albüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
albüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Aralık 2011 Pazar

Kurtalan Ekspres yeniden seferde - Göğe Selam

Kurtalan Ekspres (bilmeyenler için "The Barış Manço Band" olarak da açıklanabilir) en sevdiğim gruplardandır. Barış Manço'yla birlikte senelerce Türk rock ve pop müziğinin en kaliteli örneklerine imza atan Kurtalan Ekspres yeni bir albüm çıkardı. "Göğe Selam" ismini taşıyan bu albümde Kurtalan Ekspres çalmış, eski ve yeni müzisyenler de şarkıları söylemiş. Albümde Barış Manço şarkılarını söyleyenler arasında Fuat Güner ve Bülent Ortaçgil gibi Türk popunun emektarları da var, Ogün Sanlısoy ve Teoman gibi yeni nesil solistler de. Her biri elinden geleni yapmış. Tabi biz bu şarkıları Barış Manço'dan dinlemeye alıştığımız için farklı kişiler söyleyince biraz garip geliyor. Mesela Bülent Ortaçgil'in "Unutamadım" yorumu bence hiç olmamış. Teoman da "Dönence"de çuvallamış. Hatta öyle çuvallamış ki, Hayko Cepkin bile onun yanında "iyi" geliyor kulağa. Enstrumanlar harika, ama vokal müziğe uymuyor. Öte yandan Özlem Tekin "Kara Sevda"da beklentilerimin ötesinde bir performans göstermiş. Nev'in söylediği "Sarı Çizmeli Mehmet Ağa" ve Emre Aydın'ın söylediği "Dağlar Dağlar" da albümde en fazla hoşuma giden diğer şarkılar. Fuat Güner de "Can Bedenden Çıkmayınca"da ustalığını göstermiş. Albümün sonundaki "Göğe Selam" ise harika bir 2023 düzenlemesi.

Böyle tek tek anlatmak saçma gerçi, en güzeli albümün verdiği hissi tarif etmeye çalışmak. Albümde sanki Kurtalan Ekspres'in kurtları yeni nesil şarkıcılara şarkı söylemeyi öğretiyor. Özlem Tekin'in gereksiz iniş-çıkışlarla dolu vokali bile bu albümde dizginlenmiş. Belki de bugüne kadarki en iyi performansını bu albümde göstermiş. Şarkılar zaten güzel, hepsi Türk halkının hayran olduğu eserler. Eğer Barış Manço seviyorsanız bu albümü edinin. Eğer rock müzik seviyorsanız bu albümü edinin. Eğer ikisiyle de alakanız yoksa bile bu albümü bir şekilde dinleyin, hoşunuza gideceğine eminim.

Albümde eleştirebileceğim tek nokta (Teoman ve Bülent Ortaçgil'in kifayetsiz vokalleri haricinde) Cem Karaca'nın tamamen pas geçilmiş olması. Şöyle ki; Cem Karaca'nın bu albümde zaten yeri yok. Cem Karaca Kurtalan Ekspres'e sadece kısa süreliğine (Barış Manço öldükten sonra) katıldı. Birlikte bir albümleri bile yok. Buna rağmen albümün kapağında resmi var, kitapçığında da Cem Karaca'dan bahsediliyor. Madem bahsedilmiş, işin içine Cem Karaca karıştırılmış, albüme iki - üç tane de Cem Karaca şarkısı eklenebilirdi. Gür Akad "Cem Ağabey" diye bir balad okuyor ama, o da beni kesmiyor. Ben gerçek Cem Karaca şarkısı isterdim, ama olmamış. Sağlık olsun, bu haliyle bile "Göğe Selam" çok güzel bir albüm olmuş. Ben beğendim, sizlere de öneririm.

12 Şubat 2011 Cumartesi

Nilüfer'in canı deri pantolon giymek istemiş

Pop müziğimizin efsaneleşmiş sanatçılarından Nilüfer'in 12 Düet isimli yeni albümü dinledim. Fena değil aslında, ama garipsediğim bazı şeyler var. Belki duymuşsunuzdur, bu albümde Nilüfer kendi klasikleşmiş şarkılarını 12 farklı rock müzisyeniyle düet yaparak söylemiş. Her şarkıda farklı bir kişi veya grup eşlik ediyor Nilüfer'e. Daha doğrusu, Nilüfer bu 12 müzisyene eşlik ediyor. Öyle ki, sanki şarkılar Nilüfer'in değil de konuk müzisyenlerin. Nilüfer şarkıları acemice, sanki ilk defa söylüyormuş gibi yorumluyor. Çoğu durumda konuk vokalistler Nilüfer'den daha iyi, şarkının melodisine daha hakim. Bu yüzden ben buna Nilüfer'in düet albümü olarak değil de, farklı şarkıcıların Nilüfer şarkılarını söyledikleri bir albüm gibi bakıyorum. Nilüfer de arada eşlik ediyor işte... Sanki Nilüfer'in bu projeden haberi yokmuş, birden ortaya çıkmış gibi acemice olmuş. Keşke albüm fotoğraflarına gösterdiği özeni şarkılarda da gösterseymiş. Ortaya daha güzel bir albüm çıkarmış. İlk dinlediğimde "Nilüfer deri pantolon giyip poz vermek istemiş, o yüzden bu albümü yapmış" diye düşündüm. Alıştığımız Nilüfer'den o kadar farklı yani. Yanlış anlamayın, albüm güzel olmuş. Şarkılar güzel, söyleyenler de genelde iyi iş çıkarmışlar.

