ordu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ordu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mart 2012 Çarşamba

Heryere gidebilen robot: Sand Flea

Boston Dynamics firmasının geliştirdiği Sand Flea (kum piresi) isimli robot çok basit görünüyor, ama neredeyse heryere gidebiliyor. Şöyle ki; Sand Flea 10 metre yüksekliğe zıplayabilme becerisine sahip. Normalde uzaktan kumandalı bir araba gibi hareket eden bu robot arkasındaki piston sayesinde kendisini yukarıya doğru fırlatabiliyor. Böylece merdiven tırmanmasına veya zorlu arazilerde yuvarlanmasına gerek kalmıyor. Bir zıplayışta engelleri aşabildiği için her tür arazide kullanılabiliyor. DARPA (ABD ordusunun bilimsel kanadı) ile ortaklaşa geliştirilen Sand Flea'nin gövdesi darbelere dayanıklı malzemelerden yapılmış. Böylece yüksek sıçrayışlar sonrasında zarar görmüyor. Geliştirilme amacı ise savaş alanında istihbarat toplamak. Üzerine yerleştirilecek olan kamera sayesinde her tür arazide ilerleyip karılaşılabilecek şeyleri (mesela düşmanları) merkeze video görüntüleriyle bildirebiliyor. Benim düşman kovalama derdim yok, ama böyle birşeyle birazcık da olsa vakit geçirmek isterdim. Çok eğlenceli bir robota benziyor. Sand Flea'nin yeteneklerini aşağıdaki tanıtım videosunda görebilirsiniz.

1 Aralık 2011 Perşembe

Biz Heron'larla uğraşırken Güney Kore kendi insansız hava aracını yaptı

Güney Kore dünyanın endüstri devlerinden biri. Otomotiv ve elektronik sektörlerinde liderliğe oynuyorlar. Bu sefer yaptıkları şey ise çok daha komplike. Üstteki resimde gördüğünüz pırpırlı tayyareye benzeyen şey Kore'nin insansız hava aracı. Hani şu önceleri İsrail'den aldığımız Heron'ların ve daha sonra ABD'den istediğimiz Predator'ların muadili. Onu buraya yazmamın sebebi ise bir özelliği sayesinde rakiplerinden daha üstün olması. Kore'nin insansız hava aracı (ismi belli değil maalesef) yukarı doğru dönebilen pervaneleri sayesinde helikopter gibi dikey iniş ve kalkış yapabiliyor. Bu sayede pist kurmanın zor olduğu dağlık bölgelerde de kullanılabiliyor. 5 metre boyunda ve 7 metre genişliğinde olan hava aracı 400KM/S hıza kadar çıkabiliyor. Daha ne olsun? Keşke biz de yapabilsek, hakkımızda ne düşündüğü belli olmayan (veya açıkça belli olan ama görmezden gelinen) ülkelerden insansız hava aracı istemek zorunda kalmasak. Yazının ciddiyetini bozmamak için Kore'de bu uçağı geliştiren kurumun ismini yazmadım, şimdi yazıyorum. Bu uçağı KARI (Korea Aerospace Research Institute - Kore Uzay ve Havacılık Araştırma Enstitüsü) geliştirmiş. İsmi garip olsa da yaptıkları takdire değer.

