sıvı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sıvı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Haziran 2012 Perşembe

Teknolojinin önünü tıkayan teknoloji

Geçen gün aklıma garip birşey geldi. Teknoloji teknolojinin önünü tıkıyor. Bazı teknolojiler diğerlerinin gelişmesini engelliyor. Şimdi "e tabi yeni teknolojiler eskilerinin yerini alacak" diyebilirsiniz, ama durum öyle değil. O eski teknoloji de varlığını sürdürüyor, ama gelişemiyor. Bu Vestel'in kuvvetli ses verdiğini iddia ettiği televizyonunun reklamını izlerken aklıma geldi. Örneklere de oradan gireyim, siz de ne demek istediğimi anlayın.

Vestel bir televizyon yapmış (veya birilerine fason yaptırmış), Maxisound ismiyle satıyor. İsmi duyan da televizyonun acaip sesler çıkardığını sanır, ama sadece alt kısmında birkaç tane küçük hoparlör var. Eskiden televizyonlarda bass sesler için subwoofer olurdu, sökülebilir stereo hoparlörler olurdu, televizyonlar müzik seti kalitesinde ses verirdi. Şimdi bilgisayar hoparlörü kıvamında birkaç minik hoparlörle idare ediyoruz, onlar da genelde (televizyonun görünümü bozulmasın, kenarları ince olsun diye) arka tarafta oluyor. Vestel sadece televizyona bunlardan birkaç tane daha eklemiş, bir de hoparlörleri ön tarafa koymuş, alet bir anda ses canavarı olmuş. Yerseniz tabi... Neyse, televizyonların görüntü özelliği bu kadar hızlı gelişirken ses özelliklerinin hiç gelişmemesinin, hatta geriye gitmesinin bir sebebi var: Ev sineması sistemleri. Üreticiler artık "televizyonundan iyi ses almak isteyen zaten paraya kıyıp bir 5.1 ev sineması sistemi alır, televizyonu öylesine izleyecek olan da bu kulaklık irisi hoparlörcüklerle idare eder" diyor. Görüntü kısmına yükleniyorlar, her gün yeni bir teknoloji duyuruyorlar, ama ses kısmını ev sineması sistemlerine havale ettikleri için umursamıyorlar. Haliyle gelişme duruyor. Buraya kadar herşey normal, sonuçta 5.1 ev sineması sistemleri çok daha yeni teknoloji kullanıyor, yeni teknolojinin eskisinin yerini alması doğal birşey, ama eskisi hala kullanılıyor, ona hala ihtiyaç duyuluyor. Ev sineması sistemleri pahalı, karmaşık ve çok yer kaplıyor. Üstelik bazı insanlar 5.1 sesi umursamıyor, ama stereo sesi daha kaliteli duymak istiyor. Bu insanları önemsemeyip onları görmezden gelmek, sadece 5.1 sistem alanlara odaklanmak niye?

Bu tek örnek değil tabi. Bilgisayarların sabit diskleri aynı dertten muzdarip. SSD diskler çıktıktan sonra sabit disklerde doğru düzgün bir gelişme olmadı. Kapasiteleri arttı, ama performans aşağı yukarı aynı kaldı. SSD çok daha hızlı tabi, karşılaştırılamayacak kadar daha iyi, ama aynı zamanda bir o kadar da pahalı. Üstelik SSD diskler hala çoğu kişi için yeterli kapasiteye sahip değil. Hal böyle olunca bir kısım insan parayı bastırıp düşük kapasiteyi umursamadan SSD kullanarak hızın tadını çıkarıyor, diğerleri de 5 senedir hiç gelişemeyen mekanik sabit disklerin yavaşlığına katlanıyor.

Bilgisayarlarda kullanılan soğutma sistemleri de bu duruma güzel bir örnek olabilir. Eskiden standart soğutucular vardı, sonra fanları büyüdü, bakır taban geldi, sonra onlara ısı boruları eklendi, daha sonra ısı boruları sayesinde kule tipi soğutucular tasarlandı, sonra bazı üreticiler işlemciye doğrudan temas eden ısı borusu (Heatpipe Direct Touch) teknolojisine geçti, sonra... Sonrası yok. Orada tıkandı kaldı. Hızla gelişti, gelişti, sonra birden durdu. Durmasının sebebi tıpkı yukarıdaki örneklerde olduğu gibi aynı işi gören daha pahalı ve komplike bir teknoloji: sıvı soğutma sistemleri. Üreticiler yeni teknoloji geliştirmek için para harcamak istemiyorlar, daha iyisini isteyene "sıvı soğutma sistemine geç" diyorlar. İyi de, sıvı soğutma sistemleri pahalı, zahmetli ve kurulumu çok dikkat gerektiriyor. Montajda bir hata yapılsa, ufak bir kaçak bile olsa bilgisayar yanabiliyor. Çoğu kişi için havayla soğutma sistemleri en mantıklı çözüm, ama maalesef onun da önü tıkanmış durumda.

Neyse, bu yazının sonu biryere varmayacak. Örnekler çoğaltılabilir, belki her gün de yenileri eklenir, ama durum düzelmeyecek. Teknolojinin ilerlemesi güzel birşey, ama bazı teknolojilerin diğerlerinin önünü kesmesi, bunu yaparken tam olarak yerini alamaması kötü. Ev sineması sistemlerinin fiyatı düşse, yer sorununa bir çözüm bulunsa, SSD'ler ucuzlasa ve kapasiteleri artsa, sıvı soğutma sistemleri pratikleşse ve herkesin alabileceği fiyatla satılsa ben bunları yazmayacaktım. Keşke öyle olsaydı, ama olmuyor. Üreticilerin sadece en son teknolojiyi kullanan tepe seviye kullanıcılara odaklanıp diğerlerini unutmak yerine daha homojen bir müşteri kitlesine hitap etmesi gerekiyor. Otomobillerde bunu görüyoruz, tepe seviyeye hitap eden üreticilerin hiçbiri kendi başına ayakta duramıyor. Halk tipi araba yapanlar para kazanıyor, sonra o havalı tepe seviye markaları satın alıyor. Yeterince yazdım bugün, daha sonra devam ederiz. Sonuna kadar sabredip okuduğunuz için teşekkürler.

4 Ocak 2012 Çarşamba

Minyatür pistte manyetik yarış

Baştan uyarayım, bu videoda görecekleriniz büyük ihtimalle sahte. Tüm olay bilgisayarla yapılmış olabilir, bu yüzden fazla kapılmamak lazım. Japonya Bilim ve Teknoloji Enstitüsü isimli bir kurum (böyle bir enstitü yok aslında, daha doğrusu internette bulunamıyor) klasik fütüristik yarış oyunu Wipeout'un minyatür bir benzerini yapmış. Minyatür bir pistin üzerinde havada süzülen küçük arabalar yoldan hiç çıkmadan hızla ilerleyebiliyorlar. Videoya göre bunun sebebi pistteki ve arabaların altındaki mıknatıslar. Ayrıca, arabaların mıknatısları sıvı nitrojenle soğutuluyor. Çok güzel görünüyor, ama arabaların gidişi biraz fazla düzgün. Bu yüzden video gerçekçiliğini yitirmiş. Yine de çok güzel hazırlanmış, ben beğendim. Videoyu bana gönderen Sirke'ye teşekkür ederim.