micro four thirds etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
micro four thirds etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Nisan 2012 Pazartesi

İki sınıfın tam ortası: Pentax K-01

Pentax'ın yeni makinesi K-01 için başlıktaki tanımlamayı uygun buldum, çünkü iki sınıfın iyi özelliklerini ilginç bir kombinasyonla birleştiren çok ilginç bir makine olmuş. Kutu gibi, fazla girintili çıkıntılı olmayan gövdesi ve renkli tasarımı yüzünden oyuncak gibi görünse de aslında K-01 gayet yetenekli bir fotoğraf makinesi. Aynasız tipte bir makine olan K-01'i diğer aynasız benzerlerinden ayıran şey algılayıcısı. Diğerleri gibi Micro Four-Thirds tipinde, yani klasik DSLR makinelerinkine göre küçük bir algılayıcı kullanmayan K-01 tam teşekküllü bir DSLR olan K-5'le aynı 16 megapiksel çözünürlüklü (APS-C boyutlarında) CMOS algılayıcıya sahip. K-01'in bu özelliği sadece daha iyi fotoğraf çekmesini sağlamıyor, aynı zamanda Pentax'ın standart lensleriyle de kullanılabilmesini sağlıyor. Böylece aynasız makineler için özel üretilen pahalı lenslere bağımlı kalınmıyor, istenilen lens kullanılabiliyor. 1080p kalitesinde HD video çekebilen makine aynı zamanda dahili titreşim önleme sistemine de sahip. Bunun haricinde, diğer aynasız makineler gibi optik vizör yok, fotoğraf çekerken ekrandan faydalanılıyor. Güzel bir tasarım olmuş bence, ama çektiği fotoğrafları görmeden kesin yorum yapmamak lazım. Bugünlerde fotoğrafçılık dünyasından bihaber olduğum için bu haberi kaçırmışım, K-01 çoktan yurtdışında piyasaya çıkmış. Beni haberdar eden Tarık'a teşekkür ederim.


1 Nisan 2012 Pazar

Leica'ya nispet olsun diye: Fuji X-Pro1 Globetrotter

Yanda gördüğünüz çanta öyle basit bir çanta değil. Sadece Londra'daki Harrods mağazasında satılan X-Pro1 Globetrotter isimli bu çantanın içinde bir adet Fuji X-Pro1 aynasız fotoğraf makinesi, üç adet prime (yakınlaştırmasız) lens, bir flaş ve gerekli filtreler var. Lensler 18mm, 35mm ve 60mm odak uzunluğuna sahip. Sınırlı sayıda üretilen bu "Limited Edition" set bir fotoğrafçının ihtiyacı olan herşeyi sunmasa da pek fazla eksik bırakmıyor. Gerçek deriden üretilmiş lüks çanta da makinenin şıklığını tamamlıyor. Görünüşe göre Fuji zengin amatör fotoğrafçıları cezbedip Leica'dan vazgeçmelerini sağlamaya çalışıyor. Bana biraz zor gibi geldi, ama Globetrotter setini gerçekten görsem belki ikna olabilirim. Tabi gerçekten görebilmek için Londra'ya gitmem ve Knightsbridge semtindeki Harrods'ı ziyaret etmem gerekir, bu da şimdilik biraz zor. Tek başına (sadece gövde olarak) 1,700$ gibi sınıfına göre çok yüksek bir fiyatla satılan X-Pro1'in bu özel setinin fiyatı 5,695£. Ucuz değil, ama zaten ucuz olması için üretilmemiş. Görünce insanın canı çekiyor, ama büyük ihtimalle bu setlerin hiçbiri (sadece 12 tane üretilmiş) Türkiye'ye gelmeyecek, bu yüzden uzaktan görme ihtimalimiz bile yok. Ben Globetrotter setinden çok bu sete o parayı verecek kişileri görmeyi isterim, o da ayrı bir mesele...

