chrysler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
chrysler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Kasım 2012 Salı

Makyajlı (2014) Jeep Grand Cherokee böyle olacak

Chrysler'ın belki de tek düzgün işleyen markası olan Jeep'in popüler modeli Grand Cherokee önümüzdeki yıl makyajlanacak. Zaten gayet modern görünen Grand Cherokee bu güncellemeyle daha da modernleşecek, daha bir "Avrupalı" duracak. Her makyaj operasyonunda olduğu gibi bu makyajda da tamponlar, farlar ve ön ızgara değişecek. Test sırasında çekilen fotoğraflardan LED gündüz farlarının eklendiğini görüyoruz. Farların içe doğru incelen yapısı Alman otomobillerine hafiften özenildiğini gösteriyor. İç mekanla ilgili fotoğraf yok, ama konsolda da ufak değişiklikler yapılacaktır mutlaka. Güncelleme sadece görsel olmayacak, bu da sevindirici bir durum. ZF'nin Chrysler için geliştirdiği yeni 8 vitesli otomatik şanzıman 2014 Grand Cherokee'de kullanılacak. Bu şanzıman sayesinde Grand Cherokee hem daha performanslı olacak, hem de yakıt tüketimi biraz düşecek. Makyajlı arazi canavarının tanıtımı ne zaman yapılır bilmiyoruz, ama önümüzdeki yıl piyasaya çıkacağı söyleniyor.


23 Nisan 2012 Pazartesi

Fiat'ın yeni kompakt sedanı Viaggio - Bir ihtimal bize de gelebilir

Chrysler'ı da aldıktan sonra tam bir uluslararası otomotiv devine dönüşen Fiat Çin pazarı için hazırladığı yeni kompakt sedan modelini Pekin'deki fuarda tanıtmaya hazırlanıyor. Viaggio isimli yeni model şu anda Fiat'ın ürün gamında bulunan bir arabanın yerine gelmiyor, yani kendi çapında tamamen yeni bir model. Tabi bu arabayı ilk görüşümüz değil bu. ABD piyasasında satılacak olan (global de olabilir tabi) Dodge Dart aslında Viaggio'nun kardeşi sayılır, hatta Viaggio için "Fiat'laştırılmış bir Dodge Dart" diyor çoğu otomobil sitesi. Dodge Dart da zaten Alfa Romeo Giulietta platformunu kullanıyordu, yani Volkswagen misali Fiat da bir platformla bir sürü farklı modele sahip oldu. Karmaşık aile ilişkilerini bir kenara bakalıp bu modele dönelim, yoksa konu çok karışacak. Viaggio Çin'de Çin pazarı için üretilecek. Tanıtımının Pekin'de yapılması da bu yüzden zaten. Tabi bu Çin'e özel olma durumu "şimdilik" böyle, ileride neler olur bilemeyiz. Sonuçta araba güzele benziyor, hatta şu anda satılmakta olan Fiat modellerinin hepsinden daha hoş duruyor. Sedanların popüler olduğu ülkelerde (bunların başında Türkiye var) satılmaması için hiçbir sebep yok. Şimdilik sadece 1.4 litre hacminde turbo destekli 120HP ve 150HP gücündeki motorlarla satılacak olan Viaggio'nun daha sonra dizel modelleri de gelebilir. Viaggio seri üretime hazır bir model olduğu için bu yıl piyasaya çıkabilir. Umarım Fiat inatçılık yapmaz ve bu arabayı Avrupa pazarına getirir. Sonuçta Fiat'ın zaten dar olan ürün gamında böyle bir araca ihtiyaç var, özellikle "sedan-sever" bir ülke olduğumuz için Türkiye'de Viaggio çok tutacaktır.


