Evet, edilir! Hem de gayet doğru şekilde tahmin edilir. Üstelik öyle uzaklarda değil, Türkiye'de tahmin edilir. National Geographic dergisinin bu ayki (Mart 2012) sayısında okuduğum bir olay çok ilgimi çekti, burada da paylaşmak istedim. Derginin bu ayki (gerçi ay bitti neredeyse ama olsun) sayısında bilgisayarın Türkiye'deki tarihine değinilmiş. Hep anlatılan yol hesaplaması yapan, muhasebede kullanılan bilgisayarlardan filan bahsedilmiş. Bunlar bana çok çekici gelmedi, çünkü daha önce zaten okumuştum. Lig şampiyonunun tahmin edilmesi ise ilgimi çekti. Olay 1975 yılında başlıyor. TRT İzmir stüdyolarından Hüsnü Esen Kaptan ilginç bir fikirle Ege Üniversitesi Bilgisayar Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin başkanı Oğuz Manas'a (Alphan Manas'ın babası) geliyor. Fikir şu: bilgisayar yardımıyla futbol ligi şampiyonunu tahmin etmek! Oğuz Manas öneriyi kabul ediyor ve işe koyuluyorlar. 1959 yılından 1976 yılına kadar profesyonel ligde oynanan tüm maçların istatistiklerini (oyuncular, goller, asistler, hava ve saha şartları, sonuçlar, kartlar, vs.) delikli kartlar yardımıyla bilgisayara giriyorlar. Bilgisayar da üstte resmini gördüğünüz IBM System 370 Model 125. Bilgisayar uzun süren hesaplamaların ardından ligin ikinci yarısı başlamadan hemen önce şampiyonu belirliyor: Trabzonspor...
fenerbahçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fenerbahçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
29 Mart 2012 Perşembe
Bilgisayarla lig şampiyonu tahmin edilir mi? Edilir!
Etiketler:
beşiktaş,
bilgisayar,
bilişim,
dergi,
fenerbahçe,
futbol,
galatasaray,
hikaye,
ibm,
ilginç,
lig,
national geographic,
pc,
spor,
şampiyon,
tahmin,
teknoloji,
trabzonspor
14 Mayıs 2009 Perşembe
Ben bile şaşırdım
Valla nasıl oldu da Fenerbahçe'yi yendik ben bile şaşırdım. Diğer Beşiktaşlı'lar bana kızmasınlar ama şu anda lider olmamıza rağmen sezon boyunca büyük takımların hiçbirini yenememiştik. Demek ki kupa maçı bir başka oluyormuş. İnşallah bu performansı ligde kalan diğer maçlarımızda da gösteririz de bu kadar umutlandıktan sonra şampiyonluğu kaçırmayız.
Bu aralar yazı yazmayı biraz boşladım. Artık daha düzenli yazmaya çalışacağım. İçerik olarak ta çeşitlilik olacak. Pek okuyan yok farkındayım ama ben yine de yazacağım. Bakarsınız benim kafada birileri çıkar da okur.
Bu arada herkes maç hakkında yorum yapıyor. Ben de birşeyler söyleyeyim de kusur kalmayayım. Beşiktaş'ın kazanmasının 2 tane büyük sebebi var. Ne taktik ne de başka birşey. Sadece 2 sebep. Birinci sebep Beşiktaş'ın rahat, Fenerbahçe'nin sıkıntılı olması. Ligde önceki hafta oynanan maçta tam tersi bir durum vardı. Fenerbahçe çok rahattı, prestij maçına çıkıyordu. Beşiktaş ise sıkıntılıydı, ligde eline bir fırsat geçmişti ve değerlendirmek istiyordu. Bu stres Beşiktaş'ı mahvetti, rahatlık Fenerbahçe'ye maç kazandırdı. Bu maçta da tam tersi oldu. Beşiktaş zaten ligde lider, şampiyonluğa çok yakın. Kupayı alsa ne olur almasa ne olur. Fenerbahçe ise ligde bitmiş, tutunacağı bir tek şey kalmış, o da kupa. Bir de senelerdir (25 sene) alamamanın sıkıntısı var. Beşiktaş rahat başladı, rahat oynadı. Kupayı da aldı.
Gelelim ikinci sebebe. Bu daha da mühim. Beşiktaş'a maçı Delgado kazandırdı. Evet, yanlış okumadınız. Ve evet ben maçı izledim. Delgado oynamadı, zaten oynamayarak maçı kazandırdı. Delgado eğer sakat olmasaydı Mustafa Denizli mutlaka ilk 11'de oynatırdı. O zaman da Beşiktaş kesin kaybederdi. Yusuf Delgado'nun yerine oynadı ve Delgado'nun bu sezon hiç bir maçta göstermediği performansı böyle zor bir maçta gösterdi. Helal olsun. Neticede kazandık, ben de evime rahat döndüm (fener bir başarı elde edince Bağdat Caddesi'ni kapatıyor deyyuslar). İnşallah şampiyonluk ta bizim olacak.
Etiketler:
beşiktaş,
fenerbahçe,
kupa
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
