gereksiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gereksiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Kasım 2012 Pazartesi

Will.i.am'dan iPhone'u kompakt fotoğraf makinesine dönüştüren kılıf

Yandaki fotoğrafta Black Eyed Peas grubunun üyelerinden şarkıcı Will.i.am'ın elinde tuttuğu şey bir iPhone kılıfı. Kılıfı onun elinde tutuyor olmasının sebebi ise üretici (veya ürettirici) firmanın sahibinin bizzat kendisi olması. Telefon aksesuarı işinde iyi para olduğunu gören Will.i.am ilginç iPhone aksesuarları tasarlayıp satmaya karar vermiş. İlk ürünü de başlıktan da anlaşılacağı üzere bir kılıf. Bu kılıfın diğer standart kılıflardan farkı iPhone'u gerçek bir kompakt makineye dönüştürmesi. Kılıfın üzerinde 14 megapiksel çözünürlüğünde bir algılayıcı, özellikleri bilinmeyen bir lens ve makul güçte bir flaş var. Kullanıcı iPhone'unu bu kılıfın içine yerleştirdiğinde iPhone ekranına ve akıcı arayüzüne sahip bir fotoğraf makinesi elde ediyor. Henüz fiyatı ve çoğu teknik özelliği belli olmayan bu kılıf ilk olarak İngiltere'de piyasaya çıkacak. Daha sonra diğer ülkelere de yayılması bekleniyor. Bana göre pek pratik değil, çünkü kılıf iPhone'u ağırlaştıracak ve kalınlaştıracak. Kılıfı ayrı olarak taşımak mümkün tabi, ama bu da çok mantıklı değil. Sonuçta kılıf yerine ufak bir kompakt makine taşınabilir, böylece telefonu söküp takmakla uğraşmak gerekmez. Will.i.am'a ticaret hayatında başarılar diliyorum, inşallah bundan böyle aksesuarları tasarlarken bunların cepte taşınacağını da hesaba katar.

9 Nisan 2012 Pazartesi

Dünyanın en büyük lastik üreticisi 50 yaşında

Yanlış anlaşılma olmasın, paket lastiğinden değil, tekerleğe takılan lastiklerden bahsediyorum. Peki kim bu "dünyanın en büyük lastik üreticisi"? Michelin, Goodyear veya Pirelli dediyseniz yanlış bir tahminde bulundunuz. Üstteki resim biraz ipucu vermiş olmalı. Zekayı ve yaratıcılığı geliştiren oyuncaklarıyla sevdiğimiz Lego dünyanın en büyük lastik üreticisi ünvanına sahip. Tabi bu ünvan üretilen lastik adedi için verilmiş, yoksa Lego'nun lastikleri gerçek araba lastiklerine göre "biraz" daha küçük. İlk tekerlekli (ve dolayısıyla lastikli) Lego seti 1962'de çıkmış (aşağıda resmi görülen 400 numaralı set), dolayısıyla bu yıl Lego lastiğinin de 50. yılı oluyor. Gereksiz, ama yine de eğlenceli bilgi işte...


24 Ocak 2012 Salı

iPad'i daktiloya dönüştüren cihaz: Typescreen

Bilgisayarların ve yazıcıların ucuzlamasından sonra kimse daktilo kullanmaz oldu, ama hala bu nostaljik yazı makinelerini çok sevenler var. İşte bu ürün o tip kişileri sevindirecek cinsten. Spinning Hat firmasının sattığı Typescreen daktilo şeklinde bir iPad dock ünitesi. Typescreen'in sadece şekli daktiloya benzemiyor, işlevselliği de daktilo ile "neredeyse" aynı. Aradaki tek fark kağıt yerine iPad kullanılması. Typescreen'in tuşlarına basıldıkça minik bir kol iPad'in ekranındaki dokunmatik klavyenin üzerindeki harflere basıyor, böylece yazı yazılıyor. Ürünün sayfasında belirtilmemiş ama, sanırım yazarken daktilo sesi de çıkartıyor. Ayrıca kullanılırken iPad'i şarj etme özelliği de var. Aslında hiçbir işe yaramıyor, onun yaptığı şeyi elinizle de yapabilirsiniz, ama Typescreen yine de havalı görünüyor. Lisanslı bir Apple ürünü olduğu iddia edilmiş, ama Typescreen'in fiyatı şüphe uyandıracak kadar düşük. Sadece 3£ karşılığında sahip olunabilen (tabi bu kısım biraz şüpheli) bu ürün iPad'i ve iPad 2'yi destekliyor. Eğer bir iPad'im olsaydı kaçırmazdım, çünkü 3£ gerçekten iyi fiyat. Typescreen'i almak isterseniz şuradan sipariş verebilirsiniz. Stoklar sınırlıymış, tabi eğer gerçekten stok varsa...