6 Aralık 2011 Salı

Chrysler kompakt sınıfa göz dikti - Dodge Dart geri dönüyor

Devir ekonomi devri. Herşey küçülüyor, ekonomikleşiyor. Son krizden sonra Amerikan arabaları bile küçüldü. Önceden dört silindirli motorlarla dalga geçen ABD vatandaşları şimdi küçük motorlu, az yakan araba peşinde koşuyor. Tabi bu durum Asyalı ve Avrupalı üreticilere yaradı, çünkü onlar zaten ekonomik arabalar üretiyorlar. Amerikalı üreticiler de şoku atlattıktan sonra kompakt ve küçük modeller çıkardılar ve kaybettikleri pazar payını geri almaya çalışıyorlar. İşte bu girişimlerden biri de Dodge Dart. Başlıktan da anlaşılacağı gibi, Dart kompakt bir model. Aslında daha önceden de Dart isimli (zamanına göre kompakt, şimdiki ölçülere göre büyük) modeller vardı, hatta benim ilk bindiğim arabadır Dart (babamın benim doğduğum yıllarda mavi renkli bir Dodge Dart'ı varmış). Bu yüzden doğal bağım var bu modele. Neyse, eski Dart şöyle birşeydi. Tabi yeniyken daha hoş görünüyormuş, şimdi biraz çürümüş. Dodge 2013 model yılında Dart modelini yeniden piyasaya süreceğini duyurdu. Kompakt sedan sınıfındaki yeni Dart Honda Civic, Toyota Corolla ve Volkswagen Jetta gibi modellere rakip olacak. Yeni modelin tam olarak neye benzeyeceğini bilmiyoruz, ama Dodge otomobil meraklılarını heyecanlandırmak için yeni modelin birkaç fotoğrafını basına verdi. Fotoğraflar arabanın genelini göstermese gördüğümüz kadarı gayet hoş duruyor. Beş yıl önce böyle bir haber duysam güler geçerdim, çünkü Amerikalı üreticiler kompakt araba yapmayı beceremezler. Küçük araba yapmayı hiç beceremezler, rezil olurlar. Şimdi ise ortaya iyi birşeylerin çıkabileceğini düşünüyorum, çünkü işin içinde Fiat var. Chrysler'ın büyük hissedarı olan İtalyan otomotiv devi yeni Dart'ın platformu ve motoru konusunda Amerikalı tasarımcılara yardımcı olacak. Firma yetkililerinin verdiği bilgilere göre yeni Dodge Dart'ta Alfa Romeo'nun Giulietta platformu kullanılacakmış. Motor seçenekleri arasında da turbolu 1.4 litrelik Fiat Multiair seçeneği bulunacakmış. Sonunda Chrysler Türkiye şartlarında da kullanılabilecek bir araba yapacak sanırım. Çıkmasına daha bir sene var, bekleyelim görelim.

22 Kasım 2011 Salı

ABD Fiat Doblo'yu sevdi, pencerelisini de istedi

Bursa'daki Tofaş fabrikasında üretilmekte olan Fiat Doblo ülkemizde zaten çok seviliyor, bunu biliyoruz. Yakıt tüketimi düşük, ama iç hacmi geniş olan bu tip arabalar ticari araçla binek otomobilin melezi sayılıyorlar. Gerektiğinde normal bir binek otomobil gibi kullanılabiliyorlar, gerektiğinde de arkasına birşeyler yüklenip ticari amaçlara hizmet edebiliyorlar. Çok pratik yani. Bu pratiklik yakın zamana kadar sadece Avrupa'ya özgüydü, ama artık Kuzey Amerika'da da combi denilen bu tip araçlar satılıyor. Bunu ilk olarak Ford başlattı, Transit Connect modelini (o da Türkiye'de üretiliyor) ABD'de satışa çıkardı. Ardından Fiat sıkıntıda olan Chrysler'ın hisselerinin çoğunu aldı ve yönetimini ele geçirdi. Tabi Ford'a rakip olacaklar ya, Fiat Doblo'yu da ABD'de satmaya başladılar. Fiat Doblo zaten yeni kıtaya gitmişti yani, ama sadece ticari van tipi penceresiz modeli satılıyordu. Chrysler'ın ticari araçlardan sorumlu markası Ram'in yönetim kurulu başkanı Fred Diaz son yaptığı basın duyurusunda Fiat Doblo'nun pencereli yolcu versiyonunun da ABD'ye getirileceğini belirtti. Tabi Doblo'nun ABD standartlarına uyum sağlaması o kadar kolay değil, bu sorunu halletmek için Türkiye'deki üretim tesisine 160,000,000$ yatırım yapılacakmış. Bizim için çok sevindirici bir haber, çünkü böyle büyük bir yatırım daha fazla istihdam demek. Ayrıca, yatırım yapılıyorsa kolay kolay Doblo modelini başka fabrikaya kaydırmazlar, uzun süre biz üretiriz.

