16 Haziran 2009 Salı

Olympus E-P1, tam bir SLR değil, ama kompakt ta değil...


Olympus firması geçen sene bu teknolojiyi duyurduğunda ben sevinenlerden olmuştum. Evet ben de bir SLR kullanıcısıyım ama bazen profesyonel fotoğraf makinelerinde bir reformun gerektiğini düşünüyorum. Senelerdir aynı şekil, aynı sistem. Sadece film gitti dijital geldi, eskiden film makarasının olduğu yerde şimdi sensör var. Aynı ayna sistemi, aynı prizmalı vizör. Teknolojinin bu kadar hızlı geliştiği bir devirde fotoğraf makineleri nedense pek gelişemiyor. Şimdi hepiniz "nasıl gelişemiyor, şu kadar megapiksel, saniyede bu kadar kare çekim var" filan diyebilirsiniz. Bu gelişme tek taraflı. Hala bir SLR'yi taşımak için kocaman bir çantaya ihtiyacınız var. Kompakt makineler ise yetersiz. Hala zoom lenslerde geometri bozuklukları oluşuyor. Hala yüksek iso değeri kullanırken görüntü kumlanıyor. Gelişme gerçekten olsaydı bu sorunlara çare bulunurdu.
Profesyonel fotoğraf piyasasının küçüklerinden Olympus arkasına Panasonic'in (ve dolayısıyla Leica'nın) desteğini de alarak Bu sorunların en azından birisi için bir çözüm sunuyor. Resimde gördüğünüz fotoğraf makinesi bir kompakt makine büyüklüğünde ama lensi değişebiliyor. İstenirse adaptör vasıtasıyla eski Olympus lenslerini kullanabiliyor.
Bu sistemin ilk örneğini Panasonic'in G1 isimli modelinde görmüştük ama o biraz daha iriydi. Resimde de gördüğünüz gibi Olympus E-P1 ufak bir SLR'nin bile yarısı kadar yer kaplıyor. Ayna - prizma sistemi iptal edilmiş, artık sadece lens ve sensör var. Yani tam olarak SLR ile kompaktın melezi.
Bu makinenin performansı hakkında şu anda kimsenin bilgisi yok. Örnek fotoğraflar piyasada dolaşıyor ama test sitelerinde herhangi bir performans ölçümü yapılmamış. Umarım ben onu bu kadar övdükten sonra o da beni utandırmaz ve en azından 1000$ altı giriş seviyesi SLR'ler ile boy ölçüşecek bir performans ortaya koyar. Göreyim seni Olympus!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder