pazar

İşte bu olmuş: Pentax Q

Japon fotoğraf makinesi üreticisi Pentax hafif bir gecikmenin (1 sene civarı) ardından ilk "aynasız" DSLR modelini duyurdu. Aslında bu makinelere DSLR dememek lazım, çünkü SLR ve DSLR tipi makinelerdeki ayna sistemi bu makinelerde bulunmuyor. Bu yüzden bu makinelere "lensi değiştirilebilen kompakt makine" demek lazım, ama çok uzun olduğu için ben onlara aynasız DSLR diyorum. Olympus ve Panasonic'in Micro Four Thirds sistemini geliştirmesiyle başlayan aynasız DSLR furyası Sony'nin Nex serisiyle popülerliğini arttırarak devam ediyordu. Pentax uzun süre bekleyip (1 yıl teknoloji sektörü için çok uzun bir süre) aynasız DSLR makinelere olan talebin geçici bir heves olmadığını anladıktan sonra ilk değiştirilebilir lensli kompakt makinesini duyurdu. Üstteki resimde de görebileceğiniz Pentax Q piyasadaki en hafif ve en küçük değiştirilebilir lensli kompakt makine. Bu çok önemli, çünkü bu sistemin geliştirilme sebebi klasik DSLR makinelerden daha küçük ve hafif olması. İnsanlar bu makineleri standart kompakt makineleri taşıdıkları kadar rahat taşımak istiyorlar.

Standart lensiyle birlikte bir rangefinder görünümünde olan Pentax Q'nun flaşı resimde de görüldüğü gibi yukarı doğru (ama alıştığımızdan daha da yukarı doğru) açılıyor. Böylece gövdedeki flaş kullanıldığında yaşanan kırmızı göz sorununu bu makinede yaşanmıyor. Tabi isteyenler kendi harici flaşlarını da bağlayabilirler, bunun için gereken standart flaş bağlantı yuvası Pentax Q'da mevcut.

Pentax bu makine (ve gelecekte üreteceği benzerleri) için Q-Mount diye isimlendirdiği özel bir lens bağlantı standardı geliştirmiş. Nedendir bilinmez, lenslerin isimlendirmesinde "Toy" kelimesi kullanılmış. Tamam, çok profesyonel lensler değil bunlar, ama oyuncak da değiller. İşin güzel tarafı, belki de Pentax onları oyuncağa benzettiği için lenslerin fiyatları makul seviyede tutulmuş. Böylece bu sistemi kullanmak isteyenler farklı bir lens almak istediklerinde yarım makine parası vermek zorunda kalmayacaklar. Şimdilik makineyle birlikte gelen kit lensiyle birlikte beş lens seçeneği mevcut. Zaman içinde bu sayı artacaktır. Makinenin üzerinde gelen lens 8.5mm odak uzunluğuna sahip yakınlaştırmasız bir lens. Bu odak uzunluğu 35mm standardına çevrildiğinde 45mm lenslere denk geliyor. Gayet kullanışlı bir uzunluk, ama makineyle birlikte yakınlaştırma özelliği olan bir lens gelseydi daha iyi olurdu. Kit lensin en güzel tarafı ise f:1.9 olan azami diyafram genişliği. Bu genişlikte diyafram makineyle gelen lenslerde pek bulunmaz, bu yüzden bu lens beğenimi kazandı.

Herşeyi söyledim, ama makinenin asıl teknik özelliklerini sona bıraktım. 1/2.3" büyüklüğünde, yani kompakt makinelerde bulunanlarla aynı boyda bir CMOS algılayıcıya sahip olan Pentax Q'nun maksimum fotoğraf çözünürlüğü 12.4 megapiksel. Video çekiminde ise Pentax Q 1080p kalitesinde ve saniyede 30 kare hızında kayıt yapabiliyor. Fotoğraf makinesiyle video çekmeyi sevenler bu kaliteden memnun kalacaktır. Pentax Q en yüksek kalitede saniyede beş kare fotoğraf çekebiliyor. Bu da oldukça makul bir değer. Daha hızlısını isteyenler zaten bu tip makinelerle pek ilgilenmezler. Algılayıcısı üzerinde titreşim önleme sistemine sahip olan Pentax Q Japonya'da önümüzdeki günlerde satışa sunulacak. Diğer ülke pazarlarına ise sonbahardan itibaren girecek. Vergiler hariç yurtdışı fiyatı 800$ olarak belirlenmiş. Eğer Türkiye'deki fiyatı da buna yakın birşey olursa (boş hayaller) bu makine çok popüler olabilir.