Şimdi bir de işin ilginç ve biraz garip olan tarafından bahsedeyim. ABD'de üç büyük otomotiv grubu var. Bunlardan ikisi şu anda combi tipi araçlar satıyor. Ford grubu Transit Connect'le, Chrysler grubu da Ram markalı Fiat Doblo'yla piyasanın kaymağını yiyor. General Motors ise ABD'de bu tipte bir araç satmıyor. Peki satmak isterse ne olacak? Haliyle rakipleri gibi o da Avrupa'daki şirketine, yani Opel'e dönüp bir combo araç isteyecek. Opel de emir büyük yerden geldiği için itiraz edemeyecek ve Fiat'a yaptırdığı Opel Combo'yu ABD'ye gönderecek. Linkte de görebileceğiniz üzere Opel Combo zaten üzerine Opel logosu basılmış bir Fiat Doblo, yani aynı araba hem General Motors hem de Chrysler markaları altında satılmış olacak. Üstelik, bu arabalar Türkiye'de üretiliyor olacak. Onların en büyük rakibi olan Ford Transit Connect de zaten Türkiye'de üretiliyor, yani kazanan hangisi olursa olsun bu bizim çıkarımıza olacak. Ne güzel, değil mi?

9 Kasım 2011 Çarşamba

Jeep Wrangler Modern Warfare 3 Edition reklamı

Chrysler'ın arazi araçlarından sorumlu markası Jeep'in en küçük ve en meşhur modeli Wrangler (bizde Rubicon ismiyle haddinden daha yüksek bir fiyata satılıyor) yeni bir özel versiyona kavuştu. Bu versiyonu özel yapan şey Call of Duty: Modern Warfare 3 oyunuyla olan bağlantısı. Oyunda sıklıkla gözükecek olan Jeep Wrangler'ın tıpkı oyundakine benzeyen donanıma sahip bir versiyonu MW3'le birlikte piyasaya sürüldü. Wrangler'ın yeteneklerinde fazla bir değişiklik yok, yani arkasında ağır makineli tüfekle gelmiyor. Tıpkı diğer Wrangler'lar gibi zorlayıcı arazilerde rahatlıkla ilerliyor, o kadar. Yine de güzel olmuş, özellikle Call of Duty sevenler (eğer ABD'de yaşıyorlarsa) bu araçtan bir tane edinmek isteyeceklerdir. Neyse, biz konumuza (yani reklama) dönelim. Jeep firması bu özel Wrangler için aracın konseptine uygun bir reklam hazırlamış. Sanki oyundan bir sahnenin canlandırması gibi duran bu reklamda Jeep Wrangler Modern Warfare 3 Edition becerilerini sergiliyor. Tabi parke taşlı zeminlerde ne kadar sergileyebildiği de bir merak konusu, ama merdivenleri tırmanması bile yeterli bence. Reklamı aşağıda veya şurada izleyebilirsiniz. Belki Chrysler'ın Türkiye distribütörü bir güzellik yapar, bu versiyonu buraya getirir. Hatta, belki bunun üzerine bir güzellik daha yapar ve Rubicon'u lüks arazi araçlarıyla aynı fiyata satmaktan vazgeçer. İşte bu iki ihtimal gerçekleşirse etrafta bunlardan bolca görebiliriz. Bu zor ihtimaller gerçekleşene kadar da reklamla idare edeceğiz, başka çaresi yok.

8 Haziran 2011 Çarşamba

Mercedes ML'nin yeni versiyonu (2012 model) tanıtıldı

Üstte gördüğünüz yakışıklı arazi aracı Mercedes'in ML modelinin yenilenmiş hali. Bu araç 2012 model yılında (yani 2011 sonbaharında) satışa sunulacak. Halen satılmakta olan ML de güzeldi, estetik açıdan bir sorunu yoktu, ama sanki biraz yaşlanmıştı. Yeni ML gün geçtikçe sportifleşen arazi aracı tasarımlarına ayak uydurmuş, daha sert bakışlı bir görünüme kavuşmuş. Görünümü bir yana, asıl yenilik ML'nin kaputunun altında saklı. Mercedes'in iri modellerinde görmeye alıştığımız 6 silindirli motorlar (3.0 litre hacminde, 258hp gücünde dizel ve 3.5 litre hacminde, 306hp gücünde benzinli) yeni ML'de de mevcut. Bizim ülkemiz gibi yakıt fukarası ülkelerde yaşayanların hoşuna gidecek olan motor ise C ve E serisinde sıklıkla kullanılan 4 silindirli dizel. Bu motor 204hp güç üretebiliyor. Çok performanslı olmasa da 204hp yeni ML için yeterli olacaktır. Böylece ağırlıktan ve yakıttan da tasarruf edilebilecek. Bu motorlar ürettikleri gücü 7 oranlı bir otomatik şanzıman üzerinden tüm tekerleklere aktarıyorlar.

