ram etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ram etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
31 Mayıs 2012 Perşembe
Akıllı telefonlara hız dopingi: ADATA Premier Pro MicroSD hafıza kartları
Flash tabanlı hafıza kartları, flash diskler ve bilgisayar bellek ürünleri (RAM) üreten ADATA genelde fiyat / performans oranını öne çıkarır, mütevazi ama kaliteli ürünler yapardı. Bu sefer tanıttıkları ürünler ise hiç de mütevazi değil. Premier Pro serisi ismiyle tanıtılan yeni MicroSD hafıza kartı ailesi 8GB, 16GB ve 32GB kapasiteli üç üyeden oluşuyor. Kartların görünümleri aynı olsa da performansları farklı. 16GB ve 32GB kapasiteli modeller saniyede 45MB okuma ve 40MB yazma hızına sahipler. 8GB kapasiteli modelin yazma hızı ise saniyede 20MB seviyesinde. Kartların üçü de SD 3.0 standardını destekliyor. Günümüzde çoğu akıllı telefon kendi dahili hafızasıyla geliyor, ama bu hafıza yeterli gelmeyebiliyor. Bu yüzden MicroSD kartlarla takviye yapmak gerekebiliyor. ADATA'nın Premier Pro kartları yüksek hızları sayesinde dahili hafıza ile harici bellek kartları arasında oluşan performans farkını ortadan kaldıracaktır. Ürünlerin ne zaman piyasaya çıkacakları veya fiyatları belli değil. Fazla süreceğini sanmıyorum, birkaç ay içerisinde Premier Pro serisi kartları raflarda görebiliriz.
Etiketler:
adata,
akıllı telefon,
flash disk,
hafıza,
hız,
kart,
microsd,
performans,
ram,
sd card,
teknoloji
21 Aralık 2011 Çarşamba
Archos 70b - Az paraya çok iş
İş dediysem, öyle çok ciddi birşey zannetmeyin. Tablet bilgisayarla ne kadar iş yapılabilir ki? Tablet demek eğlence demek. Archos'un yeni duyurduğu 70b isimli tableti fiyat - performans - boyut dengesini yakalamış nadir cihazlardan biri. Tabletin 7" boyutundaki kapasitif ekranı 1024x600 piksel çözünürlüğe sahip. Ekranın kapasitif olması önemli, çünkü ucuz tabletler diyarında hala rezistif ekranlara denk gelmek mümkün. Cihazın işlemcisi pahalı tabletlerde bulunanlar gibi çift çekirdekli değil, ama 1.2GHz hızı sayesinde internet gezintilerinin, videoların ve mobil oyunların üstesinden rahatlıkla gelebiliyor. 512MB büyüklüğündeki bellek biraz az gibi geldi bana, ama çok sorun olmayacaktır. Cihazın içinde 8GB büyüklüğünde depolama alanı mevcut. MicroSD kartlarla bu kapasiteyi arttırmak mümkün. Archos 70b'yi televizyona bağlamak isteyenler için de bir HDMI girişi cihaza eklenmiş. İşletim sistemi olarak Android 3.0 kullanan cihazın görünürdeki tek eksiği 3G bağlantısı. İnternete erişmek için WiFi bağlantısına ihtiyaç duyan Archos 70b'de bir de 3G olsaydı tadından yenmezdi. Bu cihazın en güzel tarafı fiyatı. 70b'ye sadece 200$ karşılığında sahip olabilirsiniz. Tabi bu ABD'de yaşayanlar veya Ocak ayından sonra o tarafa yolu düşenler için geçerli. Türkiye'ye gelirse 800 liradan aşağıya satılmaz. Ne yapalım, bizim de kaderimiz böyleymiş.
