Japon otomotiv devi Toyota'nın lüks markası Lexus 1989 yılında LS400 modelinin tanıtımı için basit ama ilginç bir reklam filmi kullanmış. Bu reklam filminde bir Lexus LS400 dinamometrenin üzerinde yüksek hızlara çıkıyor, ancak kaputunun üzerindeki şampanya bardakları devrilmiyordu. Böylece arabanın ne kadar "titreşimsiz" olduğu vurgulanıyordu. Bu reklamı aşağıda izleyebilirsiniz. Hatta yazının devamını daha iyi anlamanız için izlemenizi öneririm. Videoyu aşağıda göremiyorsanız şuraya tıklayabilirsiniz.
İşte meselenin kaynağı olan yukarıda izlediğiniz kısa reklam. ABD'li bir Lexus kullanıcısı bu reklamı yeni arabasıyla yeniden canlandırmayı denemiş. Şampanya bardaklarını kaputun üstüne dizmiş, dinamometre düzeneği olmadığı için de sadece boş viteste gaza basıp arabayı yüksek devirlere çıkartarak bardakların devrilip devrilmeyeceğini görmek istemiş. Bu denemeyi aşağıda izleyebilirsiniz, izlemek istiyorsanız ve aşağıda bir video göremiyorsanız da şuraya tıklayabilirsiniz.
Gördüğünüz üzere deneme başarısız olmuş. Bardaklar belirli bir devire çıkınca devriliyor. Üstelik, bu denemede kullanılan Lexus LS460 eski reklamdaki otomobilden 22 sene sonra üretilmiş, çok daha gelişmiş bir model. Bunu görünce herkes "demek ki reklamdaki görüntü hileliymiş, Lexus o kadar da titreşimsiz değilmiş" dedi. Tabii ki hiçbirimiz arabanın kaputuna bardak dizip yola çıkmıyoruz, ama herkes arabasının mümkün olduğunca sarsıntısız gitmesini ister. Bu videoyu izleyen Lexus yetkilileri buna bir cevap vermek istemişler. Cevap olarak hazırladıkları video aşağıda. Bunu da göremiyorsanız ve Lexus'un videolu cevabını izlemekte ısrarcıysanız şuraya tıklayabilirsiniz.
Gerçekten de oluyormuş! Demek ki Lexus gerçekten reklamda söylendiği kadar sarsıntısız çalışıyor. 5000rpm aşılıyor, ama bardaklar devrilmiyor. Dahası, sürücü tarafındaki cam açıkken bile Lexus LS460 oldukça sessiz çalışıyor. O devirdeki bir araba normalde insanın kulağını rahatsız edecek seviyede ses çıkarır, ama böyle bir durum videoda oluşmamış. Lexus'u tebrik etmek lazım, hem de iki sebepten dolayı. İlk sebep zaten belli. İkinci sebep ise internet medyasını yakından takip edip hemen tepki vermeleri. Lexus kullanıcısının başarısız denemesinin videosu internete düştükten kısa süre sonra Lexus benzer bir videoyla cevabını verdi. Bu, kullanıcılara ve potansiyel müşterilere güven veren bir durum. Demek ki Lexus ürettiği otomobillerin arkasında duruyor ve şikayetleri dinliyor. Keşke tüm firmalar bu kadar sağlam dursa ürünlerinin arkasında...
bardak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bardak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
21 Mart 2011 Pazartesi
1989'a ait Lexus reklamı önce yalanlandı, sonra doğrulandı
16 Mart 2011 Çarşamba
Çekmeyen cep telefonlarına pratik çözüm
Belki hatırlarsınız, bir zamanlar cep telefonları çekmezdi. Baz istasyonları yeterince yaygınlaşmamıştı, cep telefonlarının antenleri de zayıftı. Haliyle bazı yerlerde telefonlarımızı kullanamıyorduk. Bugünlerde böyle sorunlarla pek karşılaşmıyoruz, operatörler sağolsunlar her köşe başına birer baz istasyonu koydular. Şehir dışında bile telefon gayet güzel çekiyor. Tabi istisnalar var. Mesela bodrum katları hala GSM sinyallerinin seyrek uğradığı yerler. İşte bu yazıda bahsedeceğim olay da böyle bir bodrum katında keşfedilmiş. Bir binanın bodrum katında çalışan bir restoranın garsonları cep telefonlarının bardağın içine koyulduklarında daha iyi çektiklerini gözlemlemişler. Çoğu zaman hiç sinyal alamayıp ulaşılamaz hale gelen cep telefonları kuru bir cam bardağın içine yerleştirildiklerinde az da olsa sinyal alabiliyorlarmış. Tabi bu zayıf sinyalle görüşme yapmak pek mümkün değil. Zaten bardağın içindeki telefonla konuşmak zor bir iş. Yine de gelen mesajları veya aramaları görmek bazı durumlarda işe yarayabilir. Şu an bulunduğum yerde telefon zaten güzel çektiği için bu bardak yöntemini deneyemiyorum, ama imkanı olanlar deneyip sonuçlarını yorum olarak yazabilirler. Bir de, fizik ve radyo dalgaları konusunda bilgili olanlar bizleri bu hadisenin nasıl gerçekleştiği konusunda aydınlatırsa çok iyi olur. Sirke ile düşünüp duruyoruz bu konuyu, bir türlü çözemedik.