Yeni ML platform kardeşi Chrysler Jeep Grand Cherokee gibi yüksekliği ve sertliği ayarlanabilen süspansiyona sahip olacak. Daha doğrusu, böyle bir seçenek sunulacak. Ülkemizde "resmi" yoldan ithal edilenlerde bu özellik olmayacaktır. Nedense otomobil ithalatçıları Türk insanını hazır paketlerin içinde sıkıştırmayı seviyor. Neyse, konuya dönelim. Mercedes yeni arazi aracının iç kısmını da oldukça güzel tasarlamış. Tüm iri Mercedes'lerde gördüğümüz COMAND sistemi bu araçta da mevcut. Üstelik bu sistem artık internete de bağlanabiliyor. Tabi hala kendi araçlarının navigasyon sistemlerine uyumlu bir Türkiye haritası hazırlamamış olan Mercedes Türk bu internet bağlantısı özelliğini de pas geçecektir. Sağolsunlar tüketici çok düşünürler, tüketici isteklerini hep ön planda tutarlar. Neyse, aklıma gelince yine kızdım. Yeni ML güzel olmuş. Çok radikal bir değişiklik yok, ama sert görünüm ve küçük motor hoş olmuş. Böylece ML serisi daha fazla kişi için ulaşılabilir olacak. Umarım bu stratejiyi diğer büyük modellerinde de izlerler.

25 Ocak 2011 Salı

Fiat - Chrysler ortaklığının ilk ürünü: Fiat Freemont

Üstte gördüğünüz arazi aracı kıvamındaki araba Cenevre'deki otomobil fuarında halka tanıtılacak olan Fiat Freemont. İtalyan otomotiv devi Fiat'ın alıştığımız tarzının (ve büyüklük anlayışının) biraz dışında kalan bu araba aslında bir Amerikan tasarımı. Kuzey Amerika'da Dodge Journey olarak satılan bu araç Fiat - Chrysler ortaklığının ilk ürünü. Freemont'un Journey'den görünüm olarak pek farkı yok, sadece ön tampon ve panjur değişmiş. İki araç arasındaki asıl fark kaputun altında gizli. Fiat Freemont italyan üreticinin 2.0 litrelik dizel motorlarını kullanacak. İlk etapta sadece dizel motorlu, düz vitesli ve önden çekişli versiyonu satışa çıkarılacak olan Freemont'un büyük motorlu, dört tekerlekten çekiş sistemli ve otomatik vitesli versiyonları daha sonra piyasaya sürülecek. Üretim yeri tahmin edildiği gibi İtalya değil, hatta Avrupa'da bile değil. Fiat Freemont Meksika'da Dodge Journey ile birlikte üretilecek. Fiyatı henüz belli değil, ama eğer makul bir fiyatla satışa çıkarılırsa arazi aracı meraklıları Freemont'u sevebilir.

14 Ocak 2011 Cuma

Jeep platformunu kullanan, Maserati tasarımlı, Ferrari motorlu arazi aracı - Çok yakında

Fiat grubu Chrysler'ı (ve yan markalarını) satın aldıktan sonra markalar arası platform alışverişiyle ilgili dedikodular gelmeye başladı. Chrysler'ın iri sedanlarının Lancia markasıyla Avrupa'da satılması ve Jeep'in Fiat markalı arazi araçları üretmesi bunların arasında en popülerleriydi. Böyle nispeten "mantıklı" dedikodular sürüp giderken Fiat'tan kimsenin bugüne kadar düşünmediği bir kombinasyonun haberi geldi. Fiat CEO'su Sergio Marchionne'nin yaptığı açıklamaya göre ABD'deki Jeep fabrikasında yeni Grand Cherokee platformu kullanılarak Maserati markalı bir arazi aracı üretilecek. İlk bomba bu, çünkü Maserati bugüne kadar hep spor otomobiller ve sportif sedanlar üretti. Arazi aracı Maserati markasının şimdiye kadar yakınından bile geçmediği bir kavram. İkinci bomba daha da büyük. Bu arazi aracının motoru da Ferrari tarafından üretilecekmiş veya tasarlanacakmış. Ferrari Fiat grubundaki diğer markalar için daha önce de motor üretmişti, ama bunlar hep Ferrari'nin tarzına uygun spor arabalardı. İri ve ağır bir arazi aracına üretilecek bir motor Ferrari için de ilk olacak. Hem konfor hem de performans açısından iddialı olması beklenen bu model Porsche Cayenne'in doğrudan rakibi olacak. Her ne kadar projeye imza atacak tüm firmalar kendi konularının uzmanı olsa da bu yeni model piyasada tutunmakta biraz zorlanacaktır. Porsche Cayenne ikinci nesline geçti, olgunlaştı ve geniş motor seçeneklerine sahip. Maserati'nin arazi aracının önce kendini isparlaması, sonra da geniş seçeneklerle kendini tüketiciye sevdirmesi gerekiyor.

