19 Temmuz 2010 Pazartesi

Türkiye jazz müziğini Küçük Emrah ile keşfediyor

Ciddi kanalların ana haber bültenlerine bile çıktı bu haber, duymamış olamazsınız. Emrah, yani Küçük Emrah (artık büyüdü tabi), yeni bir albüm çıkaracakmış. Şimdiden çalışmalara başlamış, hatta konserler de veriyormuş. Jazz müzik yapan 8 Notes isimli grubun solistliğini üstlenen Küçük Emrah türküleri jazz ve blues formatında seslendirecekmiş. Buraya kadar bir sorun yok aslında, isteyen istediği müziği yapar. Emrah'ın da ara sıra değişik şeyler deneyerek yaratıcı olmaya çalışması gayet normal. Benim garibime giden, Türk medyasının bu olaya sanki müzik dünyasında bir devrimmiş gibi bakması. Öyle bir geçiyorlar ki haberi, sanki bugüne kadar bu ülkede hiç jazz müzik yapılmamış, hiç blues çalınmamış. Türküler hep saz eşliğinde, sekiz köşe kasketli türkücüler tarafından seslendirilmiş gibi bir havaya giriyorlar. Yahu, siz dün mü doğdunuz, hiç mi eski şarkıcıları dinlemediniz? Barış Manço dinlemediniz mi hiç? Cem Karaca'yı duymadınız mı? Ayıptır, yazıktır, günahtır. Bu sanatçılar bu ülkenin kültürel mirasıdır. Onların eserlerini yok sayıp Küçük Emrah'ı devrimci müzik dehası gibi göstermek ciddi haberciliğe yakışmaz. Tabii ki bu dingilliği plak şirketinden aldıkları reklam ücreti karşılığında, tanıtım amacıyla yapıyorlar. Sonra da ilkeli yayıncılık nutukları atıyorlar. Atsınlar, bizim karınımz o nutuklara tok. Eğer siz de türküler nasıl jazz formunda söylenir merak ediyorsanız, önce Cem Karaca'dan Emmioğlu'nu dinleyin, ardından da Barış Manço'nun Ham meyvayı kopardılar dalından yorumuyla sakinleşin. Yanlış anlaşılmak istemem, sözüm Küçük Emrah'a değil, reklam geliri için kendini bozan Türk medyasınadır.

2 yorum:

  1. Niye kızıyorsun ki abi? Zamanında, sırf tenor sesli diye, İbrahim Tatlıses de opera çığırmamış mıydı? Laa donna e mobileeee...

    YanıtlaSil
  2. Evet evet götür beni gittiğin yere adlı şarkı nın geri planında aslında Miles Davis,Charlie Parker trompetleriyle eşlik etmeliydi bence.Belki o zaman müzik dinleme ve anlama kültürümüz azıcık da olsa artar.Ama bence olması gereken Aşık Veysel çalsak günün 24 saati kanallarda.Niyetim batı özentiliği değil kendi müziğimiz ile bir yerlere gelmek.Bodruma da gitsek beraber istanbulda da yaşasak.
    Bilmem anlatabildim mi?

    YanıtlaSil