22 Kasım 2011 Salı
ABD Fiat Doblo'yu sevdi, pencerelisini de istedi
Bursa'daki Tofaş fabrikasında üretilmekte olan Fiat Doblo ülkemizde zaten çok seviliyor, bunu biliyoruz. Yakıt tüketimi düşük, ama iç hacmi geniş olan bu tip arabalar ticari araçla binek otomobilin melezi sayılıyorlar. Gerektiğinde normal bir binek otomobil gibi kullanılabiliyorlar, gerektiğinde de arkasına birşeyler yüklenip ticari amaçlara hizmet edebiliyorlar. Çok pratik yani. Bu pratiklik yakın zamana kadar sadece Avrupa'ya özgüydü, ama artık Kuzey Amerika'da da combi denilen bu tip araçlar satılıyor. Bunu ilk olarak Ford başlattı, Transit Connect modelini (o da Türkiye'de üretiliyor) ABD'de satışa çıkardı. Ardından Fiat sıkıntıda olan Chrysler'ın hisselerinin çoğunu aldı ve yönetimini ele geçirdi. Tabi Ford'a rakip olacaklar ya, Fiat Doblo'yu da ABD'de satmaya başladılar. Fiat Doblo zaten yeni kıtaya gitmişti yani, ama sadece ticari van tipi penceresiz modeli satılıyordu. Chrysler'ın ticari araçlardan sorumlu markası Ram'in yönetim kurulu başkanı Fred Diaz son yaptığı basın duyurusunda Fiat Doblo'nun pencereli yolcu versiyonunun da ABD'ye getirileceğini belirtti. Tabi Doblo'nun ABD standartlarına uyum sağlaması o kadar kolay değil, bu sorunu halletmek için Türkiye'deki üretim tesisine 160,000,000$ yatırım yapılacakmış. Bizim için çok sevindirici bir haber, çünkü böyle büyük bir yatırım daha fazla istihdam demek. Ayrıca, yatırım yapılıyorsa kolay kolay Doblo modelini başka fabrikaya kaydırmazlar, uzun süre biz üretiriz.
Şimdi bir de işin ilginç ve biraz garip olan tarafından bahsedeyim. ABD'de üç büyük otomotiv grubu var. Bunlardan ikisi şu anda combi tipi araçlar satıyor. Ford grubu Transit Connect'le, Chrysler grubu da Ram markalı Fiat Doblo'yla piyasanın kaymağını yiyor. General Motors ise ABD'de bu tipte bir araç satmıyor. Peki satmak isterse ne olacak? Haliyle rakipleri gibi o da Avrupa'daki şirketine, yani Opel'e dönüp bir combo araç isteyecek. Opel de emir büyük yerden geldiği için itiraz edemeyecek ve Fiat'a yaptırdığı Opel Combo'yu ABD'ye gönderecek. Linkte de görebileceğiniz üzere Opel Combo zaten üzerine Opel logosu basılmış bir Fiat Doblo, yani aynı araba hem General Motors hem de Chrysler markaları altında satılmış olacak. Üstelik, bu arabalar Türkiye'de üretiliyor olacak. Onların en büyük rakibi olan Ford Transit Connect de zaten Türkiye'de üretiliyor, yani kazanan hangisi olursa olsun bu bizim çıkarımıza olacak. Ne güzel, değil mi?
Şimdi bir de işin ilginç ve biraz garip olan tarafından bahsedeyim. ABD'de üç büyük otomotiv grubu var. Bunlardan ikisi şu anda combi tipi araçlar satıyor. Ford grubu Transit Connect'le, Chrysler grubu da Ram markalı Fiat Doblo'yla piyasanın kaymağını yiyor. General Motors ise ABD'de bu tipte bir araç satmıyor. Peki satmak isterse ne olacak? Haliyle rakipleri gibi o da Avrupa'daki şirketine, yani Opel'e dönüp bir combo araç isteyecek. Opel de emir büyük yerden geldiği için itiraz edemeyecek ve Fiat'a yaptırdığı Opel Combo'yu ABD'ye gönderecek. Linkte de görebileceğiniz üzere Opel Combo zaten üzerine Opel logosu basılmış bir Fiat Doblo, yani aynı araba hem General Motors hem de Chrysler markaları altında satılmış olacak. Üstelik, bu arabalar Türkiye'de üretiliyor olacak. Onların en büyük rakibi olan Ford Transit Connect de zaten Türkiye'de üretiliyor, yani kazanan hangisi olursa olsun bu bizim çıkarımıza olacak. Ne güzel, değil mi?