25 Ekim 2010 Pazartesi

En Amerikalı otomobil üreticisi Hyundai!

Başlığın şaşırtıcı olduğunu biliyorum, ama gerçek bu. Çoğu kişi "en Amerikalı" otomobil üreticisinin kim olduğu sorulduğunda Ford, Chrysler veya General Motors diyecektir. Gerçek cevap ise çok uzaklarda, Güney Kore'de gizli. Gelecek yıl itibariyle Hyundai'nin ABD piyasasında satacağı araçların %80'i ABD'de üretilecekmiş. ABD kökenli otomotiv devlerinin kendi ülkelerindeki üretim oranı ise %60-70 civarında. Bunun sebebinin Ford, Chrysler ve General Motors'un fabrikalarının bir kısmını Kanada ve Meksika gibi komşu ülkelere taşımaları. Yalnız, bu istatistiklerde dikkat edilmesi gereken bir nokta var. Bu oranlar araçların son montajıyla ilgili. Parçaların üretildiği yer bu oranlara dahil değil. Hyundai neredeyse çoğu parçayı Güney Kore'de veya işçilik maliyetinin düşük olduğu başka yerlerde üretiyor, ama son montajı ABD'de yapıyor. Gerçi ABD kökenli firmalar da her parçayı kendi memleketlerinde üretmiyorlar ya, neyse... Bir de bilgilerin sadece oransal olduğunu unutmamak lazım. Hyundai ABD'de sattığı arabaların %80'ini ABD'de üretiyor, ama buna oran değil de satış rakamı olarak bakıldığında General Motors'un 2009'da ABD'de üretip sattığı otomobillerin sayısı Hyundai'nin gelecek yılki satışını üçe katlıyor. Yine de Amerikalıların dış kaynak kullanımı (outsourcing) işini abarttığını düşünüyorum. Hem kendi vatandaşlarının işsiz kaldığı ve otomobil alamadığı için isyan ediyorlar, hem de üretimi yaban ellere kaydırıyorlar. Kapitalizmin fazlası zarar.

23 Ağustos 2010 Pazartesi

Volkswagen Alfa Romeo'ya gözünü dikti

Resmi açıklamalar yapılmadan önce söylentilerle yayılır haberler. Resmi makamlar açıklama yapana kadar da bu söylentiler yalanlanır. İşte böyle bir söylentiyle karşı karşıyayız yine. Denilen o ki, Almanya'nın otomotiv devi Volkswagen İtalyanın efsanevi markalarından Alfa Romeo'yu satın alma niyetindeymiş. Yine resmi olmayan açıklamalara göre de Alfa Romeo'nun mevcut sahibi olan Fiat grubu sportif markayı satmak istemiyormuş. Chrysler'ı ele geçirdikten sonra Kuzey Amerika pazarında büyümek isteyen Fiat'ın markalarından vazgeçmek istememesi çok normal. İtalyan otomotiv devi 2014 yılına kadar Alfa Romeo'nun satışlarını beşe katlayıp Alfa'yı dünyanın önde gelen spor / lüks markalarından biri haline getirmek istiyormuş. Volkswagen ise sportif bir markaya ihtiyaç duyuyor. Seat'ın üzerinde konumlandırılabilecek olan yeni spor / lüks marka Audi'nin biraz daha sıcak kanlısı gibi olacak, gençleri hedefleyecek. Bakalım Volkswagen İtalyanları nasıl ikna edecek...

25 Haziran 2010 Cuma

Mercedes SLS platrofmunu kim geliştirdi?

Alman lüks otomobil üreticisi Mercedes'in SLS modelini duymayan kalmamıştır. Otomotiv basınındaki bir sürü haber ve reklamın haricinde, Türkiye'ye sınırlı sayıda gelecek olan bu modelin reklamları günlük gazetelerde bile çıktı. Efsanevi 300 SL modelinin varisi sayılan SLS, benzetildiği efsane gibi "martı kanat" kapılara sahip. Dünya sosyetesinin (ve bizim meşhur topçumuz Arda Turan'ın) oldukça ilgi gösterdiği spor otomobil, iki kişilik oturma alanına ve harikulade performansa sahip. Peki bu harika arabanın platformunu gerçekte kim tasarladı?

