Geçen gün aklıma garip birşey geldi. Teknoloji teknolojinin önünü tıkıyor. Bazı teknolojiler diğerlerinin gelişmesini engelliyor. Şimdi "e tabi yeni teknolojiler eskilerinin yerini alacak" diyebilirsiniz, ama durum öyle değil. O eski teknoloji de varlığını sürdürüyor, ama gelişemiyor. Bu Vestel'in kuvvetli ses verdiğini iddia ettiği televizyonunun reklamını izlerken aklıma geldi. Örneklere de oradan gireyim, siz de ne demek istediğimi anlayın.
Vestel bir televizyon yapmış (veya birilerine fason yaptırmış), Maxisound ismiyle satıyor. İsmi duyan da televizyonun acaip sesler çıkardığını sanır, ama sadece alt kısmında birkaç tane küçük hoparlör var. Eskiden televizyonlarda bass sesler için subwoofer olurdu, sökülebilir stereo hoparlörler olurdu, televizyonlar müzik seti kalitesinde ses verirdi. Şimdi bilgisayar hoparlörü kıvamında birkaç minik hoparlörle idare ediyoruz, onlar da genelde (televizyonun görünümü bozulmasın, kenarları ince olsun diye) arka tarafta oluyor. Vestel sadece televizyona bunlardan birkaç tane daha eklemiş, bir de hoparlörleri ön tarafa koymuş, alet bir anda ses canavarı olmuş. Yerseniz tabi... Neyse, televizyonların görüntü özelliği bu kadar hızlı gelişirken ses özelliklerinin hiç gelişmemesinin, hatta geriye gitmesinin bir sebebi var: Ev sineması sistemleri. Üreticiler artık "televizyonundan iyi ses almak isteyen zaten paraya kıyıp bir 5.1 ev sineması sistemi alır, televizyonu öylesine izleyecek olan da bu kulaklık irisi hoparlörcüklerle idare eder" diyor. Görüntü kısmına yükleniyorlar, her gün yeni bir teknoloji duyuruyorlar, ama ses kısmını ev sineması sistemlerine havale ettikleri için umursamıyorlar. Haliyle gelişme duruyor. Buraya kadar herşey normal, sonuçta 5.1 ev sineması sistemleri çok daha yeni teknoloji kullanıyor, yeni teknolojinin eskisinin yerini alması doğal birşey, ama eskisi hala kullanılıyor, ona hala ihtiyaç duyuluyor. Ev sineması sistemleri pahalı, karmaşık ve çok yer kaplıyor. Üstelik bazı insanlar 5.1 sesi umursamıyor, ama stereo sesi daha kaliteli duymak istiyor. Bu insanları önemsemeyip onları görmezden gelmek, sadece 5.1 sistem alanlara odaklanmak niye?
Bu tek örnek değil tabi. Bilgisayarların sabit diskleri aynı dertten muzdarip. SSD diskler çıktıktan sonra sabit disklerde doğru düzgün bir gelişme olmadı. Kapasiteleri arttı, ama performans aşağı yukarı aynı kaldı. SSD çok daha hızlı tabi, karşılaştırılamayacak kadar daha iyi, ama aynı zamanda bir o kadar da pahalı. Üstelik SSD diskler hala çoğu kişi için yeterli kapasiteye sahip değil. Hal böyle olunca bir kısım insan parayı bastırıp düşük kapasiteyi umursamadan SSD kullanarak hızın tadını çıkarıyor, diğerleri de 5 senedir hiç gelişemeyen mekanik sabit disklerin yavaşlığına katlanıyor.
Bilgisayarlarda kullanılan soğutma sistemleri de bu duruma güzel bir örnek olabilir. Eskiden standart soğutucular vardı, sonra fanları büyüdü, bakır taban geldi, sonra onlara ısı boruları eklendi, daha sonra ısı boruları sayesinde kule tipi soğutucular tasarlandı, sonra bazı üreticiler işlemciye doğrudan temas eden ısı borusu (Heatpipe Direct Touch) teknolojisine geçti, sonra... Sonrası yok. Orada tıkandı kaldı. Hızla gelişti, gelişti, sonra birden durdu. Durmasının sebebi tıpkı yukarıdaki örneklerde olduğu gibi aynı işi gören daha pahalı ve komplike bir teknoloji: sıvı soğutma sistemleri. Üreticiler yeni teknoloji geliştirmek için para harcamak istemiyorlar, daha iyisini isteyene "sıvı soğutma sistemine geç" diyorlar. İyi de, sıvı soğutma sistemleri pahalı, zahmetli ve kurulumu çok dikkat gerektiriyor. Montajda bir hata yapılsa, ufak bir kaçak bile olsa bilgisayar yanabiliyor. Çoğu kişi için havayla soğutma sistemleri en mantıklı çözüm, ama maalesef onun da önü tıkanmış durumda.