26 Eylül 2011 Pazartesi
Firefox 7 Final sürümü
Popüler web tarayıcı Firefox'un 7. sürümü resmi çıkış tarihinden önce Mozilla'nın FTP sunucularına düştü. Yeni sürümde performans açısından geliştirilen Firefox'ta bazı stabilite sorunları da giderilmiş. Bellek kullanımı (Firefox'un çözülemeyen problemi) bu sürümde düşürülmüş. Tabi Mozilla böyle diyor, gerçekten düştü mü göreceğiz. Son 3 sürümde hep düşürüldüğü söylendi ama bir türlü düşmedi. Neyse, inşallah bu sürümde aşırı bellek kullanımı sorunu kalmamıştır. Mozilla bu konuda bir geliştirme daha yapmış: Firefox 7'ye aktif bir performans geri bildirim aracı eklemiş. Eğer kullanıcı onaylarsa Firefox 7 hangi siteyi ne kadar sürede açtığını ve ne kadar kaynak kullandığını Mozilla'ya bildirecek, böylece Firefox geliştirme ekibi yeni sürümleri hazırlarken sorunları bilecek ve daha fazla veriye sahip olacak. Bunların haricinde yeni sürümde sayfa oluşturma motoru geliştirilmiş ve performansı arttırılmış. Bunların haricinde yer imlerinin ve şifrelerin senkronizasyonuyla ilgili bazı geliştirmeler yapılmış. Birkaç küçük yenilikten daha bahsediliyor ama bunlar biraz fazla teknik şeyler, son kullanıcının pek ilgisini çekecek özellikler değil. Firefox 7'nin Windows için Türkçe sürümünü buradan, İngilizce sürümünü ise şuradan indirebilirsiniz. Linux kullanıcıları ise Türkçe için buraya, İngilizce için de şuraya tıklayarak Firefox 7'yi indirebilirler.
Etiketler:
açık kaynak,
firefox,
firefox 7,
linux,
mozilla,
performans,
ram,
tarayıcı,
windows,
yazılım
Huawei Honor resmen duyuruldu
Çin'in milli telekomünikasyon donanımı üreticisi (bu tamlamayı bu yazı için özel olarak hazırladım) olarak tanımlayabileceğimiz Huawei rakiplerini fiyatıyla vuracak yeni üst seviye (kendine göre üst, anlayın işte) modelini duyurdu. Honor isimli bu model Birazcık iPhone 4'e, birazcık da Samsung Galaxy S2'ye benziyor. Zaten hepsi birbirine biraz benziyor, o yüzden bu pek kötü birşey değil. Daha önce sizlere Huawei'nin Vision modelinden bahsetmiştim. Honor hala piyasaya çıkmamış olan Vision'dan biraz daha iyi, haliyle biraz daha pahalı olacak. 1.4GHz hızında tek çekirdekli bir işlemci ve 512MB bellekle gelecek olan Huawei Honor verileri 4GB büyüklüğündeki dahili belleğinde veya maksimum 32GB büyüklüğüne kadar kullanılabilen hafıza kartlarında saklayacak. Telefonun ekranı 4" büyüklüğünde ve 854x480 piksellik çözünürlüğe sahip. Cihazın öndeki kamerası 2 megapiksel çözünürlüğe sahip, arkadaki ana kamera da 8 megapiksellik fotoğraflar çekebiliyor. HD video çekimi Huawei'nin mevcut modellerinde zaten var, bu yüzden bundan bahsetmeye gerek yok. Cihazın bir diğer güzel yanı da 1900mAh kapasiteli pili. Bu kapasite eğer yazılım sıkıntısı yaşanmazsa pil ömrü konusunda ciddi avantaj sağlayacaktır. Yazılım demişken; Honor işletim sistemi olarak Android'in telefonlar için en güncel sürümü olan Gingerbread'i (2.3) kullanıyor. Huawei bu telefonun fiyatıyla ilgili herhangi bir açıklama yapmamış, ama firmanın diğer cihazlarının fiyatlarıyla orantılarsak 800-1000TL aralığını geçmeyen bir fiyatla satışa çıkacağını söyleyebiliriz. Tabi bu sadece bir tahmin, ithalatçılar kafalarına göre de davranabilirler. Huawei Honor 2011'in 4. çeyreğinde (yani önümüzdeki aydan itibaren) Asya, Rusya ve Ortadoğu piyasalarında satışa çıkarılacak. Bir an önce bize de gelse çok güzel olur, muadili cihazlar farklı markalarda 1300TL ve üzerine satılıyor.