2 Ocak 2012 Pazartesi

İşi gücü olmayana göre işler: Hayvanlara dokunmatik ekranda oyun oynatmak

Meşguliyetleri olanlar böyle ilginç (ve aslında gereksiz) şeylerle pek uğraşamıyorlar, ama işi gücü olmayan kişiler boşta kalıp sıkılınca bu tip garip şeylere vakit ayırabiliyorlar. Gerçi biz bundan çok memnunuz, "işi gücü olmayan" kişiler olmasaydı bu blogun içeriğinin yarısı da olmazdı. Bu yüzden hiç şikayetçi değiliz, hatta o kişilere müteşekkiriz. Neyse, biz konumuza dönelim. Boş vakti fazla gelen bazı kişiler can sıkıntısını gidermek için hayvanlara dokunmatik ekranlı cihazlarda (telefon ve tablet oluyor bu cihazlar) oyun oynatmışlar. Biraz tehlikeli ve cihazın sıhhati için sakat bir işlem olsa da izlemesi eğlenceli olabiliyor. İlk videoda şirin bir kedi iPad üzerinde Fruit Ninja oynuyor. Pek beceremediğini söyleyebiliriz, açıkçası ben bir kediden daha iyi refleksler beklerdim. Yine de ilk kez oynayan birisi için kediciğin performansı fena sayılmaz. İkinci videoda ise pek de şirin olmayan bir Afrika kurbağası var. Bu kurbağa da tokunmatik ekranlı bir telefon üzerinde Ant Crusher oynuyor. Karınca yakalamak kurbağanın doğal yeteneği sayıldığından olsa gerek, çirkin kurbağa şirin kediye göre çok daha iyi performans gösteriyor. Gerçi sonra işi abartıp agresifleşiyor, ama olsun. Neticede tüm karıncaları avlıyor. Çizilmesinden korkmadığınız bir iPad'iniz veya kurbağanın dil darbelerine maruz kalmasından rahatsız olmayacağınız bir telefonunuz (ve masanızın üzerine koyabileceğiniz bir kurbağanız) varsa bunları siz de deneyebilirsiniz. Ben pek tavsiye etmem, ama tercih sizin. Hayvanların dokunmatik ekranda oyun oynadıkları videolar aşağıda. Videoları göremiyorsanız Fruit Ninja oynayan kedi için buraya, Ant Crusher oynayan kurbağa için de şuraya tıklayabilirsiniz.



12 Eylül 2011 Pazartesi

Dünyanın en güçlü ev yapımı kar küreyicileri

Biz böyle şeylere yabancıyız, memleketimizde kar küreyici pek kullanılmıyor. Daha doğrusu kullanılıyor, ama çok büyük olanları yolları temiz tutmakla sorumlu olan kamu kurumları tarafından kullanılıyor. Evlerde ise pek göremiyoruz bu cihazları. Bizim de çok karlı bölgelerimiz var, ama maalesef bu bölgelerimiz kapının önünde böyle bir cihaz bulunduracak kadar zengin değil. Neyse, biz cihaza dönelim. Yandaki resimde ve aşağıdaki videoda göreceğiniz aletler birbirinden farklı. Ortak özellikleri ikisinin de ev yapımı olmaları ve bir arabadan sökülmüş V8 motorları kullanmaları. Bu motorlar çok büyük, ülkemizde ancak kamyonlarda görebileceğimiz kadar (7 litre civarında) yüksek hacme sahipler. 400hp üzerinde güç üretebiliyorlar. Bu kadar fazla gücün kar küremek için kullanılması oldukça garip geliyor insana, ama bu da bir zevk meselesi. Bu aletlerin kumanda edildikleri tutacakları motordan gelen sıcak havayla ısıtılıyor. Böylece tutan kişinin elleri donmuyor. Benzer şekilde, motorun soğutulmasında kullanılan hava arkadan çıkıyor ve kullanıcının bacaklarını ısıtıyor. Gayet konforlu yani. Keşke benim de bu kadar boş vaktim olsa, ben de böyle ilginç (ama gereksiz) projelerle uğraşırdım. Kim bilir, belki benim projemden de işi gücü lüzumsuz şeyleri incelemek olan bir blog yazarı bahsederdi. Bu ilginç cihazdan beni haberdar eden Sirke'ye teşekkür ederim. V8 motorlu kar küreme makinesinin videosunu aşağıda veya şurada izleyebilirsiniz.