Mercedes ve Chrysler firmalarını yakından izleyenlere göre, Mercedes'in yeni gözbebeği aslında Mercedes markasıyla doğmamış. Alman üreticinin Chrysler grubuyla ortak olduğu dönemde tasarlanmaya başlanan SLS, Mercedes'in değil, Chrysler firmasının mühendisleri tarafından geliştirilmiş. Alüminyum şasiye sahip olan araç yeni nesil Dodge Viper olarak piyasaya sürülecekmiş. Projeyi beğenen Mercedes kendi spor otomobillerinde de bu platformu kullanabileceğini düşünüp projeye ortak olmuş. Daha sonra da Chrysler firması maddi sıkıntıya girince kaynaklarını daha verimli alanlara aktarmayı tercih etmiş ve spor modeli Viper'ın geliştirilmesini askıya almış. Neredeyse hazır durumda olan Dodge Viper platformu da Mercedes'e kalmış. Sonrası da zaten belli, Alman'lar harika motorları, kaslı gövde tasarımı ve etkileyici iç mekan detaylarıyla yeni platformu birleştirmiş, ve ortaya SLS çıkmış.

Peki Mercedes bu projeyi Chrysler'dan alarak ahlaksızlık mı etmiş? Bence etmemiş. Sadece platformla bir otomobil efsane olmaz. Mercedes'in katkıları olmasaydı, bu otomobil şimdiden bir efsane olarak kabul edilmezdi. Lüksü performansla birleştirmek kolay değil, ve Mercedes bu işi çok iyi beceriyor. Üstelik Mercedes Chrysler'dan bir platform almış olabilir, ama karşılığında bir çok platform ve teknolojiyi Amerika'lı otomotiv devine verdi. Chrysler grubunun halen sattığı pek çok model (örneğin 300C ve Crossfire) Mercedes platformları, motorları ve teknolojileri kullanılarak üretildi. Kısaca, ortada bir haksızlık yok, ama resimlerine bakması bile bir zevk olan harika bir otomobil var.

1 Mayıs 2009 Cuma

Kurtarın beni, batıyorum!

Ben batmıyorum tabi sayın okuyucular. Allaha şükür güzel yüzerim, henüz hiç boğulmamam bunun ispatıdır. Göbeğim de doğal şambriyel görevi görüyo zaten. Neyse, batan amerikan otomotiv endüstrisi. Zaten bunu bilmeyen yok. Ama neden batıyor? Tamam, kriz var ama kriz bi tek bu amerikalılara mı vurdu? Herkese vurdu. Neden ilk batan onlar oluyo? Cevap basit. Zaten şu anda bulundukları yeri haketmiyolardı. Zamanında piyasa boşken isim yapmışlar, o krediyi kullanıyolardı bu kadar zamandır. Kalite kore arabası seviyesinde, fiyat alman arabalarıyla yarışıyo. Bu kazığı da bi tek amerikan milliyetçileri ve amerikan hayat tarzı özentileri yiyo. Yesinler tabi, lokmalarında gözümüz yok. Bir de üstüne bu otomobil üreticileri hantallaşmış. Senelerdir her işi başkalarına havale ederek, teknolojiyi ve tasarımı hep ithal ederek hımbıllaşmışlar. Bi kriz oldu, küçük araba yapmak gerekti, chrysler tutuldu kaldı. E tabi tutulur, kaç senedir büyükleri mercedese, küçükleri mitsubishiye yaptırmış. Burada bir konuyu açıklığa kavuşturmak isterim sayın okur. Araba yaparken en önemli şey platformdur. Platformu yaptınmı gerisi kolaydır. Mesela volkswagen bir platfotm yapar, onun üzerine giydirir giydirir satar. Audi a3, vw golf, seat leon hep aynı platformu paylaşır. konumuza geri dönersek, chrysler firması grand cherokee, 300c gibi iri arabaların platformlarını mercedesten alırken, sebring, cherokee gibi nispeten ufakların platformlarını da mitsubishi den alıyo. Sonra noluyo, kendisi hantallaşıyo, zayıflıyo, zora gelince böyle tıkanıp kalıyo. En sonunda da batar duruma geliyo. Batar tabi, o batmasın da ben mi batayım?