HP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
HP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Şubat 2013 Pazartesi

HP'nin uygun fiyatlı Android'li tableti: Slate 7

Bilgisayar dünyasının devlerinden HP daha önce bünyesine kattığı Palm'ın WebOS işletim sistemine sahip Touchpad isimli bir ürün geliştirmişti. Arada birkaç tane de Windows'lu tablet yapmıştı, ama bunların hiçbirisi tutulmamıştı. HP bu sefer daha garantili bir yol seçmiş kendine, Android'li bir tabletle geri dönmüş. Slate 7 isimli tablet isminden de anlaşılacağı üzere 7" büyüklüğünde bir ekrana sahip. Ekranın çözünürlüğü 1024x600 piksel. Tabletin içinde ise 1.6GHz hızındaki çift çekirdekli bir işlemci, 1GB büyüklüğünde sistem belleği ve 8GB kapasiteli depolama alanı bulunuyor. Depolama alanı istendiğinde MicroSD kart yuvası sayesinde genişletilebiliyor. Görüntülü görüşmeler için kullanılan ön kamera VGA çözünürlüğünde. Arkada 3 megapiksellik bir kamera mevcut. Arka kamera tabletlerde pek işe yaramasa da olmasının zararı yok. Tabletin ses çıkışları da Beats Audio sertifikasına sahip. Üzerinde Android 4.1 yüklü olarak gelen Slate 7 ileride (tabi HP de münasip görürse) daha güncel Android sürümleriyle de kullanılabilir. Öyle performans canavarı bir cihaz değil yani, ama HP Slate 7 kullanıcıları fiyatıyla cezbetmeyi hedefliyor. HP bu tabletin ABD piyasasında 169$ (ama 170$ değil) fiyatla satılacağını belirtiyor. Biraz daha verip Google Nexus 7 almak, böylece daha yüksek çözünürlüklü IPS ekranın, anında gelen Android güncellemelerinin ve Tegra 3 işlemcinin keyfini sürmek de mümkün tabi. Diğer yandan maliyet önemliyse, bir de Nexus 7'nin arttırılamayan kapasitesi sizi gıcık ediyorsa HP Slate 7'ye bir şans verebilirsiniz. Ülkemize ne zaman gelir bilmem, ama geldiğinde ucuz Çin malı tabletlerden daha cazip bir seçenek olacağı kesin.

15 Şubat 2013 Cuma

Microsoft yöneticisi, Apple bilgisayarlarını öneriyor

Voodoo'nun kurucusu, HP'nin eski yöneticisi ve Xbox departman yöneticisi Rahul Sood, ilginç bir insan. Aşağıdaki fotoğrafta inceliği ve hafifliğiyle ünlü MacBook Air bilgisayarıyla pasta keserken görülüyor.


Bu bilgisayarları tabiki sadece bu tarz işler için kullanmıyor. Sood, Apple'ı kaliteli bileşenler kullanan bilgisayarları için överken HP özelinde bilgisayar sektörünü eleştiren bir insandı.

Sood, geçtiğimiz aylarda yine açıktan söylemesi beklenmeyecek, doğru şeyler söyledi.




"PC dünyasındaki tüm yöneticiler Apple dizüstü kullanmalı. Apple, sadece ürünler dizayn etmekle kalmıyor kendi iş modellerini ve işleyişini de dizayn ediyor."

Sood muhtemelen donanım ve üretim kalitesine atıfta bulunarak Apple bilgisayar alıp Windows işletim sistemiyle kullanılmasını tavsiye etti. Gerçi GNU/Linux dağıtımları ya da OS X ile kullanmak çok daha mantıklı.

Bir diğer kaygı ise güvenlik. Google, geçtiğimiz aylarda çalışanlarından Windows kullanmamalarını istedi ve şirketini Windows'tan arındırmaya başladı. Yeni çalışanların ise önünde iki seçenek var; GNU/Linux ya da OS X. Financial Times'ın haberini uzun süredir yayınlanan Google videolarının OS X üstünde çekilmiş olmasıyla doğrulayabilirsiniz. Financial Times'ın haberindeki bir Google çalışanının “Eğer Windows yerine Mac yasaklansaydı, bu yasak daha çok insanı üzerdi.” demesi ise ilginç bir nokta.

Uzun lafın kısası güvenliğiniz için Windows kullanmayın, kullandırmayın. Eğer bütçeniz yeterliyse malzeme ve üretim kalitesi için Apple bilgisayarlara göz atın. Üstelik yeni iMac'ler ABD'nde üretiliyor.