25 Nisan 2011 Pazartesi

Pentax K-r modelini kamufle ediyor

Pentax orta sınıftaki DSLR modeli K-r için makinenin üzerine giydirilebilen kılıflarını duyurdu. Makinenin ön tarafına kapak şeklinde giydirilen bu kılıflar farklı kamuflaj desenlerine sahip. Doğa çekimleri yapanlar, makinesine farklı bir hava katmak isteyenler veya kendisini savaş muhabiri gibi hissetmeyi sevenler için tasarlanan ön kapaklar maalesef sadece Japonya'da satılacak. Bu kılıflar yeni bir makineyle birlikte veya tek olarak satılacak, yani mevcut K-r sahipleri de bir tane alıp makinesini güzelleştirebilecek. Pentax ayrıca yine K-r modelinin Tower Records isimli müzik mağazasıyla ortaklaşa tasarlanan renkli versiyonunu da tanıttı. Renkli bir ön kapağa sahip olan bu model aynı zamanda gökkuşağı renklerine bürünmüş bir Pentax logosuna sahip. Genç müşterileri hedefleyen bu özel model de tıpkı kamuflaj kılıfları gibi sadece Japonya'da satılacak, ayrıca sınırlı sayıda üretilecek.

2 Aralık 2010 Perşembe

Canon uyanıklıkta sınır tanımıyor, mod seçim kilidi için para istiyor


DSLR fotoğraf makinelerinin üzerinde bulunan mod seçim tekerleğini (dial demek istemiyorum) bilirsiniz. Bu seçim tekerleği sayesinde makinenin farklı modları (otomatik, program, diyafram önceliği, vs.) arasında kolayca geçiş yapılabiliyor. Görünen o ki bu geçiş fazla kolay oluyormuş, bu yüzden Canon bu tekerleği kilitlemeyi sağlayacak bir mekanizma geliştirmiş. Böylece çekim yaparken yanlışlıkla tekerleğin dönmesi ve farklı bir mod seçilmesi önlenecek. İşin uyanıklık kısmı da şu: Canon diğer firmaların ücretsiz sunduğu bu özellik için 100$ istiyor. Pentax K-7 ve Nikon D3S bu kilit mekanizmasına zaten sahip. Canon ise bu mekanizmayı EOS 5D Mark II ve EOS 7D modelleri için ücretli opsiyon olarak sunuyor. Eğer gelecekteki modellerinde bu özellik standart olacaksa bu uyanıklığı hoş görebiliriz, ama eğer Canon müşterilerden fazladan bir 100$ almak için böyle yapıyorsa çok tepki alacağı kesin. Üstelik bahsi geçen modeller Canon'un üst seviye modelleri. Böyle basit bir mekanizma bu modellerde zaten bulunmalı, eğer yoksa bu Canon'un kabahatidir. Demek ki neymiş? Uyanıklık sadece Türk esnafına özgü değilmiş...

11 Eylül 2010 Cumartesi

Nikon ve Pentax'tan yeni modeller

Photokina fotoğrafçılık fuarı öncesinde makine üreticileri ilginç modellerini duyurmaya başladılar. İşte Nikon ve Pentax'ın ilgi çeken birkaç modeli...
  • Pentax K-r: Markanın yeni orta sınıf DSLR modeli olan K-r 12,4 megapiksel çözünürlüğe sahip. Algılayıcısı CMOS tipinde, hassasiyet ise ISO 25600 seviyesine kadar çıkabiliyor. HD video çekebiliyor ve saniyede 6 karelik çekim hızına sahip. Arkasında ise 921.000 piksellik 3" büyüklüğünde bir ekranı var. İçerisindeki PRIME II resim işlemcisi sayesinde oldukça hızlı çalışan Pentax K-r tüm pentax lenslerle uyumlu olan gövdeye gömülü titreşim önleme özelliğine de sahip. 11 noktalı otomatik odaklama sistemi AF aydınlatma ışığıyla desteklenmiş. Pentax K-r'nin belki de en ilgi çekici özelliği ise pili. Normalde lityum-ion tipinde şarj edilebilir bir pil kullanan K-r opsiyonel bir adaptör sayesinde AA tipindeki kalem pilleri de kullanabiliyor. Böylece seyahatlerde şarj sorunu çekmek neredeyse imkansız hale geliyor.