4 Ekim 2011 Salı

Her arazide koşan robot katır: AlphaDog

Askerlik yaptığınız günleri hatırlayın (tabi eğer yaptıysanız), tehçizatlı koşu dediğimde aklınıza pek iyi şeyler gelmeyecektir. Tüfeği, cephaneyi ve bir sürü şeyi sırtlanıp koştururlardı. İşte bu sıkıntıya gelecekte son verebilecek bir robot geliştirildi. Boston Dynamics firmasının ABD ordusu için geliştirdiği AlphaDog (onlar köpeğe benzetmiş sanırım ama bana daha çok katır gibi geldi) isimli robot ağır yükleri askerlerin yerine taşıyabiliyor. Takriben 30 KM menzili olan bu robot tıpkı gerçek bir katır (veya eşek) gibi dört ayağının üzerinde yürüyor ve her tür arazide hareket edebiliyor. Arazi araçları ne kadar iyi yapılmış olurlarsa olsunlar kayalık arazide ilerleyemiyorlar. AlphaDog ise arazi seçmiyor. Sırtında 180 KG yük taşıyabilen bu garip görünümlü (ve garip yürüyüşlü) robot katır yandan ittirildiğinde bile dengesini kaybetmiyor. Herhangi bir sebepten dolayı yere devrilirse tıpkı gerçek bir katır gibi yuvarlanıp dört ayağı üzerine kalkıyor. Bence gayet başarılı. Şimdilik sadece bir prototip, ama geliştirilmesi tamamlandığında insanları ağır yükler taşımaktan kurtaracaktır. Tabi ABD ordusu bunu kendisine saklamaya karar vermezse... AlphaDog'un tanıtım videosunu aşağıda veya şurada izleyebilirsiniz.

8 Mart 2011 Salı

En sade haliyle mekanik dış iskelet - Skeletonics

Japon olduğunu düşündüğüm (Çinli veya Koreli de olabilirler, ayırt etmek zor) bir grup genç mühendis üstte gördüğünüz garip görünümlü şeyi yapmış. Skeletonics ismini verdikleri bu ilginç cihaz bir dış iskelet. Yabancıların exoskeleton dediği, benim de dış iskelet şeklinde Türkçe'ye çevirdiğim bu terim aslında eklem bacaklı hayvanların kabukları için kullanılır. Bu neşeli çocukların yaptığı dış iskelet ise kabuktan çok gerçek bir iskelete benziyor. Askeri amaçla üretilen dış iskeletlerden farklı olarak Skeletonics motor içermiyor, sadece insan gücüyle çalışıyor. İçine giren (veya üzerine binen) kişinin uzuvlarının hareketlerini daha büyük ölçekte uygulayan Skeletonics görünüşe göre biraz alıştırmadan sonra rahatça kullanılabiliyor. Fazla birşey beklememek lazım tabi, sonuçta insanın kendi vücudu kadar rahat olamaz. Skeletonics'in nasıl yapıldığını ve nasıl kullanıldığını gösteren eğlenceli video aşağıda. Videoyu göremiyorsanız şuraya tıklayabilirsiniz.

21 Şubat 2011 Pazartesi

DARPA'nın robot kuşu

"Mekanik kuş" terimi genelde uçaklar için kullanılır. Halbuki uçaklar uçuş sistemi bakımından kuşlara çok benzemezler. Kuşlar kanatlarını çırparak hareket ederler, uçaklar ise sabit kanatlara sahiptirler. ABD ordusunun Aselsan'ı olarak tanımlayabileceğimiz DARPA ve AeroVironment şirketi tarafından ortaklaşa geliştirilen bu küçük ve ilginç şey uçakların tersine "mekanik kuş" lakabını sonuna kadar hakediyor. Geliştiricilerin "Nano İnsansız Hava Aracı" dediği bu robot kuş kanatlarını çırparak uçuyor. Geliştiriciler sinek kuşunun kanatlarını hızla çırparak havada asılı kalmasından esinlenmişler. Kanat açıklığı 16cm olan robot kuşun ağırlığı sadece 19 gram. Hızı ise saatte 18km'ye kadar çıkıyor. Üstelik, uzaktan kumanda ile kontrol edilen robot kuş üzerinde bir kamera ve canlı videoyu kontrolcüye göndermek için bir verici de taşıyor. Mekanik sinek kuşu pille çalışıyor ve şarjı tam doluyken 8 dakika boyunca uçabiliyor. Bu arada, oyuncakçılarda satılan uzaktan kumandalı, kanat çırparak uçan oyuncak kuşlarla bunu karıştırmamak lazım. Onlar sadece hareket halinde uçabiliyorlar, oysa bu havada asılı kalabiliyor. Ben helikopterlerle mutluyum, ama böyle birşeyi etrafta uçurmak ta güzel olurdu. Robot kuşun uçuş videosu aşağıda, videoyu göremiyorsanız şuraya tıklayabilirsiniz.