21 Kasım 2012 Çarşamba

Autonomy HP'ye çok pahalıya patladı (daha doğrusu HP'nin içinde patladı)

Bilişim devi Hewlett Packard geçtiğimiz yıl İngiliz yazılım firması Autonomy'yi şaşırtıcı bir hamleyle 11 milyar $ karşılığında satın almıştı. Çoğu kişi bu rakamı biraz yüksek bulmuştu, ama HP için bu satın almanın bilançosu beklendiğinden çok daha kabarık olacak. HP'nin son çeyrek finansal raporlarına göre Autonomy'nin bütçesinde 8.8 milyar $ civarında bir açık var. Yazması kolay gelse de sıfırları yan yana koyarken bile insanı yoran bu rakamlar HP yönetim kurulunu biraz sarstı tabi. Satın alma sürecinde de herkesin onaylamadığı bu hamlenin bu kadar pahalıya patlaması çoğu HP yatırımcısını isyan ettirdi. An itibariyle skandal üç cephe oluşturmuş durumda: şimdiki HP yöneticileri, eski HP yöneticileri ve eski Autonomy yöneticileri. Şöyle ki; HP'nin mevcut yönetimi bu satın almanın zaten yanlış olduğunu ve önceki yönetim kurulu başkanının hatası olduğunu söylüyorlar. Önceki dönem yöneticilerini temsil eden ve satın almayı gerçekleştiren eski yönetim kurulu başkanı Léo Aphoteker (üstteki fotoğrafta görülen şahıs) Autonomy'nin aslında gerçek değerinde alındığını, ama yeni yönetimin firmayı kötü yöneterek değersizleştirdiğini söylüyor. Autonomy'nin kurucusu ve eski sahibi olan Mike Lynch ise HP'nin her satın aldığı şirketi bu şekilde değersizleştirdiğini, aşırı bürokratik yönetim tarzı yüzünden firmaları ileriye taşıyan yaratıcı kişileri kaçırdığını, Autonomy'nin en önemli mühendis ve yöneticilerinin de HP döneminde firmadan ayrıldığını söylüyor. Hepsinin söylediğinde bir miktar doğruluk payı vardır belki, ama bir firmanın sadece bir yılda eriyip bitebileceğine ben pek inanmıyorum. Ne olursa olsun, Hewlett Packard gibi büyük bir şirket bu skandalı bir şekilde atlatacaktır, ama finansal yapısındaki bu yara bir süre daha şirketi etkileyecektir. Yazıcı mürekkepleriyle milleti kazıklayarak kazandıkları paralar bir şekilde çıkıyor tabi, biraz da onlar kazıklansınlar.

4 Aralık 2011 Pazar

Elektronik müzik öyle olmaz, böyle olur! - Elektronik cihazlarla çalınan House of the Rising Sun

Elektronik müziği çok seven bir insan değilim. Ben seslerin enstrumanlardan çıkması gerektiğine inanıyorum. Bu yüzden bilgisayarların yaptığı müziği fazla sentetik buluyorum. Zevk meselesi tabi, kişiye göre değişir. Bugün denk geldiğim bir videoda dinlediğim şarkı elektronik müzik klasmanına girdiği halde çok ilgimi çekti. Tabi burada durum biraz farklı, bu sefer müziği gerçekten elektronik aletler yapıyor. Şöyle ki; iki antika osiloskop, eski bir tarayıcı ve bozuk bir sabit disk grup kurmuş, House of the Rising Sun'ı çalıyor! Osiloskoplar gitar ve klavyeden sorumlu. Davulları sabit disk çalıyor. HP Scanjet 3P tarayıcı da vokali yapıyor. Garip geldi değil mi? Bence gayet hoş olmuş. Özellikle enstrumanlar çok başarılı. Tarayıcı vokalde biraz detone oluyor sanki, ama o kadar da olur. Sahne heyecanı diyelim. Neyse ki şarkının Animals versiyonunu çalıp söylemişler. Eric Burdon'ın sesi ve vokali çok inişli çıkışlı değil. Bir de aynı şarkının Bob Dylan versiyonunu çalıp söylemeyi deneselermiş tarayıcı şarkının ortasında ruhunu teslim edermiş. Bu arada, her cihazın sesinin ayrı ayrı kaydedilip sonradan birleştirildiğini de ekleyeyim. Elektronik aletlerle çalınan House of the Rising Sun videosunu aşağıda veya şurada izleyebilirsiniz. Şarkının orjinalini merak ediyorsanız da şuraya tıklayabilirsiniz.

10 Haziran 2010 Perşembe

Teknolojik ürünlerin imalatında dünyanın önde gelen firmalarından biri olan Foxconn son günlerde Çin'deki fabrikasında yaşanan intiharlar yüzünden gündemden düşmüyordu. Önce Foxconn hakkında pek çok şey söylendi, sonra da müşterisi olan teknoloji devlerinin (Apple, HP, Dell, vs...) de suçlu oldukları söylendi. Bunların üzerine Foxconn yetkilileri elemanlarının çalışma şartlarını iyileştireceklerini ve zam yapacaklarını söylediler. Bununla da kalmadılar, zam oranlarını açıkladılar. Bu yazdıklarımı zaten daha önce detaylı olarak okumuşsunuzdur, yani buraya kadar yeni birşey yok. Tayvan'lı firmadan son gelen açıklamalar ise herkesi şaşırttı. Görünüşe göre Foxconn yöneticileri fazlaca uyanıkmış...