  • Pentax Optio RZ10: Fotoğraf makinesinden çok oyuncağa benzeyen bu kompakt makine aslında gayet çekici teknik özelliklere sahip. 14,1 megapiksellik CCD sensöre sahip olan Optio RZ10 10x yakınlaştırma yapabilen bir lens ile geliyor. Lensin üzerinde optik görüntü sabitleyici var. Saniyede 9,1 kare (5 megapiksel çözünürlükte) çekebilen makine aynı zamanda 720P HD video kaydedebiliyor. 2,7" büyüklüğündeki LCD ekran 230.000 piksel çözünürlüğe sahip. Optio RZ10 değişik renk seçenekleriyle satışa sunulacak.

    • Nikon P7000: Bu model ile ilgili bir haberi yazmıştım daha önce. O zamanlar sadece dedikodusu dönüyordu, şimdi ise teknik verileri ve resimleri var. Nikon P7000 markanın en üst seviye kompakt modeli olacak, Canon G11 ile rekabet edecek. Rakibi gibi 10,1 megapiksel çözünürlüğe sahip büyük bir algılayıcı ile gelecek olan P7000'in lensi 7,1x yakınlaştırma yapabiliyor. Rangefinder sınıfındaki bu model optik görüntü sabitleyici sisteme de sahip. Makinenin arkasında ise 3" büyüklüğünde, 920.000 piksel çözünürlüğünde bir LCD ekran var. Harici flaşların kullanılmasına izin veren P7000 düşük ışık performansı ve DSLR makineleri aratmayan manuel kullanım olanaklarıyla piyasanın sevilen modellerinden biri olacak gibi görünüyor. 720P kalitesinde HD video kaydedebilen bu makine tam çözünürlükte saniyede 0,7 karelik çekim hızına sahip. Çekim hızı yavaş gelebilir, ama çekilen fotoğrafların kalitesi bu eksikliği giderecek seviyede olacaktır.
    • Nikon Coolpix S8100: Bu makineyi özel yapan şey arkadan aydınlatmalı CMOS algılayıcısı. Bu algılayıcı sayesinde Coolpix S8100 saniyede 10 karelik çekim hızına ulaşabiliyor ve 1080p kalitesinde HD video çekebiliyor. Üzerindeki lens 10x yakınlaştırma gücüne ve optik görüntü sabitleyiciye sahip. Modelde kullanılan ekran P7000'in ekranı ile aynı. Her zaman, her durumda, herşeyi çekebilecek şekilde tasarlanan bu model şimdilik sadece ABD piyasasında satılacak. Nikon bu makinenin zayıf ışıktaki performansı konusunda öyle iddialı ki, S8100'ün basın duyurularında "Harika gece çekimleri" sloganı kullanılıyor. Coolpix S8100 fazla manuel ayara sahip değil, ama sahip olduğu özellikler sayesinde amatör kullanıcıların tercih edeceği bir ürün olacak.

    10 Mart 2010 Çarşamba

    Pentax'tan büyük adım: 645D

    Çoğunlukla giriş ve orta sınıfı fotoğraf makineleri üreten Pentax yeni modeliyle profesyonellerin stüdyolarında kendine sağlam bir yer edinecek gibi görünüyor. Genelde Mamiya, Leica ve Hasselblad gibi markaların tekelinde olan "Medium Format" türündeki yeni modeli 645D'yi tanıtan firma üzerine yapışan "amatörlerin makinesi" imajından kurtulacak sanırım. Kodak'ın geliştirdiği 33 x 44 mm boyutundaki 40 megapiksellik sensörü kullananan Pentax 645D pahalı rakipleriyle profesyonel DSLR makineler arasında bir köprü kuruyor. Hasselblad ve Mamiya gibi pahalı rakipleri daha büyük (41.5 x 56 mm) algılayıcılar kullanırken sadece bir adet odaklama noktasına sahipler. Pentax ise bu konuda daha esnek davranmış ve yeni modelini 11 adet odaklama noktasına sahip olacak şekilde tasarlamış.