29 Ağustos 2011 Pazartesi

Tembelliğin Vardığı Son Nokta: Kedi Asansörü

İnsan kedisi için niye asansör yapar ki? Üstelik de, öküz kadar sağlıklı görünen bir kedi için... Kedi dediğin (kışın sobanın başında mırıl mırıl uyuklasa da) canavar gibidir. İş bir yere girmek veya bir yerden çıkmak olunca, düz duvara bile tırmanır. Bu zamanın kedileri bir acayip; daha doğrusu, sahipleri bir acayip.



Garfield bunu görse, herhalde hasetinden kudururdu. :)

28 Ağustos 2011 Pazar

Her eve lazım: Sapan top (Yakan top değil...)

Jörg Sprave'yi hatırlıyor musunuz? Hani pala fırlatan sapanı yapan adam... Bu abimiz, sapan temelli silahlar yapmayı çok seviyor. Daha önceden de tatar yayı, keskin nişancı tüfeği vs yapmışlığı vardı; ama bu sefer üşenmemiş, kocaman bir top yapmış. Hem de öyle böyle bir top değil; 8 santimetre çapındaki çelik gülleyi 200 metre uzaklığa fırlatabilen, gerçek bir yıkım makinesi...

Independence Day filminde Captain Steven Hiller, uzaylı gemisini uçurmaya başlayınca şöyle bir laf etmişti: I have got to get me one of these! (Bunlardan kendime bir tane almam gerek!) Sanırım benim de aşağıdaki zımbırtıdan kendime bir tane almam gerek. :)

Bu ilginç zımbırtının neler yapabildiğini aşağıdaki videodan ya da buradan izleyebilirsiniz.



10 Ağustos 2011 Çarşamba

600,000 sigara pakedinden oluşan kale

Bazı insanlar birşeyleri toplamayı severler. Çinli Wang Guanyi ise sigara paketleri topluyormuş. Yedi yaşındayken sokakta gördüğü bir sigara pekedinin canlı renklerine tutulmuş ve o günden beri sigara içen insanların attıkları paketleri toplayıp evinde depoluyormuş. Bir gün televizyonda şarap şişelerinden yapılmış bir ev görmüş ve kendisinin de böyle birşey yapabileceğine karar vermiş. Bir aylık çalışma sonucunda yandaki sihay - beyaz resimde de gördüğünüz kale benzeri yapıyı oluşturmuş. Bu ilginç yapıyı yapmak için tam 600,000 sigara pakedi harcamış. Neyse ki o sigaraların hepsini kendi içmemiş, yoksa bunu yapacak kadar uzun yaşamazdı. Wang Guanyi bununla da kalmamış ve emeğinin belgelenmesi için Çin Rekorlar Ofisine başvurmuş. Onlar da gerekli ölçümleri yapıp Wang Guanyi'nin kalesini "dünyanın sigara pakedinden yapılan en büyük yapısı" belgesine layık görmüşler. Maalesef ki Wang Guanyi sigara paketlerinden müteşekkil bu kaleyi kiralık bir alanda yapmış. Bu yüzden kira masrafları ağır geldiği için rekoru belgelendikten sonra yıkmak zorunda kalmış. Yazık olmuş, dünyanın en lüzumsuz şeyleri listesinde ilk sıralara girebilecek birşeydi bu kale. Bana bu haberi yollayan Oyunkolik'e (bugün 2. kez) teşekkür ederim.

29 Temmuz 2011 Cuma

Mıncıklayın, rahatlayın!

ThinkGeek adlı site öyle bir ürün satıyor ki, bir tane alıp da mıncıklamamak elde değil. :)

Hepimiz günlük hayatta türlü nedenlerden ötürü stresle iç içeyiz. Bu durumun üstesinden gelmek için kimimiz sigara içiyor; kimimiz mutfağa gidip atıştırıyor; kimimiz ise bağırıp, küfür ediyor. Bu tür yöntemler stresimizi gidermek için yeterli gelmezse, doktora gidip yeşil reçeteyle satılan renkli bonbonlardan alıyoruz ve günde bir tane içip mutlu oluyoruz.