Çin'deki Foxconn fabrikasının ortaklarından Terry Gou son yaptığı açıklamada intiharlar sebebiyle yapılan zamların iptal edildiğini duyurmuş. Bunun yerine Mr. Gou çok daha pratik bir yol bulmuş: işçi yerine robot çalıştırmak! Böylece maaş vermekten de kurtulacakmış Foxconn. Terry Gou açıklamasının devamında intiharların çoğunun intihar haberleri patladıktan sonra yaşandığını, insanların sansasyon yaratmak için kendilerini öldürdüklerini söylemiş. Çinlilerin gözü kara insanlar olduklarını bilirdim de, sırf sansasyon yaratmak, çalıştıkları fabrikayı karalamak için kendi canlarına kıyacakları hiç aklıma gelmezdi. Mr. Gou'nun aslen nereli olduğunu merak ediyorum, bu uyanıklık her memleketten çıkmaz. Yuvarlak kafada sivri zeka diyorum, ve burada bitiriyorum...

29 Nisan 2010 Perşembe

Palm artık HP'ye ait...

Akıllı cep telefonları bu kadar popüler değilken, hatta pek yokken, PDA denen cihazlar vardı. Açılımı Personal Data Assistant şeklinde olan bu cihazlar bir nevi gelişmiş cep bilgisayarı olarak tanımlanabilirdi. Şimdi pek kalmadı, çünkü artık cep telefonu özelliği eklenerek akıllı telefon haline geldi PDA'lar. İşte o zamanlar ürettiği PDA'larla teknolojiye yön veren firmalardan biri de Palm'dı. Daha sonra ne olduysa oldu, Palm yarıştan koptu. Geri dönebilmek için birkaç kez girişimde bulunduysa da başarılı olamadı, eski pazar payını yakalayamadı. Tüm bunların sonucunda, geçtiğimiz günlerde kötü haber duyuldu: Palm kendisini satışa çıkarmıştı. Nokia alacak dediler, HTC alacak dediler, ama kimse gerçek alıcıyı tahmin edememişti. Kişisel bilgisayar sektörünün devlerinden HP, bugün Palm ile satın alma konusunda anlaştığını bildirdi. Basına verilen bilgilere göre Palm eskisi gibi devam edecekmiş, mevcut yönetim de yerinde kalacakmış. Umarım HP sözünü tutar, Palm fazla etkilenmeden yoluna devam eder. Ülkemizde pek bulunmasa da son zamanlarda dikkate değer ürünler tasarlamıştı Palm. Belki bu birleşme bizim için daha faydalı olur, Palm ürünlerini HP pazarlama kanalları sayesinde ülkemizde de yaygın bir şekilde buluruz. İki taraf için de hayırlı olsun...

22 Aralık 2009 Salı

HP ırkçılık yapıyor

En büyük PC üreticilerinden olan (ve halkımızı mürekkep kartuşu müptelası yapan) HP ilginç bir iddia ile karşı karşıya. İddiaya göre bazı HP laptopların web kamerasının "yüz izleme" özelliği Afrika kökenli (zenci diyince ayıp oluyormuş) kişilerde çalışmıyormuş. Normalde kişinin yüzünü tanıyarak görüntüyü yüzün olduğu noktaya odaklayan kamera siyah yüzleri takip edemiyor. Bu donanımsal değil yazılımsal bir durum çünkü bahsedilen özellik tamamen yazılıma dayalı. Bir ara motoru sayesinde gerçekten yüzleri takip eden kameralar vardı ama oldukça pahalılardı, sanırım yetersiz talepten dolayı artık pek satılmıyorlar. Konumuza dönersek, anladığım kadarıyla siyah yüzlerde yeterli kontrastı yakalayamayan kamera yazılımı resmen siyahi vatandaşları adamdan saymıyor. Oldukça lüzumsuz bir özellik ama hani derler ya, sinek küçüktür ama mide bulandırır. Bu konuda hassasiyeti olan esmer vatandaşların bunu kafaya takma ihtimalleri de var. Konuyla ilgili videoyu izlerseniz problemin ne olduğunu daha iyi anlayabilirsiniz sanırım. Buradan HP ve diğer bilgisayar firmalarına ırkçılıktan vazgeçmelerini, efendi olmalarını, yoksa gözlerinin yaşına bakmayacağımı tekrardan belirtmek isterim.