    Pahalı rakipleri yurtdışında 5 haneli fiyatlarla satılırken, Pentax 645D şu anda Japonya'da 9500$ seviyesinde raflarda yerini almış durumda. Ben ve çevremdeki herkes için uçuk gelen bu fiyat rekabet ettiği diğer cihazların 20000-30000$ ve üzeri fiyatlarıyla karşılaştırıldığında oldukça uygun geliyor kulağa. Yine de 645D herkes için değil, sadece profesyoneller için üretilen bir ürün, değerlendirmeyi yaparken bunu akıldan çıkarmamak lazım. Aslında bahsettiğimiz model Pentax'ın ilk medium format makinesi değil. 1984 yılında piyasaya çıkan ve ufak değişikliklerle hala üretilmekte olan 645 serisi medium format fotoğraf makineleri (Bkz. 2. resim) ülkemizde pek bulunmasalar da profesyoneller tarafından oldukça beğeniliyorlar. Klasik 645 ile aynı lensleri kullanan 645D'nin görünüşe göre tek kusuru sıkça kullanılan bazı ayarlar için özel düğmeler barındırmak yerine bu ayarları menü üzerinden yaptırması. Ülkemize gelmeyeceğine neredeyse eminim ama yine de bir ara elime alıp kurcalamak isterim bu makineyi. Özellikle de çektiği 7262 x 5440 piksel boyutundaki resimleri incelemek oldukça keyifli olacaktır.

    5 Ocak 2010 Salı

    Bir aynasız da Samsung'dan - NX10

    Panasonic ve Olympus'tan sonra Samsung da piyasanın taleplerine cevap verdi, NX10 su yüzüne çıktı. "Micro Four Thirds" sistemini kullanan NX10 tıpkı Olypmus Pen ve Panasonic GF1 gibi ayna içermeyen ama lensi değiştirilebilir bir yarı profesyonel fotoğraf makinesi. Kompakt makinelerin hafifliğini ve ufak boyutlarını SLR makinelerin esnekliğiyle birleştiren bu sistem amatör fotoğrafçılara yönelik hazırlanmış. Kapanıp açılan bir ayna sistemi içermediği için daha hafif ve küçükolan bu konsept bir SLR kadar hızlı çalışamıyor. Optik vizör de optik olmuyor, sensör üzerinden görüntü alıyor. Bunun yanında lensleri değişebiliyor ve SLR sistemleri gibi tüm ayarları değiştirme olanağı sunuyor.

    Samsung NX10 yuvarlak hatlarıyla olduça şık bir görüntü oluşturuyor. Bazı fotoğrafçılar sert hatların cihazı daha "profesyonel" gösterdiğini savunurlar, yine de bunun gibi saplantılar kullanışlılık açısından bir mantık içermiyor. 14.6 megapiksel çözünürlüğe ve dahili flaşa sahip olan NX10 kendi özel lens bağlantı noktasıyla (mount) dikkat çekiyor. Samsung NX Mount denen bu bağlantı noktası daha önce hiçbir fotoğraf makinesinde kullanılmadı. Bu da şu an piyasadaki lenslerin hiçbirisi bu makineye uymaz demek. Şimdilik sadece 3 adet lens seçeneğine (30mm, 18-55mm ve 55-200mm) sahip olan Samsung NX10 bu lenslerle amatör kullanıcıları hedefliyor. Profesyonel fotoğrafçıların tercih ettiği geniş, uzun veya prime lensler şimdilik satışa sunulmamış. Makinenin belki de en dikkat çekici özelliği arkasında gizli - Samsung NX10 bizi fotoraf makineleri üzerinde ilk kez kullanılan AMOLED türü ekranla tanıştırıyor. 3" büyüklüğündeki bu ekran renk ve keskinlik açısından oldukça başarılı. Bu tip makinelerde ekran çok önemli çünkü optik vizör aslında optik değil ve makine ağırlıklı olarak ekrana bakarak kullanılıyor.