29 Aralık 2010 Çarşamba

Batmobile özentisi insansız hafif tank

İngiltere savunma bakanlığıyla anlaşmalı çalışan silah üreticisi BAE Systems savaş alanında üstünlük sağlayabilecek bir insansız hafif tank geliştirmiş. Üzerinde güçlü bir makineli tüfek barındıran Raider isimli askeri aracın bu yazıya konu olmasının sebebi Batmobile ile benzerliği. Batman filmlerini izlemeyenler için kısaca açıklamak gerekirse; Batmobile süperkahraman Batman'in marifetli arabası. Eskiden her filmde farklı bir Batmobile tasarımı kullanılırdı, ama aynı aktörler (Christian Bale - Michael Caine) ve yönetmenle (Christopher Nolan) çekilen son iki filmde öncekilerden oldukça farklı bir Batmobile kullanılmıştı. Bu arabanın diğerlerinden farkı da "gerçekten" varolmasıydı ve filmdeki marifetlerinin çoğunu (keskin dönüşler, sürüş performansı, atlayışlar) gerçek hayatta da sergileyebilmesiydi. İşte BAE Systems'ın insansız tankı da bu garip görünüşlü Batmobile'dan esinlenerek tasarlanmış. Üstelik, firmanın yetkilileri de bu durumu onaylıyor. Gün gelip te Uzay Yolu serisindeki Atılgan'a benzeyen bir uzay aracı yaparlarsa şaşırmayacağım, çünkü eskiden hayal ürünü sayılan bilimkurgu filmleri bugün teknolojiye ilham veriyor.

12 Aralık 2010 Pazar

ABD ordusunun yeni oyuncağı: Railgun

Bilgisayar oyunlarını (özellikle aksiyon oyunlarını) seviyorsanız "Railgun" terimi size pek yabancı gelmeyecektir. Çok uzaklara mermi atan, birden fazla düşmanı delip geçen bu silah artık bilgisayar oyunlarının hayal dünyasına ait değil. ABD Deniz Kuvvetleri savaş gemilerinde kullanılması amacıyla gerçek bir railgun geliştiriyor. Bu silah şimdilik prototip halinde, boyutları çok büyük ve güç tüketimi çok fazla. Yine de ileride küçültülebilir ve gemilerin içine yerleştirilebilir. Bilmeyenler için de kısaca açıklayayım: railgun klasik füzelerin (ve diğer ateşli silahların) aksine patlayıcılara veya yanıcı maddelere ihtiyaç duymaz, manyetik güçle çalışır. Kısaca, çok güçlü elektro mıknatıslarla hızlandırılan bir cisim karşı tarafa doğru akıl almaz bir hızla (2.4 KM/saniye civarı) fırlatılıyor. Haliyle, önünde ne varsa delip geçiyor, hızlı olduğu için de kolay kolay engellenemiyor. Videosu nasıl ateşlendiğini gösteriyor, bir göz atmanızı öneririm. Videoyu aşağıda izleyemiyorsanız şuraya tıklayabilirsiniz.

2 Aralık 2010 Perşembe

ABD hava kuvvetleri 1760 adet PS3 ile süper bilgisayar yaptı

ABD ordusuna bağlı çalışan Hava Kuvvetleri Araştırma Laboratuarı (AFRL - Air Force Research Laboratory) kendi süper bilgisayarını oluşturmak için alışıldığı gibi sunucu işlemcilerini ve parçalarını kullanmak yerine popüler oyun konsolu PlayStation 3 kullanmış. 1760 adet eski tip (kalın tip te deniyor) PS3 birleştirilerek Condor Cluster isimli bu süper bilgisayarı oluşturmuşlar. Özellikle eski tip kalın PS3'ler seçilmiş, çünkü yeni tip (ince kasalı) PS3'lerde Linux desteği yok. Condor Cluster tam 500 TeraFLOP'luk işlem gücüne sahip. Bu güç 168 ayrı grafik işlemci (GPU) ve 84 yönlendirme sunucusuyla sağlanıyor. Üstelik, Condor Cluster sadece 2,000,000$'a malolmuş, bu rakam da muadil bir süper bilgisayarın %5-10'u civarındaymış. ABD hava kuvvetlerinin iddiasına göre bu süper bilgisayar benzer güçteki rakiplerinin sadece onda biri kadar güç tüketiyormuş. Keşke ülkemizde de böyle yaratıcı projeler hazırlansa. Titreyen robotlar yapmak güzel, ama az güç tüketen süper bilgisayarlar yapmak (hem de oyun konsolları kullanarak) daha da güzel.