Yan tarafta gördüğünüz zımbırtının adı "Infectus Disease Stress Ball", yani "Bulaşıcı Hastalık Stres Topu".  ThinkGeek üzerinden 4,99 $ fiyattan satılıyor. Aslında, ızgara içine yerleştirilmiş kauçuk bazlı bir top. Avucunuzun içine alıp hışımla sıktığınızda, ızgaranın aralıklarından dışarı fışkırıyor; bunu yaparken de renk değiştiriyor.

Ürünün dört farklı modeli var:
  • Bubonic Plague (mavi)
  • Cooties (kırmızı)
  • Smallpox (yeşil)
  • Zombie Virus (turuncu)
     Her ne kadar, biz millet olarak tespih çekmeyi sevsek de, yurdum "geek"leri için farklı bir stres giderici olarak önerebilirim. :) Ürünün tanıtım videosunu ise aşağıdan izleyebilirsiniz.

    28 Haziran 2011 Salı

    En lüks Android'li telefon: Tag Heuer Link Phone

    Daha önce lüks teknolojik ürünlerle ilgili bir yazı yazmıştım. Her ne kadar bana anlamsız gelseler de bazılarına bakmak bile insanın hoşuna gidiyor. İşte bu yazıda bahsedeceğim Tag Heuer Link Phone da bunlardan biri. Kaliteli, pahalı ve harika görünen saatleriyle (Carrera ve Monaco hayranıyımdır) tanıdığımız Tag Heuer lüks telefon piyasasına daha önce girmişti. İlk ürettikleri (daha doğrusu tasarlayıp başkalarına ürettirdikleri) model "akıllı" telefon değildi ve pek başarılı olmamıştı. İsviçreli saat üreticisinin yeni telefonu ise daha komplike bir model. Android işletim sisteminin 2.2 versiyonunu kullanan Tag Heuer Link Phone 3.5" büyüklüğünde ve 800x480 piksel çözünürlüğünde bir ekrana sahip. 256MB dahili belleğe ek olarak 8GB büyüklüğünde microSD kart da cihaza dahil edilmiş. Arkadaki kamera 5 megapiksel çözünürlüğünde ve kamerada otomatik odaklama fonksiyonu bulunuyor. Kısacası, Link Phone öyle teknoloji harikası bir cihaz değil. Onu özel yapan şey içi değil dışı, çünkü bu telefon çelik, altın, titanyum, timsah derisi ve elmas gibi malzemeler kullanılarak üretilmiş. Tabi her cihazda aynı malzemeler yok, sipariş verilirken malzeme seçiliyor. Bu kadar pahalı malzeme kullanılınca telefonun fiyatı da yükseliyor haliyle. Tag Heuer Link Phone'un Avrupa fiyatı 4,700€'dan başlıyor. Titanyum ve altın gibi malzemeler işin içine girince bu fiyat daha da artıyor. Anlamsız bir model olmuş, ama Tag Heuer'in hakkını yememek lazım, gerçekten şık bir cihaz tasarlamışlar. Ayrıca ürünün tanıtım videosu da gerçekten güzel. İzleyince insanın alası geliyor. Videoyu aşağıda veya şurada izleyebilirsiniz. Tasarımı hoşuma gitse de ben Tag Heuer'in saat işine odaklanması gerektiğini düşünüyorum. Teknolojik ürünler geçici, ama saatler (hele Carrera veya Monaco gibileri) gayet kalıcı.

    30 Mart 2011 Çarşamba

    Olmaz demeyin, bu da oldu: Pala fırlatan sapan

    Jörg Sprave isimli sapan uzmanı (böyle de bir uzmanlık varmış) pala fırlatan bir sapan yapmış. Hem de tüfek şeklinde. İnsanların ilgisini çekmek haricinde hiçbir işe yaramadığını kendisi de itiraf ediyor zaten. Yine de işini iyi yapıyor, en azından benim ilgimi çekti. Keşke biraz daha güzgün malzeme kullansaymış, daha iyi olurmuş. Pala fırlatan tüfek şekilli sapanın videosu aşağıda. Videonun sonuna iki adet sapanın atış videoları da eklenmiş, hoş olmuş. Aşağıdaki videoyu göremiyorsanız izlemek için şuraya tıklayabilirsiniz. Bu videoyu bana gönderen Sirke'ye teşekkür ederim.