Etiketler:
akıllı telefon,
android,
cpu,
çin,
dokunmatik,
ekran,
google,
huawei,
işletim sistemi,
pil,
ram,
teknoloji,
telefon,
yazılım
4 Ağustos 2011 Perşembe
İnsanın canını çektiren telefon: Huawei Vision
Çinli cep telefonu ve telekomünikasyon ürünleri üreticisi Huawei yeni modeli Vision'ı tanıttı. Huawei Vision Android işletim sisteminin 2.3 Gingerbread versiyonunu kullanıyor. Teknik özellikleri şu an piyasada satılmakta olan Huawei Ideos X5'e benziyor, ama bazı konularda iyileştirmeler yapılmış. Tıpkı Ideos X5 gibi 512MB ram ve 2GB dahili depolama alanı sunan Vision'a önceki modelde bulunmayan FM radyo gibi özellikler eklenmiş. İşlemci hızı da arttırılmış, Ideos X5'te kullanılan 800 MHz hızındaki işlemcinin yerine 1 GHz hızında Qualcomm MSM 8255 işlemcisi kullanılmış. Huawei Vision'ın kasası da üst seviye telefonlarda kullanılan tek parçalı tasarıma sahip. Kamera önceki modelle aynı özelliklere sahip. 5 megapiksel çözünürlüğündeki kamera otomatik odaklama ve led flaş gibi artık "olmazsa olmaz" özellikleri barındırıyor. Ayrıca, bu kamera 720p kalitesinde HD video çekebiliyor. Ideos X5'te benzer bir kameraya sahipti, ama video ve fotoğraf kalitesi herkesi memnun edememişti. Belki Vision bu konuda bazı iyileştirmeler içeriyordur. Bu özellikler size pek harika gelmeyebilir, hatta neden bu telefonun insanın (yani benim) canını çektirdiğini de merak etmiş olabilirsiniz. Sonuçta piyasada bunlardan çok daha fazlasını sunan cihazlar var. Mesele sadece teknik özelliklerde değil, fiyat / performans oranında. Ideos X5 şu anda 570 liraya satılıyor. Bu cihaz onun biraz daha geliştirilmişi (eksikleri giderilmişi de diyebiliriz aslında) olduğu için Eylül'de piyasaya çıktığında 700 TL civarında bir fiyata satılması muhtemel. Tabi Eylül'de Türkiye'ye gelip gelmeyeceği de meçhul, ama 2011 bitmeden burada satışına başlanır herhalde. En azından ben böyle umuyorum. Bazı konularda hala eksiği olsa da (mesela 512MB ram üst seviye bir cihaz için yetersiz) işlemci, ekran ve dahili depolama alanı gibi konularda Huawei Vision piyasanın sevilen cihazlarıyla (HTC Desire S gibi) neredeyse aynı. Üstelik, fiyatı da onlara göre çok uygun. Güçlü bir Android telefon isteyen, ancak cihaza 1,000TL ve üzeri rakamlar ödemek istemeyenler Huawei Vision'a çıktığı zaman bir göz atmalı. Ben bir yoklayacağım, hatta belki de alacağım. Eğer alırsam burada incelemesini de yazarım, daha da güzel olur.
Etiketler:
3g,
akıllı telefon,
android,
dokunmatik,
flaş,
hd video,
huawei,
kamera,
ram
19 Mayıs 2011 Perşembe
Hem küçük, hem güçlü: Globalscale D2
Sizlere daha önce Globalscale firmasının ürettiği Dreamplug isimli mini bilgisayarı tanıtmıştım. Dreamplug tüketiciler tarafından beğenilmiş olacak ki, Globalscale tasarımını geliştirip daha güçlü bir model olan D2'yi piyasaya sürmüş. Aşağı yukarı bir VHS kaset boyutlarında olan Globalscale D2 bu küçük gövdenin içinde gündelik basit işleri yapabilecek gerçek bir bilgisayar barındırıyor. D2'nin işlemcisi 1GHz hızında bir ARMV7, belleği ise 1GB boyutunda DDR3. 8GB boyutunda flash tabanlı depolama alanı da cihazın içinde mevcut. İsteyenler üzerindeki eSATA ve USB 2.0 bağlantılarını veya SD Card yuvasını kullanarak bu depolama alanını büyütebilirler. Yeni nesil işlemcisi sayesinde D2 1080p kalitesindeki HD videoları sorunsuzca oynatabiliyor, ayrıca makul seviyede olması şartıyla 3D grafiklerle de başedebiliyor. İşlemcisi ARM tabanlı olduğu için mevcut Windows sürümlerini çalıştıramayan Globalscale D2 işletim sistemi olarak Android veya Linux kullanabiliyor. Kablolu ve kablosuz ağlara bağlanabilen, HDMI ve VGA bağlantıları sayesinde görüntüyü bilgisayar monitörlerine veya uyumlu televizyonlara aktarabilen D2 çalışırken sadece 2 watt güç tüketiyor. Tek hoşuma gitmeyen kısmı fiyatı oldu, önceki model 150$'a satılırken D2'nin fiyatı 250$ olarak belirlenmiş. Olsun, yine de güzel bir cihaz hazırlamışlar. HTPC olarak kullanılabilir, ayrıca çok düşük güç tüketimi sayesinde 24 saat açık kalarak ideal bir indirme bilgisayarı olabilir. Globalscale'in ülkemizde distribütörü yok, bu yüzden bu ürünü teknoloji mağazalarımızda görmemiz pek olası değil. Kısmetsiziz, elden birşey gelmiyor...
4 Şubat 2011 Cuma
Prize takabileceğiniz en "akıllı" şey: Globalscale Dreamplug
Duvardaki elektrik prizine pek çok şey takabilirsiniz. Sayarsam sayfaya sığmaz, o yüzden sadece "pek çok" diyerek geçiyorum. Neyse, bu prize takılan şeylerin çeşidi çok, ama içlerinden bir tanesi diğerlerinden daha "akıllı". Yanda resmini gördüğünüz şarj cihazı irisi gibi duran cihazın ismi Dreamplug. Globalscale firması tarafından üretilen Dreamplug küçük bir kutuya sığdırılmış bir bilgisayar. Tabi masanın üzerinde duran bilgisayarlar kadar hızlı değil. 1.2GHz hızında bir ARM işlemcisi ve 512MB belleği var. Flash tabanlı depolama alanı ise 1GB büyüklüğünde. Bağlantı özellikleri normal bir bilgisayardan çok farklı değil. İki adet gigabit hızında ethernet bağlantısı, iki adet USB girişi, SD kart yuvası, kulaklık çıkışı ve harici diskler için eSATA bağlantısı cihazın üzerinde yer alıyor. Ayrıca WiFi ve Bluetooth kablosuz bağlantı özellikleri de mevcut. Bağlantı seçenekleri geniş, ama performansı biraz zayıf kalmış. Zaten Dreamplug masaüstü bilgisayarın yerini almak için üretilmemiş. ARM işlemcili olduğu için Windows çalıştıramaz, ama hafif Linux dağıtımlarıyla iyi anlaşacaktır. Dreamplug ile yapılabilecek çok şey var aslında. Yedek bilgisayar olarak kullanılabilir, indirme makinesi olarak ta. Kısacası, nasıl kullanılacağı kullanıcının hayal gücüne kalmış. Üstelik, sadece 5 watt güç harcıyor. Fiyatı da öyle bütçe sarsan cinsten değil. Dreamplug ABD'de 150$'a satılıyor. Bizim buralara gelmeyeceği kesin. Yine de güzel bir cihaz olmuş, beğendim.
29 Kasım 2010 Pazartesi
Çakma MacBook Pro, ama gerçeğinden ayırmak neredeyse imkansız
Çin'in taklit teknolojik ürünler üretme politikasından en çok nasibini alan firma Apple'dır heralde. Çin'de üretilen telefonların neredeyse yarısı iPhone'a benziyor. Bu sefer daha da güzel bir "çakma" teknolojik ürün yapmış Çinli'ler. İsmi belli olmayan (belli olsa ne olacak, okuması bile zor bunların isimlerini) bir firma tarafından yapılan MacBook Pro çakması gerçeğine öyle çok benziyor ki, işletim sistemi olarak MacOS'un Snow Leopard versiyonunu kullanıyor. 14" büyüklüğünde bir ekranla gelen çakma MacBook Pro'nun donanımı laptoplardan çok netbooklara daha yakın seviyede. Intel Atom D510 (çift çekirdekli, 1.66GHz), 2GB bellek, 320GB kapasiteli sabit disk ve Nvidia ION2 grafik platformu bu bilgisayarın teknik özellikler listesinde öne çıkan maddeler. Bir de her Apple ürününde olması gerektiği gibi cihazın dikkat çekmesini sağlayan unsur eklenmiş. Kapağın arkasındaki Apple logosu bilgisayar çalışırken parlıyor. Özellikleri gerçek bir MacBook Pro'ya göre çok zayıf gözükse de gerçeğinin üçte biri seviyesinde olan (466$) fiyatı bu çakma laptopu cazip hale getiriyor. Apple'ın tasarımını seviyorsanız, ama donanımıyla fazla ilgilenmiyorsanız, fiyat ta sizin için önemli bir faktörse bu laptopu almayı düşünebilirsiniz. Tabi onu bulabilirseniz...
4 Mayıs 2010 Salı
Mecburiyet caddesi...
Bu terimi Erzurum'da çalışan bir arkadaşımdan duymuştum. Gezip dolaşmak için koca şehirde tek bir cadde bulunduğundan, zaten tüm ihtiyaç duyulanların aynı cadde üzerinde bulunmasından dolayı arkadaşım oraya "mecburiyet caddesi" diyordu. Dışarı çıkmak, alışveriş yapmak, keyifli vakit geçirmek istiyorsa oraya mecburdu çünkü, gidilebilecek başka adres yoktu. Pek çok ilimizde benzer bir durum geçerlidir, konu Erzurum'la sınırlı değil. Bu başlığın yazacaklarımla ana fikir haricinde bir bağlantısı yok, ben yine teknolojiden bahsedeceğim.
Zaten farkında olduğum, ama gözüme batmayan bir gerçek, arkadaşlarımdan birinin bana "korkarım ki Macbook alacağım" demesiyle beni iyice rahatsız eder oldu. O göze batmayan şey yüzüme çarptı yani. Piyasa (hem de sadece bilgisayar piyasası değil, tüm piyasalar) gitgide standartlaşıyor sayın okurlar. Bazı sektörlerde bu oluşum neredeyse tamamlanmış durumda. İnsanların talepleri belirli kalıplar içine sokulmaya çalışıyor, tüketiciye gerçekten seçenek sunmak yerine birbirinin aynı ürünlerle müşterilere seçenek sunulur gibi yapılıyor. Neticede siz satın almak isteyip te alternatifleri incelediğinizde çok az sayıda gerçek seçeneğiniz olduğunu farkediyorsunuz.
Yeniden olayı başlatan o söze dönelim. Arkadaşım neden Macbook almak zorunda kalıyordu ve neden bunu istemeyerek yapıyordu? Apple kullanıcısı arkadaşları kızdırmak istemediğimi baştan belirteyim, burada taraf tutmuyorum. Arkadaşım mevcut dizüstü bilgisayarı eskidiği için yeni dizüstü satın almak istiyor, ama bu alışverişte önemli bir kıstası var. Arkadaşım 13,3" büyüklüğünde ekrana sahip bir laptop satın almak istiyor. İşi gereği çok seyahat ettiğinden ve tüm işlerini dizüstü bilgisayarı vasıtasıyla gördüğünden, bu bilgisayar onun için oldukça önemli. Satın alacağı cihaz hem rahat taşınabilmeli hem de makul performansa sahip olmalı. Daha büyük ekranlı bilgisayarlar zor taşındığı için, daha küçükler de performans fakiri olduğu için arkadaşım 13,3" ekranlı bilgisayarların kendisi için ideal olduğunu düşünüyor. Sorun da burada başlıyor işte, maalesef ülkemizde belli başlı standart özelliklerin dışına çıkan bir bilgisayar bulmak oldukça güç. Biraz pahalı da olsa, bu ekran boyutlarında en iyi özellikleri Apple Macbook sunuyor, ama o da Apple olduğundan... Neyse anladınız işte... :)
İnternet üzerinden yaptığım araştırmada arkadaşımın şikayetinde haklı olduğunu gördüm. Tüm ithalatçılar "körün değneği gibi" bazı standartları bellemişler, bunların dışına çıkmıyorlar. Herkese 15,6" ekranlı bilgisayarlar veya 10,1" ekranlı netbooklar satmak istiyorlar. Özellikler de birbirine yakın, aynı bilgisayar on farklı markayla satılıyor, seçenek listesi kalabalık görünüyor. Farklı birşey (mesela daha fazla ram, daha güçlü ekran kartı veya konumuzda olduğu gibi daha farklı büyüklükte bir ekran) istediğinizde olumsuz cevap alıyorsunuz. Aynı şey netbooklar için de geçerli, şu an Türkiye'de satılan netbookların neredeyse hepsi tıpatıp aynı özelliklere sahip. Daha performanslı veya farklı ürünler getirmek ithalatçı firmaları korkutuyor. "Bu özellikler tuttu, bunlarla devam edelim." zihniyetiyle üşenmeden aynı aletin farklı renklerini getirmeye devam ediyorlar. Pek çok kişinin beklediği Asus 1201N veya diğer markaların benzer özelliklere sahip modelleri aylardır gelmedi, gelmiyor mesela. Forumlarda insanlar bu ürünleri tartışıyor, beklediklerini, ithalatçıyı aradıklarını söylüyorlar ama hiçbir gelişme yok.
Tüm insanlar aynı değildir, farklı şartlara ve farklı ihtiyaçlara sahip olabilirler. Milyonlarca kişinin farklı farklı ihtiyaçlarını sadece birkaç çeşit ürünle karşılamaya çalışmak 50 yıl öncesinin Sovyetler Birliği kafasıyla düşünmekten başka birşey değildir. Eğer bir ithalatçı firma bir markanın distribütörlüğünü aldıysa biraz riske girmeli, sadece en hızlı satılan ürünleri değil, farklılık yaratacak alternatif ürünleri de ülkemize getirmelidir. Tüketicilere de oldukça önemli bir görev düşüyor, insanlar gerçekten beğenmedikleri bir ürünü başka alternatifleri olmadığı için satın almamalılar. Tüketiciler lışveriş yapmadan önce biraz araştırma yapıp gerçekten ihtiyaçları olan ürünü belirlemeliler, gerekiyorsa ithalatçıyı arayıp isteklerini bildirmeliler. Mecburiyet caddesinden ara sokaklara sapmalıyız artık, hepimiz aynı kaldırımda yürümek zorunda değiliz...
Zaten farkında olduğum, ama gözüme batmayan bir gerçek, arkadaşlarımdan birinin bana "korkarım ki Macbook alacağım" demesiyle beni iyice rahatsız eder oldu. O göze batmayan şey yüzüme çarptı yani. Piyasa (hem de sadece bilgisayar piyasası değil, tüm piyasalar) gitgide standartlaşıyor sayın okurlar. Bazı sektörlerde bu oluşum neredeyse tamamlanmış durumda. İnsanların talepleri belirli kalıplar içine sokulmaya çalışıyor, tüketiciye gerçekten seçenek sunmak yerine birbirinin aynı ürünlerle müşterilere seçenek sunulur gibi yapılıyor. Neticede siz satın almak isteyip te alternatifleri incelediğinizde çok az sayıda gerçek seçeneğiniz olduğunu farkediyorsunuz.
Yeniden olayı başlatan o söze dönelim. Arkadaşım neden Macbook almak zorunda kalıyordu ve neden bunu istemeyerek yapıyordu? Apple kullanıcısı arkadaşları kızdırmak istemediğimi baştan belirteyim, burada taraf tutmuyorum. Arkadaşım mevcut dizüstü bilgisayarı eskidiği için yeni dizüstü satın almak istiyor, ama bu alışverişte önemli bir kıstası var. Arkadaşım 13,3" büyüklüğünde ekrana sahip bir laptop satın almak istiyor. İşi gereği çok seyahat ettiğinden ve tüm işlerini dizüstü bilgisayarı vasıtasıyla gördüğünden, bu bilgisayar onun için oldukça önemli. Satın alacağı cihaz hem rahat taşınabilmeli hem de makul performansa sahip olmalı. Daha büyük ekranlı bilgisayarlar zor taşındığı için, daha küçükler de performans fakiri olduğu için arkadaşım 13,3" ekranlı bilgisayarların kendisi için ideal olduğunu düşünüyor. Sorun da burada başlıyor işte, maalesef ülkemizde belli başlı standart özelliklerin dışına çıkan bir bilgisayar bulmak oldukça güç. Biraz pahalı da olsa, bu ekran boyutlarında en iyi özellikleri Apple Macbook sunuyor, ama o da Apple olduğundan... Neyse anladınız işte... :)İnternet üzerinden yaptığım araştırmada arkadaşımın şikayetinde haklı olduğunu gördüm. Tüm ithalatçılar "körün değneği gibi" bazı standartları bellemişler, bunların dışına çıkmıyorlar. Herkese 15,6" ekranlı bilgisayarlar veya 10,1" ekranlı netbooklar satmak istiyorlar. Özellikler de birbirine yakın, aynı bilgisayar on farklı markayla satılıyor, seçenek listesi kalabalık görünüyor. Farklı birşey (mesela daha fazla ram, daha güçlü ekran kartı veya konumuzda olduğu gibi daha farklı büyüklükte bir ekran) istediğinizde olumsuz cevap alıyorsunuz. Aynı şey netbooklar için de geçerli, şu an Türkiye'de satılan netbookların neredeyse hepsi tıpatıp aynı özelliklere sahip. Daha performanslı veya farklı ürünler getirmek ithalatçı firmaları korkutuyor. "Bu özellikler tuttu, bunlarla devam edelim." zihniyetiyle üşenmeden aynı aletin farklı renklerini getirmeye devam ediyorlar. Pek çok kişinin beklediği Asus 1201N veya diğer markaların benzer özelliklere sahip modelleri aylardır gelmedi, gelmiyor mesela. Forumlarda insanlar bu ürünleri tartışıyor, beklediklerini, ithalatçıyı aradıklarını söylüyorlar ama hiçbir gelişme yok.