21 Eylül 2011 Çarşamba

Nikon da modaya uydu, aynasız makine serisini duyurdu

Fotoğrafçılık dünyasının devlerinden Nikon son zamanların modasına uydu ve lensi değiştirilebilen aynasız modellerini duyurdu. İlk olarak Olympus ve Panasonic'in ortak geliştirdiği Micro Four Thirds sistemiyle başlayan aynasız makine furyasına zamanla diğer üreticiler de katılmıştı. Nikon uzun süre sabretti (nedense Nikon bir teknoloji firması olmasına rağmen klasikçidir, yenilikleri uygulamakta biraz geriden gelir), ama sonunda müşterilerin taleplerine karşı koyamadı ve modaya uymayı tercih etti. Bilmeyenler için kısaca anlatayım: bahsettiğim aynasız makineler tıpkı bir DSLR gibi değiştirilebilir lense sahipler, ama kasalarının içindeki sistem kompakt makinelerin sistemine daha çok benziyor. Deklanjöre basıldığında açılıp kapanan bir ayna yok, bu yüzden dahili optik vizör de yok. Gövdeleri DSLR tipindeki makinelere göre daha küçük ve daha hafif. Performansları giriş seviyesindeki DSLR makinelere yakın.

Gerekli açıklamayı yaptıktan sonra Nikon'un modellerinden bahsedelim. İlk model üstte de gördüğünüz Nikon V1. 10 megapiksel çözünürlüklü, 1" köşegen genişliğine sahip bir CMOS algılayıcıyla gelen V1'in gövdesi magnezyum alaşımından üretilmiş. Böylece sağlamlığı korurken aşırı ağırlık yapmıyor. DSLR ile çekim yapmaya alışık olanlar için ekranın haricinde kullanılabilen elektronik bir vizör (bakaç diyesim gelmiyor) mevcut. Optik vizör kadar iyi olmasa da iş görecektir. V1'in ekranı ise 3" boyutunda. Hibrid odaklama ismiyle anılan sistem sayesinde otomatik odaklama yaparken bile saniyede 10 kare çekebilen V1'in video performansı ise çok iyi. 1080i kalitesinde ve saniyede 60 kare hızında (veya 1080P kalitesinde saniyede 30 kare hızında) video çekebilen V1 video meraklılarını memnun edecek. Amatör bir makine olmasına rağmen V1'e dahili flaş eklenmemiş. İsteyenler makinenin üzerindeki aksesuar girişini kullanarak Nikon'un bu seriye özel ürettiği SB-N5 flaşı veya GP-N100 GPS ünitesini V1'e bağlayabilirler. Nikon V1 Ekim ayının sonuna doğru 900$ fiyatla satışa çıkarılacak. Fiyata Nikon'un bu sistem için geliştirdiği 10-30mm kit lensi de dahil.
Ailenin (şimdilik iki kişilik küçük aile) diğer ve daha küçük üyesi Nikon J1 ise daha basit bir yapıya sahip. Aslında çoğu özelliği yukarıda bahsettiğim V1'le aynı. V1'de bulunan elektronik vizör J1'de yok, yani bunu kullananlar 3" büyüklüğündeki ekranı kullanmaya mecburlar. Kullanılan 1" büyüklüğündeki CMOS algılayıcı V1'dekiyle aynı, bu yüzden fotoğraf ve video kaliteleri de bire bir aynı. V1'de kullanılan hibrid odaklama sistemi J1'e deeklenmiş. Bu sistem iki farklı odaklama sistemini aynı anda kullanıyor ve lensin daha hızlı odaklanmasını sağlıyor. J1'in gövdesi plastikten üretilmiş ve V1'de bulunmayan dahili flaş J1'e eklenmiş. Kompakt makineden DSLR sistemine geçenler için ideal bir ara basamak sayılabilecek olan Nikon J1 V1 ile aynı tarihte ve aynı kit lensiyle birlikte 650$ fiyatla satışa çıkarılacak. Resimde beyaz olanı görünüyor, ama Nikon J1'in kırmızı, siyah, pembe ve gümüş renk seçenekleri de mevcut. Lensi çıkıntı yaptığı sürece kasasının ince olması benim için birşey ifade etmez, ama DSLR taşımayı sevmeyen ve kompakt makinenin çekim rahatlığından vazgeçmek istemeyenler bu tip makineleri tercih edebilirler.