Neyse, bu yazının sonu biryere varmayacak. Örnekler çoğaltılabilir, belki her gün de yenileri eklenir, ama durum düzelmeyecek. Teknolojinin ilerlemesi güzel birşey, ama bazı teknolojilerin diğerlerinin önünü kesmesi, bunu yaparken tam olarak yerini alamaması kötü. Ev sineması sistemlerinin fiyatı düşse, yer sorununa bir çözüm bulunsa, SSD'ler ucuzlasa ve kapasiteleri artsa, sıvı soğutma sistemleri pratikleşse ve herkesin alabileceği fiyatla satılsa ben bunları yazmayacaktım. Keşke öyle olsaydı, ama olmuyor. Üreticilerin sadece en son teknolojiyi kullanan tepe seviye kullanıcılara odaklanıp diğerlerini unutmak yerine daha homojen bir müşteri kitlesine hitap etmesi gerekiyor. Otomobillerde bunu görüyoruz, tepe seviyeye hitap eden üreticilerin hiçbiri kendi başına ayakta duramıyor. Halk tipi araba yapanlar para kazanıyor, sonra o havalı tepe seviye markaları satın alıyor. Yeterince yazdım bugün, daha sonra devam ederiz. Sonuna kadar sabredip okuduğunuz için teşekkürler.
soğutma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
soğutma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Haziran 2012 Perşembe
Teknolojinin önünü tıkayan teknoloji
Etiketler:
bilgisayar,
ev sineması,
hoparlör,
makale,
mekanik,
pc,
sabit disk,
ses sistemi,
sıvı,
soğutma,
soğutucu,
ssd,
teknoloji,
televizyon,
vestel
22 Haziran 2012 Cuma
Hareketli soğutma bloğu ile 30 kat daha verimli çalışan fansız soğutucu
Günümüzde kullanılan havalı (yani hava akımıyla işleyen, yanlış anlaşılma olmasın) soğutucular bir soğutma bloğu (heatsink de denir) ve bir fandan oluşur. Soğutma bloğu ısıyı emer, fan da onun içerisine ve etrafına hava üfleyerek ısıyı bloktan uzaklaştırır. Böylece işlemcilerin veya ısınan şeylerin ürettiği ısı enerjisi tahliye edilmiş olur. National Sandia Labs isimli araştırma ve geliştirme firması bu yapıyı kökten değiştirebilecek ilginç bir soğutucu geliştirmiş. Şimdilik bir model ismi olmadığı için Sandia Cooler (Sandia soğutucusu) olarak anlılan bu ilginç görünümlü şey fansız çalışıyor. Tabi fansız çalışması tamamen pasif olduğu anlamına gelmiyor. Soğutma bloğu bizzat kendisi yüksek hızda dönerek fanın yapması gereken işi yapıyor. Soğutulacak yüzey (mesela bilgisayar işlemcisi) ile blok arasında sadece birkaç mikron kalınlığında bir "hava yatağı" var. Bu hava yatağı hareketli hava sayesinde ısıyı işlemciden bloğa yüksek hızla iletiyor. Henüz test verileri yayınlanmamış, ama Sandia yetkililerine göre bu soğutucu standart fanlı soğutuculara göre 30 kat daha verimli çalışıyor. Bunu gerçek bir işlemcinin üzerinde güçlü soğutuculara karşı yapılan testlerde de görmek isteriz tabi. Sandia soğutucusunun tanıtım videosunu (fazla birşey yok, daha çok firma tantılmış ama yine de aleti dönerken görmek isteyebilirsiniz) aşağıda veya şurada izleyebilirsiniz. Haberi bana gönderen Sirke'ye teşekkürler.
27 Temmuz 2011 Çarşamba
En serinletici iPhone bu olsa gerek
Yandaki resimde gördüğünüz banyo sabunu kalıbı büyüklüğündeki şey bir iPhone 4 çakması. Bu yazıya konu olmasının sebebi ise diğer çakmalardan çok daha farklı bir fonksiyona sahip olması. (kafiyeli oldu sanki) Evet, iPhone 4'ün bir sürü çakması var, hatta çoğu çift hat takılabilme gibi orjinalinde bulunmayan özelliklere sahip, ama onlar sizi sıcak yaz günlerinde serinletemez. Bu çakma ise serinletebilir. İçinde küçük bir fan bulunduran bu kutunun ön yüzü iPhone gibi görünecek şekilde tasarlanmış. Bu alet sayesinde çok sıcakladığınızda kendinizi serinletebilirsiniz, hem de bunu yaparken çok havalı görünebilirsiniz. USB kablosu sayesinde pili doldurulabilen "serinletici iPhone" içindeki mavi süngerimsi şey ıslatılırsa hafif nemli hava verebiliyor. Gerçekten "havalı" olmuş, çakma da olsa beğendim. İsteyenler 10$ karşılığında yurtdışından sipariş verebilirler, gerçi çakma ürünler cenneti olan memleketimize de yakın zamanda geleceğine eminim. Bu ürünle telefon görüşmesi yapılamıyor, ama zaten gerçek iPhone 4'le de fazla görüşme yapılamıyor, bu yüzden sorun yaşanacağını sanmıyorum. Serinletici iPhone çakmasının tanıtım videosunu (evet, bir de tanıtım videosu çekmişler) aşağıda veya şurada izleyebilirsiniz.
6 Nisan 2011 Çarşamba
Sıvı soğutmalı, duvara asılan Wii
Belki de modern oyun konsolları arasında en az ısınanı Nintendo Wii'dir, ama bu bilgisayar kasası modifikasyoncusu Martin Nielsen'i durdurmamış. Sıvı soğutma sistemleri konusunda uzman olan Martin Nielsen Wii'nin sade (hatta fazla sade) kasasını sıkıcı bulmuş ve Wii için özel bir aluminyum kasa tasarlamış. Ön tarafında penceresi olan bu kasa Wii çalışırken içeride olan bitenlerin görülebilmesini sağlıyor. Kasanın bir diğer özelliği ise yanlarında soğutma sıvısı içeren tüpleri olması. Bu tüplerdeki gizemli mavi sıvı hortumlar ile Wii'nin içinde dolaşarak zaten az ısınan oyun konsolunu daha da serinletiyor. Tasarımcısının "UNLimited Edition" ismini verdiği özel Wii duvara da asılabiliyor. Ne diyeyim, ben daha normalini alamadım, millet alıp sıkılmış da farklılaştırmaya çalışıyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