    Kısaca, Samsung bu ürününde iyi iş çıkarmış gibi görünüyor. Benim görebildiğim tek kusur yeni lens bağlantı noktası. Kullanıcıların ve piyasanın bu sisteme alışması zor olabilir, Pentax ve Olympus'un senelerdir kullandıkları sistemler bile lens çeşitliliği bakımından yetersiz görülürken Samsung'un tamamen yeni bir bağlantı sistemini piyasaya yerleştirmesi zor olacaktır. Uygun fiyatlı SLR makineler sadece amatör kullanıcılar tarafından satın alınmıyor. Profesyonel fotoğrafçılar bu tip ürünleri basit çekimlerde kullanıyor veya yedek makine olarak yanında taşıyor. Yedek makinenin asıl makineyle aynı lensi kullanabilmesi burada kilit önem taşıyor. Samsung bu yeni sistemi seçmekle profesyonelleri müşteri listesinden tamamen silmiş gibi görünüyor bu durumda. Yine de peşin fikirli olmamak lazım, henüz piyasaya çıkmamış olan bu makine çok popüler olabilir. Bekleyip göreceğiz.

    20 Mayıs 2009 Çarşamba

    Pentax K-7 duyuruldu

    Benim en sevdiğim markalardan biri olan Pentax yeni orta seviye dijital SLR makinesini duyurdu. Duyurmuş daha doğrusu. Onlar beni benim onları sevdiğim kadar sevmediklerinden beni basın duyurularına davet etmiyorlar. Ama ben büyüklük gösterip her seferinde onları affediyorum. Bir daha olursa vallahi darılırım Pentax.

    Bu fotoğraf makinesi Pentax'ı orta sınıfta temsil edecek. Rakipleri yerine göre Nikon D90 - D300 veya Canon Eos 50D olacak. Ben şimdiden itirazları duyar gibiyim, "hiç Pentax Canon'la yarışabilir mi" veya "Pentax istediği kadar yenisini yapsın, Nikon'un en tırt makinesini bile geçemez" gibi cümleler kuruyorsunuz. Markalara takılmayın arkadaşlar. Bir kere SLR üreten tüm firmalar rüştünü ispatlamış büyük firmalardır. Nikon ve Canon'un avantajı bu sektörde daha eski olmaları ve marka imajları sayesinde daha yüksek fiyatlara fotoğraf makinesi satmalarıdır. Pentax her ne kadar bu iki firma kadar köklü olmasa da tüm profesyonellerin tanıdığı eski ve başarılı bir firmadır.
    Bu makinenin henüz testleri yapılmadı ama ben iyi bir performansı olacağını tahmin ediyorum. Tek endişem Pentax'ın eski hastalığının devam etmesi, yani jpeg kodlama sisteminin zayıf ve düşük kaliteli olması. Pentax makineler pahalı rakipleriyle yarışacak kalitede fotoğraf çekiyorlar ancak bu kalite ancak RAW modunda anlaşılıyor. Jpeg olarak çektiğinizde ise görüntü bozuluyor. Umarım bu kusuru düzeltmişlerdir.
    Bunların yanında Pentax yine makinenin sağlamlığı üzerinde durmuş. Öncikiler gibi K-7 de sağlam bir gövde ve hava şartlarına karşı cihazı koruyan contalı bağlantılara sahip. Kompakt makinelerin aksine SLRler uzun süre kullanılırlar ve kolayca bozulmalarına tahammül edilemeyecek kadar pahalıdırlar. Bu yüzden sağlamlık çok önemli. Ben kendi yorumlarımı yazdım ama Pentax K-7 ile ilgili daha detaylı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Maalesef Pentax (ve Olympus) SLRler ülkemizde pek yaygın değil. Bir şekilde makineyi bulabilirsiniz ama daha sonra lens veya flaş gibi aksesuarlar almak istediğinizde aradıklarınızı bulamayabilirsiniz. Mağazalar bu markaları pek sevmediklerinden, bu makinelerin lens, flaş gibi aksesuarlarını hiç sevmiyorlar hatta nefret ediyorlar. Ya makinenin üzerinde gelen kit lensiyle yetineceksiniz ya da yurtdışıyla sıkı bağlantılarınız olacak. Türk fotoğrafçısının alternatifleri oldukça kısıtlı, acı ama gerçek...