Tabi herşey çok güzel değil, bazı saçma durumlar da var. İlkini zaten yukarıda yazdım. Nilüfer şarkıları söylemeyi beceremiyor. Ya pek gayret göstermemiş, ya da Nilüfer'de bazı şeyler bitmiş. Neyse, albümde beğenmediğim diğer olay da Aşk Kitabı şarkısı. Bu, benim en sevdiğim Nilüfer şarkısıdır. Aslında Nilüfer şarkısı değildir de, ben Nilüfer'in yorumunu çok severim. Albümde Nilüfer Aşk Kitabı şarkısını Hayko Cepkin'le birlikte söylemiş. Hayko Cepkin bu güzelim şarkının içine etmiş. Ömrümde daha kötü bir yorum duymamışımdır belki. Hem enstrumantal kısmı, hem de Hayko Cepkin'in yorumu berbat. Tabi bu sadece bir şarkıya özgü bir durum, ama albümü dinlemeye bu şarkıdan başladım (çok sevdiğim için) ve hayal kırıklığına uğradım. Keşke Nilüfer Aşk Kitabı şarkısında daha "normal" biriyle düet yapsaydı, çok daha iyi bir sonuç ortaya çıkabilirdi. Bunlar haricinde albüm güzel. Hayko Cepkin haricinde Nilüfer'e eşlik etmeleri için seçilen sanatçılar oldukça iyi, şarkıları da güzel çalıyorlar ve söylüyorlar. Fırsatınız olursa dinlemenizi öneririm.

19 Ocak 2011 Çarşamba

Şarkı söylemek sana yakışmıyor Kıraç...

Kıraç'ın yeni albümü Yolcu'yu aldım. Güzel albüm, hoşuma da gitti. Kıraç doğru yolu bulmuş, daha çok anonim şarkılardan oluşan bir "Anadolu Rock" albümü yapmış. Kendi yazdıkları da fena değil, ama bunlar daha güzel. Zaten dinlemeyi sevdiğimiz şeyler, yeniden yorumlanınca hoş oluyor. Yalnız, Kıraç'ın tüm albümlerinde olan sorun bu albümde de var: Kıraç'ın sesi. Kıraç'a şarkı söylemek yakışmıyor. Olmuyor yani, bu adamda o ses yok. Böyle güçlü, gür, kalın sesle vokali herkes yapamaz. Cem Karaca bu işin üstadıydı, şimdi de Ayhan Yener (Haramiler'in solisti) bu işi çok iyi beceriyor, ama Kıraç bu işi beceremiyor. O beste yapsın, düzenleme yapsın, gitar çalsın, ne bileyim, birşeylerle meşgul etsin kendini, ama şarkı söylemesin. O işi sesi güzel olan birilerine bıraksın. Neyse, albüme geri dönersek, şarkılar genel anlamda tanıdık gelen türkülerin modernleştirilmiş versiyonları. Aranjmanlar güzel olmuş, kulağı rahatsız eden bir durum yok. Bazı şarkıların İzzet Altınmeşe'den alınması kafamda bazı soru işaretleri oluştursa da dinlerken fazla sorun yaşamadım. Sorun yaşamadım, ama İzzet Altınmeşe'nin et benini düşünmeden de edemedim. Aklıma takılıyor, ne yapayım? Albümün en hoşa giden şarkısı Karakaş Gözlerin Elmas. Ali Ercan'ın eseri olan bu şarkı hem sözleri hem de melodisiyle insanın diline takılabiliyor. Zaten albümün ilk klibi de bu şarkıya çekilmiş. Bu şarkıda dikkatimi çeken bir husus var. Şarkıyı yazan Ali Ercan şarkı boyunca sevdiğinin kendisine naz yaptığını, kıymet vermediğini söylüyor. Sonra da tutup "Bu güzellik sende de kalmaz, annene bak, gör halini!" diyor. Bunu söyleyen adam her tür nazı ve reddedilmeyi haketmiştir. Kardeşim, hiç bir kadına böyle şey denir mi? Şamarı yemediğine dua etsin. Neyse, albüm genel olarak güzel. Eğer bu türü seviyorsanız alıp dinlemenizi öneririm, sevmiyorsanız zaten çoktan bu yazıyı okumayı bırakmışsınızdır. Karakaş Gözlerin Elmas şarkısını dinlemek isterseniz aşağıda klibi var. İyi dinlemeler.