müze etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
müze etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Eylül 2011 Salı

Klasik müzelerden sıkılanlara eğlenceli bir alternatif: Video oyunları müzesi

Sizlere daha önce Ukrayna'daki ekran kartı müzesinden bahsetmiştim. Bu sefer daha da eğlenceli, hatta tamamen eğlenceye odaklanmış bir müzeyle karşı karşıyayız. Dünyanın ilk oyun konsolu olan Magnavox Odyssey'in atası sayılan "kahverengi kutu"nun mucidi Alman asıllı Ralph Baer memleketi Almanya'da, Berlin'in doğusunda bir video oyunları müzesi kurmuş. Aslında bu müze 1990'ların sonunda açılmış, ama 2000 yılında kapanmış. 11 yıl boyunca kapalı kaldıktan sonra bu yıl yeniden kapılarını açan müzenin içeriği komple elden geçirilmiş. Müzede 1950'lerden 2000'lere kadar üzerinde oyun oynanabilen her tür bilgisayar ve konsol sergileniyor. Devrim yaratan oyun makineleri ve hafızalara kazınmış oyunlar bu müzenin ana konuları. Tabi bunların yanında oyunların etkilediği diğer alanlara da değinilmiş. Resimlerine bakmak bile insanı eskilere götürüyor, kim bilir müzeye fiilen gitsem neler hissederdim... Sizleri bilmem, ama ben bu müzeyi "mutlaka uğranması gereken yerler" listeme ekliyorum. Hani yolum Berlin'e düşerse, bu müzeye uğramadan dönmem herhalde. Video oyunları müzesinin fotoğraflarını ve videosunu aşağıda görebilirsiniz. Bu haberi bana yollayan Oyunkolik'e teşekkür ederim.

3 Ağustos 2011 Çarşamba

Ukrayna'ya gitmek şart oldu: Ekran kartı müzesi

Ukrayna'ya gidince bilgisayar parçalarıyla (hele eski olanlarla) ilgilenmek pek kimsenin aklına gelmez, ama eğer Ukrayna'nın alışıldık nimetlerinden yeterince nasibinizi aldıysanız bu müze ilginizi çekebilir. Kharkov kentinde yaşayan Alexander isimli oyun ve donanım meraklısı arkadaş 1998 yılında ekran kartı biriktirmeye başlamış. Teknoloji sürekli geliştiği için Alexander'da ekran kartını sık sık yeniliyormuş. 2010 yılında elinde 35 çeşit ekran kartı birikmiş. İnsanların koleksiyonuyla ilgilenebileceğini düşünen Alexander bunları bir bilgisayar mağazasında sergilemeye başlamış. Sergi ilgi çekince insanlar kendi ellerindeki eski ekran kartlarını bağışlamaya başlamışlar. Bağışlarla birlikte sergi büyümüş ve küçük bir müzeye dönüşmüş. Şu anda Alexander'ın kurduğu müzede 200'den fazla ekran kartı sergileniyor. Her ekran kartının altındaki etikette teknik özellikleri ve onlarla oynanabilen tanınmış oyunların kısa bir listesi bulunuyor. Keşke bir benzeri de burada kurulsa, ara sıra gidip geçmişi hatırlamak güzel olurdu. Neyse, bir bakıma müzenin Ukrayna'da olması iyi oldu. Artık oralara gitmek için (Dinamo Kiev deplasmanı haricinde) makul bir bahanemiz var.