11 Eylül 2015 Cuma

Batması gereken firma: Teknosa

Faşist filan değilim ben, ama milliyetçi bir insanım. Kendi ülkemin firmalarını hep desteklerim. Lakin bazen öyle şeyler oluyor ki, o firmanın batıp gitmesini, yerine de yabancı firmaların gelip adam gibi hizmet vermesini istiyorum. İşte bu durumlardan birini anlatacağım size.

Bugün 11 Eylül. Günlerden Cuma. Tam iki hafta önce, yani 28 Ağustos'ta Teknosa'nın internet sitesinde yaptığı bir kampanyadan yararlanarak bir kulaklık aldım. Kulaklığa da çok ihtiyacım yok aslında, ama o fiyata o ürün çok iyi gibi geldi, seyahatte filan kullanırım diye aldım. Daha doğrusu almaya teşebbüs ettim. Alıp alamadığım henüz belli değil, çünkü alışverişimin üzerinden iki hafta geçtiği halde ürün elime geçmedi. Üstelik, kargolarda oluşabilecek gecikmelerin önüne geçebilmek için alışveriş esnasında evimin yakınındaki Teknosa mağazasından teslim alma seçeneğini işaretlemiştim. Yani tek yapmaları gereken sevkiyat esnasında o ürünü o mağazaya getirmek. Kapıma kadar gelmesini de beklemiyorum.

Tabi ben de bu süre zarfında boş durmadım. İlk hafta pek ses çıkarmadım. Bir hafta süre tanıdım yani kendilerine. Ancak aynı kampanyadan yararlanarak aynı ürünü alan iki arkadaşımın eline ilk haftanın ortalarında ulaştı ürün. Üstelik bu arkadaşlarımdan biri Marmaris'te, diğeri Eskişehir'de yaşıyor. Hani başka vilayetlere geç ulaşır, İstanbul'a daha kısa sürede gelir ya genelde, burada tam tersi olmuş. Olabilir tabi, herşey tıkır tıkır işlemiyor her zaman. Ufak tefek aksaklıkları hoşgörüyle karşılamak lazım. Benim sinirlerimi sıplatan şey daha farklı.

Ürünü alan arkadaşlarımdan biri kendisine "ürününüz teslim edilmeye hazır" mesajı gelmediği halde mağazaya gittiğini, ürünün mağazada beklediğini, mesaj atmayı unuttuklarını söyledi. Ben de geçtiğimiz Cumartesi, yani siparişi vermemin üzerinden 8 gün geçtikten sonra belki benim kulaklığım da mağazada bekliyordur diye umutlanıp mağazaya uğradım geçerken. Yokmuş, gelince haber veriyorlarmış. Sipariş durumumu Teknosa'nın çağrı merkezinden öğrenebilirmişim. Eve döndüm ve Teknosa'nın çağrı merkezini aradım. Esas komedi bundan sonra başladı zaten.

Konuştuğum kişi, yani çağrı merkezi görevlisi bana zaten bildiğim şeyleri söyledi. Yani çağrı merkezi bile olsa bu kişiler bu firmanın çalışanı, ama benim Teknosa'nın sitesinde gördüğümden fazlasını göremiyorlar. Görüyorlarsa da söylemiyorlar. Neyse, ben biraz söylendim, işte "böyle şey mi olur, kaç gün geçti ürün gelmedi" filan dedim. "Departmana bildirdik, size dönecekler" dediler. Dönen olmadı. Birkaç saat sonra tekrar aradım. Biraz daha sert konuştum. Görevli bana aynı şeyleri tekrarladı. Bir saat kadar sonra tekrar aradım. Daha da sert konuştum. Sinirlenmiştim, çünkü kimse durumu umursamıyordu. O kulaklığın Pazar günü (yani ertesi gün) mağazaya teslim edilmesini talep ettiğimi söyledim. Hep "şikayetinizi iletiyoruz" dediler. Pek iletken insanlar gerçekten.

Sonunda Teknosa'dan birisi beni aradı. Yetkili olsa gerek, yani çağrı merkezi çalışanlarıyla zaten saat başı muhabbet ediyoruz. Aynı şeyleri söyledi. Ben de kendisine kulaklığı hemen istediğimi söyledim. Böyle bir uygulamaları yokmuş. Nasıl bir uygulamaları olduğu belli zaten. Adam bana satış sözleşmesinde beş iş günü içinde teslim edilmesi gerektiğinin yazdığını söyledi. Ben de kendisine zaten beş iş günü geçtiğini söyledim, "eeee... öööö..." gibi sesler çıkarmaya başladı. Mavi ekranın sesli hali yani. Biraz söylendim, biraz bağırdım, sistemlerinin çok kötü olduğunu söyledim. Umursamadı tabi. "Eğer kulaklık elime geçmezse yarın gidip mağazada olay çıkaracağım" dedim, onu da umursamadı. Dünya yansa hasırı yanmayacak. Bunun üzerine ben iyice sinirlenip bağırmaya başlayınca telefonu kapattı.