7 Kasım 2010 Pazar

Google Maps hata yaptı, Nikaragua ordusu Kosta Rika'yı işgal etti

Nikaragua ordusundan bir subay (rütbesini bilmiyorum, kaynakta "Commander" yazıyor, bu da Binbaşı demek, ama onların rütbeleri bizimkiyle tam eşleşmiyor olabilir) emrindeki askerleri yönlendirirken klasik yön bulma yöntemlerini kullanmak yerine teknolojik olmayı seçmiş. Google'ın harita servisi Maps'i kullanan subay sistemin "ufak" bir hata yapması sonucunda askerlerini komşu ülke Kosta Rika'nın topraklarına sokmuş. Yanlışlığın farkına varamayan askerler bir Kosta Rika bayrağını indirip yerine kendi ülkelerinin bayrağını yerleştirmişler. Bununla da yetinmemişler ve şaşkın askerler bir akarsuyu temizleyip çıkardıkları süprüntüyü Kosta Rika topraklarına dökmüşler. Daha sonra hatalarını anlayıp geri çekilmişler, ama bu kadarı bile askerleri yönlendiren subayı gülünç duruma düşürmeye yeter. Fazla teknolojik olmak ta zararlı, askeri harekatlar gibi ciddi konularda Google Maps'i kullanmak kötü sonuçlar doğurabiliyor. Bu arada, Microsoft'un rakip harita sistemi Bing Maps'te iki ülke arasındaki sınır doğru gösteriliyormuş. Bahsi geçen subay birdahaki sefere onu kullanır artık.

4 Ekim 2010 Pazartesi

Electronic Arts geri adım attı: Taliban yerine "Direnişçi Kuvvet"

Electronic Arts firmasının hazırladığı Medal of Honor serisinin son oyunu daha çıkmadan fazlaca gürültü kopardı. Afganistan'da geçen oyunun çoklu oyuncu modunda ABD askerlerini yönetmenin yanında Taliban güçlerinin de oynanabilir durumda olması ABD ordusunun hiç hoşuna gitmemişti. Oyunun hazırlanması sürecinde EA'nın ekibine destek veren askeri yetkililer düşmanlarının oyunda oynanabilir karakterler olarak bulunmasını hazmedememişler. Tarafların yaptıkları açıklamalara göre ABD ordusu oyunu hazırlayan ekibin askeri tehçizatı fotoğraflamasına izin vermiş. Benzer şekilde helikopterlerin ve diğer askeri araçların seslerinin kaydedilmesine de izin verilmiş. Oyunun taktiksel kısmında da ABD ordusunun desteği varmış. Oyun mevcut haliyle (yani Taliban'lı olarak) çıksaydı ABD ordusu EA'ya dava açabilirdi, veya bir dahaki yapımda desteğini çekebilirdi. Bu riski göze almak istemeyen Electronic Arts geri adım atmış ve oyunda ufak bir değişikliğe gitmiş. Oyunda ABD askerlerinin savaştığı "karşı taraf" artık Taliban değil, "Direnişçi güçler - Opposing force" olarak anılacak. Bunun haricinde hiçbir değişiklik yok, kişiler, silahlar ve görevler aynı. Sadece isim değişikliği var. ABD ordusunun milliyetçi düşünceyle itiraz etmesi ilk başta normal gelse de bu kadar hazımsız olması pek kabullenilebilir gibi değil. Bu oyun tüm dünyada satılıyor ve oynanıyor, ABD milliyetçiliğini herkesin yaşama mecburiyeti yok. Electronic Arts firmasını da ayrıca tebrik ediyorum. Karizmayı çok güzel çizdirdiler. Aferin onlara...