18 Şubat 2011 Cuma
Ne sihirdir, ne keramet, yüzey geriliminde marifet
İsmini bilmediğim bir Youtube kullanıcısı ilginç birşey keşfetmiş. Adam (en azından o kadarını biliyoruz) duyu bardağa dolduruyor, üzerini kartonla kapattıktan sonra ters çeviriyor. Daha sonra kartonu da bardağın altından çekiyor, su bardakla masanın arasında kalıyor. En sonunda da bardağı hafifçe bükerek hızla çekiyor. Normalde etrafa saçılması gereken su fizik kurallarını hiçe sayarak ve bardak olmadığı halde bardağın şeklini koruyarak masanın üzerinde duruyor, tıpkı bir buz kalıbı gibi. Daha sonra deneyi yapan adam eliyle dokunarak suyun masanın üzerine saçılmasını sağlıyor. Ben olayın yüzey direnciyle ilgili olduğunu düşünüyorum, ama henüz tam sebebini bulamadım. Deneyi yapan kişi saf su kullanılmasını tavsiye ediyor. Saf suyun o kadar güçlü yüzey basıncı olduğunu sanmıyorum, ama görüntüler de gerçek gibi gözüküyor. Biz Sirke ile biraz kafa yorduk, ama çözemedik. Bu ilginç videoyu aşağıda göremiyorsanız şuraya tıklayabilirsiniz. Bu haberi bana gönderen Sirke'ye teşekkürler.
14 Şubat 2011 Pazartesi
Kendi kılıfını kendisi oluşturan bardak
Deneysel projeler geliştiren Amron Experimental isimli firma kağıt bardakla sıcak içecek içerken ellerin yanması sorununa güzel bir çözüm geliştirmiş. Daha doğrusu, mevcut olan bir çözümü daha iyi hale getirmiş. Genellikle kahve dükkanlarında sıcak kahve elleri yakmasın diye bardak kılıfı kullanılır. Mukavvadan oluşan bu bardak kılıfları bir nevi izolasyon sağlayarak sıcağı içeride tutar. Amron Experimental'ın geliştirdiği ürün ise bu kılıfı bardağın içerisine gömüyor. Şöyle ki, bardağın dış tarafına uygulanan bir kaplama ısındığı zaman kabararak ısıyı parmaklardan uzak tutan bir kılıfa dönüşüyor. Böylece bardaklar kullanılmıyorken iç içe rahatça geçiriliyorlar, daha az yer kaplıyorlar. Kullanılacakları zaman da sıcak içecekle dolduruldukları anda kendi kılıflarını oluşturuyorlar. Eğer istenirse bu kılıfın üzerine kabartmalı logo yerleştirilebiliyor. Kılıf şişip kabardığında logo da yerli yerinde duruyor. Amron Experimental'a göre bu kendinden kılıflı bardaklar hem istifleme açısından avantaj sağlıyor, hem de bardak ve kılıfın toplam maliyetinden daha ucuza geliyor. Bardak ve üzerine uygulanan malzeme insan vücuduna veya doğaya zararlı değil, geri dönüştürülebiliyor, doğada kendiliğinden çözülebiliyor. Kaplamanın nasıl kabardığını görmek isteyenler aşağıdaki videoyu izleyebilirler. Eğer videoyu göremiyorsanız ve izlemekte ısrarcıysanız şuraya tıklayabilirsiniz. Bu arada, ürün hala prototip olduğu için kaplama biraz fazla ve dengesiz şekilde kabarabiliyormuş. Videodaki garip görüntülerin sebebi de bu. İğrenecek, tiksinecek bir durum yok.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)