Pazartesi günüydü sanırım, mağazaya tekrar gittim. Durumu anlattım. "Bizim onlarla alakamız yok, biz sadece gelen ürünü teslim ediyoruz" dediler. Çağrı merkezini tekrar aradım, yetkiliyle görüşmek istediğimi söyledim. Öyle her istediğimde görüşemiyormuşum. Yetkili canı isterse bana dönüyormuş. Dönmediler tabi. Çarşamba günü aradım, yine aynı konuşma geçti çağrı merkeziyle aramızda. Ben söylendim, onlar ileteceklerini belirttiler. Yalnız sadece bir tanesinde görevli bana ürünün normalde İzmit mağazasından gönderildiğini, ama orada kalmadığını, Hatay mağazasından gönderileceğini ama oranın da henüz ürünü kargoya vermediğini söyledi. 10 gün boyunca alabildiğim en somut yanıt buydu. Kendisine nazikçe teşekkür ettim, görüşme sonrasında yapılan ankette de yüksek puanlar verdim.

Tekrar geldik Cuma akşamına. Yarın Cumartesi. Tekrar arayıp söyleneceğim, onlar da tekrar aynı şeyleri söyleyecekler. Siparişin üzerinden toplamda 14 normal gün, 10 iş günü geçti. Hareket yok. Bu nasıl bir firmadır ki, mağazalarıyla sitesinin birbiriyle hiç alakası yok, birşey sormak için bile yetkili birine ulaşılamıyor, herhangi bir şikayet durumunda geri dönen olmuyor, hata yaptıkları halde birisi de "kusura bakmayın bir aksama olmuş, özür dileriz, en kısa zamanda halledeceğiz" demiyor, kimse bir çözüm önermiyor. Bu firma kendi sektörünün en büyük firmalarından biri. Bir firmanın mağazası o firmanın şubesidir. Halbuki mağazaya gidiyorum, "bizim bilgimiz yok" diyor. Aramam gereken numarada bana cevap verenler sadece şikayetimi iletebiliyorlar.

Bir arkadaşım çağrı merkezi çalışanlarına söylenmemin ve bağırmamın yanlış olduğunu söyledi. Haklı aslında. O haklı da, ben de haklıyım. Bir ürün almışım, parasını peşin ödemişim, ama ürün iki hafta sonra hala elime geçmemiş. Benim birilerine söylenmem lazım. Teknosa'da ulaşabildiklerim sadece çağrı merkezi çalışanları. Bir yetkili gelsin, ona da bağırırım, zira hakediyorlar.

Sonuç olarak kulaklık hala gelmedi işte. Yarın bana dönüş yapsalar bile "şu anda birşey yapamıyoruz, kargolar kapalı" diyecekler. Önümüzdeki haftaya atacaklar, önümüzdeki hafta da tekrar sallayacaklar. İşte bu yüzden Teknosa batmalı. İflas etmeli. O beceriksiz çalışanları da işsiz kalmalı. Kimsenin ekmeğinden olmasını istemem, ama bu kadar umursamaz ve beceriksiz adamların hala maaş alıyor olmaları bana dokunuyor. Kapansın, bitsin, gitsin. Amazon gelsin Türkiye'ye. Best Buy geri gelsin. B&H gelsin ya. Çok ciddiyim, gavur mavur demem, onlardan yaparım alışverişi. Zira müşteri memnuniyetine daha fazla önem vereceklerini, desteğin de bu kadar boktan olmayacağını biliyorum. Kimsenin ciddiye almadığı Çinli küçük esnaf bile 2$'lık siparişin nerede kaldığını sorduğumda birkaç saat içinde dönüş yapıyor, eğer belirtilen sürede elime ulaşmadıysa hemen yenisini yolluyor. Bizim sektör devi Teknosa telefonlara cevap vermekten aciz.

Son olarak; Teknosa için bunları söyledim ama diğerlerinin de ondan farkı yok. Vatan Bilgisayar da aynı, Bimeks de. Ben sadece örneği Teknosa'dan verdim. Diğerlerinin de boktanlık konusunda pek eksiği yok. Hepsi aynı pisliğin bir parçası.

3 yorum:

  1. İnternetten alışverişte yaşadığım tek sorun demiyim de uğraştırıcı şey, gittigidiyor aracılığıyla aldığım ürünü mağaza adrese değil de şubeden teslim göndermiş. Ben de gidip teslim almadım, mesai saatinde zaten gidemezdim. Müşteri temsilcisine yazdım ve ertesi gün kargo geri yola çıkıp parası 2 güne iade oldu. Bazı firmalar müşteri memnuniyetini cidden önemsiyor. Özellikle ebay gibi yabancı firmalar.

    YanıtlaSil
  2. Sonuç ne oldu? Buna benzer bir olay bende yaşadım. Atasun optik ile. 2 haftada numaralı gözlüğümü teslim edemediler. Akabinde internet sitelerindeki email adresine durumu anlatan bir mesaj gönderdim. Bizzat genel müdürleri arayıp özür diledi. Aynı gün içinde hediyesiyle beraber gözlüğümü teslim ettiler.

    YanıtlaSil
  3. Birebir benzer bir durum izmir de Superonline Adsl internet üyeliginde başima geldi baslamadan üyeligimi iptal ettiriyordum ramak kala gelip kurdular. Bu olaylar münferit olabiliyor ama marka imajina büyük zarar veriyor. Saygılarımla.

    YanıtlaSil