Tasarımcı Kelli Anderson arkadaşlarının düğünü için bugüne kadar yapılmamış tarzda bir davetiye tasarlamış. Bu davetiye müzik çalıyor, ama bunu hiçbir elektronik ekipman kullanmadan yapıyor. Davetiyenin içinde 45'lik bir plak var. Büyüklüğü alıştığımız 45'likler kadar olmasa da dakikada 45 devir dönüyor, bu yüzden ona 45'lik diyorum. Tabi bu plaktan ses çıkarmak için gereken iğne de davetiyenin içinde. İğne plağın üzerine yerleştirilip plak dakikada 45 devir hızında çevrildiğinde evlenen çiftin bizzat söyledikleri şarkı çalmaya başlıyor. Klasik bir davetiyeye göre biraz daha maliyetli, ama çok daha akılda kalıcı. Davetiyenin nasıl çalıştığını gösteren videoyu aşağıda izleyebilirsiniz. Videoyu aşağıda göremiyorsanız şuraya, plakta çalan şarkıyı indirmek istiyorsanız da (belki çok hoşunuza gitmiştir filan) buraya tıklayabilirsiniz.
düğün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
düğün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
16 Nisan 2011 Cumartesi
15 Şubat 2011 Salı
Hızlı yemek, hızlı düğün - McDüğün
Her açıdan hızlı yaşanan, dünyanın finansal ve ticari başkentlerinden olan Hong Kong'da hızın ayarı biraz kaçırılmış. Hong Kong'daki McDonalds restoranları nikah ve düğün hizmeti vermeye başladı. Şaşırtıcı bir durum olduğunun farkındayım, ama bu gerçek. Yetkililerin yaptığı açıklamaya göre şehirdeki McDonalds restoranları genç çiftlerin sıklıkla kullandığı bir buluşma mekanıymış. Yekililer de "Aşkları burada filizleniyor, burada gelişiyor, peki neden burada resmiyete dökülmesin?" demişler ve böyle bir hizmeti vermeye başlamışlar. Fast food kültürünün geleneği olarak McDonalds'ın hızlı düğünleri de klasik düğünlere göre daha masrafsız. Davetiyelerin, nikah şekerlerinin, düğün pastasının ve süslemelerin dahil olduğu standart McDüğün paketi 1282$'a satılıyor. Eğer daha fazla süsleme gibi şeyler talep edilirse makul fiyatlı posiyonel seçenekler de mevcut. Bu arada, düğün pastası da sıkıştırılmış elmalı tatlılardan oluşuyor. Herşey McDonalds tarzına uygun yani. Ülkemin kızları böyle bir düğünü kolay kolay kabul etmez, ama klasik Çin düğünleri çok masraflı olduğu için Hong Kong'da McDüğün başlangıç için başarılı sayılabilecek rezervasyon sayıları yakalamış. Tabi bunun bir de ilerisi var. Kavga anında o kız demez mi "Doğru düzgün bir düğün yapamadın, eşe dosta rezil ettin beni, hamburger herif!" diye? Der, hem de her kavgada der...
22 Haziran 2009 Pazartesi
Düğünsever Türk Milleti
Aslında başlık yanlış oldu. Düğünsever Türk Milleti yazdığımda ulusumuzun tamamını kapsamış oluyorum. Halbuki düğünleri sevenler Türk kadınları. Erkeklerimizin düğünlerle ilgisi genelde maliyet odaklı oluyor. Tabi bazı erkeklerimiz oynamayı severler, kendilerini bozmaya meraklıdırlar ama düğünler daha çok gelinin gelinlik giymesi ve çevresine hava atması ile ilgilidir. "oooo alem ne der" zihniyeti insanlara bir bulaştı mı arındırmak imkansızdır. Ne eroin bağımlılığı, ne de kanser illeti bu zihniyet kadar kalıcı olamaz insan vücudunda.
Ben düğünlere karşı değilim. Eğlenmek, hatta parası varsa hava atmak herkesin hakkı. Belki gün gelir bir kısmetim çıkarsa ben de düğün yapabilirim. Hiç belli olmaz. Ben düğünün bir zorunluluk olarak görülmesi karşıtıyım. Bir adamın maddi durumu yürüyüşünden bile anlaşılır. Olmayan parayla, borçla, krediyle düğün yaparak kime hava atılacak? Bu millet o kadar salak mı? "İşçi emeklisi babanın işçi oğlu, ama dillere destan bir düğün yaptı" gibi bir durum ne kadar inandırıcı olur? Mason filan mı bu işçi emeklisi baba? Gizli serveti mi var? Tevazu göstermek için mi her gün 3 vesaitlik yolu tek vesaite indirmek amacıyla 1 saatten fazla yürüyor?
Soytarılığın lüzumu yok. Düğünlere karşı değilim ama millete hava atmak amacıyla yeni evli çiftlerin (özellikle de damadın) soyulmasına karşıyım. Düğün lükstür, tüm diğer lüks tüketim ürünleri gibi sadece fazladan parası olanlara hitap eder. Siz hiç "rolex saatsiz olur mu? aaa alem ne der!" diyen birine rastladınız mı? Rastlarsanız bana da haber verin beraber dövelim.
Ben düğünlere karşı değilim. Eğlenmek, hatta parası varsa hava atmak herkesin hakkı. Belki gün gelir bir kısmetim çıkarsa ben de düğün yapabilirim. Hiç belli olmaz. Ben düğünün bir zorunluluk olarak görülmesi karşıtıyım. Bir adamın maddi durumu yürüyüşünden bile anlaşılır. Olmayan parayla, borçla, krediyle düğün yaparak kime hava atılacak? Bu millet o kadar salak mı? "İşçi emeklisi babanın işçi oğlu, ama dillere destan bir düğün yaptı" gibi bir durum ne kadar inandırıcı olur? Mason filan mı bu işçi emeklisi baba? Gizli serveti mi var? Tevazu göstermek için mi her gün 3 vesaitlik yolu tek vesaite indirmek amacıyla 1 saatten fazla yürüyor?
Soytarılığın lüzumu yok. Düğünlere karşı değilim ama millete hava atmak amacıyla yeni evli çiftlerin (özellikle de damadın) soyulmasına karşıyım. Düğün lükstür, tüm diğer lüks tüketim ürünleri gibi sadece fazladan parası olanlara hitap eder. Siz hiç "rolex saatsiz olur mu? aaa alem ne der!" diyen birine rastladınız mı? Rastlarsanız bana da haber verin beraber dövelim.
Etiketler:
düğün
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)