Tüm insanlar aynı değildir, farklı şartlara ve farklı ihtiyaçlara sahip olabilirler. Milyonlarca kişinin farklı farklı ihtiyaçlarını sadece birkaç çeşit ürünle karşılamaya çalışmak 50 yıl öncesinin Sovyetler Birliği kafasıyla düşünmekten başka birşey değildir. Eğer bir ithalatçı firma bir markanın distribütörlüğünü aldıysa biraz riske girmeli, sadece en hızlı satılan ürünleri değil, farklılık yaratacak alternatif ürünleri de ülkemize getirmelidir. Tüketicilere de oldukça önemli bir görev düşüyor, insanlar gerçekten beğenmedikleri bir ürünü başka alternatifleri olmadığı için satın almamalılar. Tüketiciler lışveriş yapmadan önce biraz araştırma yapıp gerçekten ihtiyaçları olan ürünü belirlemeliler, gerekiyorsa ithalatçıyı arayıp isteklerini bildirmeliler. Mecburiyet caddesinden ara sokaklara sapmalıyız artık, hepimiz aynı kaldırımda yürümek zorunda değiliz...
21 Nisan 2010 Çarşamba
Samsung flash bellekte 20nm devrimi yapıyor
Kore'li dev teknoloji firması Samsung'u (ecnebiler "über company" diyorlar) biz daha çok LCD ekranları ve cep telefonlarıyla tanırız. Tabii ki Kore'nin endüstri devinin söz sahibi olduğu sektörler bunlarla sınırlı değil. Pek bilinmez ama, Samsung bellek yokgası sektörünün en büyük üreticilerindendir. Hem bizim "ram" dediğimiz bilgisayar belleklerini, hem de flash bellekleri üreten Samsung, maalesef bu sektördeki ürünlerini ülkemiz tüketicilerine doğrudan sunmuyor. En yakın zamanda değişmesini dilediğimiz bu durum, firmanın son duyurusunu sevinçle karşılamamız için bir engel değil.Samsung, flash bellek üretiminde 20nm (nanometre) imalat teknolojisine geçmekte olduğunu duyurdu sayın okurlar. Firmanın iddiasına göre bu yeni üretim teknolojisi, şu anda kullanılan en iyi teknolojiye (30nm) göre %50 daha iyi üretim verimliliği ve %30 daha fazla performans vaadediyor. Bu da hem daha hızlı flash bellekler hem de daha uygun fiyat demek. Yapılan basın duyurusuna göre saniyede minimum 20MB okuyup 10MB yazabilen (dikkat ederseniz maksimum demedim, minimum dedim) yeni Samsung flash belleklerin ilk örnekleri denenmeleri amacıyla üreticilere gönderilmiş. Şimdilik 4GB - 64GB kapasiteleri arasındaki SD Card formundaki hafıza kartlarında kullanılacak olan bu teknoloji, yakında tüm diğer hafıza kartlarına ve USB belleklere de taşınacak. Bunların yanında, katı hal diskleri de (SSD) bu teknolojiden nasibini alacak, daha uygun fiyatlı ve yüksek performanslı SSD'ler bulabileceğiz piyasada. Flash belleklerin cep telefonlarından fotoğraf makinelerine kadar neredeyse tüm teknolojik ürünlerde kullanıldığını düşünürsek, herkes için yararlı olacak bir gelişme bu. Şimdişik beklemekten başka bir şey gelmiyor elimizden. Umarım 20nm teknolojisiyle üretilmiş bellekler bir an önce buralara da gelir...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








